Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/4206 E. , 2023/7867 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/4206
Karar No : 2023/7867
DAVACI : ..
DAVALILAR : 1- …/…
2- … Başkanlığı/…
VEKİLLERİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Bursa ili, Karacabey ilçesi, … Mahallesi, …, …, …, …, …, …, …, …, ..., ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve … tarih ve … sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine yönelik … tarih ve … sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından; davaya konu mülkiyeti hazineye ait Bursa ili, Karacabey ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1962 yılında yapılan yapıların ve ahırının bulunduğunu, bu yapılar için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen … tarihli,… belge numaralı ve … tarihli, … belge numaralı yapı kayıt belgelerini aldığı, bu kayıt belgelerinin anılan maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün (… tarih ve … sayılı yazısı ile bildirilen) … tarih ve E-… sayılı işlemi ile iptal edildiği, bu işlemin iptali ile bu işleme dayanak gösterilen ve ekli listede yer alan taşınmazların ve üzerilerinde bulunan yapıların (varlıkların) özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak tesis edilen, 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/07/2021 tarihli, 4264 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının ilgili kısmının iptali istemiyle dava açıldığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu alana ilişkin dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapıldığı, bu plan değişikliklerinde dava konusu planlama alanının orman alanı, Karacabey-Karadağ Ovakorusu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Kocaçay Deltası Sulak Alanı kapsamında kaldığı, dava konusu imar planı değişiklikleri ile getirilen fonksiyonların Orman Kanununa, Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahaları ile ilgili Yönetmelik hükümlerine, Sulak Alanların Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Dava konusu plan yapma yetkisinin 3194 sayılı İmar Kanununun Ek 3. Maddesine dayandığı, dava konusu plan değişikliği yaparken ilgili kurum görüşleri alındığı, jeolojik etüt çalışmalarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapıldığı, alanın yerleşime uygun olduğunun, önlemi alanda kalmasının imar planı açısından bir engel teşkil etmediğinin ve bu alanda yapılacak yapılaşmada nelere dikkat edileceğinin detaylı belirtildiği, bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda kamu yararı amacıyla yapıldığı savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakimi …'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava, Bursa ili, Karacabey ilçesi, … Mahallesi, …, …, .., …, …, …, …, …, …, … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28/09/2022 tarih ve 6133 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine yönelik 22/12/2022 tarih ve 6591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) fıkrasında; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin 3. fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır:
...
c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. ..." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı Kanuna 5398 sayılı Kanunun 12. maddesiyle eklenen ve 5793 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değiştirilen Ek-3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir, yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. " hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu belirtilmekte olup, hukuk devletinin öğesi olan, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16.maddesiyle mevzuatımıza giren yapı kayıt belgesi, yapının kullanım amacına yönelik olup kişiye herhangi bir ayni hak sağlamayan kişiye sadece yapıya ilişkin kullanma hakkı veren ve ruhsatsız yapının yıkımını önleyen bir belgedir. Bu itibarla, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların ve üzerilerinde bulunan yapıların (varlıkların) 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/07/2021 tarihli, 4264 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, hazine mülkiyetinde bulunan dava konusu taşınmazlara yönelik olarak davacının tapu veya tapu tahsis belgesinin bulunmadığı açık olup davanın zilyetlik iddiası ve yapı kayıt belgesine dayalı olarak açıldığı, ancak bu yapı kayıt belgelerinin de idarece iptaline karar verildiği ve iptale ilişkin işlemin iptali istemiyle de dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, imar planlarına karşı açılacak olan davaların, bu planlardan doğrudan meşru ve güncel menfaati ihlal edilen parsel malikleri tarafından açılabileceği, parselde zilyet veya parsel üzerindeki taşınmazlara ilişkin yapı kayıt belgesi bulunan kişilerin dava açma haklarının bulunmadığı anlaşıldığından dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazlarda yukarıda belirtilen şekilde mülkiyet ilişkisi bulunmayan davacının planlara karşı dava açmakta meşru ve güncel menfaati bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmediğinden …-TL harcın talep halinde ve varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi kapsamında bulunmayan uyuşmazlığa yönelik verilen bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Dava, Bursa ili, Karacabey ilçesi, … Mahallesi, …, …, …, 1155, …, …, …, …, …, … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28/09/2022 tarih ve 6133 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazın reddine yönelik 22/12/2022 tarih ve 6591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu belirtilmekte olup, hukuk devletinin öğesi olan, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu bağlamda esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması gerçek kişilerin hak ve ödevlerindendir.
Nitekim çevre ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, Bursa ili, Karacabey ilçesi, … Mahallesi, …, …, …, …, …, …, …, …, …, .. parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28/09/2022 tarih ve 6133 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapıldığı, bu plan değişikliklerine karşı davacı tarafından, dava konusu planlama alanının orman alanı, Karacabey-Karadağ Ovakorusu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Kocaçay Deltası Sulak Alanı kapsamında kaldığı, dava konusu imar planı değişiklikleri ile getirilen fonksiyonların Orman Kanununa, Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahaları ile ilgili Yönetmelik hükümlerine, Sulak Alanların Korunması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz edildiği, yapılan itirazının reddi üzerine 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle aynı iddialarla bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, imar faaliyetlerinden etkilenen belde sakinlerinin de bu faaliyetler nedeniyle dava açabilecekleri, ayrıca davacının dava konusu taşınmazlardan … parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1962 yılında yapılan yapısının bulunduğu, yıllardır bu taşınmazı zilyet sıfatıyla kullandığı hususu da dikkate alındığında davacının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunu ileri sürerek düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planına karşı dava açmada kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemler hakkında işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!