WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/7943 E.  ,  2024/981 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7943
Karar No : 2024/981

TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- …
2- …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) :1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ :Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müşv. …

DAVALI YANINDAMÜDAHİL : …
(DAVALI) VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13.11.2018 tarih ve E:2012/2146, K:2018/9117 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacının komşu … parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak verilen ... tarihli, ... proje onaylı, … tarihli, … sayılı yapı ruhsatının, yapı ruhsatının dayanağı … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı İstanbul III numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararları ile 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İstanbul ili, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi … ada … parselde kayıtlı taşınmazın 22.07.1983, 27.02.2004 ve değişik 01.08.2006 onaylı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında Sahil Şeridi alanında kaldığı, anılan planlarda, doğrudan konut işlevi diye bir fonksiyona yer verilmemekle birlikte plan lejantına bakıldığında parselin yapı yapılabilecek alanlar fonksiyonuna sahip olduğu, söz konusu parselde kayıtlı 191,51 m2 büyüklüğündeki özel mülkiyete ait taşınmazın tapu kaydındaki niteliğinin bahçeli ev olarak görüldüğü, hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda 1976 yılında taşınmaz üzerinde yapı olduğunun görüldüğü, 23.12.1973 tarihli halihazır haritada 2 katlı bir yapı görüldüğü, 1987 yılına ait halihazır haritada da aynı yapının görüldüğü, 1976 ve 1982 yıllarına ait uydu fotoğraflarında aynı yapının görüldüğü, 22.07.1983 tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında da bu yapının mevcut olduğu, imar işlem dosyasında bulunan 05.06.1995 tarihli bilirkişi raporu eki krokide bu yapının ...sayıı parsele tecavüzlü şekilde mevcut olduğu, söz konusu yapıya ait 08.07.1997 tarihli yapı yıkma belgesi düzenlendiğinin belirtildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün 04.01.2022 tarihli yazısı ile 1971-1985 Halihazır Harita ve 1987 Halihazır Harita göz önüne alındığında uyuşmazlık konusu taşınmazda 1983 yılı itibarıyla yapı bulunduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın yeşil alan statüsünde olmadığı, yapı ruhsatına dayanak koruma kurulun kararlarının 2863 sayılı Yasa yönünden ve Kurul ilke kararları yönünden, 696 ve 775 sayılı ilke kararları kapsamında mevzuata uygun olduğu, olayda; dava konusu parselin imar durumunda 22.07.1983 onay tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında, sahil şeridinde kalmakta olan binanın mevcut konturunu aynen kabul ederek H=6,50 mt. yüksekliğinde yeni yapılacak bina lokanta, kafeterya, gazino gibi kamuya açık kullanışlara tahsis edileceğinin belirtildiği, bu madde hükmü uyarınca kafeterya işleri şeklinde yapı ruhsatı verilmesinin mevzuatta uygun olduğu, kıyı mevzuatında da halkın kullanımına açık aynı zamanda turizme hizmet eden kafeterya tarzı yapının, kıyı alanlarında yapılmasına engel bir hükmün yer almadığı, davaya konu uygulama imar planının, dayanağı nazım imar planı ile uyumlu olduğu, her iki planda da bu alanda yapı yapılabileceğinin belirtildiği, alt planda ayrıntılandırma yapılmak suretiyle uygulamanın yönlendirildiği, planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, plana uygun yapı ruhsatı verildiği, diğer yandan davalı Kültür ve Turizm Bakanlığının cevap dilekçesinin ve eklerinin incelenmesinden; İstanbul VI Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli … sayılı kararı ile İstanbul ili, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseldeki inşaatın İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde yapılan kazı sonucu hazırlanan rapor ile diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda onaylı projesine göre devam etmesinde bir sakınca olmadığı yönünde karar verildiği, yine İstanbul VI Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile söz konusu parselin arkeolojik sit potansiyelinin bulunmadığına, yapılan tespitler ve Boğaziçi İmar Müdürlüğünden alınan bilgiye dayalı olarak makinalı hafriyat yapılması hususunda herhangi bir belirtiye rastlanmadığından herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı yönünde karar verildiği,
