Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7392 E. , 2024/552 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7392
Karar No : 2024/552
DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı/…
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : 23.07.2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 3. maddesi ile 10. maddesine eklenen "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²'yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." düzenlemesinin ve 6. maddesinin "Aynı Yönetmeliğin 57'nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Herhangi bir hukuki düzenleme, amacına uygun olarak hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmeliğin amacı ise 1. maddesinde; "imar plânı bulunmayan alanlardaki yapılaşmaların fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak" olarak açıklandığı, imar yönetmeliğinin genel manada amacının, güvenli, sağlıklı, planlı ve nitelikli mimari eserler ile yüksek standartlı yapılaşma ve yaşam kalitesi yüksek yaşam alanları oluşturmak olması gerektiği, yapılan değişikliğin bu amaçtan uzak olduğu, Yönetmeliğin 57. maddesinin son cümlesi yürürlükten kaldırılarak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri için proje onay şartının ortadan kaldırıldığı, bütün yapılar için projelendirme hizmetinin söz konusu olması, projelerin ve inşasının sorumluluğunun müelliflere ait olması ve ilgili idarenin incelemesine tabi olması nedenleriyle ruhsat eki projelerine işlenmesi gerektiği, aksi durumda, proje müellifi mimar ve mühendislerin bilgisi dışında yapılabilecek uygulamalarla ilgili müellife sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, Yönetmeliğin 10. maddesinde yapılan düzenleme ile güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin etüd, proje ve inşasının sorumluluğu mimar ve mühendise yüklenirken, diğer yandan 57. maddede yapılan değişiklik ile projelerin ilgili idare onay şartının kaldırıldığı, mevcut yapılara eklenecek güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin çatılara montajı için mimar ve mühendise başvurulmasının denetiminin yapılamayacağı, bununla birlikte "sorumluluk mimar ve mühendise aittir" denilerek mimar ve mühendisin sorumlu tutulacağı, yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getireceği, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olması ve bu hususun da uzman mimar ve mühendisler tarafından hesaplanması, mimari ve statik projelerinin buna göre tadil edilmesi gerektiği, aksi halde mal ve can güvenliğini tehdit eden yıkımların ortaya çıkabileceği, dava konusu düzenlemenin 10. maddesinde etüd proje ve uygulama sorumluluğunun mimar ve mühendise ait olacağı, ancak muhtarlığa bildirilmesi gerekmeyeceği düzenlendiğinden, projesine aykırı imalatların bilinmesi ve denetlenmesinin mümkün olamayacağı, mühendislik ve mimarlık hizmetinin, sağlıklı yapılaşmadan kamu güvenliğine kadar birçok boyutu içinde barındırdırdığı, bu nedenle sorumluların tespiti bakımından, yapı belgelerinde o yapı ile ilgili tüm kişilerin imzasının aranması ve bunun kamu eliyle denetiminin yapılması gerektiği, yapının proje aşamasından kullanılır hale gelmesine kadarki süreçte mimarın bir takım yetki ve sorumlulukları bulunduğu, can ve mal güvenliğinin söz konusu olduğu yapım sürecinde ve sonrasında, görev alan mimar ve mühendislerin projelendirmediği ve/veya bunun kamu eliyle denetiminin yapılmadığı bütün imalatların kamu güvenliği ve esenliğini tehlikeye sokacağı, binalarda enerji performansı sağlanmak üzere çeşitli kurallar getirildiği, enerji kimlik belgesi bulunmayan yapılara ruhsat düzenlenmeyeceği, mimari tasarımda dikkat edilmesi gereken kurallar ile projelerdeki hatalardan proje müelliflerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, uygulama projesinin, yapı kullanım izni veren ilgili idare tarafından onaylanacağı ve uygulanmasının sağlanacağı kuralı getirildiği, dava konusu düzenlemede yukarıda anılan kuralların gözardı edildiği, ayrıca dava konusu düzenleme ile Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinin, "mevcut binalarda bu enerji sistemlerinin eklenmesi konusunda tadilat yapılması halinde projelerin idareler tarafından onaylanması gerektiği" kuralına uygun olmadığı, her ne kadar çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılması yönünde düzenleme yapılmış ise de; mimari görünüşe aykırı uygulamaları engelleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmeyerek mimarın 5846 sayılı Yasa ile korunan haklarının ihlal edilmesine yol açıldığı, mimari projelerin tadilatının eserde değişiklik sayıldığı ve 5846 sayılı kanunun 16. maddesi uyarınca eser sahibinin iznine bağlı olarak gerçekleştirilebileceği, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı, idare onayı istenmeyerek denetimi sağlanmayan bir süreçte bu ihlalin