Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6542 E. , 2024/1852 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6542
Karar No : 2024/1852
DAVACI : ...
DAVALILAR : 1- ... /...
2- ... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Aydın ili, Didim ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazda yapısı ve bu yapı nedeniyle yapı kayıt belgesi bulunan davacı tarafından, taşınmazın bulunduğu alanın Aydın - Didim Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak belirlenmesine ilişkin 22/10/2004 tarih ve 8328 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile taşınmazın bulunduğu alanda 09/03/2011 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanan Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi, turizm merkezi taraması alanında kaldığı, turizm bölgesi ilan edilen alan sınırları içerisinde orman alanlarının bulunduğu, 1. derece doğal sit alanlarının dahi yapılaşmaya açılabileceği, dava konusu planının mevzuata, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davaya konu taşınmazın bulunduğu alanın Bakanlar Kurulu kararı ile kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak ilanı edildiği ve kültür ve turizm bölgesi olarak değerlendirilmesinin Turizmi Teşvik Kanunu ve imar mevzuatına uygun olduğu alana ilişkin 09/03/2011 tarihinde onaylanan Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı sonrasında herhangi bir yeni düzenleme yapılmadığı, davanın süresinde açılmadığı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu taşınmaz 09/03/2011 tarihinde onaylanan Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi/ turizm merkezi taraması olan alan sınırlarında kalmakta olup leke plan niteliğinde olan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) gözönünde bulundurulduğunda, parsel bazında kullanım kararlarının üretilmesi mümkün olmadığı gibi kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde ve turizm merkezlerinde bu planla yeni kullanım kararı getirilmediğinden dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Mülkiyeti Hazineye ait olan Aydın ili, Didim ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazda yapısı ve bu yapı nedeniyle yapı kayıt belgesi bulunan davacı tarafından, taşınmazın bulunduğu alanın Aydın Didim Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak belirlenmesine ilişkin 22.10.2004 tarih ve 8328 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile taşınmazın bulunduğu alanda 09.03.2011 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın Muğla Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada, 22.10.2004 tarihli işleme ilişkin Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararıyla onanarak kesinleşmesi üzerine, 1/100.000 ölçekli plana yönelik uyuşmazlığın esası incelenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olmaları nedeniyle iptalleri istemiyle, menfaatleri ihlâl edilenler tarafından dava açılabileceği, 14. maddesinde, dava dilekçelerinin, dava açma ehliyetinin de yer aldığı bazı hususlara yönelik olarak inceleneceği, 15. maddesinde, ehliyetli olmayan kişi tarafından açılması halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının, davaya konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olmadığı, Hazineye ait anılan taşınmazı işgal ederek yaptığı yapı nedeniyle, anılan yapıyı kullanmasına izin verilmesine ilişkin 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesine sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda taşınmazın maliki olmayan, sadece taşınmaz üzerindeki yapıyı kullanma izni olan davacının, taşınmaza ilişkin 1/100.000 ölçekli plana yönelik hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı, bu nedenle de dava açma ehliyetinin olmadığı sonucuna varıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Esasa gelince:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde, "Çevre düzeni planı; varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." hükmü yer almıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına, 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." kuralına, 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralına, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralına, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan kurallara göre hazırlanan çevre düzeni planıyla, genel ilke olarak fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır. Kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek anılan planın oluşturulması gerekmektedir.
Bölgesel olan ve genel arazi kullanım kararları getiren çevre düzeni planları, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararlarıdır. Dolayısıyla çevre düzeni planı kararına dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarının, leke niteliğinde olan anılan plandan farklılık arz ettiği tabidir.
Öte yandan dava konusu Aydın Muğla Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, plan notlarının 4.56. sayılı maddesinde, "Kültür Ve Turizm Koruma Ve Gelişim Bölgeleri: Tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve planlı gelişmeyi sağlamak amacıyla değerlendirmek üzere, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu Uyarınca, Sınırları Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit ve ilan edilen bölgelerdir." plan notu, 4.57. sayılı maddesinde, "Turizm Merkezleri: Kültür Ve Turizm Koruma Ve Gelişim Bölgeleri İçinde veya dışında, öncelikle geliştirilmesi öngörülen; yeri, mevki ve sınırları 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu Uyarınca, Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın önerisi ve bakanlar kurulu kararıyla tespit ve ilan edilen, turizm hareketleri ve faaliyetleri yönünden önem taşıyan yerler veya bölümlerdir." plan notu yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, taşınmazın, Kültür ve Turizm Bakanlığının 28.02.2020 tarihli, ve 04-02 sayılı oluru ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında günübirlik tesis alanı ve otel alanı olarak belirlenmesi üzerine, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planın iptali istemiyle, bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Kültür ve Turizm Bakanlığının 28.02.2020 tarihli kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında, günübirlik tesis alanı ve otel alanında kalan davaya konu taşınmazın, anılan planlarda belirlenen işlevlerinin, ölçeği ve leke plan olma niteliği gözönünde bulundurulduğunda, 09.03.2011 tarihinde onaylanan Aydın Muğla Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi/ turizm merkezi taraması olan alan sınırlarında kalmasından kaynaklanmadığı sonucuna varılmaktadır. Nitekim çevre düzeni planında parsel bazında kullanım kararları üretilmesi mümkün olmadığı gibi yukarıda aktarılan plan notlarında da bu alanlarda yeni bir kullanım kararının önerilmediği görülmektedir.
