Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7660 E. , 2024/128 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7660
Karar No : 2024/128
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:İzmir ili, Konak ilçesi sınırları içinde bulunan …, …, …, …, …, …, …, …, …, , …, …, … ve … Mahallelerini kapsayan alan için hazırlanan ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen … plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinin bütününün iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararda;yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, dava konusu planın hazırlanmasında ve onaylanmasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları, imar mevzuatı ve kamu yararı çerçevesinde kabul edilebilir teknik ve nesnel gerekçeler bulunduğu, planda öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarının genel anlamda üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarına uygun olduğu, planda öngörülen ulaşım şeması incelendiğinde plan açıklama raporundaki hedefler doğrultusunda yol kademelenmesinin sağlanmış olduğu, dava konusu plana uygun olarak hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile planlama alanının yaklaşık %5’ine karşılık gelen 14 ha.’lık alanın özel mülkiyete konu arazi kullanımlarından kamusal kullanımlara yönelik alanlar olarak planlanmış olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve planın ana hedef ve ilkelerine uygun olduğu anlaşılmakta ise de; planlama alanının doğusunda bulunan alanda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “ağaçlandırılacak alanlar” kullanımına ayrılan alanın alt ölçekli dava konusu imar planında tamamıyla kentsel kullanımlara ayrılması ve planlama alanının doğusunda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluş alanları” kullanımında olan alanın dava konusu imar planında “konut alanı” kullanımına ayrılmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu, plan onama sınırları içerisinde yer alan tüm donatı alanlarının toplam büyüklüklerinde artış sağlandığı ve kişi başına düşen alansal donatı büyüklüklerinde de değişen oranlarda artışlar sağlandığı görülmekle birlikte yeşil alan haricinde bu artışların kişi başına düşen asgari standartları sağlamaktan uzak olduğu, dolayısıyla plan kararlarıyla öngörülen donatı alanlarındaki artışın planın ana amaç ve ilkeleri dikkate alındığında yeterli olmadığı, plan kararları öncesinde yürürlükte bulunan imar planı kararlarına kıyasla alanda yaşaması öngörülen nüfusun yaklaşık 10.000 kişi artırılmış olmasının alanda yaşaması öngörülen nüfusun yaklaşık %17 düzeyinde artırılması anlamına geldiği, söz konusu artışın şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından meşru, gerekli ya da zorunlu kılacak analiz ve hesaplamalara plan açıklama raporunda yer verilmediği, diğer taraftan mülkiyet dokusunu ve yapılaşmayı bütünüyle yenilemeyi öngören bir imar planında hangi alanlarda ticaret kullanımlı yapılaşma olacağının plan kararlarıyla belirlenmesi gerektiği, aksi durumda konut amaçlı yapılan yapıların zemin katlarının ticarete dönüşebildiği, ticaret alanlarının kullanım alanları farklılaştığı için yapıda izinli ya da izinsiz müdahaleler olabileceği, bu müdahalelerin deprem, sel vb. gibi doğal afetlerde can ve mal kayıplarına neden olabileceği düşünüldüğünde, plan onama sınırı içerisinde 12 m. ve daha geniş imar yollarından cephe alan taşınmazlarda, imar yönetmeliğinin yol boyu ticaret alanlarında tanımlanan kullanımların yer alabileceğine ilişkin 2.1.2. sayılı uygulama hükmünün (plan notunun) şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davaya konu planlama alanında sağlıklı, güvenli ve nitelikli yaşam çevresinin oluşturulmasının, yeterli kentsel altyapıya ve ulaşım olanaklarına erişimin sağlanmasının, sosyal donatı mekanlarının arttırılmasının, kamu hizmetlerine erişim olanaklarının geliştirilmesinin, ıslah imar planları ile çözülemeyen, ruhsatsız ve çarpık yapılaşmadan kaynaklanan sorunların çözümlenmesinin, sosyal ve fiziki yönden sağlıklı bir çevre oluşturulmasının, kentleşmenin kontrollü gelişiminin sağlanması ve gelişmelerin sürdürülebilir kılınmasının gerekli ve zorunlu olduğu ve ayrıca 3194 sayılı Yasanın emredici hükümleri gereğince nazım imar planı bulunmayan alanda 1/5000 ölçekli planın hazırlanmasında, bu plana dayalı olarak ve