önüne geçilemeyeceği, tüm bu yönleriyle dava konusu değişikliklerin, mimarların mesleki anlamda kayıplar yaşamasına sebep olacağı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 10. maddesinin Yönetmeliğin "Genel Esaslar" bölümünde yer aldığı, Yönetmelik kapsamında işlem tesis edilecek tüm alanlar için geçerli bir hüküm olduğu ve Yönetmeliğin "Belediye Mücavir Alan Sınırları Dışında Planı Bulunmayan Köy ve Mezraların Yerleşik Alanlarında ve Kırsal Yerleşik Alanlarda Uygulanacak Esaslar"ın düzenlendiği Beşinci Bölümünde yer alan 57. maddeye taşındığından kaldırıldığı, 3194 sayılı İmar Kanununun 44. maddesi ile enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı ve ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alındığı, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 10. maddesinin 2. fıkrası kapsamında kalan ve yine bu fıkradaki şartları sağlaması koşuluyla çatılara ve parselde tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine tabi olmadığının düzenlendiği, değişiklik ile yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi amacıyla ilgili idarelerden izin alınarak yapının ihtiyacı için güneş enerji sistemleri yapılabilmesine imkan ve ayrıca tarımsal sulama amaçlı pompa sistemlerinin enerji ihtiyacının da benzer yöntemle temin edilmesinin sağlandığı, düzenleme kapsamındaki uygulamaların yapı ruhsatına tabi olmamakla birlikte; etüt ve projelerininin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi ve fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunluluğu getirildiği, etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğunun, müellifi ve fennî mesulü olan mimar ve mühendislere bırakıldığı, bu yapıların ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işleneceğinden denetimsiz bir alandan söz edilemeyeceği, proje olmaksızın ve idarenin incelemesinden geçmeksizin bir imalatın gerçekleşmeyeceği, İmar Kanununun 27. maddesine aykırılıktan da söz edilemeyeceği, İmar Kanununun yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, kanunun 44. maddesine uygun olarak enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı ve ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlendiği, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 10. maddesinde yer alan şartların sağlanmış olması koşuluyla yapının ihtiyacı için yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin ancak etüt ve projelerinin hazırlanarak idaresince incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması ve fenni mesuliyetin üstlenilmesi kaydıyla ruhsat alınmadan yapılabileceğinin düzenlendiği, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olmadığı, dava konusu madde kapsamında yapılacak uygulamalarda mimari görünüşe bağlı kalınmak şartının uyulması zorunlu kurallardan biri olduğu, düzenlemede yer alan "Ancak etüt ve projelerin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." ifadesi gereği idarelere etüt ve projeleri inceleme görevi verildiği, buna göre "mimari görünüşe aykırı olmamak" hükmü gereğinin idarelerce proje inceleme aşamasında yerine getirilmesinin zorunlu olan bir kural olduğu, yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi amacıyla ilgili idarelerden izin alınarak yapının ihtiyacı için güneş enerji sistemleri yapılabilmesine imkan tanınan dava konusu değişikliğin ileri sürüldüğü üzere 3194 sayılı İmar Kanununa, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa, Binalarda Enerji Verimliliği Yönetmeliğine, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğe aykırı olmadığı, dava konusu düzenlemenin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, 23.07.2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 3. maddesi ile 10. maddesine eklenen "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²'yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." düzenlemesinin ve 6. maddesinin "Aynı Yönetmeliğin 57'nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından, Yönetmeliğin 57. maddesinin son cümlesi yürürlükten kaldırılarak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri için proje onay şartının ortadan kaldırıldığı iddia edilmiş ise de, Yönetmeliğinin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." denmek suretiyle proje onayının ruhsat vermeye yetkili idarece yapılacağı, teknik bir eksiklik ya da fen, sağlık ve çevre şartlarına aykırılık durumunda yetkili idarece izin verilemeyeceği, dolayısıyla ana yapının proje müellifi mimar ve mühendislerin bilgisi dışında yapılan uygulamalarla ilgili ana yapının müellifine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, düzenlemede yer alan yenilenebilir enerji sistemine dair etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, proje müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere ait olduğundan anılan iddiaya itibar edilmemiştir.
