Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1342 E. , 2023/9611 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/1342
Karar No : 2023/9611
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: Dava konusu parselasyonun ... sayılı parsele ilişkin kısım yönünden iptali, davanın imar planları yönünden reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın parselasyona ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van ili, Edremit ilçesi, ... köyü, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın … tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan parselasyon ile bu işlemin dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait taşınmazın, kök parseldeki hisse oranı ile korunarak müstakil yapılaşmaya mümkün şekilde ... ada … sayılı parselin bulunduğu yerde (tahsis edilen ... ada … sayılı parsel ile aynı imar adasında) imar parseli oluşturulması geometrik olarak mümkün iken, tek parselde hisseli şekilde tahsis yapıldığı, davalı idarece yapılan tahsis işleminin zorunlu olduğuna ilişkin bir verinin bulunmadığı, dava konusu parselasyonda davacının parseli yönünden imar planına, dağıtım ilkelerine, parselasyon tekniğine, imar mevzuatına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının parsele ilişkin kısımlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın anılan kısımlar yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacı ve davalının istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İmar planlarında, uyuşmazlık konusu ... sayılı parselin büyük kısmının çevre yolunda, küçük bir kısmının ise konut gelişme alanı ile imar yolunda kaldığı, parselasyon sonucu davacıya kadastral parselinin bastığı yerde bulunan ve imar planında konut gelişme alanı kullanımında kalan ... ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parselden tahsis yapıldığı, tahsis yapılan her iki parselinde kök parselin bastığı yerde bulunduğu, her ne kadar mahkeme kararında parselasyon ile ... sayılı kadastral parseldeki tüm hisselerin bu parselin bastığı yerde oluşturulan ... ada … sayılı parselden tahsisinin mümkün olduğu belirtilmiş ise de bu durumda ... ada … sayılı parselin alanı büyüyeceğinden ... sayılı imar adasına komşu … sayılı kadastro parselinin bastığı imar adasındaki tahsis alanının azalacağı ve böylelikle 38…0 sayılı parsel malikinin mağduriyetine sebep olunacağı, teknik zorunluluktan dolayı uyuşmazlık konusu ... sayılı parselin bastığı diğer bir imar parseli olan … ada, … sayılı parselden tahsis yapıldığı, dava konusu parselasyonun kanuna, mevzuata ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu parselasyonun ... sayılı parsele ilişkin kısım yönünden iptali, davanın imar planları yönünden reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz konu parselasyona ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 17.07.2019 tarih ve 16550 sayılı işlemi ile onaylanan 1/5000 ölçekli imar planında; orta yoğunlukta (165 ki/ha) konut gelişme alanı, açık spor alanı, park alanı, 10 metre enkesitli yol,
1/1000 ölçekli uygulama imar planında (... etabı); TAKS:0,30, KAKS:1,20, ayrık nizam 4 kat konut alanı, açık spor alanı, park alanı ve 10 metre enkesitli yol olarak planlanmıştır.
Söz konusu imar planlarına dayanılarak 14.10.2019 tarih ve ... sayılı işlem ile onaylanan dava konusu parselasyon ile davacıya ait ... sayılı parselden düzenleme ortaklık payı ile kamu ortaklık payı kesildikten sonra kalan hisse, kadastral parselin isabet ettiği ... ada … sayılı parsel ile … ada … sayılı parselden müstakil şekilde tahsis edilmiştir. Davacıya tahsis edilen parseller; 1/5000 ölçekli nazım imar planında; orta yoğunlukta (165 ki/ha) konut gelişme alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; TAKS:0,30, KAKS:1,20, ayrık nizam 4 kat konut alanı olarak planlanmıştır.
Davacı tarafından, taşınmazının yaklaşık yarısından kesinti yapılması suretiyle mülkiyet hakkının sınırlandırıldığı, öncesinde çevre yoluna isabet eden tüm araziler kamulaştırılırken taşınmazına isabet eden aynı nitelikte yolun parselasyon ile düzenleme ortaklık payı kapsamında bedelsiz olarak elinden alındığı, yeni tahsis edilen parsellerin yerinin kadastral parseline eşdeğer nitelikte olmadığı ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yasanın 18. maddesinin 1. fıkrasında; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." hükmü, aynı maddenin 2. fıkrasında; "Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez." hükmü, aynı maddenin 4/7/2019 tarihli, 7181 sayılı Yasanın 9. maddesi ile değişik 3. fıkrasında; "Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır." hükmü, aynı maddenin 4/7/2019 tarihli, 7181 sayılı Yasanın 9. maddesi ile değişik 6. fıkrasında; "Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir." hükmü yer almaktadır.
Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; "Düzenleme ortaklık payı (DOP): Düzenleme alanındaki ve bölgedeki yaşayanların kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet ve kamu hizmet alanlarını elde etmek ve/veya düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında; düzenlemeye tâbi tutulan arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüzölçümlerinden, imar planındaki kullanım kararlarına göre yüzde kırk beşe (% 45) kadar düşülebilen miktardır. Düzenleme ortaklık payı, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgede yaşayanların ihtiyacı olan ve herkesin ortak kullanabileceği, kamusal alanı ifade eder ve bölgede yaşayan insanların ortak kullanımı dışında hiçbir fonksiyon için kullanılamaz." hükmü, (d) bendinde; "Düzenleme ortaklık payı oranı (DOPO): Bir düzenleme sahasındaki toplam düzenleme ortaklık payı miktarının, bu saha içinde düzenlemeye giren kadastro veya imar parsellerinin toplam yüzölçümü miktarına oranıdır. Düzenleme ortaklık payı oranı, virgülden sonra yedi basamak olarak hesaplanır." hükmü, (e) bendinde; "Düzenleme sahası: Sınırı tespit edilerek, parselasyon planı yapılmasına karar verilen sahadır." hükmü, (l) bendinde; "Parselasyon planı: İmar Kanununun 18 inci maddesi hükümlerine ve uygulama imar planına uygun olarak imar parsellerinin oluşturulduğu, parselasyon planı açıklama raporu, parselasyon paftaları ile tescile esas belgeleri içeren uygulama dosyası ile bir bütün olan plandır." hükmü, aynı Yönetmeliğin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında; "İmar planı içerisinde düzenleme sahaları tespit edilirken, düzenleme sahalarındaki Düzenleme Ortaklık Payı oranlarının mümkün mertebe dengeli olmasına dikkat edilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu parselasyon işlemine dayanak alınan uygulama imar planında, uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan alanda getirilen arazi kullanım kararları (park alanı, yol, açık spor alanı) dikkate alınarak imar adalarının yapısının ve büyüklüğünün belirlendiği, bakılan davada da dava konusu yapılan parselasyon işleminin dayanağı imar planları hakkında ''davanın reddi'' yolunda İdare Mahkemesince verilen kararın istinaf kanun yolu incelemesinden geçerek temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkeme kararında, parselasyon ile davacının kök parselinin büyük kısmının isabet ettiği yerde oluşturulan ... ada 2 sayılı parselin genişletilmesi ve aynı imar adasında bulunan 1 sayılı parselin küçültülmesi suretiyle oluşturulacak imar parselinde davacının tüm hisselerinin toplanmasının mümkün olduğu belirtilmiş ise de, parselasyonda kadastral parsellerin yeri ve hisse miktarları göz önünde bulundurularak, dayanağı uygulama imar planına uygun şekilde imar ada ve parsellerin oluşturulduğu, davacının kök parselinin büyük kısmının isabet ettiği yerde oluşturulan ... sayılı imar adasının büyüklüğü, davacı ile diğer komşu parsel maliklerinin hisse miktarları itibariyle davacının tüm hisselerinin burada toplanmasının mümkün olmadığı, sözü edilen 2 sayılı parselin geometrik yapısı değiştirilerek davacının tüm hisselerinin burada toplanması halinde ise bu kez komşu parsel maliklerinin mağduriyetine sebep olunacağı, davacıya kök parselinin isabet ettiği yerlerde oluşturulan parsellerden müstakil şekilde tahsis edilen parsellerin gerek konum, gerekse de arazi kullanım kararları açısından kök parsel ile eşdeğer olduğu anlaşıldığından, dava konusu parselasyonda davacı parseli açısından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, bu itibarla Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz edilen parselasyona ilişkin kısmında isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu parselasyonun ... sayılı parsele ilişkin kısım yönünden iptali, davanın imar planları yönünden reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyiz edilen parselasyona ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!