WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/4025 E.  ,  2023/9708 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/4025
Karar No : 2023/9708

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU : Antalya İli, Kaş İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarihli, … sayılı işlemiyle onaylanan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planına askı süresinde yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmazın Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tercihli kullanım alanı olarak planlandığı getirilen kullanım kararının üst ölçekli plan kararlarına aykırı olduğu, taşınmazın zeytinlik alan ve tarım alanı özelliklerini göstermediği, zeytinlik alanı olarak belirlenmesinin kamu yararına, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, dava konusu işlemin tamamının iptalinin istenilmesinde güncel ve meşru menfaatinin olmadığı, sadece kendi parseline ilişkin kısmın iptalinin istenilebileceği, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında getirilen mekânsal kararların şematik olduğu ve bu şematik kararların alt ölçekli planlarda detaylı yapılan çalışmalar sonucunda kesinlik kazanabileceğinden üst ölçekli çevre düzeni planına herhangi bir aykırılık olmadığı, planlama çalışmalarında ilgili mevzuat gereği planlama ilkeleri dikkate alınarak işlem tesis edildiği, 3573 sayılı Yasaya tabi zeytinlik alanların, zorunlu kalmadıkça gelişmeye açılması önerilmeyen ve doğal yapısının korunması ve sürdürülmesi hedeflenen alanlar olduğu, zeytinlik alanların tapu vasıflarında zeytinlik olduğu belirtilen alanlar olabileceği gibi Tarım İl Müdürlüğünce hazırlanan etüt raporlarında zeytinlik alan olarak tespit edilmiş alanlar da olabildiği, bu iki farklı statüdeki zeytinlik alanların 3573 sayılı Yasa kapsamında değerlendirildiği ve bu alanların kullanımlarına dair net açıklamalar yer aldığı, mülkiyet esaslı plan yapılmasının mümkün olmadığı ve bu durumun kamu yararı ile çelişen bir durum olduğu, dava konusu 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının planlama ilke ve esaslarına, mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana ilişkin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 18.03.2022 tarihinde onaylanan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planına yapılan itirazın zımnen reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Antalya İli, Kaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı uyuşmazlığa konu taşınmazın tapuda “zeytin bahçesi” vasfında olduğu, Antalya-Burdur-Isparta 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Tercihli Kullanım Alanı”nda kaldığı, 18.01.1990 günlü, 90/77 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarının 25.09.2020 günlü, 3018 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile revize edilerek uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu alanı kapsayacak şekilde genişletilmesinden sonra, 17.05.1991 ve 29.07.2010 tarihlerinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı iptal edilerek Antalya ve Muğla İlleri, Kaş ve Seydikemer İlçeleri sınırları dahilindeki Patara Özel Çevre Koruma Bölgesine ait 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının 18.03.2022 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı( Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) tarafından onaylandığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın bu planda ”Zeytinlik Alan” kullanımında kaldığı, planda taşınmazın “Patara Antik Kenti Su Yolu” nun geçtiği 3.989,35 m2’lik kısmının“Tescilli Kültür Varlığı Koruma Alanı” olarak işaretlendiği, plana yapılan itirazın zımnen reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan notlarının "Tanımlar" başlıklı 4. bölümünün 4.34 sayılı maddesinde; ''Tercihli Kullanım Alanları: Turizm tesis alanları veya kentsel yerleşme alanı olarak kullanılacak alanlardır." şeklinde tanımlanmış, "Genel Hükümler" başlıklı 5. bölümünün 5.17 sayılı maddesinde; ''Bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamaz. Bu