Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/3117 E. , 2023/9314 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/3117
Karar No : 2023/9314
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van ili, Edremit ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih (temyize konu kararda sehven 06/06/2020 yazılmıştır) ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, kök parsel olan … ada, … sayılı parselin 122.521,30 metrekare alana sahip olduğu, 2013 yılında yapılan parselasyonda taşınmazın bir kısmının uygulamaya dahil edildiği ve bu parselasyonun Mahkeme kararı ile iptal edildiği, ancak dava konusu parselasyonda parselin bütünlüğü korunmadan kalan kısmının ayrı uygulamaya dahil edildiği, iki parça halinde uygulamaya giren parselin bütünlüğü sağlanmadan maliklere farklı alanlarda tahsis yapılmasının 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Madde Uygulama hükümlerine aykırı olduğu, tahsis edilen bir imar parselinde mevcut hissedarlar dışında Maliye Hazinesinin ortak edilmesinin değer kaybı oluşturduğu, dolayısıyla parselasyon işleminde dava konusu taşınmaz yönünden hukuka ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Taşınmazın, daha önce mahkeme kararıyla iptal edilen parselasyon işlemine girmeyen kısmının dava konusu parselasyon işlemine dahil edildiği, taşınmazın iki parça halinde uygulamaya dahil edilmesinin uygulamayı kolaylaştırmak amacıyla yapıldığı, davacıya eş değer ve uygun imar parseli tahsis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu parselasyon işleminde, dava konusu taşınmazın tamamının uygulamaya girip girmediği, eğer bir kısmı uygulamaya girdi ise ayrıma çapı düzenlenip düzenlenmediği, taşınmazın tamamı ya da uygulamaya giren kısmına karşılık uygun imar parseli tahsisi yapılıp yapılmadığının araştırılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Van ili, Edremit ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarihli, … sayılı işlemi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmıştır.
Bu parselasyon işlemine karşı açılan davalarda işlemin tümüyle iptaline karar verilmesi üzerine mahkeme kararının uygulanması amacıyla geri dönüşüm işlemleri yapılarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile dava konusu parselasyon işlemi yapılmıştır.
Davacı tarafından, parselasyon işlemi ile kendisine eş değer parsel tahsis edilmediği iddiasıyla görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. Maddesinde, "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkbeşini geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.
Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.
4/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez.
Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu 122.521,30 metrekare yüz ölçümüne sahip parselin 2013 yılında yapılan parselasyon işleminde ayırma çapı ile bir kısmının ayrılarak 89.674,80 metrekarelik kısmının uygulamaya dahil edildiği, bu parselasyon işleminin mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine yapılan dava konusu parselasyon işleminde ise taşınmazın daha önceki parselasyona dahil edilmeyen 32.846,50 metrekarelik kısmının da ayrı bir parsel olarak uygulamaya dahil edildiği, iki parça halinde tamamı uygulamaya dahil edilen parselin bütünlüğünün sağlanmadığı tespitlerine yer verildiği, ancak dosyada yer alan mal sahipleri araştırma ve özet formu ile kadastro kayıt özetlerine göre taşınmazın uygulama giren kısmının 89.674,80 metrekare olduğu, kalan kısmının uygulamaya girdiğine dair bir belgeye rastlanmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazın tamamının uygulamaya girip girmediği, eğer bir kısmı uygulamaya girdi ise ayrıma çapı düzenlenip düzenlenmediği, taşınmazın tamamı ya da uygulamaya giren kısmına karşılık uygun imar parseli tahsisi yapılıp yapılmadığının araştırılarak karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!