WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/242 E.  ,  2025/60 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/242
Karar No : 2025/60

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Çukurova ilçesi, ... mevki, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile Çukurova Belediye Meclisi'nin... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilerek Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, planlamada hakkaniyet ve eşitilik ilkelerine, kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesi'nin 17/05/2022 tarih ve E:2018/8899, K:2022/5715 sayılı bozma kararına uyularak, her ne kadar İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; aynı 10 metre enkesitli yola (78050 sokağa) cepheli 6383 sayılı adada yer alan tüm parsellerin yapılaşma koşulu E:2.00 olarak planlanmış iken, uyuşmazlık konusu 6384 sayılı adada yer alan parsellerin yapılaşma koşulunun E:1.20 olarak planlanmasının imar planının adil olması ilkesine aykırı olduğu, benzer şekilde 6382 sayılı adada yer alan parseller E:2.00 yapılaşma hakkına sahip iken aynı yola cepheli (... sokağa) 6384 sayılı adada yer alan parsellerin E:1.20 yapılaşma hakkına sahip olduğu, ana caddeye cepheli ada ve parsellerin farklı (fazla) yapılaşma hakkına sahip olmasının doğal olduğu, ancak arka cepheleri aynı yola bakan parsellerin eşit haklardan yararlanabilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin plan değişikliğinin teknik ve bilimsel açıklamasının bulunmadığı ifade edilmiş ise de taşınmazın bulunduğu imar adasının orta yoğunluklu konut alanı olarak belirlendiği ve bu alandaki yoğunluk kararlarının bütünlük arz ettiği, dava konusu nazım imar planı ile getirilen yoğunluk kararının şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına, uygulama imar planının da nazım imar planına uygun olduğu, bilirkişi raporunda da yoğunluk kararlarının yerinde olmadığına ilişkin teknik verilerin ortaya konulamadığı, davacının, tek parsel ölçeğinde, çevresinde oluşan yapılaşma koşullarından farklı olarak parselinin yüksek yoğunluklu konut alanı olarak belirlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun; plan bütünlüğüne parçacıl ve noktasal bir müdahale, aynı zamanda yoğunluk artışı getiren ve sosyal donatı alanlarını azaltıcı nitelikte, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Planlama alanında yoğunluk kararları belirlenirken yalnızca aynı yola bakan parseller arası eşitlik ilkesinin gözetilmesinin eşitsizliğe yol açabileceği, imar planlarının bilimsel alt yapı ve açıklamaları da içermesi gerektiği, nitekim dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da bu hususun teknik anlamda incelendiği ve adil planlamanın ne şekilde yapılacağının ortaya konulduğu, söz konusu raporlar dikkate alınmayarak eksik teknik inceleme ile gerekçesiz olarak verilen temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ve bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığınca; savunma verilmemiştir.
Davalı Çukurova Belediye Başkanlığınca; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
27.03.1995 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında; ''meskun konut alanı'', 14.03.2008 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında; ''konut alanı'', 12.03.2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında; ''yüksek yoğunlukta yerleşik konut alanı'' olarak planlanan uyuşmazlık konusu taşınmazın, dava konusu 14.02.2013 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yoğunluk değerinin düşürülerek; ''orta yoğunlukta (200-400 ki/ha arası, E:1,01 - E:1,60 değerleri arasında yapılaşma) meskun konut alanı'', 12.09.2014 tarihinde kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planda; ayrık nizam 0,40/1.20 yapılaşma koşullu ''yerleşik konut alanı'' olarak planlanması üzerine, davacı tarafından söz konusu planlar ile taşınmazı için belirlenen yoğunluk değerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların  yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planlarının ise "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanacağı hükme bağlanmış, 8. maddesinde ise, planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulacak esaslar belirlenerek, (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği açıklanmıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7/b maddesinde; büyükşehir belediyesinin görevleri arasında "Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları yapılırken 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli planda aynen korunabileceği gibi ölçek farklılığından kaynaklı olarak bölgenin doğal yapısı, jeoljik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşulları belirlenebilecektir. Bu durum 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli plana aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla 1/25.000 ölçekli nazım imar planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilmesi halinde, bu durum alanda hakim olan yerleşim eğiliminin (motifinin) değişmesine ve buna bağlı olarak sosyal altyapı dengesinin ve ulaşım öngörüsünün bozulmasına yol açacağından planların kademeli birlikteliği ilkesi kapsamında üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil edecektir.
Bu durumda, 1/25000 ölçekli nazım imar planında yüksek yoğunlukta konut alanında kalan taşınmazın dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında orta yoğunlukta konut alanı olarak planlanmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine ve plan hiyerarşisinine aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bununla birlikte, taşınmazın bulunduğu alan ve çevresindeki konut alanları için öngörülen yoğunluk dağılımının; doğal veriler, mevcut yapılı çevre, işlevsel kurgu, ulaşım şeması, mülkiyet dokusu, kadastral durum, mekanın algı, biçim ve estetiğine bağlı değişkenlerden bağımsız şekilde oluşturulduğu, herhangi bir fiili, hukuki, bilimsel ve teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen taşınmaz ve çevresinde birbirine komşu olan, aynı imar yoluna cepheli, mevcut mülkiyet dokusu ve yapılaşma durumu benzer, topografik ve zemin yapısı aynı, güneş, rüzgar ve yağış biçimleri gibi aynı iklimsel girdilere ve aynı büyüklüğe sahip parsellerin bir kısmının az, bir kısmının orta, bir kısmının ise yüksek yoğunluklu planlandığı, neye göre belirlendiği belli olmayan plan kararları açısından plan bütünlüğünün sağlanamadığı, bu şekilde ki bir planlama yaklaşımının kent planlarının öngördüğü ilke, strateji ve politikaları, dolayısıyla kentin gelişme sistematiğini olumsuz yönde etkileyeceği, plan bütünlüğünü zedeleyerek parçacıl ve noktasal müdahaleler yapılmasına yol açacağı anlaşıldığından, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile bu plana dayanılarak kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bu yönüyle şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.