plan, bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanlarının tamamının yerleşime açılacağını göstermez. Bu sınırlar, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda ve bu plandaki nüfus kabullerine göre belirlenen alansal büyüklüğü aşmayacak şekilde doğal, yapay ve yasal eşikler çerçevesinde kesinleşir'', 5.20 sayılı maddesinde; ''Bu planın ilke ve stratejileri doğrultusunda yapılacak alt ölçekli planlarda, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri alınacaktır. Özel Kanunlara Tabi Alanlar-Koruma Statüsüne Sahip Diğer Alanlar başlıklı 6. bölümünün 6.1 maddesinde “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” nin bu alanlardan olduğu belirtilmiş, 6.2 maddesinde "Bu alanlarda, bu planın onayından önce ve sonra ilgili mevzuat uyarınca yürürlüğe girmiş ve girecek olan her tür ve ölçekteki planlar geçerli olup yetkili kurumlarca planlama ve koruma çalışmalarının yapılması esastır. 6.3 maddesinde “Bu alanlarda, ilgili kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile bu planda belirlenen, orman, tarım v.b. gibi alanların sorumlu kurulca sürekliliğinin sağlanması esastır.” 6.4 maddesinde “Bu alanlarda bu plan ile belirlenmiş/belirlenecek, hassas alanların ve ekosistem bütünlüğünün devamlılığının sağlanması esastır” 6.5 maddesinde “Bu alanlarda, ilgili kurumunca sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre ilkelerini gözeterek planlama yapılması esastır” 6.6 maddesinde “Bu alanlar içerisinde bulunan hassas alanlar, orman alanları, tarım alanları, sulak alanlar, kumullar v.b alanları tehdit edici yönde ve yoğunlukta yapılaşma kararı getirilemez” kurallarına yer verilmiştir
3573 sayılı Kanun'un 20/2. maddesinde, "Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez (...)" hükmü yer almıştır.
Dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan ve Antalya 2. İdare Mahkemesinin E:2022/1132 sayısına kayıtlı dosya nedeniyle idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sonuç olarak özetle; Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Tercihli Kullanım Alanında kalan uyuşmazlığa konu taşınmaz dava konusu alt ölçekli 1/25.000 ölçekli planda “Zeytinlik Alan” olarak planlanmışsa da, planın üst ölçekli planın “Özel Kanunlara Tabi Alanlar-Koruma Statüsüne Sahip Diğer Alanlar” başlıklı plan hükümlerine uygun hazırlandığı, üst ölçekli planda yer alan ilke ve amaçları karşılamakta uyum gösterdiği, taşınmazın bulunduğu bölgede hiçbir yapılaşma olmadığı, tamamının zeytinlik olduğu, çevrede herhangi bir imar uygulaması yapılmadığı için çevre imar bütünlüğü yönünden bir uyumsuzluk bulunmadığı, “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) içerisindeki doğal, kültürel, tarihi ve arkeolojik değerlerin, ekolojik dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilirliğin sağlanması, gelecek kuşaklara aktarılması, bölgenin gelecek dönemdeki gelişiminin düzenli, sağlıklı ve planlı bir şekilde olmasına imkan sağlayacak, gelişme seyrine yön verecek 2035 hedef yılı baz alınarak üst ölçekli plan kararlarının oluşturulması” amacıyla hazırlanan dava konusu planda taşınmaza getirilen kullanım kararının ve “Patara Antik Kenti Su Yolu” nda kalan kısmının “Tescilli Kültür Varlığı Koruma Alanı (KA)” olarak işlenmesinin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu ifade edilmiştir.
Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması nedeniyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak alt ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir.
Planların kademeli birlikteliği ilkesi uyarınca alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerekmekle birlikte, 1/100.000 ölçekli planda leke niteliğinde öngörülen kullanım kararlarının, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, planla öngörülen ilke, strateji ve politikaların gerçekleştirilmesine yönelik olarak kurum/kuruluş görüşleri ve alanın özelliğinden kaynaklı veri ve bilimsel raporlar göz önünde bulundurularak 1/25.000 ölçekli planlarda planlama kararlarının şekillendirileceği tabiidir.
