Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9384 E. , 2023/7142 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/9384
Karar No : 2023/7142
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van ili, Edremit ilçesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu uyuşmazlıkta belirlenen düzenleme ortaklık payının doğru hesaplandığı ve mevzuatta belirtilen amaçlara tahsis edildiği, imar parsellerinin kök parselin bulunduğu alandan verildiği, eş değerlik hususunun sağlandığı belirtilerek parselasyon işleminin şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu parselasyon işlemi sonucu tahsis edilen imar parselinin kök parsel ile eşdeğer durumda olmadığı, kök parselden çok uzak ve ekonomik değerinin düşük olduğu, düzenleme ortaklık payı oranının yanlış hesaplandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
19 Ekim 2016 tarihli, 29862 sayılı Resmi Gazete'e yayımlanan 2016/9301 sayılı karar ile; 2011 yılında Van İlinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle, güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir yeni yerleşim yerleri oluşturarak şehrin marka değerini arttırmak, gelişmesine katkı sağlamak ve oluşturulacak yeni yerleşim yerinde kamu yatırımlarının gerçekleşmesini sağlamak amacıyla, Van ili sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 6000 hektarlık alanda imar planları ile her türlü arazi ve arsa düzenlemelerini yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya; mülga 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. ve 7. maddelerine göre 3 yıl süreyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kılınmış, sonrasında 16 Ekim 2019 tarihli, 30920 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2019/1662 sayılı karar ile 3 yıl olan Bakanlık yetkisi 4 yıl olarak yinelenmiş, bu kapsamda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 6000 hektarlık alanda 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları Elmalık, Kuzey Edremit ve İpekyolu etapları olarak 3 ayrı etap halinde onaylanmış, Van Çevre Yolu projesi kapsamında çevre yolunun imar planı sınırları içinde kalan alanlarının düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisinden karşılanması kararlaştırılmış ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilk olarak ... tarihli, ... sayılı işlem ile alanda parselasyon işlemi onaylanmış, anılan parselasyon işlemine açılan muhtelif davalarda iptal kararları verilmesi üzerine ... tarihli, ... sayılı işlem ile dava konusu parselasyon işlemi onaylanmış ve düzenleme sahasında hesaplanan DOP oranı %45 olarak belirlenmiştir.
Davacının hissedar olduğu (539 m2) 40.200 m2 lik ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda DOP kesintisi yapıldıktan sonra hissedarların kalan 22.110 m2 lik hak edişleri 5 ayrı imar parseline dağıtılmış, bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihinde yürürlükte olan 7181 sayılı Kanunla değiştirilen 3194 sayılı İmar Kanununun "Arazi ve arsa düzenlemesi" "başlıklı 18. maddesinin 13. fıkrasında, "Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir" hükmüne yer verimiştir.
22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin "Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları" başlıklı 17. maddesinde; "(1) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır. b) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. c) İmar plânı ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların, asgari parsel büyüklüğünü sağlaması kaydıyla, tam ve hissesiz bir imar parseline denk gelmesi sağlanır. Asgari parsel büyüklüğünün sağlanamaması halinde, 16 ncı maddede belirtilen hükümlere göre tahsis ve bedele dönüştürme işlemleri yapılabilir. ç) Kamu yatırımlarının yürütülmesi amacıyla, kamu kurumlarına ait taşınmazdaki hisseler müstakil bir imar parselinde toplanabilir. d) Düzenleme sahasında kalan hisseli arazi ve arsalar, hisse sahiplerinin muvafakatı halinde veya ilgili idarece arazideki fiili kullanım durumunun tespit edilmesi halinde muvafakat aranmaksızın; imar planında aksine bir hüküm yoksa imar mevzuatında belirtilen asgari parsel büyüklüğünü sağlamak kaydıyla müstakil hale getirilebilir. İlgili idarece fiili durumun oluştuğuna dair mahallinde yapılan tespit, özel parselasyon krokileri, emlak vergisi kayıtları, belediyesince hazırlanmış çap ve benzeri diğer belgelerin değerlendirilmesiyle hazırlanan ve imza altına alınan tutanak belediyesinde belediye başkanınca, diğer yerlerde ilgili birim amirince onaylanır. Bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi durumunda, müstakil parseller oluşturulabilir. e) Taşınmaz sahibine tahsis edilen miktarın asgari imar parsel alanından küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi halinde, bu miktar mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilir. f) İmar planına ve mevzuatına uygun olması kaydıyla arazideki mevcut yapılaşmalar dikkate alınarak imar parselleri oluşturulur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Mahkeme kararıyla iptal edilen parselasyon planları" başlıklı 37. maddesinin 2. fıkrasında, "Mahkeme kararıyla parselasyon planının, parselasyon planını onaylayan encümen kararının ya da ilgili kurum onayının iptal edilmesi halinde; geri dönüşüm işlemlerinin yapılarak parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi gerekmektedir. Ancak uygulama sahasında iptal edilen parselasyon planı sonucunda oluşan imar parselleri üzerinde; ihdasen oluşan taşınmazların satışı, yapı ruhsatı, kat irtifakı, kat mülkiyeti gibi tasarruflarda bulunulması halinde, bu tasarruflar ve mahkemenin iptal gerekçeleri de dikkate alınarak geri dönüşüm işlemleri ile birlikte aynı anda yeni bir parselasyon planının yapılması zorunludur.
" kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemiyle amaçlananın, imar planına uygun yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak ve yol, yeşil alan gibi kamu alanlarının imar parsellerinde oluşan değer artışı karşılığında düzenlemeye giren parsel maliklerinden bedelsiz olarak alınarak kamunun eline geçmesini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.
Parselasyon işlemi sırasında hisse çözümü (ferdileştirme) yapılabilmesi, kadastral parseldeki hisselerin ayrılarak hissedarlara farklı imar parsellerinden tahsis yapılmasını ve müstakil imar parseli verilmesini olanaklı kılmaktadır.
7181 sayılı Kanun değişikliğinden önce yürürlükte olan 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine göre yapılan parselasyon işlemlerinde, kadastral parsellerde hissedar olan maliklerin imar parsellerinde de birlikte hissedar edilmesi zorunluluğu vardı. Ferdileştirme yapılamadığından hissedarlara müstakil parsel verilmesi de mümkün değildir. 7181 sayılı Kanun ile 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine eklenen 13. fıkra ile ise "Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir.
" hükmüne yer verilerek ilgili idareye ferdileştirme yapma ve hisseli malike müstakil imar parseli tahsis etme yetkisi verilmiştir.
Ayrıca parselasyon işleminin mahkeme kararı ile iptal edilmesi sonrasında yapılacak parselasyon işlemlerinde iptal edilen parselasyon planı sonucunda oluşan imar parselleri üzerinde; ihdasen oluşan taşınmazların satışı, yapı ruhsatı, kat irtifakı, kat mülkiyeti gibi tasarruflarda bulunulması halinde, bu tasarrufların dikkate alınması gerekmektedir.
Böylece parselasyon işlemi ile imar planı olan yerlerde 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin 13. fıkrasıyla anılan koşullar aranmaksızın hisse sahiplerinin muvafakatı ya da idarece resen, ferdileştirme yapılarak müstakil imar parseli verilmesinin önü açılmıştır. Anılan hükmün uygulanmasına yönelik ilkeler ise Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde düzenlenmiş ve yapılan bu düzenleme ile mümkün oldukça binaların korunarak müstakil veya hissedar sayısı azaltılmış, mülkiyet sorunu çözülmüş imar parsellerinin oluşturulması amaçlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu parselde daha önce parselasyon yapıldığı, oluşan imar parsellerinde ifraz işlemi yapılarak üçüncü kişilere müstakil şekilde satıldığı, anılan parselasyon işleminin mahkeme kararı ile iptal edilmesi ve alanda plan değişikliği yapılması üzerine dava konusu parselasyon işleminin tesis edildiği ve kadastral parsellere dönüş yapıldığı, düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrası 22.110 m2 lik kadastral alana sahip olan ... parsel sayılı taşınmazın 44 hissedarı bulunduğu ve üzerinde birden çok yapıların bulunduğu ve parselasyon işlemiyle davacının 44 hissedar ile beş farklı yerden hissedar edildiği, işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuat uyarınca davacıya müstakil imar parseli tahsis edilmesi olanağının (asgari parsel büyüklüğünü taşıyıp taşımadığı) bulunup bulunmadığına yönelik inceleme yapılmadan salt hissedarları ile kadastral parsel üzerinde imar parseli tahsis edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bilirkişilerden ek rapor alınarak ya da yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacıya müstakil imar parseli oluşturulmasının mümkün olup olmadığı, mümkün değil ise bunun neden kaynaklandığı araştırılarak elde edilecek sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!