planlama hiyerarşisi kapsamında uygulama imar planının yürürlüğe konulmasında yasal gereklilik bulunduğu, dava konusu plana ilişkin hukuka uygunluk incelemesinin davacının iddiaları çerçevesinde ve her bir hukuka aykırılık iddiasının ayrı ayrı tartışılması suretiyle yapıldığı, nazım imar planı ve plan değişikliğinin ilçe belediyesince hazırlanarak büyükşehir belediyesine sunulduğu, bu nedenle müellifliğinin yasal dayanağının bulunmadığı iddiası yönünden;davaya konu planın Yasa gereği yetkili olan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kabul edildiği ve yasal sürece uygun biçimde yürürlüğe konulduğu görüldüğünden, planın hazırlık aşamasında ilçe belediyesi tarafından çalışma yapılmış olmasının imar planının iptalini gerektirmeyeceği dava konusu planda nüfus artışı öngörülmesinin 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı plan hükümlerinin genel hükümler başlıklı 6. maddesine aykırı olduğu; plan açıklama raporunda hangi bilimsel/teknik gerekçe ile planlama alanında nüfus artışı öngörüldüğünün açıklanmadığı iddiası yönünden; uyuşmazlığa konu alanda çeşitli tarihlerde nazım imar planı olmaksızın yürürlüğe konulmuş olan ve bir bölümü ıslah imar planı niteliğini taşıyan yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında ortalama nüfus projeksiyonunun 62437 kişi olarak hesaplandığı, 1/5000 ölçekli planda ise 2030 yılı hedef nüfusunun 72830 kişi olarak öngörüldüğü ve plan kullanım kararlarının dağılımının bu hedef nüfus esas alınarak belirlendiği, davaya konu planın açıklama raporunda, nüfus kabullerine ilişkin çalışmalarda Konak İlçesinin tamamı üzerinden nüfus projeksiyon değerinin hesaplandığı, bu çerçevede 1/25.000 ölçekli planda öngörülen nüfus değerlerinin aşılmadığı, Gültepe Bölgesinde sağlıklı, güvenli ve nitelikli yaşam alanlarının bulunmaması nedeniyle oluşan kentsel nüfustaki azalma eğiliminin planlama çalışması sonrasında alana kazandırılacak kentsel donatı, yeni ulaşım bağlantıları, yeniden yapılanma ile sağlıklı yaşam koşullarının oluşturulmasından sonra artma eğilimi göstereceği öngörüsü ile nüfus hesabı yapılmasında, bu çerçevede ve donatı dengesinin bu kabullere göre şekillendirilmesinde imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı, konuya ilişkin olarak bilirkişi raporunda yer alan görüş açıklamalarının imar planının bütününün iptalini gerektirir hukuka aykırılığı tanımlamadığı sonucuna varıldığı, plan notlarında yer alan, 12 metre ve daha geniş yollardan cephe alan konut ada ve parsellerinde ticaret kullanımına izin verilmesine dair hükmün pafta gösterimine yansıtılması gerektiği iddiası yönünden; davaya konu planın "Tanımlar ve yapılaşmaya ilişkin özel hükümler" bölümünün 2.1. "Konut alanları" kısmının 2.1.2. maddesinde "12 metre ve daha geniş yollardan cephe alan konut ada ve parsellerinde halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ticaret kullanımları yer alabilir. Yapılaşma koşulları 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirlenecektir." hükmü getirildiği, uyuşmazlığa konu nazım imar planında kamusal kullanımların, konut alanları ile ticaret alanlarının ve ticaret-konut alanı kullanımlarının konumlarının topoğrafya, ulaşım, halihazırdaki kullanım durumları dikkate alınarak ayrı kümelenmeler şeklinde belirlendiği, Gültepe bölgesinin eğimli bir topoğrafyaya sahip olması nedeniyle halkın günlük ihtiyaçlarının konut alanlarına yakın yerlerden sağlanmasının erişilebilirlik açısından uygun olacağı değerlendirmesi ile ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. Maddesinin 1/f bendine uygun olarak, 12 metreden daha geniş yollardan cephe alan konut alanlarında günlük ihtiyaçları karşılamaya yönelik (dükkan, kuaför, terzi, eczane gibi) ticaret kullanımlarının yer alabileceğine dair plan notu getirildiği görüldüğünden, bu konunun plan notu ile tanımlanmasında imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, sosyal ve teknik altyapı alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde öngörülen standartları sağlamadığı iddiası yönünden; uyuşmazlığa konu alanda mevcut uygulama imar planlarında getirilen bazı sosyal ve teknik altyapı alanlarının plandaki tahsis amacı dışında kullanıldığı, bir bölümünün işgal edilmiş durumda olduğu hususu da belirtilerek donatı alanlarının dağılımının plan açıklama raporunda tablolar halinde