WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/418 E.  ,  2023/7401 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/418
Karar No : 2023/7401

TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR):1-… Bakanlığı-…
VEKİLİ :Huk. Müş. …
2-…Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2020 günlü, E:2018/1241, K:2020/8253 sayılı bozma kararına uyularak … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada …parsel sayılı taşınmaz için verilen … günlü, … sayılı imar durum belgesinde taşınmazın kısmen 10 metre genişliğinde yol olarak belirlendiğinden bahisle, anılan imar durum belgesinin ve dayanağı 25/10/2013 gününde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan revizyon ilave 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmaz için belirlenen 10 metrelik yolun, geçtiği bölge için düşünülen kentsel kullanımlar göz önüne alındığında ulaşım şeması açısından bir gereklilik olduğu, ancak yolun geçtiği arazinin oldukça eğimli ve tepelik bir alanda bulunduğu, eğimin bazı noktalarda %18'e çıktığı, bu nedenle yolun planlama biçiminin teknik açıdan uygun olmadığı, dava konusu planların şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın ortasından geçirilen 10 metrelik yolun, davacının parselinin de içinde bulunduğu alanda ve çeşitli kentsel kullanımlar ile gelişmeye açılan bölgedeki kullanımlara servis vermek amacıyla oluşturulduğu, 700 metre uzunluğundaki bu yolun, kuzeyde 12 metrelik, batı ve doğu yönünde de 10 metrelik taşıt yolları arasında kalan gelişme alanı içerisindeki kullanımlara ve dava konusu taşınmazın doğusunda planlanan özel sağlık tesisi alanına erişimi sağladığı ancak, eğimli ve tepelik bir alandan geçirilmesinin teknik açıdan sakıncalar taşıdığı, yolun çevresinde doğal karakteri korunacak alanlar ile tarımsal nitelikli araziler ve jeolojik açıdan sakıncalı alanlar bulunması nedeniyle, bu alandan geçirilmesinin koruma kullanma dengesine de zarar verdiği, ayrıca, bu yerde yapı yoğunluğunu artırıcı düzenlemeler getirilmesine, bölgenin doğal nitelikleri ile tarımsal alan özelliğine aykırı biçimde kentsel gelişim alanına dönüştürülmesine neden olacağı, dava konusu planların bu yönleriyle imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varıl dığı gerekçesiyle dava konusu planların iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun anılan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul ve yasaya aykırı olan idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdari dava dairesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca turizm merkezi sınırları içinde her tür ve ölçekte plan yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu, dava konusu imar planları yapılan alanın 28/05/2009 tarihli ve 27241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı ile “Muğla, Bodrum Yalıkavak-Gündoğan-Göltürkbükü Turizm Merkezi" ilan edilen Muğla ili Bodrum ilçesi Yalıkavak Beldesine ait sit alanları hariç 3038 hektar büyüklüğündeki alanı kapsadığı bu itibarla bu alanda plan yapma yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğundan davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca kabul edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlılık bulunmadığı temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının anılan gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Davacının maliki olduğu Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, … tarih ve … sayılı imar durum belgesinde 10 metre genişliğinde yol olarak belirlendiğinden bahisle, söz konusu imar durum belgesi ile dayanağı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 25.10.2013 tarihinde onaylanan revizyon ilave 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde; "Bakanlık, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde Bakanlıkça yapılacak alt yapı ve planlama işlemlerine esas olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarından istenilen bilgi, belge ve görüş 3 ay içinde verilir. Bu süre sonunda istenilen bilgi, belge ve görüşün verilmemesi durumunda ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça re’sen tesis edilebilir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, tahsis, kiralama, sınır ilanı ve değişikliği işlemleri ile çevresel etki yaratacak alt yapı ve üst yapı projelerinden önce Bakanlığın olumlu görüşünün alınması gereklidir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Dava devam ederken, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının 28.07.2021 tarih ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7334 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen halinde ise; "Bakanlık (Kültür ve Turizm Bakanlığı), kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan teklifleri sadece Bakanlığa sunulur. İlgili kurul, kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda Bakanlıkça incelenerek uygun görülen planlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bu planlar, Bakanlık ile mutabakat sağlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyon kararı da dahil en geç altı ay içinde sonuçlandırılır. Bu alanlarda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından plan hazırlanması veya hazırlattırılması durumunda; Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılacak onamaya esas olmak üzere Bakanlığın uygun görüşü alınır. 