Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/417 E. , 2023/9214 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/417
Karar No : 2023/9214
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın İli, Kuşadası İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel (eski … ada, … parsel) sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan ve Kuşadası Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan imar uygulaması ile bu uygulamanın iptal edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Kuşadası Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu imar uygulamasına dayanak olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile uygulama sonucu oluşan imar parseli sınırlarının birebir uyumlu olmadığı görülmüş ise de; yürürlükte bulunan ve dava konusu edilmeden kesinleşen uygulama imar planında yolların yapılaşmasını tamamlamış konut niteliğindeki binaların üzerinden geçirilmesi nedeniyle yapıları parçalara bölen bir sonuç doğduğu, esasen yapılaşmaya elverişli imar parselleri oluşturma ya da var olan yapıları koruyarak imara elverişli alan yaratma amacıyla gerçekleştirilen uygulama işlemiyle, davaya konu planlama alanındaki yapıların korunduğu ve imara elverişli parseller oluşturulduğu, bu uygulama işleminin iptal edilmesi ve yapıları ikiye bölecek şekilde düzenleme getiren uygulama imar planına uygun olarak yeniden imar uygulaması yapılmasının davacı açısından daha aleyhe bir sonuç yaratacağı dikkate alındığında, dava açan taraf aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilemeyeceğine ilişkin usul ilkesi kapsamında uyuşmazlık konusu encümen kararında ve bu kararın iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan tespit istemi idari dava türleri arasında yer almadığından idari yargı mercilerinden böyle bir talepte bulunulamayacağı, kaldı ki hukuk aleminde mevcut geçerli bir işlemin de yokluğunun söz konusu olamayacağı, ayrıca söz konusu uygulama işlemi yapılmadan önceki halin tapuda tescilinin sağlanmasına karar verilmesi isteminin de idari işlem tesisi niteliğinde olduğu ve idari yargı mercilerinden doğrudan idari işlem tesis edilmesine yönelik talepte bulunulamayacağı açık olduğundan anılan talepler yönünden davanın esasının incelenemeyeceği sonucuna varıldığından yukarıda belirtilen gerekçelerle
davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; Kuşadası Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından tesis edilen … günlü, E… sayılı işlem yönünden; uyuşmazlıkta, davacı tarafından, Kuşadası Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işleminin iptal edilmesi ve eski duruma dönülmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu görüldüğünden, söz konusu başvuru dilekçesinin belediye encümenine intikal ettirilerek başvuru hakkında encümence işlem tesis edilmesinin sağlanması gerekirken, parselasyon işlemlerini onaylama, değiştirme, iptal etme yahut geri alma hususlarında yetkisi bulunmayan İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından işlem tesis edilmesinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı, Kuşadası Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararıyla onaylanan imar uygulaması yönünden; iptali istenilen belediye encümeni kararında açıkça parselasyonun "yol, otopark, park gibi alanların kamuya açılması ve terki amacıyla" yapıldığının belirtildiği, ada dağıtım cetveli ile plana uygun imar ada ve parsellerinin konumunu gösteren herhangi bir belge veya tutanak düzenlenmediği gibi mevcut ruhsatlı yapılaşma durumunu gösteren ve her bir yapının hukuki durumunu açık olarak ortaya koyan bir inceleme de yapılmadığı, bu usulde, sadece bedelsiz terkinin temini amacıyla 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca işlem yapıldığı, bu yönüyle dava konusu belediye encümeni kararında 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde gösterilen ilke ve esaslar ile amaca aykırı usulde, ruhsatlı olarak yapılaşmış ve tek bir kooperatif mülkiyetindeki alanda imar planı kararları çerçevesinde değerlendirme yapılmadan ve mevcut ruhsatlı yapıların konum ve durumları dikkate alınmadan parselasyon işlemi tesis edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu parselasyonun hukuka uygun olduğu, davanın süresinde açılmadığı, davacı tarfından uygulama imar planlarına karşı bir iptal davası açılmadığı ve yapılan parselasyonun uygulama imar planına uygun olduğu ve bu nedenle yürürlükteki uygulama imar planı ile kamuya terki gereken alanlar var ise belediyenin resen 18. madde uygulaması yapma ve kanunda düzenlenen orana kadar uygulama imar planına uygun şekilde DOP alma hakkının bulunduğu, inşaat ruhsatı verilmesi aşamasında parselden daha önce hiç DOP alınmadığı, uygulamanın yapıldığı dönemde yürürlükte bulunan mevzuata göre belediyenin % 35 DOP alma hakkının bulunduğu ve uygulama sonucu % 35'in altında DOP alındığı, parsele daha önce inşaat ruhsatı verilmiş olmasının, alanda 18. madde