Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1705 E. , 2023/7602 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/1705
Karar No : 2023/7602
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi,... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alana ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile anılan plana yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak menfaat bağının ne şekilde etkilendiğinin ortaya konulamadığı, hemşehri hukukundan kaynaklı olarak ve planın tamamına yönelik bir itirazının da bulunmaması gerekçesiyle kişisel, güncel ve meşru bir menfaatin ihlal edilmediği sonucuna varılarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının dava konusu taşınmaza mirasçı sıfatıyla malik olduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılan alanlardan ihdas edilerek oluşturulan park alanının plan değişikliği yapılarak kamu hizmetine tahsis edilmeyerek, konut+ticaret kullanımına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğu, keyfi ve hukuka aykırı idare uygulamalarının davacının mülkiyet hakkını zedelediği, dava konusu işlemde başvuru yolu ve süresinin gösterilmediği ileri sürülerek temyize konu kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve çevresine yönelik olarak ... tarihli, ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin kararıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği onaylanmış, dava konusu taşınmaz park alanında kalmaktayken dava konusu nazım imar planı değişikliğiyle konut+ticaret alanı olarak belirlenmiş, anılan plan değişikliği 09/06/2021-08/07/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 08/07/2021 tarihinde dava konusu taşınmazın ticaret+konut alanına alındığı, dava konusu taşınmazın murisi adına kayıtlı iken ilgili belediye tarafından yapılan 18. madde uygulaması sonucunda düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrası park alanı olarak tahsis edildiği, plan değişikliği ile konut+ticaret alanı olarak belirlenerek belediyeye ait müstakil imar parseli haline getirilerek üçüncü kişilere satıldığı ileri sürülerek itiraz edilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddi üzerine 30/05/2022 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatler ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c fıkrasında dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, yine 14. maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15 inci madde hükmünün uygulanacağı ve 15. Maddenin 1/b fıkrasında ise bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunun, ''Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması'' başlıklı 8. maddesinin b bendinde; İmar planlarını; nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği; mevcut ise; bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı; (...) Planların, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği; Bu planların onay tarihinde itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süre ile eş zamanlı olarak ilan edileceği; Bir aylık süre içinde planlara itiraz edilebileceği; Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazların ve planların belediye meclisince onbeş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı düzenlenmiş; Anılan maddeye 14/02/2020 tarihinde 7221 sayılı Kanunun 6. maddesinin 3. fıkrası ile getirilen ek paragraf ile; İmar planlarının ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanının, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulacağı; ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süre ile bilgilendirme yapılacağı düzenlenmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan ''menfaat ihlali'' doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerlerince belirlenmektedir.
Her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru ve güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğacak ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkileyecektir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan 'dava açma ehliyeti', iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerlerince değerlendirilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazın belediye tarafından yapılan parselasyon sonucunda DOP kesintileriyle oluşturulan yeşil alan iken, dava konusu plan değişikliği yapılarak konut+ticaret alanı olarak belirlenmek suretiyle belediyeye ait müstakil imar parseli haline getirildiği ve üçüncü kişilere satıldığı ileri sürülerek plana askıda itiraz edildiği, temyize konu kararda bu alanın düzenleme ortaklık payı kesintileriyle oluşturulup oluşturulmadığına dair bir inceleme yapılmadığı, salt davacının, uyuşmazlığa konu parselin maliki olmaması nedeniyle ehliyetli görülmediği, ayrıca UYAP üzerinden yapılan incelemede davacının ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, anılan parselin dava konusu taşınmaza kuş uçusu 70 metre mesafede aynı mahalle içinde bulunduğu, davacının ayrıca anılan plan ile sosyal donatı alanı azaltılmasına itiraz ettiği görüldüğünden güncel ve meşru menfaatinin ihlal edildiği, dolayısıyla dava açma ehliyetinin olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, yukarıda belirtilen mevzuat hükmü gereğince, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisi tarihinden önce yürürlüğe giren yasa hükmü uyarınca plan değişikliğinin askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulması ve plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılıp yapılmadığı araştırılarak süre hususu netleştirildikten sonra davanın esasının incelenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!