Bu durumda dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2021/3614, K:2021/10278 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/04/2022 tarihli, E:2022/141 K:2022/1334 sayılı kararıyla 22/10/2004 tarih ve 8328 sayılı Bakanlar Kurulu kararı yönünden onanmasına, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı yönünden ise bozulmasına karar verilmesi üzerine planın dayanağı olarak görülen bozma kararına uyularak ve bu kararla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Mülkiyeti Hazineye ait olan Aydın ili, Didim ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazda yapısı ve bu yapı nedeniyle yapı kayıt belgesi bulunan davacı tarafından, taşınmazın bulunduğu alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 28/02/2020 tarih ve 04-02 sayılı oluru üzerine 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının onaylandığı ve bu planların 12/06/2020 tarihinde askıya çıkarıldığı, askı süresi içerisinde planlara itiraz edildiği ve yapılan itirazların zımnen reddi üzerine Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle 06.11.2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5.maddesinde, "Çevre düzeni planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." şeklinde tanımlanmıştır.
10/07/2018 tarihli, 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasında; "a) Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak. (...) c) Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak." Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, Aydın ili, Didim ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin 28/02/2020 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli revizyon revizyon nazım ve uygulama imar planlarının askı sürecinde davacı tarafından yapılan itirazın zımnen reddi üzerine, bu planların üst ölçekli planı niteliğinde olan 09/03/2011 onay tarihli Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmektedir.
Dava konusu Aydın- Muğla -Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, plan notlarının 4.56. sayılı maddesinde; "Kültür Ve Turizm Koruma Ve Gelişim Bölgeleri: Tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve planlı gelişmeyi sağlamak amacıyla değerlendirmek üzere, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu Uyarınca, Sınırları Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit ve ilan edilen bölgelerdir." hükmü, 4.57. sayılı maddesinde; "Turizm Merkezleri: Kültür Ve Turizm Koruma Ve Gelişim Bölgeleri İçinde veya dışında, öncelikle geliştirilmesi öngörülen; yeri, mevki ve sınırları 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu Uyarınca, Kültür Ve Turizm Bakanlığı’nın önerisi ve bakanlar kurulu kararıyla tespit ve ilan edilen, turizm hareketleri ve faaliyetleri yönünden önem taşıyan yerler veya bölümlerdir." hükümleri yer almaktadır.
Çevre düzeni planı kararlarının, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.
Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım değildir. Fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Diğer bir deyişle, kentsel gelişme; hem mekânsal, hem de mekânsal olmayan (mekânda dolaylı olarak etkileri olan sosyal / kültürel / ekonomik / yerel örgütsel) etmenler çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu yaklaşımda, çeşitli karar vericilerin birbirleriyle ve diğer yerel paydaşlarla ilişkilerinin eşgüdümünün sağlanması (yani yerel örgütlenme) önemli bir strateji alanıdır.
Yukarıda belirtilen hususlar ışığında, çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Dolayısıyla, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği kuşkusuzdur.
Çevre düzeni planlarının leke plan olmaları nedeniyle uygulama imar planları gibi değerlendirilmeyeceği gerektiğinde şüphe bulunmamaktadır. Nitekim 3194 sayılı Kanunun 8. maddesinin (f) bendi uyarınca kentsel asgari standartların, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebileceği, uygulamaya ilişkin kararların yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti hazineye ait olan Aydın ili, Didim ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazda yapısı ve bu yapı nedeniyle yapı kayıt belgesi bulunan davacı tarafından, taşınmazın Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 28/02/2020 tarih ve 04-02 sayılı oluru ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında günübirlik tesis alanı ve otel alanı olarak belirlenmesi üzerine dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planın iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu taşınmaz 09/03/2011 tarihinde onaylanan Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi/ turizm merkezi taraması olan alan sınırlarında kalmakta olup söz konusu alanlar özel kanunlara göre sınırları tespit edilmiş alanlar olduğundan dava konusu plana söz konusu yasal statülü alanın işlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, alanın Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca belirlendiği, leke plan niteliğinde olan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) gözönünde bulundurulduğunda, parsel bazında kullanım kararlarının üretilmesi mümkün olmadığı gibi yukarıda aktarılan ilgili plan notlarına göre kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde ve turizm merkezlerinde bu planla yeni kullanım kararı getirilmediği, bu alanlarda resmi kurumlarca verilmiş olan plana altlık teşkil eden kurum görüşleri ve yetkili idarelerce onaylı imar planları geçerli olduğundan dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, (kısmen bozulan önceki daire kararında da hükmedilmiş olması nedeniyle tahsil ve ödemede mükerrerliğe sebep olmamak üzere)
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!