Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7562 E. , 2024/129 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7562
Karar No : 2024/129
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) :1-… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konak Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile değişikle uygun bulunarak onaylanan … plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunun bütününün iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, dava konusu planın hazırlanmasında ve onaylanmasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları, imar mevzuatı ve kamu yararı çerçevesinde kabul edilebilir teknik ve nesnel gerekçeler bulunduğu, planda öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarının genel anlamda 1/5000 ölçekli planda öngörülmüş olan arazi kullanım kararlarına uygun olduğu, planda öngörülen ulaşım şeması incelendiğinde plan açıklama raporundaki hedefler doğrultusunda yol kademelenmesinin sağlanmış olduğu, planlama alanının yaklaşık %5’ine karşılık gelen 14 ha.’lık alanın özel mülkiyete konu arazi kullanımlarından kamusal kullanımlara yönelik alanlar olarak planlanmış olmasının ve parselasyona konu alan sınırlarının belirlenmiş olmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve planın ana hedef ve ilkelerine uygun olduğu, ancak planlama alanının doğusunda bulunan alanda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nda “ağaçlandırılacak alanlar” kullanımına ayrılan alanın alt ölçekli dava konusu imar planında tamamıyla kentsel kullanımlara ayrılması ve planlama alanının doğusunda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluş alanları” kullanımında olan alanın dava konusu imar planında “konut alanı” kullanımına ayrılmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu, plan onama sınırları içerisinde yer alan tüm donatı alanlarının toplam büyüklüklerinde artış sağlandığı ve kişi başına düşen alansal donatı büyüklüklerinde de değişen oranlarda artışlar sağlandığı görülmekle birlikte yeşil alan haricinde bu artışların kişi başına düşen asgari standartları sağlamaktan uzak olduğu, dolayısıyla plan kararlarıyla öngörülen donatı alanlarındaki artışın planın ana amaç ve ilkeleri dikkate alındığında yeterli olmadığı, plan kararları öncesinde yürürlükte bulunan imar planı kararlarına kıyasla alanda yaşaması öngörülen nüfusun yaklaşık 10.000 kişi artırılmış olmasının alanda yaşaması öngörülen nüfusun yaklaşık %17 düzeyinde artırılması anlamına geldiği, söz konusu artışın şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açılarından meşru, gerekli ya da zorunlu kılacak analiz ve hesaplamalara plan açıklama raporunda yer verilmediği, diğer taraftan mülkiyet dokusunu ve yapılaşmayı bütünüyle yenilemeyi öngören bir imar planında hangi alanlarda ticaret kullanımlı yapılaşma olacağının plan kararlarıyla belirlenmesi gerektiği, aksi durumda konut amaçlı yapılan yapıların zemin katlarının ticarete dönüşebildiği, ticaret alanlarının kullanım alanları farklılaştığı için yapıda izinli ya da izinsiz müdahaleler olabileceği, bu müdahalelerin deprem, sel vb. gibi doğal afetlerde can ve mal kayıplarına neden olabileceği düşünüldüğünde, plan onama sınırı içerisinde 12 m. ve daha geniş imar yollarından cephe alan taşınmazlarda, imar yönetmeliğinin yol boyu ticaret alanlarında tanımlanan kullanımların yer alabileceğine ilişkin 2.1.2. sayılı uygulama hükmünün (plan notunun) şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve kamu yararına aykırı olduğu, öte yandan, “konut alanı” plan kararı öngörülmüş imar adalarında uygulamanın “tek ada, tek parsel” olarak gerçekleştirilmesine ilişkin 3.1.2. sayılı uygulama hükmünün mevcut parsel büyüklüklerinin göreceli olarak küçük olması nedeniyle planın uygulanması safhasında önemli güçlükler çıkartacağı ve planın uygulanma süresini uzatarak alanda hedeflenen yapısal dönüşümün sağlanmasını güçleştirebileceğinden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davaya konu planlama alanında sağlıklı, güvenli ve nitelikli yaşam çevresinin oluşturulmasının, yeterli kentsel altyapıya ve ulaşım olanaklarına erişimin sağlanmasının, sosyal donatı mekanlarının arttırılmasının, kamu hizmetlerine erişim olanaklarının geliştirilmesinin, ıslah imar planları ile çözülemeyen, ruhsatsız ve çarpık yapılaşmadan kaynaklanan sorunların çözümlenmesinin, sosyal ve fiziki yönden sağlıklı bir çevre oluşturulmasının, kentleşmenin kontrollü gelişiminin sağlanması ve gelişmelerin sürdürülebilir kılınmasının gerekli ve zorunlu olduğu ve ayrıca 3194 sayılı Yasanın emredici hükümleri gereğince nazım imar planı bulunmayan alanda 1/5000 ölçekli planın hazırlanmasında, bu plana dayalı olarak ve planlama hiyerarşisi kapsamında uygulama imar planının yürürlüğe konulmasında yasal gereklilik bulunduğu, dava konusu plana ilişkin hukuka uygunluk incelemesinin