WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/4527 E.  ,  2024/2137 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/4527
Karar No : 2024/2137

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı- …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırıkkale ili, Merkez, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda 1/5000 ölçekli Bağlarbaşı Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Bağlarbaşı Revizyon Uygulama İmar Planının kabulüne ilişkin … tarih ve … sayılı Kırıkkale Belediye Meclisi kararı ve anılan planlara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kırıkkale Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile Kırıkkale Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih, … sayılı ve … tarih, … sayılı işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu planlara davacı tarafından askı süresi içinde itiraz edildiği, bu itiraza son ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde idarece cevap verilmemesi nedeniyle itirazın 22/01/2022 tarihinde zımnen reddedildiği, zımni ret süresini takip eden 60 gün içerisinde, en geç 23/03/2022 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra, 02/04/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı; öte yandan, askı süresi içinde yapılan itiraza askı süresinin son gününü izleyen tarihten itibaren 30 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra davalı idarece verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı, itirazın reddine ilişkin kararın iptalinin istenilmesinin de dava açma süresini canlandırmayacağı, söz konusu kararın tek başına incelenme olanağı bulunmadığı, dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu 1/5000 ölçekli Bağlarbaşı Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Bağlarbaşı Revizyon Uygulama İmar Planının kabulüne ilişkin … tarih ve … sayılı Kırıkkale Belediye Meclisi kararı ve anılan planlara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kırıkkale Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın bildirimine dair Kırıkkale Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi; dava konusu Kırıkkale Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin, davacı tarafından yapılan itiraza ilişkin Kırıkkale Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının bildirimine ilişkin olduğu, dolayısıyla söz konusu işlemin davacının hukuki durumunda değişiklik yapan kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde bulunmadığı, bildirim işlemi niteliğinde olduğu gerekçesiyle anılan işleme yönelik iptal isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın kısmen süre aşımı nedeniyle reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu imar planlarına askı süresi içinde yapılan itirazın zımnen değil yazılı olarak reddedildiği, ancak tebliğ edilmediği, ret kararından sözlü olarak haberdar olunduğu, davanın süresinde olduğu, bu nedenle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının bozulması, incelenmeksizin reddine yönelik kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Kırıkkale ili, Merkez, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda 1/5000 ölçekli Bağlarbaşı Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Bağlarbaşı Revizyon Uygulama İmar Planının kabulüne ilişkin … tarih ve … sayılı Kırıkkale Belediye Meclisi kararının, 23/11/2021-23/12/2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde, 08/12/2021 tarihinde itiraz edildiği, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile itirazların reddine karar verildiği; davacı tarafından, söz konusu revizyon imar planlarının kabulüne ilişkin … tarih ve … sayılı Kırıkkale Belediye Meclisi kararı ve anılan planlara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı karar ile bu kararın bildirimine dair Kırıkkale Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih, … sayılı ve … tarih, … sayılı işlemlerinin iptali istemiyle 02/04/2022 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiş; Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralı yer almış, bu ek fıkranın gerekçesinde ise, "Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." açıklaması yapılmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1. fıkrasında: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar altmış gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanunla 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun "Planların Hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmü yer almaktadır.
Esasen, 2577 sayılı Kanunda yer alan kurallar idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallardır. Yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Yasanın 10, 11, 12 ve 13. maddelerinde düzenlenen idari başvuru yolları bulunmaktadır. Bu kapsamda, yapılacak başvurular dava açma süresini etkilemekte belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlatmaktadır.
İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Anayasanın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasadan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.
İdari Yargılama Usulü Kanununda 08.07.2021 tarih ve 7331 sayılı Kanun değişikliği ile, genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresi 30 gün olarak öngörülmüştür. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunlulu olması nedeniyle Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun gösterilmesi gerektiği, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel zımni ret süresi olan 60 gün olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davanın incelenmeksizin reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı hakkındaki temyiz istemi incelendiğinde;
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı hakkındaki temyiz istemi incelendiğinde;
Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, bakılan uyuşmazlıkta davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresini ilgililerce bilindiği kabul edilen 60 gün olarak uyguladığımızda, son askı tarihi olan 23/12/2021 tarihini takip eden 60 günün sonu olan 21/02/2022 tarihinde itirazın zımnen reddedilmiş sayılacağı, zımni ret cevabını takip eden 60 gün içerisinde de dava açılması gerektiği, buna göre dava açma süresinin son gününün 22/04/2022 tarihi olduğu, 02/04/2022 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın kısmen süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.