Her ne kadar, "yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getireceği, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olması ve bu hususun da uzman mimar ve mühendisler tarafından hesaplanması, mimari ve statik projelerinin buna göre tadil edilmesi gerektiği, aksi halde mal ve can güvenliğini tehdit eden yıkımların ortaya çıkabileceği" ifade edilmiş ise de, yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getirmesi, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olmasına dair hususun uzman mimar ve mühendisler tarafından, yapının mimari ve statik projelerine göre, güneş kaynaklı enerji sistemine ait yapının müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislerce hesaplanacağından bu iddiaya da itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından, "güneş kaynaklı enerji sistemine ait yapının muhtarlığa bildirilmesi gerekmeyeceği düzenlendiğinden, projesine aykırı imalatların bilinmesi ve denetlenmesinin mümkün olamayacağı, mühendislik ve mimarlık hizmetinin, sağlıklı yapılaşmadan kamu güvenliğine kadar birçok boyutu içinde barındırdırdığı, bu nedenle sorumluların tespiti bakımından, yapı belgelerinde o yapı ile ilgili tüm kişilerin imzasının aranması ve bunun kamu eliyle denetiminin yapılması gerektiği" belirtilmiş ise de, Yönetmeliğinin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." ibaresi ve 57. maddeye de "yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair ilgili idare onayı alınmasından sonra, muhtarlığa bildirimde bulunulmak suretiyle yapılması şarttır." ibaresi eklendiğinden bu iddiaya da itibar edilmemiştir.
Yine davacının, "dava konusu düzenleme ile Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinin, 'mevcut binalarda bu enerji sistemlerinin eklenmesi konusunda tadilat yapılması halinde projelerin idareler tarafından onaylanması gerektiği' kuralına uygun olmadığı, her ne kadar çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılması yönünde düzenleme yapılmış ise de; mimari görünüşe aykırı uygulamaları engelleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmeyerek mimarın 5846 sayılı Yasa ile korunan haklarının ihlal edilmesine yol açıldığı, mimari projelerin tadilatının eserde değişiklik sayıldığı ve 5846 sayılı kanunun 16. maddesi uyarınca eser sahibinin iznine bağlı olarak gerçekleştirilebileceği, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı" iddiasına ilişkin olarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendine göre, ilgili idarelerin, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kuracağı, komisyonun, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkili olduğu, özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşünün aranmayacağı, özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde ise; eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişikliklerin müellifinin izni alınmaksızın yapılabileceği, bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücretinin; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemeyeceği hükmü gereğince mimari projelerde yapılacak değişikliğin 5846 sayılı kanunun 16. maddesine aykırı olduğu, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı iddiası da yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI…'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, 23.07.2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 3. maddesi ile 10. maddesine eklenen "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²'yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." düzenlemesi ile 6. maddesinin "Aynı Yönetmeliğin 57'nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 44. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, "Enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı," (d) bendinde "Ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esasların" Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, "İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez.
" hükmüne yer verilmiş; 27. maddesinde de, "Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerin sorumluluğu müellifi olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar valilikçe ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro planlarına işlenir. Bu fıkrada belirtilen projelerin, valilik onayı ve muhtarlığa bildirim şartı sağlanmadan veya projesine aykırı yapı yapıldığının muhtarca tespiti ya da öğrenilmesi halinde durum, muhtar tarafından ivedilikle valiliğe bildirilir. Köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur. Tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların denetimine yönelik fennî mesuliyet 28 inci madde hükümlerine göre mimar ve mühendislerce üstlenilir." hükmü yer almıştır.