davacının iddiaları çerçevesinde ve her bir hukuka aykırılık iddiasının ayrı ayrı tartışılması suretiyle yapıldığı; dava konusu planda nüfus artışı öngörülmesinin 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı plan hükümlerinin genel hükümler başlıklı 6. maddesine aykırı olduğu; plan açıklama raporunda hangi bilimsel/teknik gerekçe ile planlama alanında nüfus artışı öngörüldüğünün açıklanmadığı iddiası yönünden; uyuşmazlığa konu alanda çeşitli tarihlerde nazım imar planı olmaksızın yürürlüğe konulmuş olan ve bir bölümü ıslah imar planı niteliğini taşıyan yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında ortalama nüfus projeksiyonunun 62437 kişi olarak hesaplandığı, 1/5000 ölçekli planda ise 2030 yılı hedef nüfusunun 72830 kişi olarak öngörüldüğü ve plan kullanım kararlarının dağılımının bu hedef nüfus esas alınarak belirlendiği, davaya konu planın açıklama raporunda, nüfus kabullerine ilişkin çalışmalarda Konak İlçesinin tamamı üzerinden nüfus projeksiyon değerinin hesaplandığı, bu çerçevede 1/25.000 ölçekli planda öngörülen nüfus değerlerinin aşılmadığı, Gültepe Bölgesinde sağlıklı, güvenli ve nitelikli yaşam alanlarının bulunmaması nedeniyle oluşan kentsel nüfustaki azalma eğiliminin planlama çalışması sonrasında alana kazandırılacak kentsel donatı, yeni ulaşım bağlantıları, yeniden yapılanma ile sağlıklı yaşam koşullarının oluşturulmasından sonra artma eğilimi göstereceği öngörüsü ile nüfus hesabı yapılmasında, bu çerçevede ve donatı dengesinin bu kabullere göre şekillendirilmesinde imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı, konuya ilişkin olarak bilirkişi raporunda yer alan görüş açıklamalarının imar planının bütününün iptalini gerektirir hukuka aykırılığı tanımlamadığı sonucuna varıldığı, plan notlarında yer alan, 12 metre ve daha geniş yollardan cephe alan konut ada ve parsellerinde ticaret kullanımına izin verilmesine dair hükmün pafta gösterimine yansıtılması gerektiği iddiası yönünden; davaya konu planın "yapılaşmaya ilişkin hükümler" bölümünün 3.1.4. maddesinde "12 metre ve daha geniş yollardan cephe alan konut ada ve parsellerinde zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katların yoldan cephe alan mekanlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla imar yönetmeliğinin yol boyu ticaret alanlarında tanımlanan kullanımlar yer alabilir." hükmü getirildiği, belirtilen bu hükmün alanın 1/5000 ölçekli nazım imar planı hükümlerinin 2.1.2. maddesi ile uyumlu usulde yürürlüğe konulmuş ve ayrıntıya ilişkin koşullar tanımlandığı, uyuşmazlığa konu alanda, nazım imar planı ve uygulama imar planında, birbiri ile uyumlu olarak, kamusal kullanımların, konut alanları ile ticaret alanlarının ve ticaret-konut alanı kullanımlarının konumlarının topoğrafya, ulaşım, halihazırdaki kullanım durumları dikkate alınarak ayrı kümelenmeler şeklinde belirlendiği, Gültepe bölgesinin eğimli bir topoğrafyaya sahip olması nedeniyle halkın günlük ihtiyaçlarının konut alanlarına yakın yerlerden sağlanmasının erişilebilirlik açısından uygun olacağı değerlendirmesi ile ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. Maddesinin 1/f bendine uygun olarak, 12 metreden daha geniş yollardan cephe alan konut alanlarında günlük ihtiyaçları karşılamaya yönelik (dükkan, kuaför, terzi, eczane gibi) ticaret kullanımlarının yer alabileceğine dair plan notu getirildiği görüldüğünden, bu konunun plan notu ile tanımlanmasında imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, sosyal ve teknik altyapı alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde öngörülen standartları sağlamadığı iddiası yönünden; uyuşmazlığa konu alanda mevcut uygulama imar planlarında getirilen bazı sosyal ve teknik altyapı alanlarının plandaki tahsis amacı dışında kullanıldığı, bir bölümünün işgal edilmiş durumda olduğu hususu da belirtilerek donatı alanlarının dağılımının plan açıklama raporunda tablolar halinde gösterildiği, belirtilen bu kullanım kararı dağılımı Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği EK-2 Tabloda belirtilen kişi başına düşen asgari standartlar çerçevesinde değerlendirildiğinde, kişi başına düşen oran itibarıyla (m2/kişi) 1,95 oranında eğitim tesisleri alanı; 9,84 oranında park, rekreasyon, spor ve orman alanı; 0,21 oranında sağlık tesisleri alanı; 0,83 oranında sosyal kültürel tesis ve belediye hizmet alanı; 0,31 oranında ibadet alanı ve 0,31 oranında teknik altyapı alanı ayrıldığı, her ne kadar, bu donatı alanlarının bir bölümü Yönetmeliğe EK-2 Tabloda belirtilen kişi başına düşen asgari standartlara ilişkin tablodaki değerleri karşılamamakta ise de, tablo eki açıklamalar bölümündeki istisnalar ve kent merkezindeki bu alanın kentsel dönüşüme büyük oranda ihtiyaç duyan, tamamıyla yapılaşmış özel durumunun da dikkate alınması suretiyle hukuka uygunluk denetimi yapılması gerektiği, davaya konu