Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/368 E. , 2023/7305 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/368
Karar No : 2023/7305
DAVACI : … Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …-ANKARA
2- … Bakanlığı …Başkanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :İzmir İli, Buca İlçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Gayrimenkul İşlemleri Proje Grup Başkanlığının … tarihli, …sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davalı idarenin dava konusu cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin işlemi yapma hususunda yetkisinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın bir kısmının, İmar Kanununun "Arsa ve Arazi Düzenlemesi" başlıklı 18. maddesi ve İmar Kanunun 18.maddesi Uyarınca Yapılacak Arsa ve Arazi Düzenlemesi ile ilgili Yönetmeliğin "Düzenleme Ortaklık Payından Fazla Çıkan Miktarın Sağlanması" başlıklı 32.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan hali uyarınca değerlendirilerek düzenleme ortaklık payının yasal düzeye çekilebilmesi amacıyla yol ve ilkokul alanı olarak tahsisi için muvafakat verilmesine ilişkin davacının başvurusunun reddi üzerine işlemin iptali istemiyle ... Valiliğine karşı açılan davada, işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararının …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince kaldırılarak davanın reddine yönelik verilen kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 31.03.2021 tarihli, E:2018/6560, K:2021/4857 sayılı kararı ile bozularak işlemin iptaline karar verilmesine rağmen yargı kararını uygulamaktan kaçınmak amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülerek dava konusu 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca tesis edilen ifraz ve tevhit işlemlerinin 3194 sayılı Kanunun 15. ve 16. maddesinde yer alan kısıtlamalara tabi olmaması sebebiyle, hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ :Dava konusu edilen imar cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin işlemler öncesinde , İzmir İli, Buca İlçesi, …Mahallesi, …ada,…,…,…,…,…,…,… ve … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunun 18.maddesi uyarınca yapılan …sayılı parselasyon kabul edilmiştir. Ancak, düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının yasal sınır olan %40'ın altına düşürülemediği gerekçesi ile davalı idare adına kayıtlı bulunan 624 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının İmar Kanununun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca değerlendirilmesi için gerekli muvafakatin verilmesi istemiyle yapılan başvuru İzmir Valiliğince tesis edilen …tarih ve …sayılı işlem reddedilmiştir.
Anılan işlem sonrasında,…tarih ve …sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan İzmir İli, Buca İlçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 10/01/2019 tarihli, 595 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 1/5000 nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları onaylanmıştır. Bu imar planlarında dava konusu taşınmaza ticaret, ilkokul, park, otopark ve yol fonksiyonlarının verilmesi üzerine davacı belediye tarafından imar planlarının iptali istemiyle açılan davanın reddine dair Danıştay Altıncı Dairesinin 17/02/2021 tarihli, E:2019/1369, K:2021/2015 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/06/2021 tarihli, E:2021/1692, K:2021/1312 sayılı kararında "Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan imar planlarıyla; yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamayacağı açıktır.
Aynı şekilde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, imar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde de, artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılması, diğer yetkili idarelerce yapılan imar planı değişikliklerinde olduğu gibi bir zorunluluktur. " değişik gerekçesine yer verilip onanarak kesinleşmesi üzerine dava konusu cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin işlem, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olarak gerçekleştirilmiştir.
Bu durumda, düzenleme sahasında umumi hizmetlere ayrılan miktarın düzenlemeye giren alan toplamının %40'ından fazla olması, belediyeye ait taşınmazların bu miktarı karşılamaya yetmemesi nedeniyle düzenleme ortaklık payının yasal orana düşürülmesi amacıyla kamu alanına tahsis edilmesi gerektiği gerekçesiyle muvafakat verilmesi başvurusunun reddine dair işlemin yargı kararıyla iptaline karar verilmişse de, dava konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik karara karşı herhangi bir dava açılmaması ve özelleştirilmesine dair bu kararın yasal geçerliliğini koruması, ilaveten dayanağı 1/5000 nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına karşı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından açılan davanın reddine dair kararın kesinleşmesi nedeniyle dayanağı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları doğrultusunda hazırlanan dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan, 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemlerin 3194 sayılı Kanunun 15. maddesindeki ifraz ve tevhit işlemlerinin parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabileceğine yönelik sınırlamaya, kanunun açık hükmü gereği mümkün değildir.
