WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/6196 E.  ,  2023/10195 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6196
Karar No : 2023/10195

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının Maliye Hazinesi ile birlikte hissedar olduğu Hatay İli, Defne İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının onaylanmasına ilişkin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının 01/04/2019-02/05/2019 tarihleri arasında belediye ilan tahtasına asılmak suretiyle ilan edildiği, ayrıca hoparlör vasıtasıyla da yöre halkına duyurulduğu, davacı tarafından askı süresi içerisinde söz konusu karara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, diğer şahıslar tarafından yapılan itirazların reddi üzerine son olarak 28/11/2019-30/12/2019 tarihleri arasında ilan edildiği, dava konusu plan kararının iptali istemiyle dava açılmadan önce, davalı idareye söz konusu planların onanmasına ilişkin kararın kaldırılması, geri alınması veya yeni bir plan değişikliği kararı alınması istemiyle dava açma süresini canlandırma olanağı bulunan herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, imar durum belgesi, yapı ruhsatı vs. düzenlenmesi yönünde bir başvurunun olmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, son olarak 30/12/2019 tarihinde askıdan indirilmek suretiyle kesinleşen imar planına karşı bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 08/02/2021 havale tarihli dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davacının istinaf başvurusu yönünden: istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, davalı idarenin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusu yönünden: istinafa konu Mahkeme kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği halde, davada avukatı bulunan davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, her ne kadar, davalı idare vekilince ilk aşamada Mahkemeye savunma verilmemiş ise de, Mahkemenin ilk incelemeye yönelik 29/04/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden istenilen bilgi ve belgelerin, davalı idare vekilince düzenlenen 21/05/2021 tarihli dilekçe ile Mahkemeye sunulduğu, davalı idare vekilinin hukuki yardımının karşılığı olarak, davalı idare vekili lehine tarifede yazılı vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle istinafa konu kararın bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüyle, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.275,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının Maliye Hazinesi ile birlikte hissedarı olduğu Hatay İli, Defne İlçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz için 222 sayılı Kanun gereğince tapu siciline okul yeri şerhi konulduğu, fakat şerh tarihinden bu yana taşınmaz üzerinde herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği, bu durumun davacının tasarruf yetkisini kısıtladığı, dava konusu taşınmaza komşu parseller olan …, … ve … parsel sayılı taşınmazların hazine adına kayıtlı olmasına rağmen bu parsellere 222 sayılı kanun gereği şerh konulmadığı, davaya konu taşınmaz yerine, anılan parsellere 222 sayılı Kanun gereğince şerh konulması durumunda, hem hiç kimsenin özel mülkiyet hakkına müdahale edilmeyeceği, hem de idare için gerekli olan eğitim alanının elde edileceği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/01/2021 tarihli 3. celsesinde Defne Belediyesinin müzekkereye verdiği cevap üzerine söz konusu parselin yürürlükteki imar planında "ilköğretim tesisi" olarak planlanmış olduğunun taraflarınca öğrenildiği ve davanın süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İdari Dava Dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının işin esasına ilişkin kısmının onanması, yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davaya konu taşınmazın bulunduğu alanı kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planının onaylanmasına ilişkin Hatay Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının 01/04/2019-02/05/2019 tarihleri arasında belediye ilan tahtasına asılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içerisinde söz konusu karara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, dava dışı kişiler tarafından yapılan itirazların reddi üzerine son olarak 28/11/2019-30/12/2019 tarihleri arasında ilan edildiği, davacı tarafından ise 08/02/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın esasına ilişkin kısmı yönünden;
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Yasanın 10. maddesinde, ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün (İşlem tarihinde yürürlükte bulunan "altmış" ibaresi 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Kanunun 2. maddesiyle "otuz" olarak değiştirilmiştir.) içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, ilgililerin idari davaya konu olabilecek bir işlemin tesis edilmesi istemiyle 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında her zaman idareye başvuruda bulunabileceği açık olup, plan değişikliği talebiyle yeniden yapılacak başvuru sonrası idarece tesis edilecek işlem üzerine aynı Kanunun 7. ve 10. maddesinde öngörülen süreler içerisinde planın iptali talebiyle dava açılması mümkündür.
Öte yandan, yıkım kararı, yapı ruhsatı, parselasyon, imar durum belgesi, ifraz, tevhid gibi uygulama işlemlerinin tesis edilmesi üzerine, anılan işlem ile birlikte dayanağı planların iptali talebiyle de dava açılması her zaman mümkün olup, bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olacağı açıktır.
Kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu`nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 171. maddesinin birinci fıkrasında, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip edeceği hükümlerine yer verilmiştir.
Temyiz istemine konu kararın verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi`nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinin 1. fıkrasında, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme üzerine verilen karara ilişkin dosyada, davalı idare vekilince savunma verilmediği, sadece ara kararına cevap verildiği görülmüştür.
Davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilebilmesi için usulüne uygun şekilde savunma dilekçesinin sunulması ve dava takibine ilişkin görevlerin yerine getirilmesi gerektiği, Mahkemece yapılan ilk incelemeye esas ara kararına verilen yanıtın savunma dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği ve davalı idare vekilince dava takibine ilişkin herhangi bir görevin de yerine getirilmediği açıktır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin temyize konu idari dava dairesi kararının yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle vekalet ücretine hükmedilmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının işin esasına ilişkin kısmının ONANMASINA, yargılama giderlerinden vekalet ücretine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.