Danıştay Başsavcılığının … günlü, … Muh. sayılı yazısı ekinde gönderilen istem yazısı ile uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin olarak 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ve dava konusu planda değişiklik yapılıp yapılmadığının davalı Bakanlıktan sorulması üzerine verilen … günlü, … sayılı cevabi yazıda, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanda Patara ÖÇKB 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının onayı sonrasında 20.02.2023 tarihinde yapılan değişiklikle 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında taşınmazın bulunduğu alanın “ Tarım Alanı” olarak düzenlendiği, dava konusu planda herhangi bir değişiklik yapılmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmaz dava konusu planın onaylandığı tarihte 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Tercihli Kullanım Alanı” olarak belirlenen bölgede yer almakta ise de, taşınmazın “zeytin bahçesi” vasfında olduğu, bölgenin Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları kapsamına alınmasından sonra, bölgeye ilişkin olarak 2017 yılında başlatılarak 2019 yılında tamamlanan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi ile belirlenen hassas zonlar ve koruma kullanma ilkeleri, yürürlükteki alt ölçekli planlar, mevcut ve gelişme konut alanları, tarım ve orman alanları, Arkeolojik ve Doğal Sit Alanları, Deniz Kaplumbağaları Üreme ve Koruma Alanları, sulak alanların nazım imar planına aktarılarak dava konusu planın hazırlanıp onaylandığı, 3573 sayılı Yasa uyarınca verilmiş bir görüş bulunmadığı, diğer taraftan 1/100.000 ölçekli planda 20.02.2023 tarihinde yapılan değişiklikle taşınmazın bulunduğu alanın “Tarım Alanı” olarak düzenlenerek dava konusu planla kullanım kararları açısından uyum sağlandığı anlaşılmakla, bölgeye ilişkin koruma ilke ve kararları doğrultusunda uyuşmazlığa konu taşınmazın “Zeytinlik Alan” olarak planlanmasında üst ölçekli plana, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 20/12/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'in gelmediği ve davalı idare vekili Av. …'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, davacı vekili Av. …'in 19/12/2023 tarihinde kayıtlara giren mazeret dilekçesi kabul edilmeyerek açık duruşmaya başlandı. Usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Tapu kaydında zeytinlik bahçesi vasfında olan Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 27.08.2015 tarihinde onaylanan ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tercihli konut alanı olarak belirlenmiş, Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları 18.01.1990 tarih ve 77 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilan edilmiş, anılan bölge sınırlarında 25.09.2020 tarih ve 3018 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile değişiklik yapılmış ve bu değişiklik neticesinde anılan taşınmaz Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarına alınmış ve 18.03.2022 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından dava konusu parselin de bulunduğu alanda 1/25000 ölçekli nazım imar planı onaylanmış ve taşınmaz zeytinlik alanı olarak belirlenmiş, anılan plan 19.04.2022 ve 20.05.2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 17.05.2022 tarihli dilekçe ile plana taşınmazın turizm alanı veya konut alanı olarak belirlenmesi istemiyle itiraz edilmiş ve itirazın zımnen reddi üzerine 26.08.2022 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde, dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği; 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 08/06/2000 tarihli, 4577 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Dosyanın ve UYAP entegrasyon ekranının birlikte incelenmesinden, dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın dava dışı Sınırlı Sorumlu … Konut Yapı Kooperatifine ait olduğu, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif esnasında ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza gidilip, anılan parselde inceleme yapıldığı ve keşif tutanağında anılan taşınmazın dava konusu taşınmaz olmadığına ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığı, davacının taşınmazının ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz olduğu ve anılan taşınmazın 17/12/2021 tarihinde ayni sermaye olarak Sektör Tarım ve Hayvancılık Anonim Şirketine konulduğu ve malikin anılan şirket olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının dava dilekçesinde kendine ait olmayan parselin iptali istemiyle dava açtığı ve bölgede bulunan kendi taşınmazını da dava tarihinden önce Sektör Tarım ve Hayvancılık Anonim Şirketine ayni sermaye olarak koyduğu görüldüğünden, dava konusu işlemlerle yasal ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varılmakta olup davanın açılması sırasında sahip olunması ve davanın görümü sürecinde de devam etmesi gereken menfaat bağının bulunmaması nedeniyle davacının bu davayı açma ehliyetine sahip olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırılan keşif avansından harcanan toplam …-TL keşif giderinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesi adına yatırılması ve davacıdan tahsilinin sağlanabilmesi için kararın bir örneğinin Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ile Muhakemat Genel Müdürlüğüne tebliğine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.