uygulaması yapılmasına bir engel teşkil etmediği, davacının uygulama imar planında kamuya terki gereken alanların kendi mülkiyetinde kalması ve bu alanları işletmesini yapmak için bu davayı açtığı yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onaması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Aydın İli, Kuşadası İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel (eski … ada, … parsel) sayılı taşınmazı kapsayan alanda 10.06.1985 tarihinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanıp yürürlüğe konulduğu, bu plan dayanak alınarak Kuşadası Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapıldığı, anılan parselasyonun 21/02/1986 tarihinden itibaren 1 ay süreyle askıda ilan edildiği, taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davacı tarafından davalı idareye yapılan 04.08.2020 günlü başvuru ile, Kuşadası Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işlemi ile yapılan imar uygulamasının, imar planında belirlenen alanların yerine başka alanları ayrıma tabi tuttuğu ve sonuçta bağımsız bölümlerin arsa payı miktarında farklılaşmalara yol açtığı iddiasıyla anılan imar uygulamasının iptal edilerek uygulama öncesindeki kat irtifaklı duruma geri dönülmesi isteminde bulunulduğu, anılan başvurunun Kuşadası Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve E…. sayılı yazısı ile reddi üzerine 07/09/2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, dava konusu parselasyondan önce Aydın İli, Kuşadası İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı, tarla vasıflı ve 20.172 m² yüzölçümlü taşınmazın Tire Denizkent Yapı Kooperatifine satıldığı, söz konusu taşınmaza yönelik imar planı teklifinin İmar ve İskan Bakanlığınca 13.08.1975 tarihinde onaylandığı, sonrasında anılan taşınmaz için … tarihli, … sayılı yapı ruhsatlarının düzenlendiği, … tarihli, … yevmiye numaralı tapu işlemi ile her biri 1/50 oranında arsa paylı olacak şekilde 50 adet bağımsız bölüm için kat irtifakı tapularının tanzim edildiği, 25.03.1978 tarihinde kat irtifakına göre bağımsız bölümlerin kooperatif üyelerine dağıtımının yapıldığı, 10.06.1981 tarihinde davalı idareden tamamlanmış yapılar için yapı kullanma izninin talep edildiği ancak, Kuşadası Belediye Başkanlığının … günlü, … sayılı yazısı ile planda yol ve yeşil alan olarak ayrılan yerlerin kamuya terk edilmediğinden bahisle talebin reddedildiği, dava konusu Kuşadası Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararı ile "... tapunun … ada, … parseli içerisinde ve onaylı imar planında yol, otopark, parkta kalan alanların kamuya açılması zaruret haline gelmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve bağlı Yönetmelik esaslarına göre Fen İşlerince düzenlenen parselasyon planına göre 20.214,71 m² olan … ada, … parselden 6.855,33 m²lik kısmın imar yolları, park ve yeşil alan olarak kamuya terk edilmesine, geriye kalan kısmın 6 parsele ifrazının yapılmasına ve parselasyon planlarının onaylanmasına ..." şeklinde karar alındığı, anılan parselasyon yapıldıktan sonra 26/01/1989 tarihinde yapı kullanma izninin verildiği, dava konusu alanda bulunan yapıların anılan tarihten bugüne kadar kullanıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 19.maddesinde, "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. "hükmün yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Parselasyon işleminin subjektif ve kişisel nitelikte bir idari işlem olması nedeniyle, bu işleme karşı dava açma süresinin başlaması için ilgililere yazılı bildirim yapılması gerekmekte olup, iptali istenen işlemin ilgilisine ayrıca tebliğ edilmemiş olduğu hallerde, dava açma süresinin belirlenmesinde işlemin öğrenilme tarihi esas alınmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu parselasyon işleminden önce alanda tek bir kooperatif mülkiyetinde ruhsatlı yapılaşma yapıldığı, kat irtifakı tesis edildiği, yapıların tamamlandığı ve davacının da anılan taşınmaz üzerindeki yapıda bağımsız bölüm sahiplerinden biri olduğu, davacı tarafından 04.08.2020 tarihinde parselasyondan haberdar olunduğundan bahisle idareye başvuruda bulunularak 07.08.2020 tarihli cevap üzerine anılan parselasyon işleminin iptali istemiyle 07.09.2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı ancak parselasyon işleminin 13.02.1986 tarihinde tesis edildiği ve üzerinden yaklaşık 24 yıl geçtikten sonra 04.08.2020 tarihine kadar parselasyon işleminin öğrenilmemiş olmasının somut olayın koşulları da dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla uyuşmazlıkta öncelikle, davaya konu parselasyon işleminin 24 yıl içinde öğrenilip öğrenilmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, davacı tarafından 13.02.1986- 04.08.2020 tarihleri arasında emlak vergisi beyannamesi verilip verilmediği hususları araştırılarak, anılan parselasyonun ilk olarak hangi tarihte öğrenildiğinin ortaya konulması ve yapılan araştırma sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!