Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/3620 E. , 2023/7254 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/3620
Karar No : 2023/7254
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : Burdur ili, Merkez, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarihli ve … sayılı Burdur Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile planlara yapılan itirazın reddine dair … tarihli ve … sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2018 tarih ve E:2016/2186, K:2018/8491 sayılı bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 09/10/2023 tarihinde esasta oybirliği gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
İmar planlarına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda imar planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yahut düzenleyici işlem niteliğindeki imar planının, parselasyon, imar durumu, yapı ruhsatı gibi birel işlemler ile tatbik edilmesi halinde imar planına karşı, uygulama işleminin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde uygulama işlemi ile birlikte ya da tek başına dava açılması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 10.10.2012- 08.11.2012 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacılardan Hüseyin Karaarslan'ın 08.11.2012 tarihinde itiraz ettiği, diğer davacıların ise itiraz etmediği, Hüseyin Karaarslan tarafından imar planına yapılan itirazın reddine dair Burdur Belediye Meclisinin 03.01.2013 tarihli kararının, 28.01.2013 tarihinde davacılardan ...'a tebliğ edilmesi üzerine söz konusu uygulama imar planının ve dayanağı nazım imar planının iptali istemiyle 13.03.2013 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacılardan ...'ın 08.11.2012 tarihinde uygulama imar planına askı süresi içerisinde yaptığı itirazın son ilan tarihi olan 08.11.2012 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddi (zımni ret tarihi 07.01.2013) söz konusu olduğundan, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde (son gün 09.03.2013) dava açmadığı, diğer davacılar tarafından ise askı süresi içinde itiraz edilmediği görüldüğünden, askı tarihinden itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra 13.03.2013 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacılardan ...'ın itirazının reddedildiği 03.01.2013 tarihli belediye meclisi kararının davacıya tebliğinin 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığından, Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının gerekçesine katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!