WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/2639 E.  ,  2023/7162 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2639
Karar No : 2023/7162

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … 2- …
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVACILAR : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın ili, Nazilli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen … günlü, …sayılı imar durum belgesi ile dayanağı olan 1/1000 ölçekli ilave revizyon uygulama imar planının kabulüne ilişkin Nazilli Belediye Meclisinin … günlü, …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile; dava konusu taşınmazın konut alanı olarak belirlenmesi ve bitişik nizam 3 kat yapılaşma koşulu verilmesinin, işlemin dayanağı olan ilave revizyon nazım imar planına uygun olduğu ancak, taşınmazın doğu cephesinde ön bahçe mesafesi, batı cephesinde arka bahçe mesafesinin öngörülmediği, yine bitişik nizam 3 kat olan yapılaşma koşulunun bir gereklilik olduğu ancak planda öngörülen olan 10 metre genişlikteki yaya yolunun güzergahı ve yaya yolu niteliğinin alanda oluşan ihtiyaçları karşılamadığı, planda … sayılı imar adasının doğusunda öngörülmüş olan E:2,15 Hmax:10 kat yapı nizamının plan bütünlüğüne ve planlamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu haliyle dava konusu ilave revizyon uygulama imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, bu plana dayanılarak düzenlenen imar durum belgesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırılmasına; komşu parselin imar planındaki tahsis amacı ile yapılaşma koşullarını gösteren imar durum belgesinin taşınmazın maliki olmayan davacılar açısından hak ve sorumluluk doğurmayacağı, davaya konu … tarihli ve … sayılı işlem ile davacıların meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle iptaline yönelik istem bakımından davanın bu kısmı yönünden reddine; 1/1000 ölçekli ilave revizyon uygulama imar planının kabulüne ilişkin Nazilli Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı kararı yönünden ise; dava konusu imar planının 27.12.2013-27.01.2014 tarihleri arasında ilan edildiği, davacıların ilan süresinde herhangi bir itirazının bulunmadığı; 1/1000 ölçekli plan değişikliğine dair karara karşı son ilan tarihi olan 27.01.2014 tarihinden itibare 60 günlük yasal idari dava açma süresi içerisinde açılması gerekli iken, bu süreler geçirildikten çok sonra 31.07.2019 tarihinde açılan davanın süreaşımı nedeni ile incelenemeyeceği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1/1000 ölçekli ilave revizyon uygulama imar planının iptali istemi bakımından; planın düzenleyici işlem niteliğinde olduğu ve bu düzenleyici işleme dayanılarak dava konusu taşınmaz üzerinde yapı yapılması için davalı belediye tarafından yapı ruhsatı düzenlendiği, yapı ruhsatı verilmesinin uygulama işlemi mahiyetinde olduğu, ilan edilen bir düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin, söz konusu düzenleyici işleme veya uygulanan işleme ya da her ikisine birden dava açabileceğinden davanın süresinde olduğu; imar durum belgesi bakımından ise; idari işlemin davacıların komşuluk hakkının ihlal edilmesine neden olduğu, zira bu idari işlem ile gerekli ve yeterli bahçe mesafesi verilmediği, uygulama neticesinde davacıların maliki oldukları evlerin güneş ışığı, havalandırma gibi temel ve insani ihtiyaçlarının zarar göreceği dolayısıyla menfaatlerinin ihlal edildiği; ayrıca davacılar tarafından … İdare Mahkemesi nezdinde E…. Esas sayılı dosyasında, taşınmazda yapı yapılması hususunda Nazilli Belediye Başkanlığı tarafından verilen … tarih ve …sayılı yapı ruhsatının iptali için açılan davada mahkemesince mevzuatta belirtilen çekme mesafelerine uyulmaksızın düzenlenen yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile yapı ruhsatın iptaline karar verildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacıların maliki olduğu Aydın İli, Nazilli İlçesi, … Mahallesi, … ada ve … parsel sayılı taşınmazın komşuluğunda bulunan dava konusu Aydın İli, Nazilli İlçesi, … Mahallesi, … ada, …parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 27.12.2013-27.01.2014 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı değişikliğine davacılar tarafından askı süresi içinde itiraz edilmediği, devam eden süreçte, taşınmaz için … günlü, …sayılı imar durum belgesinin düzenlenmesi üzerine, davaya konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun onaylanmasına dair Nazilli Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile bu imar planına dayanılarak düzenlenen … tarih ve … sayılı imar durum belgesinin iptali istemi ile görülmekte olan davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) fıkrasında; idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde; dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, 2/a fıkrasında; bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirim yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında ise; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.
Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne;
"Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. Maddesinin işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle; " İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.