Bu itibarla, belirtilen hususlar doğrultusunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Gayrimenkul İşlemleri Proje Grup Başkanlığının 14.10.2021 tarihli, 17730 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ: Dava, özelleştirme kapsam ve programında bulunan İzmir ili, Buca ilçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazda, alan düzeltmesi, cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin …tarihli, E-… sayılı Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "İfraz ve tevhid" başlıklı 15. maddesinde, "İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır. İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir..." hükmü yer almıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun "Aynı Sermaye Konulması ve Hazine Taşınmazlarının Devri" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında taşınmazların devri, ifrazı, irtifak, intifa, işletme ve kira haklarının devri ve tasfiyesi ile bedelli devri zorunlu olan taşınmaz malların devrinde ve bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkacak sorunlar, İdarenin görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca çözümlenir. Bu madde kapsamında devredilmesi gereken taşınmaz malların ifrazında 3194 sayılı İmar Kanunundaki kısıtlamalar uygulanmaz." hükmüne, (D) bendinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlardan anonim şirket statüsünde olanların sermayelerindeki kamu payı %50'nin altına düşünceye, diğerlerinde özelleştirme uygulamaları sonucu devir tarihine kadar bu kuruluşlara ait taşınmazların ifraz ve tevhidine ilişkin düzenlemeler ve bu düzenlemelerin gerektirdiği işlemler İdarece yapılır. İdare tarafından, bu bentte belirtilen taşınmazların ifraz ve tevhidine ilişkin işlem sonuçlarının bildirimi üzerine, başkaca bir işleme gerek olmaksızın tescil ve terkin işlemleri ilgili tapu dairesince yerine getirilir. Tescil işlemlerinin sonuçları tapu sicil müdürlüğünce ilgili belediye ve valiliğe bildirilir. Bu bent kapsamındaki taşınmazların ifraz ve tevhidine ilişkin işlemlerde 3194 sayılı İmar Kanununun 15 ve 16 ncı maddeleri uygulanmaz." hükmüne, Kanun'un 27. maddesinde, "Bu Kanun hükümleri gereğince yapılacak özelleştirme uygulamalarına ilişkin işlemler (danışmanlık hizmet alımları ile nihai devir işlemlerine ilişkin sözleşmeler dâhil) Katma Değer vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. İdarenin taraf olduğu dava ve takiplerde, İdare her türlü harçtan muaftır. Özelleştirme uygulamalarına ilişkin idari davalar, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, bölgede yapılan parselasyon işleminde düzenleme ortaklık payının yasal sınırın üstünde çıkması nedeniyle uyuşmazlığa konu Hazine taşınmazının bir kısmının, İmar Kanununun 18. maddesi ve ilgili Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca değerlendirilmesi, düzenleme ortaklık payının yasal düzeye çekilebilmesi ve taşınmazın yol ve ilkokul alanı olarak tahsis edilmesi için muvafakat verilmesine ilişkin başvurusunun reddi üzerine, 23.03.2015 tarihli bu işlemin iptali istemiyle davacı belediye tarafından …Valiliğine karşı dava açıldığı, Mahkemece verilen iptal kararının …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 31.03.2021 tarihli, E:2018/6560, K:2021/4857 sayılı kararı ile "Düzenleme sahasında umumi hizmetlere ayrılan miktarın düzenlemeye giren alan toplamının %40'ından fazla olması, belediyeye ait taşınmazların tahsis edilmesine karşın bunun yetmemesi karşısında, Hazineye ait …ada, … parsel sayılı taşınmazın düzenleme ortaklık payı ile oluşturulması gereken yol ve ilkokul alanına isabet eden 3.607,10 m2'lik kısmının İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca imar planındaki fonksiyonu olan yol ve ilkokul olarak tahsis edilmek kaydıyla devrine muvafakat edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerekirken, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle bozulduğu, …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak istinaf isteminin reddine karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine dosyanın Danıştay Altıncı Dairesinin E:2022/235 sayısında kayıtlı olduğu, bu arada anılan yargılama devam ederken uyuşmazlığa konu Hazineye ait taşınmazın …tarihli, …sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, 10.01.2019 tarihli, 595 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının onaylandığı, bu planlarda, taşınmazın ticaret, ilkokul, park, otopark alanı ve yol olarak ayrıldığı, davacı belediye tarafından imar planlarının iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Altıncı Dairesinin 17.02.2021 tarihli, E:2019/1369, K:2021/2015 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24.06.2021 tarihli, E:2021/1692, K:2021/1312 sayılı kararıyla değişik gerekçeyle onandığı, uygulama imar planına göre de dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, yargı kararıyla 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin tesis edildiği tarihte, en fazla