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği davacının temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren 2575 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi uyarınca oluşturulan Danıştay Dördüncü ve Altıncı Daireleri müşterek heyetince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Dava konusu … parsel sayılı taşınmazın 22.07.1983, 27.02.2004 ve 01.08.2006 onaylı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar planında boğaziçi sahil şeridinde kaldığı, dava konusu parsele bitişik olan davacılara ait taşınmazda da kültür varlığı olarak tescilli yapı bulunduğu, taşınmazın tapu kaydında ise "bahçeli ev" olarak görüldüğü, … tarihli, … sayılı imar durumu belgesinde; mevcut bina konturları aynen kabul edilerek 6.50 m yüksekliğinde yeni yapılacak bina, lokanta, gazino, kafeterya, ve otel gibi kamuya açık kullanışlara tahsis edileceği, imar planı notlarında ise eski esere bitişik yapılanmanın bulunduğu, planda sadece konturu uygun görülen bina mevcut olduğu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa uygun kamuya açık kullanım getirilerek hazırlanacak teklif projelerin Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun kararı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Boğaziçi İmar Müdürlüğünün olumlu görüşü alınarak uygulanacağı, istikamet rölövesinin Harita Şefliğinden alınacağı, plan notlarına uyulacağının belirtildiği, İstanbul III Numaralı Koruma Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararında, eski ... yeni ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin sunulan projede mevcut yapının kontur ve gabarisinde önerilen kafeteryanın yapımına ait projenin uygun bulunduğuna karar verildiği, Boğaziçi İmar Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı kararında, … parseldeki yapı için … tarihli, … sayılı yapı yıkma belgesi alındığı ve bu belgeye istinaden yapının yıkıldığı, dava konusu ...parsel sayılı taşınmaza yıkımdan sonra ilk olarak kafeterya yapımı için 28.10.1998 tarihli yapı ruhsatı verildiği, daha sonra taşınmazın malikinin değiştiği, yeni malike ise davaya konu … tarihli … sayılı (kafeterya için) yapı ruhsatı verildiği, akabinde İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacılar tarafından, komşu ... parsel sayılı taşınmaza verilen … tarihli, … proje onaylı ve … sayılı yapı ruhsatının, ruhsatın dayanağı olan … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı İstanbul III numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararlarının ve 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planının … parsel yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının: "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43. maddesinde; "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü,"Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir." hükmü,"Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması" başlıklı 63. maddesinde; "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır." hükmü yer almaktadır.
Anayasanın 43., 56. ve 63. maddeleriyle kültür ve tabiat varlıkları ile kıyılara ilişkin olarak devlet için öngörülen negatif ve pozitif yükümlülüklerin, imar mevzuatıyla getirilen düzenlemelerle yaşama geçirileceğinde kuşku bulunmamaktadır.
Anayasanın verdiği görev ve yetki kapsamında, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla 04.04.1990 tarihli, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmek amacıyla da 21.07.1983 tarihli, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kabul edilerek yürürlüğe konulmuştur. Aynı şekilde kişilerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının korunması ve çevrenin geliştirilmesi amacıyla başta 3194 sayılı İmar Kanunu olmak üzere imara ilişkin tüm mevzuatta oldukça ayrıntılı düzenlemelere, bir takım kısıtlayıcı hükümlere ve prosedürlere yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 2. maddesinde; Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir." hükmüne, 4. maddesinde; "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1.maddesinde, bu Kanunun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemek olduğu belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, Boğaziçi Alanı; Boğaziçi kıyı ve sahil şeridinden, öngörünüm bölgesinden, geri görünüm bölgesinden ve etkilenme bölgelerinden oluşan ve sınırları ve koordinatları bu Kanuna ekli krokide işaretli ve 22/07/1983 onay tarihli nazım planda gösterilen alan, Geri görünüm bölgesi; öngörünüm bölgesine bitişik olan ve 22/07/1983 tarihli 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen coğrafi bölge, Etkilenme bölgesi ise; öngörünüm ve geri görünüm bölgeleri dışında 22/07/1983 tarihli ve 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen ve Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm ve geri görünüm bölgelerinden etkilenen bölge olarak tanımlanmıştır.