23.07.2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 3. maddesi ile Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 10. maddesine "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." hükmü eklenmiş; Yönetmeliğin 57. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesindeki "Bu yapıların ihtiyacı için çatılarında, saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri de aynı hükümlere tabidir." düzenlemesi dava konusu işlemle yürürlükten kaldırılmıştır.
23.07.2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle Yönetmeliğinin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." ibaresi ve 57.maddeye de "yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair ilgili idare onayı alınmasından sonra, muhtarlığa bildirimde bulunulmak suretiyle yapılması şarttır." ibaresi eklenmiştir.
İncelenen davada, proje onayının ruhsat vermeye yetkili idarece yapılacağı, teknik bir eksiklik ya da fen, sağlık ve çevre şartlarına aykırılık durumunda yetkili idarece izin verilmeyeceği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde yukarıda yazılı mevzuat kurallarına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 23.07.2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 3. maddesi ile 10. maddesine "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²'yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." fıkrasının eklenmesi ile 6. maddesinin "Aynı Yönetmeliğin 57'nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesi getirilmiştir. Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 1. fıkrasının yürürlükten kaldırılan son cümlesinde "Bu yapıların ihtiyacı için çatılarında, saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri de aynı hükümlere tabidir." düzenlemesi yer almıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 44. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, "Enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından hangileri için ruhsat alınmayacağı," (d) bendinde "Ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esasların" Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, "İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez.
" hükmüne yer verilmiştir.
İmar Kanununun 27. maddesinde ise, "Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerin sorumluluğu müellifi olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar valilikçe ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro planlarına işlenir. Bu fıkrada belirtilen projelerin, valilik onayı ve muhtarlığa bildirim şartı sağlanmadan veya projesine aykırı yapı yapıldığının muhtarca tespiti ya da öğrenilmesi halinde durum, muhtar tarafından ivedilikle valiliğe bildirilir. Köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur. Tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların denetimine yönelik fennî mesuliyet 28 inci madde hükümlerine göre mimar ve mühendislerce üstlenilir." hükmü yer almaktadır.
23.07.2022 tarih ve 31901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 3. maddesi ile Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 10. maddesine "Bu yönetmelik kapsamındaki yapıların ihtiyacı için saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşüne bağlı kalınmak kaydı ile çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri ile tarımsal amaçlı sulama sistemlerinin ihtiyacı için sorumluluk alanına göre il tarım ve orman müdürlüğünden veya orman bölge müdürlüğünden uygun görüş alınmak kaydıyla betonarme temel içermeden metal konstrüksiyon ile yapılacak olan panel yüzey alan toplamı 125 m²yi ve en yüksek noktasının zemin yüzeyine uzaklığı 150 cm'yi geçmeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir." hükmü eklenmiştir.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinde, "Köy ve mezraların yerleşik alanları ve civarı ile kırsal yerleşik alanlar ve civarında yapılacak konut, tarımsal ve hayvancılık amaçlı yapılar ile müştemilat binaları yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Ancak, yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair ilgili idare onayı alınmasından sonra, muhtarlığa bildirimde bulunulmak suretiyle yapılması şarttır. Büyükşehirlerde proje onayları ilçe belediyesince yapılır. İnşa edilen yapının fen ve sağlık kurallarına uygunluğu İmar Kanununun 30 uncu maddesine göre valiliklerce belirlenir. Valilikler, talep halinde köy yerleşik alanlarında yapılacak yapılar için, yörenin geleneksel, kültürel ve mimari özelliklerine uygun olarak üretilmiş projeleri temin edebilirler.
