WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/7117 E.  ,  2023/6821 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7117
Karar No : 2023/6821

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

İSTEMİN ÖZETİ : Adana İli, Yüreğir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve plan notları ile anılan plan değişikliğine karşı yapılan itirazın reddine dair Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddi yolunda ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 25/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)KARŞI OY :Dava, Adana İli, Yüreğir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve plan notları ile anılan plan değişikliğine karşı yapılan itirazın reddine dair Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması aranmaktadır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru ve güncel olmalıdır. Başka bir anlatımla, iptal davasında dava ehliyetinin varlığından söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
İdari bir karar münhasıran davacıyı etkileyebileceği gibi, uyuşmazlığın niteliğine göre vatandaş veya belde sakini sıfatıyla da iptal davası açılabilmesinin hukuken olanaklı olduğu açıktır.
Nitekim çevre ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, Mahkemece yapılan değerlendirmede uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile kullanım şekli ticaret + konut alanından kamu hizmet alanına dönüştürüldüğü, taşınmazın mülkiyetinin A.B.D Adana Başkonsolosluğu'na ait olduğu, imar planlarına karşı bazı şartların gerçekleşmesi durumunda hemşehrilik sıfatı ile dava açılabilmekte ise de, davacının taşınmazlarla hemşehrilik sıfatı nedeniyle kurulabilecek olan menfaat ilişkisinin yetersiz olduğu, ayrıca dava konusu işlemle taşınmazın kullanım şeklinde yapılan değişikliğin kentte yaşayanların yararına olduğu, taşınmaz kendisine ait olmayan ve taşınmazın yakınında herhangi bir taşınmazı da bulunmayan davacının dava konusu plan değişikliği kararına ve plan notlarına karşı dava açmakta meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş, bu karar karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Ancak davacının dava dilekçesindeki iddiaları incelendiğinde; davacının vekaletnamede yer alan adresinin uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alana yakın bir konumda olduğu, A.B.D Adana Başkonsolosluğu'na ait taşınmaza getirilen kullanım kararının parselin çevresindeki alanın gelecekteki planlamasında etkili olacağı, zira aşılamaz güvenlik bariyeri ve istinat duvarı ile halkın erişimine açık olmayan bir kamu hizmeti alanı olacağı, konsolosluk binasına kamu hizmeti statüsü verilmesinin uygun olmadığı, plan değişikliğinin plan ana kararlarını bozucu nitelikte olduğu, kamu yararı bulunmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca gerekli araştırma, analiz yapılmadığı, plan açıklama raporu bulunmadığı, plan notunun ise Adana Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğine atıf yapılmadan düzenlendiği iddia ve itirazlarında bulunarak dava konusu imar planı ile plan notunun iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Söz konusu uyuşmazlığın mahiyeti ve davacının iddiaları incelendiğinde, taşınmazın kamu hizmet alanına dönüştürüldüğü dikkate alındığında, dava konusu planlama bölgesi için önemli bir kullanım kararı oluşturulduğu, bu nedenle davanın kamu yararını yakından ilgilendirdiğinin ve davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.