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 3. maddesinde Boğaziçi Alanının korunması ve geliştirilmesinde ve imar mevzuatının uygulanmasında aşağıdaki hususlar esas alınır.
a) Boğaziçi Alanında yer alan kültürel ve tarihi değerler ve doğal güzellikler muhafaza edilir ve doğal yapı korunur. b) Boğaziçi Alanı bu Kanunun amaçlarına uygun olarak ve doğal ve tarihi çevreye uyumu gözetilerek güzelleştirilir ve geliştirilir. c) Boğaziçi Alanında tarihi ve milli kültürümüze dayanan yaşamın yeniden canlandırılması, mesire yerlerinin geliştirilmesi ve gezinti alışkanlıklarının sürdürülmesi teşvik edilir. d) Boğaziçi Alanındaki kültür ve tabiat varlıklarının onarımına öncelik verilir.e) Boğaziçi Alanındaki yapılar bu Kanun hükümlerine ve imar planları esaslarına göre yapılır, aykırı olanlar derhal yıkılır veya yıktırılır.f) Boğaziçi alanında mevcut planda nüfus ve yapı yoğunluğu göz önüne alınmak kaydı ile plan değişikliği yapılabilir. h) Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinde turizm ve rekreasyon amacı ile ayrılan alanlara toplumun yararlanmasına ayrılan yapı yapılır ve bu husus tapu sicillerine işlenir. Toplumun yararlanmasına ayrılan bu yapılar amaç dışı kullanılamaz. i) Boğaziçi Alanında kıyılar ancak kamu yararına kullanılır. j) Boğaziçi sahil şeridinde ancak toplumun yararlanacağı dinlenme, gezinti ve turizm tesisleri imar planlarına uygun olmak şartı ile yapılabilir. k) Boğaziçi Alanında kıyıda ve sahil şeridinde boş alanlar veya boşaltılacak sahalar "j" fıkrasındaki esaslara göre değerlendirilir. l ) Boğaziçi Alanında kömür ve akaryakıt depoları, tersaneler ve sanayi tesisleri kurulamaz. m) Boğaziçi su yolunda hurda gemi ve benzeri araçlar bırakılamaz. n) Boğaziçi Alanında imar planlarında parseller için belirlenen kullanım kararları tapu sicillerine işlenir. o) Boğaziçi Alanında kamu hizmet ve tesislerine ayrılan alanlarda geçici inşaat müsaadesi verilmez. Ancak; Boğaziçi öngörünüm, geri görünüm ve etkilenme bölgelerinde kamu hizmet ve tesislerine ayrılan alanlarda 40 m2'yi geçemeyen bekçi kulübesi, büfe, çay ocağı gibi yapılara imar uygulama programı uygulanana kadar Boğaziçi İmar İdare Heyetince müsaade edilir. hükmüne yer verilmiş, 5. maddesinin 1. fıkrasında, Boğaziçi Alanında orman sayılmayan kamu kurum ve kuruluşlarına veya özel mülkiyete ait koru, koruya katılacak alan, çayır, mesire yeri, bostan ve benzeri alanların yeşil alan sayılacağı hükme yer verilmiş, Geçici 4. maddede ise Boğaziçi kıyı, sahil şeridi ve öngörünüm bölgelerinde 22.7.1983 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama planları ile konut alanına ayrılmış ancak yapı yapılmamış olan yerlerde yeşil alan statüsü uygulanacağı öngörülmüştür.