" düzenlemesine yer verilmiştir.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesindeki "Bu yapıların ihtiyacı için çatılarında, saçak sınırlarına taşmamak ve mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri de aynı hükümlere tabidir." düzenlemesi dava konusu işlemle yürürlükten kaldırılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, Yönetmeliğin 57. maddesinin son cümlesi yürürlükten kaldırılarak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemleri için proje onay şartının ortadan kaldırıldığı iddia edilmiş ise de, Yönetmeliğinin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." denmek suretiyle proje onayının ruhsat vermeye yetkili idarece yapılacağı, teknik bir eksiklik ya da fen, sağlık ve çevre şartlarına aykırılık durumunda yetkili idarece izin verilemeyeceği, dolayısıyla ana yapının proje müellifi mimar ve mühendislerin bilgisi dışında yapılan uygulamalarla ilgili ana yapının müellifine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, düzenlemede yer alan yenilenebilir enerji sistemine dair etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, proje müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislere ait olduğundan anılan iddiaya itibar edilmemiştir.
Her ne kadar, "yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getireceği, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olması ve bu hususun da uzman mimar ve mühendisler tarafından hesaplanması, mimari ve statik projelerinin buna göre tadil edilmesi gerektiği, aksi halde mal ve can güvenliğini tehdit eden yıkımların ortaya çıkabileceği" ifade edilmiş ise de, yapıların çatısına oturtulması öngörülen güneş kaynaklı enerji sistemlerinin yapıya ekstra ağırlık ve rüzgar yükü getirmesi, enerji panellerinin yüzey alanı ile çatı yüzey alanının dengeli olmasına dair hususun uzman mimar ve mühendisler tarafından, yapının mimari ve statik projelerine göre, güneş kaynaklı enerji sistemine ait yapının müellifi ve fenni mesulü olan mimar ve mühendislerce hesaplanacağından bu iddiaya da itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından, "güneş kaynaklı enerji sistemine ait yapının muhtarlığa bildirilmesi gerekmeyeceği düzenlendiğinden, projesine aykırı imalatların bilinmesi ve denetlenmesinin mümkün olamayacağı, mühendislik ve mimarlık hizmetinin, sağlıklı yapılaşmadan kamu güvenliğine kadar birçok boyutu içinde barındırdırdığı, bu nedenle sorumluların tespiti bakımından, yapı belgelerinde o yapı ile ilgili tüm kişilerin imzasının aranması ve bunun kamu eliyle denetiminin yapılması gerektiği" belirtilmiş ise de, Yönetmeliğinin 10. maddesine "etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur." ibaresi ve 57. maddeye de "yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair ilgili idare onayı alınmasından sonra, muhtarlığa bildirimde bulunulmak suretiyle yapılması şarttır." ibaresi eklendiğinden bu iddiaya da itibar edilmemiştir.
Yine davacının, "dava konusu düzenleme ile Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinin, 'mevcut binalarda bu enerji sistemlerinin eklenmesi konusunda tadilat yapılması halinde projelerin idareler tarafından onaylanması gerektiği' kuralına uygun olmadığı, her ne kadar çatıya oturtulmak suretiyle yapılacak güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin mimari görünüşe bağlı kalınmak kaydı ile yapılması yönünde düzenleme yapılmış ise de; mimari görünüşe aykırı uygulamaları engelleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmeyerek mimarın 5846 sayılı Yasa ile korunan haklarının ihlal edilmesine yol açıldığı, mimari projelerin tadilatının eserde değişiklik sayıldığı ve 5846 sayılı kanunun 16. maddesi uyarınca eser sahibinin iznine bağlı olarak gerçekleştirilebileceği, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı" iddiasına ilişkin olarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendine göre, ilgili idarelerin, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kuracağı, komisyonun, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkili olduğu, özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşünün aranmayacağı, özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde ise; eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişikliklerin müellifinin izni alınmaksızın yapılabileceği, bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücretinin; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemeyeceği hükmü gereğince mimari projelerde yapılacak değişikliğin 5846 sayılı kanunun 16. maddesine aykırı olduğu, projesi ile yapı ruhsatı alınan mimarın tadilat projesinin başka kişiler tarafından hazırlanması ya da hiç proje tadilatı yapılmadan çatıya panellerin montajının yapılması halinde hak ihlalinin söz konusu olacağı iddiası da yerinde bulunmamıştır.
Bu çerçevede, dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!