Bakılan her uyuşmazlıkta, idari işlem ile dava açan kişi arasında olması öngörülen sübjektif ehliyet koşulunun varlığı için aranılan menfaat ihlalinin, kişisel, meşru ve güncel olması gerekmekte olup bu ölçütler ekseninde subjektif menfaat ihlalinin bakılan uyuşmazlıkta var olup olmadığını yargı mercileri değerlendirilerek takdir edilecektir.
Davaya konu olayda; davaya konu imar durum belgesi davacı adına düzenlenmemiş ve esasen davacı adına maliki olmadığı bir taşınmaz nedeniyle imar durum belgesinin düzenlenmesi de mümkün değil ise de somut uyuşmazlıkta olduğu şekilde davacıların, taşınmazının komşuluğunda bulunan taşınmaz maliki adına düzenlenen ve dayanağı olan imar planı uyarınca parselde yapılacak yapının kullanım kararının ve yapılaşma şartlarını belirten imar durumu ile herhangi menfaat bağının bulunmadığı düşünülenemez. Kaldı ki dava devam ederken davaya konu taşınmaza ilişkin olarak Nazilli Belediye Başkanlığı tarafından bu kez de … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, anılan ruhsatın iptali istemi ile 20/07/2020 tarihinde davacılar tarafından … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada … tarih, K:… sayılı karar ile yapı ruhsatının iptaline hükmedildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddine karar verildiği gözetildiğinde, dava konusu işlem ile davacılar arasında aranılan sübjektif ehliyet koşulunun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Diğer taraftan imar planlarına karşı 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itbariyle 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari yargı yerlerinde iptal davası açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği; ancak bu süreler içerisinde imar planına karşı dava açılmamış olması halinde, imar planının uygulamaya konulması ile birlikte tesis edilecek parselasyon, kamulaştırma, ruhsat, imar durumu belgesi verilmesi gibi uygulama işlemi üzerine uygulanan işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin dava açma süresine tabi olduğu kabul edilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 27.12.2013-27.01.2014 tarih aralığında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacılar tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmediği, devam eden süreçte, taşınmaz için … günlü, … sayılı imar durum belgesinin düzenlendiği, bakılmakta olan davanın ise imar durum belgesinin öğrenilmesi üzerine 31/07/2019 tarihinde açıldığı, anlaşılmıştır.
Bu durumda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre uyuşmazlık konusu taşınmaz için düzenlenen imar durum belgesine karşı davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu, uygulama işlemi niteliğinde bulunan işlem üzerine dayanağı olan düzenleyici işlem mahiyetindeki imar planlarının da İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca iptalinin istenilebileceği açık olduğundan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı açılan iş bu davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması, davanın kısmen ehliyet yönünden, kısmen de süre aşımı yönünden reddi yolundaki kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen ehliyet yönünden, kısmen de süre aşımı yönünden reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davanın ehliyet yönünden reddine yönelik kısmı bakımından oy çokluğuyla, süre aşımı yönünden reddine yönelik kısmı yönünden ise gerekçede oy çokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde, kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) :
İdarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal denetim yoluyla sağlanmasının en etkin araçlarından biri iptal davaları olduğundan, iptal davalarında "menfaat ihlali" olarak tanımlanan subjektif ehliyet koşulunun kişiye bağlı subjektif hak ihlallerinin giderilmesinin yanı sıra idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi kapsamında da belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ile iptali istenilen idari işlem arasında kurulabilecek bir ilişki veya ilgi, menfaat ihlali koşulunun varlığı için yeterlidir. Bu itibarla yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır.
Bu itibarla, temyize konu kararın, davanın imar durum belgesinin iptaline ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı yasanın 49. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın imar planına yönelik kısmına gelince, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 27.12.2013-27.01.2014 tarih aralığında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacılar tarafından askı süresi içinde planlara itiraz edilmemesine karşın 17.12.2018 tarihinde taşınmaz için imar durum belgesinin düzenlenmesi üzerine açılan bakılmakta olan davanın yargılamasına devam edilirken davaya konu taşınmaza ilişkin olarak Nazilli Belediye Başkanlığı tarafından bu kez de … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, davacılar tarafından anılan ruhsatın iptali istemi ile … İdare Mahkemesinde açılan davada … tarih, E:… ve K:… sayılı karar ile yapı ruhsatın iptaline hükmedildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacılar tarafından, dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen ve dava açma ehliyetleri bulunmayan imar durum belgesinin düzenlenmesi üzerine dava açılmış ise de dava devam ederken davacıların kişisel ve güncel bir menfaat bağları bulunan yapı ruhsatının düzenlenmesi, bu ruhsata karşı açılan davanın karara bağlanması karşısında, sonradan tesis edilmiş olsa bile düzenleyici işlem niteliğinde bulunan uygulama imar planının uygulama işlemi olan yapı ruhsatının tesis edildiği gözetildiğinde işin esasının incelenmesi gerekirken kararın, davanın imar planına yönelik kısmının süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyu ile kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.