3621 sayılı Kıyı Kanununun 4. maddesinde sahil şeridi; kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alan olarak tanımlanmış; aynı Kanunun 5. maddesinde; sahil şeritlerinde yapılacak yapıların kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabileceği, yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanların, ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebileceği belirtildikten sonra aynı Kanunun 6. maddesinde kıyıların, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğu, 8. maddesinde de, uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4. maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağı ve moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemeyeceği, kazı yapılamayacağı belirtilmiş, ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde, sahil şeridi tanımlanırken sahil şeridinin birinci bölümünün, sadece açık alanlar olarak düzenlenen yeşil alan, çocuk bahçesi, gezinti alanları, dinlenme ve bu Yönetmelikte tanımlanan rekreaktif alanlardan ve yaya yollarından oluşan, kıyı kenar çizgisinden itibaren, kara yönünde yatay olarak 50 metre genişliğinde belirlenen alan olduğu, ikinci bölümünün, sahil şeridinin birinci bölümünden sonra kara yönünde yatay olarak en az 50 metre genişliğinde olmak üzere belirlenen ve üzerinde sadece Kanunun 8. maddesinde ve bu Yönetmelikte tanımlanan toplumun yararlanmasına açık günü birlik turizm yapı ve tesisleri, taşıt yolları, açık otoparklar ve arıtma tesislerinin yer aldığı bölüm olduğu belirlenmiş; Yönetmeliğin 5. maddesinde de, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, kıyıların, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olduğu, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetildiği vurgulanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, 22.7.1983, 27.2.2004 ve 1.08.2006 onama 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında boğaziçi sahil şeridinde kalan taşınmaza kafeterya yapımı için yapı ruhsatı verilebilmesinin mümkün olup olmadığından kaynaklanmaktadır.
Olayda, ... İdare Mahkemesince davanın reddine dair verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 13.11.2018 tarih ve E:2012/2146, K:2018/9117 sayılı kararı ile"davalı idareden davaya konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planı ve dayanağı nazım imar planı ve lejantları ile imar plan notlarının getirtilerek ve yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak duraksamaya yer olmayacak şekilde uyuşmazlık konusu taşınmazın fonksiyonu (konut alanında kalıp kalmadığı) ve taşınmaza uygulanacak plan notlarının belirlenmesi, buna göre davaya konu taşınmazın uygulama imar planı, yapı ruhsatı ve dayanağı koruma kurul kararlarının 2960 sayılı Boğaziçi Kanununa, 2863 sayılı Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan Yönetmelikte belirtilen kriterlere, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yüksek Kurulu ilke kararlarına, 3194 sayılı İmar Kanununa, şehircililk ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı hakkında düzenlenecek olan rapor değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Söz konusu bozma üzerine yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, İstanbul ili, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi … ada … parselde kayıtlı taşınmazın 22.07.1983, 27.02.2004 ve değişik 01.08.2006 onama tarihli, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında Sahil Şeridi alanında kaldığı, anılan planlarda, doğrudan konut işlevi diye bir fonksiyona yer verilmemekle birlikte plan lejantına bakıldığında parselin yapı yapılabilecek alanlar fonksiyonuna sahip olduğu, söz konusu parselde kayıtlı 191,51 m2 büyüklüğündeki özel mülkiyete ait taşınmazın tapu kaydındaki niteliğinin bahçeli ev olarak görüldüğü, hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda 1976 yılında taşınmaz üzerinde yapı olduğunun görüldüğü, 23.12.1973 tarihli halihazır haritada 2 katlı bir yapı görüldüğü, 1987 yılına ait halihazır haritada da aynı yapının görüldüğü, 1976 ve 1982 yıllarına ait uydu fotoğraflarında aynı yapının görüldüğü, 22.07.1983 tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında da bu yapının mevcut olduğunun belirtildiği, imar işlem dosyasında bulunan 05.06.1995 tarihli bilirkişi raporu eki krokide bu yapının ... parsele tecavüzlü şekilde mevcut olduğu, söz konusu yapıya ait 08.07.1997 tarihli yapı yıkma belgesi düzenlendiğinin belirtildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün 04.01.2022 tarihli yazısı ile 1971-1985 Halihazır Harita ve 1987 Halihazır Harita göz önüne alındığında uyuşmazlık konusu taşınmazda 1983 yılı itibarıyla yapı bulunduğu yönünde tespitlerden hareketle dava konusu taşınmazın yeşil alan statüsünde olmadığı sonucuna varılmış ise de, dava konusu yapı ruhsatı alınan yapının ticari nitelikte bir kafeterya vasfında olduğu konut niteliğine haiz olmadığı görülmektedir.