alınabilecek düzenleme ortaklık payı oranının %40 olması nedeniyle, uyuşmazlığa konu taşınmazın düzenleme ortaklık payının yasal orana düşürülmesi için kamu alanına tahsis edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar verilmiş ise de taşınmazın 2017 yılında özelleştirme program ve kapsamına alındığı, bu işlemin iptali istemiyle dava açılmadığı, özelleştirme kapsamına alınmasından sonra yapılan imar planlarının iptali istemiyle, davacı idare tarafından açılan davanın ise reddine karar verildiği, anılan plana göre de dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Öte yandan dava konusu işlemin yukarıda içeriği yazılı 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edildiği, bu Kanun uyarınca yapılan ifraz ve tevhit işlemlerinin 3194 sayılı Kanunun 15. ve 16. maddesinde yer alan kısıtlamalara tabi olmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Dava konusu edilen imar cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin işlemler öncesinde , İzmir İli, Buca İlçesi, …Mahallesi, …ada,…,…,…,…,…,…,… ve … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanunun 18.maddesi uyarınca yapılan ... sayılı parselasyon kabul edilmiştir. Ancak, düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının yasal sınır olan %40'ın altına düşürülemediği gerekçesi ile davalı idare adına kayıtlı bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının İmar Kanununun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca değerlendirilmesi için gerekli muvafakatin verilmesi istemiyle yapılan başvuru İzmir Valiliğince tesis edilen …tarih ve …sayılı işlem reddedilmiştir.
Anılan işlem sonrasında,… tarih ve …sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan İzmir İli, Buca İlçesi, …Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 10/01/2019 tarihli, 595 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 1/5000 nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları onaylanmıştır. Bu imar planlarında dava konusu taşınmaza ticaret, ilkokul, park, otopark ve yol fonksiyonlarının verilmesi üzerine davacı belediye tarafından imar planlarının iptali istemiyle açılan davanın reddine dair Danıştay Altıncı Dairesinin 17/02/2021 tarihli, E:2019/1369, K:2021/2015 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/06/2021 tarihli, E:2021/1692, K:2021/1312 sayılı kararıyla değişik gerekçeyle onanarak kesinleşmesi üzerine dava konusu cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin işlem, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olarak gerçekleştirilmiştir.
Bakılan dava, davalı idarenin dava konusu cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin işlemi yapma hususunda yetkisi bulunmadığı, dava konusu taşınmazın bir kısmının, İmar Kanununun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca değerlendirilerek düzenleme ortaklık payının yasal düzeye çekilebilmesi amacıyla yol ve ilkokul alanı olarak tahsisi için muvafakat verilmesine ilişkin davacının başvurusunun reddine yönelik işlemin iptali istemiyle İzmir Valiliğine karşı açılan davada, işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine yönelik …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen E:…tarih ve E:…, K:…sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E:2018/6560, K:2021/4857 sayılı kararı ile bozularak işlemin iptaline karar verilmesine rağmen yargı kararını uygulamaktan kaçınmak amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiğinden bahisle hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
03/05/1985 tarihinde kabul edilen ve 09/05/1985 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3194 sayılı İmar Kanununun Ek:3. maddesinde: "... Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanununun "İfraz ve tevhid" başlıklı 15. maddesinde, "İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır. İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir..." kuralı yer almaktadır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun "Aynı Sermaye Konulması ve Hazine Taşınmazlarının Devri" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında taşınmazların devri, ifrazı, irtifak, intifa, işletme ve kira haklarının devri ve tasfiyesi ile bedelli devri zorunlu olan taşınmaz malların devrinde ve bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkacak sorunlar, İdarenin görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca çözümlenir. Bu madde kapsamında devredilmesi gereken taşınmaz malların ifrazında 3194 sayılı İmar Kanunundaki kısıtlamalar uygulanmaz." hükmüne, (d) bendinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlardan anonim şirket statüsünde olanların sermayelerindeki kamu payı %50'nin altına düşünceye, diğerlerinde özelleştirme uygulamaları sonucu devir tarihine kadar bu kuruluşlara ait taşınmazların ifraz ve tevhidine ilişkin düzenlemeler ve bu düzenlemelerin gerektirdiği işlemler İdarece yapılır. İdare tarafından, bu bentte belirtilen taşınmazların ifraz ve tevhidine