23/5/2019 tarihli ve 7174 sayılı Kapadokya Alanı Hakkında Kanun, 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun ve 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında kalan alanlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda öngörünüm bölgesi olarak belirlenen alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve özelleştirme kapsam ve programına alınan alanlar bu fıkra kapsamı dışındadır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri; turizm hareketleri ve faaliyetleri yönünden önem taşıyan veya doğal, tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı, korunması ve geliştirilmesinde kamu yararı bulunan yörelerde, koruma kullanma dengesi gözetilerek sektörel kalkınmanın sağlanması ve turizm sektörünün planlı ve kontrollü gelişiminin sağlanması amacıyla yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilen alanlar şeklinde; aynı fıkranın (d) bendinde ise turizm merkezleri, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri dışında kalmakla birlikte, bu bölgelerin niteliğini taşıyan, turizm hareketleri ve faaliyetleri açısından öncelikle geliştirilmesinde kamu yararı bulunan orman vasıflı olanlar dahil Hazine taşınmazları ile tescili mümkün olan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilen alanlar şeklinde tanımlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görevlerini düzenleyen 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak, Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarelerce ruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsat ve yapı kullanma izni vermek", (ğ) bendinde, "Gecekondu, kıyı alanları ve tesisleri ile niteliğinin bozulması nedeniyle orman ve mera dışına çıkarılan alanlar dâhil kentsel ve kırsal alan ve yerleşmelerde yapılacak iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamalarında idarelerce uyulacak usul ve esasları belirlemek; Bakanlıkça belirlenen finans ve ticaret merkezleri, fuar ve sergi alanları, eğlence merkezleri, şehirlerin ana giriş düzenlemeleri gibi şehirlerin marka değerini artırmaya ve şehrin gelişmesine katkı sağlayacak özel proje alanlarına dair her tür ve ölçekte etüt, harita, plan, parselasyon planı ve yapı projelerini yapmak, yaptırmak, onaylamak, kamulaştırma, ruhsat ve yapım işlerinin gerçekleştirilmesini sağlamak, yapı kullanma izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyeti kurulmasını temin etmek; 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan uygulamalara ilişkin her tür ve ölçekte etüt, harita, plan ve parselasyon planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak, ruhsat işlerini gerçekleştirmek, yapı kullanma izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyetinin kurulmasını sağlamak", (h) bendinde, "Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyeti Hazineye, kamu kurum veya kuruluşlarına veya gerçek kişilere veyahut özel hukuk tüzel kişilerine ait olan taşınmazlar üzerinde kamu veya özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan yatırımlara ilişkin olarak ilgililerince hazırlandığı veya hazırlatıldığı halde yetkili idarece üç ay içinde onaylanmayan etüt, harita, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini ilgililerinin valilikten talep etmesi ve valiliğin Bakanlığa teklifte bulunması üzerine bedeli mukabilinde yapmak, yaptırmak ve onaylamak, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek" hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Somut uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle turizm merkezi ilan edilen alanda her tür ve ölçekte plan yapma yetkisine sahip olan idarenin tespit edilmesi gerekmektedir.
İdarenin kanuniliğini düzenleyen Anayasa hükmü gereğince yetki kamu düzeninden olduğundan, kamu hukukunda bir yetkinin ancak kanunla kendisine verilen makam tarafından kullanılması esastır.
Yukarıda detaylarına yer verilen yasal düzenlemeler ve işlem tarihinden sonra yürürlükte olan haliyle 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca turizm merkezi sınırları içinde her tür ve ölçekte plan yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu açıktır.
Bu tespit ve açıklamalar doğrultusunda, somut olay incelendiğinde;
Dava konusu planlama alanı 28/05/2009 tarihli ve 27241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı ile “Muğla, Bodrum Yalıkavak-Gündoğan-Göltürkbükü Turizm Merkezi" ilan edilen Muğla ili Bodrum ilçesi Yalıkavak Beldesine ait sit alanları hariç 3038 hektar büyüklüğündeki alanı kapsamaktadır.
Davalı idare tarafından uyuşmazlık konusu imar planının işlem tarihinde yürürlükte olan 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Görevler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendine istinaden yapıldığı ileri sürülmüş ise de, anılan maddede yer alan şartların uyuşmazlık konusu plan için gerçekleşmediği açıktır.
Bu durumda yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu planlama alanının Muğla, Bodrum Yalıkavak-Gündoğan-Göltürkbükü Turizm Merkezi" ilan edilen alan sınırları dahilinde olan Yalıkavak beldesini kapsadığı, bu alanda plan yapma yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğundan davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca kabul edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki idari dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesininn … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.