Her ne kadar 1983 yılı itibarıyla taşınmazda 195.51 m2 büyüklüğünde bahçeli ev şeklinde bir konut bulunuyor ise de, anılan konutun Boğaziçi Kanunu uyarınca imar planında da konut kullanımında olması ve Boğaziçi Kanunu geçici 4. maddesi uyarınca 1983 tarihi itibarıyla üzerinde konut olması halinde anılan konutun restore edilerek yine konut olarak kullanılmasına Boğaziçi Kanunu imkan tanımaktadır. Uyuşmazlıkta ise dava konusu taşınmaz için ticari vasıflı kafeterya yapımı için yapı ruhsatı verilmiş olup 1983 yılı itıbarıyla anılan taşınmazda konut bulunması ticari vasıflı olan kafeterya amaçlı yapı ruhsatını mevzuata uygun hale getirmemektedir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz Kıyı Kanunu uyarınca ilk 50 metrelik sahil şeridinde yer almaktadır. Boğaziçi sahil şeridi öngörünüm bölgelerinde öncelikle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de; bu Kanunun Kıyı Kanununa aykırı olan hükümlerinin uygulanamayacağı, bu gibi hallerde Kıyı Kanunu hükümlerinin geçerli olacağı açıktır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinde öncelikle toplumun yararlanmasına açık kullanımların yer alabileceği öngörülmüş olup bu alanda yapılacak uygulama imar planı değişikliklerinde Anayasanın kıyılardan yararlanmaya ilişkin 43. maddesi, çevrenin korunması ile ilgili hükümlerin yer aldığı 56. maddesi ile Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması başlıklı 63. maddesi, Boğaziçi Kanunu ve 2863 sayılı Kanun hükümlerinin göz önünde bulundurulması suretiyle üst ölçekli planlara şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun plan kararları üretilerek uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 3. maddesinde yer alan (h) bendindeki, "boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinde turizm ve rekreasyon amacı ile ayrılan alanlara toplumun yararlanmasına ayrılan yapı yapılır ve bu husus tapu sicillerine işlenir. Toplumun yararlanmasına ayrılan bu yapılar amaç dışı kullanılamaz." hükmü, (i) bendindeki, "boğaziçi Alanında kıyılar ancak kamu yararına kullanılır." hükmü, (j) bendinde yer alan, "boğaziçi sahil şeridinde ancak toplumun yararlanacağı dinlenme, gezinti ve turizm tesisleri imar planlarına uygun olmak şartı ile yapılabilir." hükmü, (k) bendindeki, "Boğaziçi Alanında kıyıda ve sahil şeridinde boş alanlar veya boşaltılacak sahalar "j" fıkrasındaki esaslara göre değerlendirilir" hükmü birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında uyuşmazlık konusu taşınmaz için konut, ticaret, turizm, rekreasyon alanı gibi bir kullanım öngörülmeyerek taşınmazın imar planındaki kullanımını, anılan hükümlere aykırı olarak mevcut bina konturları aynen kabul edilerek 6.50 m yüksekliğinde yeni yapılacak bina, lokanta, gazino, kafeterya, ve otel gibi kamuya açık kullanışlara tahsis edileceği, şeklinde tarif edilmesinde ve taşınmaza ilişkin sunulan projede mevcut yapının kontur ve gabarisinde önerilen kafeteryanın yapımına ait projenin uygun bulunduğuna dair koruma kurulu kararlarında hukuka uyarlılık görülmemiştir.
Ayrıca dosyada bulunan taşınmaza ilişkin mimari projeye göre, bodrum+zemin+1. kat olarak boğaziçi sahil şeridinde yapılacak kafeterya binasının, 3621 sayılı Kıyı Kanununun 8. maddesi, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik uyarınca sahil şeridinde yapılabilecek yapılar arasında (toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesisleri) tanımlanan günübirlik tesisler kapsamında değerlendirilmesi de hukuken olanaklı değildir.
Bu itibarla dava konusu taşınmaza ilişkin yapı ruhsatı ve dayanağı koruma kurulu kararlarının ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY(X) :Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar İdare Mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.