planda, ilgili kurum görüşleri alınarak ve ayrıca, büyükşehir belediye sınırları içinde, Konak ilçesinin bir parçasını oluşturan Gültepe bölgesinin kent merkezi konumunda Bornova Belediyesi ile sınırdaş olduğu gerçeği de gözönünde bulundurularak, bölgede mevcut altyapı alanlarının bir bütün olarak ele alınması suretiyle ve yakın komşuluğundaki alanlarda bulunan (özellikle sağlık tesisi alanları) donatı alanlarının dağılımı da dikkate alınarak, sosyal ve teknik altyapı alanlarının konumlarının belirlendiği ve donatı alanlarında büyük oranda artışlar getirildiği anlaşıldığından, planda bu yönüyle de nazım imar planı kararlarına, şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına aykırılık bulunmadığı konuya ilişkin bilirkişi raporundaki açıklamaların imar planının iptalini gerektirir hukuka aykırılığı tanımlamadığı sonucuna varıldığı, planlama alanında dönüşümün nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin bir modelin önerilmediği iddiası yönünden; uygulama imar planı, nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan hüviyetinde ve tamamıyla yapılaşmış ve sağlıksız bir kentsel doku içeren davaya konu alanın kentsel dönüşümüne ilişkin model öneren bir belge hüviyetinde olmadığından, belirtilen bu iddianın davaya konu planın iptalini gerektirmeyeceği, konut alanlarının tek ada tek parsel olacağına ilişkin 3.1.2. numaralı plan hükmünün çok hisseli parseller oluşmasına neden olacağı ve bu durumun planın uygulamaya geçirilmesini güçleştireceği iddiası yönünden; davaya konu planın "Yapılaşmaya ilişkin hükümler" bölümünün 3.1.2. maddesinde "Konut adalarında tek ada tek parsel olacaktır. Bu adalardaki kitlelerin ebatlarını belirlemeye belediyesi yetkilidir. Bu alanlarda yapı yaklaşma mesafesi içinde kitle boyları ve kitle derinlikleri serbest yapılabilir. Yapının nizam ve oturumunu belirlemede belediyesince kitle tasdiği gerekir." hükmü getirildiği, dava konusu 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında getirilen kullanım kararlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olduğu ve bu kapsamda planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun usulde yürürlüğe konulduğu, bölgede yenilenmeye aday çok sayıda yapının bulunduğu, kentin gelişme dinamikleri çerçevesinde sağlıklı yapılaşmanın temini, sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin noksanlığın giderilmesi, planlama alanında mevcut parçalı mülkiyet yapısı ile çarpık yapılaşmadan kaynaklanan sorunların çözümlenmesi amacıyla revizyona tabi tutulan alanın bütün halinde değerlendirildiği, plan onama sınırları içerisinde öngörülmüş olan konut alanlarına "tek ada tek parsel" kuralı getirilerek, gelecekte yapılacak uygulamalara yönelik çerçevenin belirlendiği, alanda mevcut küçük ebatlı hisseli parsellerin tek tek yapılaşmasının belirsiz bir süreye ertelenmemesi adına ve yapısal dönüşümün hızlandırılması amacıyla bu düzenlemenin getirildiği ve taşınmazı konut alanında kalan tüm parsel maliklerinin eşit biçimde bu kurala tabi olduğu anlaşıldığından, üst ölçekli planlara uygun usulde hazırlanan ve onaylanan dava konusu revizyon uygulama imar planında bu yönüyle de şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, plan notlarının 2.6. maddesinde; planda belirlenen tünel ve etkileşim sahası içinde yapılacak uygulamalarda görüş alınacak birim "İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı vb." olarak belirtilmesine rağmen plan açıklama raporunda yer alan aynı plan notunda görüş alınacak kurumun "Fen İşleri Daire Başkanlığı ve Ulaşım Daire Başkanlığı vb." olarak belirtildiği ve anılan notların birbiri ile örtüşmediği iddiası yönünden; imar planı paftası, notu ve açıklama raporuyla bir bütün olduğundan, belirtilen bu iddianın imar planının iptalini gerektirmeyeceği, diğer taraftan, Bilirkişi raporunda 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nda “ağaçlandırılacak alanlar” kullanımına ayrılan küçük bir alanın kullanımının imar planında kentsel kullanımlara açık bir alan olarak gösterilmesinin ve yine planlama alanının doğusunda yer alan ve 1/25000 ölçekli planda “büyük alan kullanımı gerektiren kamu kuruluş alanları” kullanımında kalan küçük bir alanın “konut alanı” kullanımına ayrılmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu" yolunda açıklamalarda bulunulmuş ise de, davacı tarafından bu yönüyle planın iptali gerektiği yolunda herhangi bir iddiada bulunulmadığından, konuya ilişkin görüş açıklamalarının Dairece yapılan hukuka uygunluk incelemesine dahil edilmediği, davaya konu UİP-40613 plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/1000 ölçekli İmar Uygulama İmar Planı Revizyonunun bütününün iptali istemiyle açılan davada, davacı tarafından aykırılık nedeni olarak öne sürülen hususların imar planının bütünüyle iptalini gerektirmeyeceği, bu yönleriyle davaya konu planda şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca, davaya konu uygulama imar planının dayanağını oluşturan ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararıyla kabul edilen … plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin bütününün iptali istemiyle açılan davada, dava konusu planın iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E: … K:… sayılı kararının verildiği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul ve yasaya uygun olmayan idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Konak Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararı ile değişiklikle uygun bulunarak onaylanan ve 27.08.2020-25.09.