Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6483 E. , 2023/7141 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6483
Karar No : 2023/7141
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van ili, Edremit ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu uyuşmazlıkta belirlenen düzenleme ortaklık payının doğru hesaplandığı ve mevzuatta belirtilen amaçlara tahsis edildiği, imar parsellerinin kök parselin bulunduğu alandan verildiği, eş değerlik hususunun sağlandığı belirtilerek parselasyon işleminin şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kadastral parselleri üzerinde 3 katlı yapıları bulunduğu, anılan yapının bulunduğu alanda oluşturulan imar parselinin üçüncü kişilere tahsis edildiği, bilirkişi raporunda ve itiraza rağmen Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığı, yapılarının olduğu yerden imar parseli tahsis edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
19 Ekim 2016 tarihli, 29862 sayılı Resmi Gazete'e yayımlanan 2016/9301 sayılı karar ile; 2011 yılında Van İlinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle, güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir yeni yerleşim yerleri oluşturarak şehrin marka değerini arttırmak, gelişmesine katkı sağlamak ve oluşturulacak yeni yerleşim yerinde kamu yatırımlarının gerçekleşmesini sağlamak amacıyla, Van ili sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 6000 hektarlık alanda imar planları ile her türlü arazi ve arsa düzenlemelerini yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya; mülga 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. ve 7. maddelerine göre 3 yıl süreyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kılınmış, sonrasında 16 Ekim 2019 tarihli, 30920 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/1662 sayılı karar ile 3 yıl olan Bakanlık yetkisi 4 yıl olarak yinelenmiş, bu kapsamda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 6000 hektarlık alanda 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları Elmalık, Kuzey Edremit ve İpekyolu etapları olarak 3 ayrı etap halinde onaylanmış, Van Çevre Yolu projesi kapsamında çevre yolunun imar planı sınırları içinde kalan alanlarının düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisinden karşılanması kararlaştırılmış ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilk olarak ... tarihli, ... sayılı işlem ile alanda parselasyon işlemi onaylanmış, anılan parselasyon işlemine karşı açılan muhtelif davalarda iptal kararları verilmesi üzerine ... tarihli, ... sayılı işlem ile dava konusu parselasyon işlemi onaylanmış ve düzenleme sahasında hesaplanan DOP oranı %45 olarak belirlenmiştir.
Davacıların hissedar olduğu kadastral parselin üzerinde davacıların ikamet ettiği 3 katlı yapıları bulunmakta olup anılan yapılara yönelik 25.12.2018 tarihinde yapı kayıt belgesi düzenlenmiş, kadastal parselin bir kısmı düzenleme sahası içine alınmış, ayırma çapı sonrası 2063 m2 lik ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda DOP kesintisi yapıldıktan sonra hissedarların kalan 1135 m2 lik hak edişlerinin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza dağıtılması üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Parselasyon planlarının hazırlanması" "başlıklı 18. maddesinin 12. fıkrasında, " Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
22/02/2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin "Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları" başlıklı 17. maddesinde; "(1) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır. b) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. c) İmar plânı ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların, asgari parsel büyüklüğünü sağlaması kaydıyla, tam ve hissesiz bir imar parseline denk gelmesi sağlanır. Asgari parsel büyüklüğünün sağlanamaması halinde, 16 ncı maddede belirtilen hükümlere göre tahsis ve bedele dönüştürme işlemleri yapılabilir. ç) Kamu yatırımlarının yürütülmesi amacıyla, kamu kurumlarına ait taşınmazdaki hisseler müstakil bir imar parselinde toplanabilir. d) Düzenleme sahasında kalan hisseli arazi ve arsalar, hisse sahiplerinin muvafakatı halinde veya ilgili idarece arazideki fiili kullanım durumunun tespit edilmesi halinde muvafakat aranmaksızın; imar planında aksine bir hüküm yoksa imar mevzuatında belirtilen asgari parsel büyüklüğünü sağlamak kaydıyla müstakil hale getirilebilir. İlgili idarece fiili durumun oluştuğuna dair mahallinde yapılan tespit, özel parselasyon krokileri, emlak vergisi kayıtları, belediyesince hazırlanmış çap ve benzeri diğer belgelerin değerlendirilmesiyle hazırlanan ve imza altına alınan tutanak belediyesinde belediye başkanınca, diğer yerlerde ilgili birim amirince onaylanır. Bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi durumunda, müstakil parseller oluşturulabilir. e) Taşınmaz sahibine tahsis edilen miktarın asgari imar parsel alanından küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi halinde, bu miktar mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilir. f) İmar planına ve mevzuatına uygun olması kaydıyla arazideki mevcut yapılaşmalar dikkate alınarak imar parselleri oluşturulur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Mahkeme kararıyla iptal edilen parselasyon planları" başlıklı 37. maddesinin 2. fıkrasında, "Mahkeme kararıyla parselasyon planının, parselasyon planını onaylayan encümen kararının ya da ilgili kurum onayının iptal edilmesi halinde; geri dönüşüm işlemlerinin yapılarak parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi gerekmektedir. Ancak uygulama sahasında iptal edilen parselasyon planısonucunda oluşan imar parselleri üzerinde; ihdasen oluşan taşınmazların satışı, yapı ruhsatı, kat irtifakı, kat mülkiyeti gibi tasarruflarda bulunulması halinde, bu tasarruflar ve mahkemenin iptal gerekçeleri de dikkate alınarak geri dönüşüm işlemleri ile birlikte aynı anda yeni bir parselasyon planının yapılması zorunludur.
" kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuatın beraber değerlendirilmesinden, parselasyon işlemlerinin amacının, imar planına uygun imar parselleri oluşturularak; imar planının uygulanmasını sağlamak olduğu açıktır. Belirtilen bu amaca uygun olarak parselasyon işlemleri sırasında, teknik zorunluluklar dışında, eski parselin bulunduğu alanda imar parsellerinin oluşturulması ve bu yerde korunması mümkün yapı ya da yapılar bulunması halinde, bu yapıları koruyacak biçimde parsellerin konumlarının belirlenmesi ve ayrıca imar planı ile belirlenen yapılaşma koşullarına uygun biçimde bu parsellerin alanlarının belirlenmesi, taşınmazın alanı da dikkate alınarak, hak sahibi olan kişilere müstakil olarak imar parseli tahsisi yapılmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden uyuşmazlık konusu alan 3 etaba bölünerek parselasyon yapıldığı, davacıların parselinin bir kısmının farklı bir etapta kaldığı ve bu nedenle ayırma çapı düzenlenerek ... parsel sayılı taşınmazın 2063 m2 lik kısmının düzenlemeye girdiği, davacıların kadastral parseli üzerinde yapı kayıt belgesi düzenlenmiş üç katlı yapılarının bulunduğu ve bu yapılarda ikamet ettikleri, parselasyon işlemi ile kadastral ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 3 adet imar parseli oluşturulduğu (... ada, ... ,... ve ... parsel), yapı kayıt belgesi bulunan yapının ... ada ... parsel üzerinde kaldığı ve bu imar parselinin dava dışı üçüncü kişilere tahsis edildiği, hiçbir zorunluluk bulunmamasına rağmen davacıların ... ada ... parsel sayılı taşınmaza hisselendirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, zorunlu sebepler olmaksızın davacılara ait yapının üçüncü kişilere tahsis edilmesinin yeni hukuki sorunlara; örneğin; yapının mevcut haliyle korunmasına yönelik itirazlara neden olacağı göz önünde bulundurulduğunda bu usulde hisselendirilmenin dağıtım ilke ve esasları ile mevzuata uygun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!