ilişkin işlem sonuçlarının bildirimi üzerine, başkaca bir işleme gerek olmaksızın tescil ve terkin işlemleri ilgili tapu dairesince yerine getirilir. Tescil işlemlerinin sonuçları tapu sicil müdürlüğünce ilgili belediye ve valiliğe bildirilir. Bu bent kapsamındaki taşınmazların ifraz ve tevhidine ilişkin işlemlerde 3194 sayılı İmar Kanununun 15 ve 16 ncı maddeleri uygulanmaz." hükmüne, Kanun'un 27. maddesinde, "Bu Kanun hükümleri gereğince yapılacak özelleştirme uygulamalarına ilişkin işlemler (danışmanlık hizmet alımları ile nihai devir işlemlerine ilişkin sözleşmeler dâhil) Katma Değer vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. İdarenin taraf olduğu dava ve takiplerde, İdare her türlü harçtan muaftır. Özelleştirme uygulamalarına ilişkin idari davalar, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, düzenleme sahasında umumi hizmetlere ayrılan miktarın düzenlemeye giren alan toplamının %40'ından fazla olması, belediyeye ait taşınmazların tahsis edilmesine karşın bunun yetmemesi karşısında, Hazineye ait 624 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın düzenleme ortaklık payı ile oluşturulması gereken yol ve ilkokul alanına isabet eden 3.607,10 m2'lik kısmının İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca imar planındaki fonksiyonu olan yol ve ilkokul olarak tahsis edilmesi amacıyla devrine muvafakat edilmesi başvurusunun reddine yönelik işlemin iptali istemiyle İzmir Valiliğine karşı açılan davada, işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine yönelik …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen E:…tarih ve E:…, K:…sayılı karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 31.03.2021 tarihli, E:2018/6560, K:2021/4857 sayılı kararı ile "...düzenleme ortaklık payı ile oluşturulması gereken yol ve ilkokul alanına isabet eden 3.607,10 m2'lik kısmının İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca imar planındaki fonksiyonu olan yol ve ilkokul olarak tahsis edilmek kaydıyla devrine muvafakat edilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozulması üzerine, bu karara uyularak istinaf isteminin reddine karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine dosya Danıştay Altıncı Dairesinin E:2022/235 sayısına kaydedilmiştir.
Hakkında özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik karar bulunan dava konusu taşınmaza yönelik 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarıyla ticaret, ilkokul, park, otopark, yol fonksiyonu verilmesi üzerine, davacı belediye tarafından imar planlarının iptali istemiyle açılan davanın reddine dair Danıştay Altıncı Dairesinin 17.02.2021 tarihli, E:2019/1369, K:2021/2015 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24.06.2021 tarihli, E:2021/1692, K:2021/1312 sayılı kararında "Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan imar planlarıyla; yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamayacağı açıktır.
Aynı şekilde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan, imar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde de, artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılması, diğer yetkili idarelerce yapılan imar planı değişikliklerinde olduğu gibi bir zorunluluktur. " değişik gerekçesine yer verilip onanarak kesinleşmesi üzerine dava konusu cins değişikliği, ifraz ve terk yapılmasına ilişkin işlem, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olarak gerçekleştirilmiştir.
Bu durumda, düzenleme sahasında umumi hizmetlere ayrılan miktarın düzenlemeye giren alan toplamının %40'ından fazla olması, belediyeye ait taşınmazların bu miktarı karşılamaya yetmemesi nedeniyle düzenleme ortaklık payının yasal orana düşürülmesi amacıyla kamu alanına tahsis edilmesi gerektiği gerekçesiyle muvafakat verilmesi başvurusunun reddine dair işlemin yargı kararıyla iptaline karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik karara karşı herhangi bir dava açılmaması ve özelleştirilmesine dair bu kararın yasal geçerliliğini koruması, ilaveten dayanağı 1/5000 nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına karşı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından açılan davanın reddine dair kararın kesinleşmesi nedeniyle dayanağı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları doğrultusunda hazırlanan dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan, 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemlerin 3194 sayılı Kanunun 15. maddesindeki ifraz ve tevhit işlemlerinin parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabileceğine yönelik sınırlamaya tabi olması, kanunun açık hükmü gereği mümkün değildir.
Bu itibarla, belirtilen hususlar doğrultusunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Gayrimenkul İşlemleri Proje Grup Başkanlığının …tarihli, …sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Gayrimenkul İşlemleri Proje Grup Başkanlığının …tarihli, …sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!