gösterildiği, belirtilen bu kullanım kararı dağılımı Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği EK-2 Tabloda belirtilen kişi başına düşen asgari standartlar çerçevesinde değerlendirildiğinde, kişi başına düşen oran itibarıyla (m2/kişi) 1,95 oranında eğitim tesisleri alanı; 9,84 oranında park, rekreasyon, spor ve orman alanı; 0,21 oranında sağlık tesisleri alanı; 0,83 oranında sosyal kültürel tesis ve belediye hizmet alanı; 0,31 oranında ibadet alanı ve 0,31 oranında teknik altyapı alanı ayrıldığı, her ne kadar, bu donatı alanlarının bir bölümü Yönetmeliğe EK-2 Tabloda belirtilen kişi başına düşen asgari standartlara ilişkin tablodaki değerleri karşılamamakta ise de, tablo eki açıklamalar bölümündeki istisnalar ve kent merkezindeki bu alanın kentsel dönüşüme büyük oranda ihtiyaç duyan, tamamıyla yapılaşmış özel durumunun da dikkate alınması suretiyle hukuka uygunluk denetimi yapılması gerektiği, davaya konu planda, ilgili kurum görüşleri alınarak ve ayrıca, büyükşehir belediye sınırları içinde, Konak ilçesinin bir parçasını oluşturan Gültepe bölgesinin kent merkezi konumunda Bornova Belediyesi ile sınırdaş olduğu gerçeği de gözönünde bulundurularak, bölgede mevcut altyapı alanlarının bir bütün olarak ele alınması suretiyle ve yakın komşuluğundaki alanlarda bulunan (özellikle sağlık tesisi alanları) donatı alanlarının dağılımı da dikkate alınarak, sosyal ve teknik altyapı alanlarının konumlarının belirlendiği ve donatı alanlarında büyük oranda artışlar getirildiği anlaşıldığından, planda bu yönüyle de nazım imar planı kararlarına, şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına aykırılık bulunmadığı konuya ilişkin bilirkişi raporundaki açıklamaların imar planının iptalini gerektirir hukuka aykırılığı tanımlamadığı sonucuna varıldığı, planlama alanında dönüşümün nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin bir modelin önerilmediği iddiası yönünden; nazım imar planları arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere hazırlanan plan hüviyetinde ve tamamıyla yapılaşmış ve sağlıksız bir kentsel doku içeren davaya konu alanın kentsel dönüşümüne ilişkin model öneren bir belge hüviyetinde olmadığından, belirtilen bu iddianın davaya konu planın iptalini gerektirmeyeceği, diğer taraftan, Bilirkişi raporunda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nda “ağaçlandırılacak alanlar” kullanımına ayrılan küçük bir alanın kullanımının imar planında kentsel kullanımlara açık bir alan olarak gösterilmesinin ve yine planlama alanının doğusunda yer alan ve 1/25000 ölçekli planda “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluş alanları” kullanımında kalan küçük bir alanın “konut alanı” kullanımına ayrılmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu" yolunda açıklamalarda bulunulmuş ise de, davacı tarafından bu yönüyle planın iptali gerektiği yolunda herhangi bir iddiada bulunulmadığından, konuya ilişkin görüş açıklamalarının Dairece yapılan hukuka uygunluk incelemesine dahil edilmediği, davaya konu NİP-35918315 plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinin bütününün iptali istemiyle açılan davada, davacı tarafından aykırılık nedeni olarak öne sürülen hususların imar planının bütünüyle iptalini gerektirmeyeceği, bu yönleriyle davaya konu planda şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Usul ve yasaya uygun olmayan idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Konak Belediye Başkanlığınca hazırlanarak … tarihli … sayılı yazı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına iletilen ve … tarihli … sayılı belediye meclisi kararıyla değiştirilerek onaylanan 27.08.2020-25.09.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılan Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinin; dava konusu alanın yerleşimin göç odaklı oluştuğu kent merkezindeki yerleşik alanlardan biri olduğu, söz konusu plan değişikliği ile üst ölçekli plan notu hükümlerine aykırı olacak şekilde nüfus artışının öngörüldüğü ancak bu durumun hangi bilimsel ve teknik gerekçelerle desteklendiğinin açıklanmadığı, plan notlarının 2.1.1. maddesi ile 12 metre ve daha geniş yollardan cephe alan konut, ada ve parsellerde ticaret kullanımının yer alabilmesine olanak tanındığı, plan notları ile plan kararlarından farklı fonksiyonların öngörüldüğü, bu durumun açıkça mevzuata aykırı olduğu, planın sosyal ve teknik altyapı alan standartlarını sağlamadığı, planlama alanında dönüşümün nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin bir model önerilmediği, üst ölçekli plan kararlarına, yürürlükteki imar mevzuatına, kamu yararına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan, uygulama imar planı da, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Kanunun 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu idari dava dairesi kararının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü dışında kalan kısmı yönünden inceleme yapıldığında;
Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinin bütününün iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine dair idari dava dairesi kararının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü dışında kalan kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Temyize konu idari dava dairesi kararı dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü yönünden incelendiğinde;
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinde öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarının genel anlamda üst ölçekli 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarına uygun olduğu, ancak, planlama alanının doğusunda bulunan alanda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “ağaçlandırılacak alanlar” olarak belirlenmiş olan alanın alt ölçekli dava konusu imar planında tamamı ile kentsel kullanımlara yönelik olarak planlanmış olmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu, yine planlama alanının doğusunda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluş alanları” olarak planlamış olan alanın dava konusu imar planında “konut alanı” olarak planlanmasının planların kademeli birlikteliğine aykırı olduğu, Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinin üst ölçekli 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarına belirtilen açılardan aykırı olduğu tespit edilmiş olup, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin üst ölçekli plana aykırı olan kısımları yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin bölümünde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine
2…. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü dışında kalan kısmının oyçokluğu ile ONANMASINA 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin bölümünün oybirliği ile BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/01/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY(X) :Dava İzmir ili, Konak ilçesi sınırları içinde bulunan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … Mahallelerini kapsayan alan için hazırlanan ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen … plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinin bütününün iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilen iptal sebepleri esas alınarak dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verilmiş anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince idare mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar vermiştir.
Uyuşmazlıkta bilirkişi raporu ile tespit edilen iptal sebeplerinden biri de dava konusu Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve Değişikliğinde öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarının genel anlamda üst ölçekli 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarına uygun olduğu, ancak, planlama alanının doğusunda bulunan alanda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “ağaçlandırılacak alanlar” olarak belirlenmiş olan alanın alt ölçekli dava konusu imar planında tamamı ile kentsel kullanımlara yönelik olarak planlanmış olmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu, yine planlama alanının doğusunda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluş alanları” olarak planlamış olan alanın dava konusu imar planında “konut alanı” olarak planlanmasının planların kademeli birlikteliğine aykırı bulunduğu hususudur.
Anılan sebep planın tamamına etki eden ve yeniden plan değişikliği yapılmasını gerektiren bir durum olduğu için planın tamamının iptaline karar verilmesi gerektiğinden temyize konu idari dava dairesi kararının tamamının bozulması gerektiği oyuyla Dairemizin idari dava dairesi kararının onanmasına ilişkin kısmına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!