Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4415 E. , 2024/1081 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4415
Karar No : 2024/1081
TEMYİZ EDEN (DAVALI İDARE): ... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Vakfı
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti hazineye ait davalı yanında müdahil ... Vakfı'na tahsisli Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... ve ... sayılı parseller ile Çankaya ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... , ... , ... , ... sayılı parselleri kapsayan alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapılan değişikliğin Ankara II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih, ... sayılı kararı doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından re'sen onaylanmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... , sayılı kararda; Danıştay'ın yerleşik içtihatlarında da yer aldığı üzere yüksek öğretime ve topluma yapacağı katkılarla kamu yararının en belirginleştiği kullanımlardan bir olan üniversite alanı oluşturulmasına yönelik dava konusu imar planlarında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırılık görülmediği gibi getirdiği işlevde de üstün kamu yaran bulunduğu anlaşılmakla yürütülecek hizmetin niteliği gereği ve hizmete uygun yapılaşma koşulları belirlenmesinde "üstün kamu yararı" ilkesinden hareketle şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, nitekim, Danıştay Altıncı Dairesinin 08.12.1999 tarih ve E:1998/3568, K:1999/6226 sayılı, 19.02.2015 tarih ve E:2012/415, K:2015/942, 28.03.2014 tarih ve E:2013/1015, K:2014/2428 sayılı kararları ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29.06.2001 tarih ve E:2001/173, K:2001/602 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; planlama bölgesinin Ankara kenti için tarihi önemi dikkate alınmaksızın, alanda yer alması öngörülen "özel üniversite alanı" kullanımının, getirilme gerekçeleri, alandaki tarihi dokuya etkisi ile trafiğe getireceği ek yüke yönelik yeterince analiz veri ve incelemeye dayanmaksızın tesis edildiği anlaşılan dava konusu imar planlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava konusu işlemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tesis edildiği görüldüğünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, davalılardan Kültür ve Turizm Bakanlığı hasım mevkiinden çıkarılarak işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Mülkiyeti hazineye ait davalı yanında müdahil ... Vakfı'na tahsisli Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... ve ... sayılı parseller ile Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... , ... , ... , ... sayılı parselleri kapsayan alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imara planında yapılan değişikliğin Ankara II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih, ... sayılı kararı doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından re'sen onaylanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın "Yükseköğretim Kurumları" başlıklı 130.maddesinde, Üniversitelerin kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları belirtildikten sonra Devlet tarafından yasayla kurulacakları öngörülmüş; Yasada gösterilen usul ve esaslara göre kazanç amacına yönelik olmamak koşuluyla Vakıflar tarafından da Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabileceği açıklanmış; Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının mali ve idari konular dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi bulunduğu kuralları yer almıştır.
Yukarıda yer alan Anayasal düzenlemeden, vakıf üniversitelerinin de yasayla kurulacakları ve kamu tüzel kişiliğine sahip bulundukları anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Yasada "Kamu yapısı" veya "Resmi Bina" tanımı yapılmamış; Ancak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin tanımlar başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ööö) bendinde; Resmi bina: Genel ve özel bütçeli idarelerle, denetleyici ve düzenleyici idarelere, il özel idaresi ve belediyelere veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kurumlara, Kanunla veya Kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesisleri, olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vakıf Üniversiteleri, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın yerleşik içtihatları uyarınca kamu tüzel kişiliğine sahip bulunmaktadır. Vakıf üniversitelerine ait bina ve tesislerin Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin tanımlar başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (ööö) bendinde tanımlanan resmi bina kapsamında olduğu açıktır. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30.5.1990 tarihli, E.1990/2, K:1990/10 sayılı kararında, Anayasa'nın 130. maddesi gereğince üniversitelerin Devlet ya da vakıflar tarafından kurulmuş olmalarına bakılmaksızın kamu tüzel kişiliğine sahip olacakları ve kamu tüzel kişiliğinin üniversitelerin zorunlu niteliklerinden, hukuksal yapılarının öğelerinden biri olduğu belirtilmiş yine Danıştay Altıncı Dairesinin 15.6.2004 tarihli, E:2003/5688 sayılı yürütme kararında ve anılan kararın itirazına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun E:2004/331 esasına kayıtlı dava dosyasında da kamu hizmeti yaptığı tartışmasız olan vakıf üniversitelerinin bu hizmeti yerine getirmekte kullandığı yapıların resmi bina olduğu kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olay yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde, kamu hizmeti yaptığı tartışmasız olan vakıf üniversitelerinin bu hizmeti yerine getirmekte kullandığı yapılarının resmi bina olduğu açıktır.
Kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla üretilmiş birer belge niteliğinde olan imar planları mevzuatta ve yargı içtihatlarında yöre halkının sağlığını ve çevreyi korumak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını, iyi yaşama düzenini, çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve şehir verilerine göre oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel fonksiyonlar arasında mevcut ve sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için varsa kadastro durumu da işlenmiş, onaylı haritaların kopyaları üzerine nazım plan ve uygulama planı olarak düzenlenip onaylanmış metinler olarak tanımlamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, üst ölçekli 2007 onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planınında merkezi iş alanı sınırında büyük kullanım gerektiren kamu alanları lejandında kalan, dava konusu işlem ile önceki 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleriyle (2008, 2016) rekreasyon alanı, zeminaltı otopark alanı, TCDD alanı (gar ve ray sahası), belediye hizmet alanı ve ibadet alanı ilan edilen taşınmazların tamamının E=1.50 ve Yükseklik ençok= 35,50 m yapılaşma koşulları ile "özel üniversite alanı" olarak tanımlandığı, uyuşmazlığa konu Maliye Hazinesine ait olan taşınmazların Türkiye Eğitim, Sağlık, Bilim ve Araştırma Vakfı'na tahsis edilmesi sonrası Ankara II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih, ... sayılı kararı doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemle geçmiş kullanımlarından farklı sayılamayacak kamusal bir fonksiyon olan üniversite alanı olarak belirlendiği ve plan notlarında özel üniversite alanında "her türlü eğitim binalarının (kreş ,anaokulu, her türlü okul, yüksekokul, üniversite vb.) özel üniversite bünyesinde sağlık uygulama araştırma merkezleri, her türlü sağlık binaları (hastane, tıp merkezi vb.), teknopark, kütüphane, müze, sergi, kongre merkezi, lojman, öğrenci yurdu, hasta ve yakınlarına hizmet edecek konaklama tesisleri, dini tesis, emsal alanının % 20'sini geçmemek şartıyla eğitim ve sağlık birimlerine hizmet verecek ticaret birimlerinin yer alabileceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanısıra özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olguların yanısıra "üstün kamu yararı" ilkesinin de gözetilmesi zorunludur.
Ülkemizin çözüm bekleyen temel sorunlarından biri olan eğitim hizmetlerinin etkin ve yaygın biçimde sunumunun önemi karşısında bu hizmetin yürütülmesine yönelik tasarrufların da "üstün kamu yararı" taşıdığı, Dairemizin süregelen kararlarındandır.
Bu itibarla uyuşmazlığın, yukarıda anılan koruma kurulu kararı doğrultusunda, dayanağı 1/25000 ölçekli nazım imar planı kararlarına da uygun olacak şekilde üniversite alanı olarak belirlenmesine ilişkin olduğunun, kabulü gerekmektedir.
Diğer taraftan, her ne kadar temyize konu bölge idare mahkemesi kararında; dava konusu imar planı değişikliği kararı ile söz konusu alanın tıp ağırlıklı eğitim ve sağlık hizmeti vermek üzere "özel üniversite alanı" olarak planlandığı, dava konusu alanı çevreleyen güzergâhın halihazırda trafik yükünün yüksek olduğu ve mevcut ulaşım sistemini ciddi ölçüde yüklediği; dava konusu plan değişikliği ile önerilen kullanımlar ve yapılaşma yoğunluğu (emsal artışı) ile alanda daha da fazla ulaşım talebi üretilerek, alandaki bu yükü mevcut sistemin de kaldıramayacağı kadar arttıracağı; bu yönüyle dava konusu plan değişikliği ile oluşacak şartların şehircilik ve planlama ilkeleri açısından altyapı olmadan ulaşım talebi üreten arazi kullanımlarının planlanmasıyla ilişkili olarak gelecekte sorunlar oluşturabileceği hususları bir iptal sebebi olarak belirtilmiş ise de, işlevin bir kamu hizmetinin yerine getirileceği "özel üniversite alanı" olarak tanımlanması nedeniyle bu işlevin yerine getirileceği yapılardaki yapılaşma koşullarının konut yapılarıyla aynı kriterlerin esas alınması suretiyle değerlendirilmesi eğitim hizmetlerinin sunumunu sınırlayacak ve anılan hizmetin üstün kamu yararı taşıdığı öngörüsüyle çelişeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Nitekim, Danıştay Altıncı Dairesinin 07.12.1999 tarih ve E:1998/2072, K:1999/6209 sayılı, 21.10.2004 tarih ve E:2004/5140, K:2004/6795 sayılı, 13.02.2024 tarih ve E:2023/2718, K:2024/841 sayılı kararları da bu yöndedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Kararın bir örneğinin hasım mevkiinden çıkarılan Kültür ve Turizm Bakanlığına tebliğine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY (X) : Temyize konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!