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılan Gültepe Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunun; alanda nüfusun azalmasına rağmen hangi bilimsel ve teknik gerekçelerle nüfus artışının öngörüldüğünün açıklanmadığı, nüfus artışının dayanaksız ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarına aykırı olduğu, plan notlarında plan kararlarından farklı fonksiyonların öngörülmüş olmasının mevzuata aykırı olduğu, planlama alanının dönüşümünü öngören revizyon imar planında dönüşümün nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin bir modelin önerilmediği, mevcut parsel büyüklüklerinin küçük olması nedeniyle çok küçük hisseli parsellerin oluşacağı, üst ölçekli plan kararlarına, imar mevzuatına, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan, uygulama imar planı da, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Kanunun 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu idari dava dairesi kararının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü dışında kalan kısmı yönünden inceleme yapıldığında;
Gültepe Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunun bütününün iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine dair idari dava dairesi kararının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü dışında kalan kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Temyize konu idari dava dairesi kararının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü yönünden incelendiğinde;
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı olan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararıyla kabul edilen … plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin bütününün iptali istemiyle açılan davada, dava konusu planın iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… K:… sayılı kararının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının Danıştay Altıncı Dairesinin 10.01.2024 tarihli E:2022/7660 K:2024/128 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, yargı kararıyla dava konusu planın dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin anılan kısımlar yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının anılan kısımlar yönünden iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin bölümünde isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımları yönünden davanın reddine ilişkin bölümü dışında kalan kısmının oyçokluğu ile ONANMASINA, 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planına aykırı kullanım getirilen kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin bölümünün oybirliği ile BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/01/2024 tarihinde, kesin olarak, karar verildi.
KARŞI OY(X) :Dava … Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihl, … sayılı kararı ile değişikle uygun bulunarak onaylanan … plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonunun bütününün iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilen iptal sebepleri esas alınarak dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmiş anılan karara karşı yapılana istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi idare mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar vermiştir.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı olan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararıyla kabul edilen … plan işlem numaralı Gültepe Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin bütününün iptali istemiyle açılan davada, dava konusu planın iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:… K:…. sayılı kararının temyizi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 10/01/2024 tarihli E:2022/7660 K2024/128 sayılı kararında 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin tamamının iptali gerektiği oyuyla Dairemiz kararının idari dava dairesi kararının onamaya ilişkin kısmına katılmadığımdan dolayı yargı kararıyla dava konusu planın dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve değişikliğinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla temyize konu idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemizin idari dava dairesi kararının onanmasına ilişkin kısmına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!