WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/2223 E.  ,  2023/9488 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2223
Karar No : 2023/9488

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planına yapılan itirazın reddine ilişkin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararda; Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, … mahallesi, … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parselleri kapsayan alanda onaylanan 1/50.0000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle Mahkemenin E:… sayılı dosyasında ve Ankara ili Gölbaşı ilçesi … Köyü … Gölü mevkii … sayılı parselde bulunan taşınmazı kapsayan alanda onaylanan 1/50.0000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle yine Mahkemenin E:… esas sayılı dosyasında keşif ve bilirkişi incelemesine karar verildiği, anılan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile Mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, … mahallesi, … ada, … sayılı parsel ve … ada … sayılı parseller ile … köyü, … Gölü mevkiii … sayılı parseline ilişkin kısımlarının hukuka ve mevzuata uygun olduğu, bunun dışında kalan kısımlarının ise korunması gereken bölgelerde nüfus yoğunluğunu artırması, yapılaşmaya açılması nedenleriyle hukuka ve mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle davanın yukarıda yer verilen parselleri kapsayan kısımları yönünden reddine, bu kısımlar dışında kalan kısımları yönünden 1/50.000 ölçekli çevre düzeni plan değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davacı tarafından, temel olarak, önceki yargı kararları dikkate alınmaksızın, dava konusu çevre düzeni planıyla getirilen bazı arazi kullanım kararları ile alanın statüsüne aykırı olarak yapılaşma öngörülerek doğal yapının ve ekolojik dengenin bozulmasına yol açılacağı, bunun da çevre düzeni planının amacına uygun olmadığı iddiasıyla bakılan davanın açıldığı, bilirkişi raporunda; davanın kapsamı, yapılaşmanın öngörüldüğü bu genel arazi kullanım kararları ile sınırlandırılarak, bu nitelikte kararlar getirilmeyen fonksiyonlar ile plan notları ve diğer hususlara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, dava dilekçesindeki iddialar çerçevesinde, bilirkişi raporunda yer alan arazi kullanım kararlarına yönelik tespitlerin Dairece de benimsendiği, özel statülü bir alan olan Gölbaşı Çevre Koruma Bölgesinin korunması gereken alanlarında nüfus yoğunluğunu arttıracak ve bu yerlerin yapılaşmaya açılması sonucunu doğuracak dava konusu çevre düzeni planının arazi kullanım kararlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava dilekçesindeki iddialar doğrultusunda, dava konusu çevre düzeni planının bazı genel arazi kullanım kararları yönünden hukuka aykırı bulunduğundan, böyle bir çerçeve çizilmeksizin, davanın iki parsel yönünden reddi, diğer kısımlar yönünden ise planın iptaline yönelik mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen kararın bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi ile anılan kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : 1- Gölbaşı Mogan ve Eymir Gölü çevresinin Bakanlar Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile "Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi" olarak tespit ve ilan edildiği,
2- Alana yönelik 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının 31.08.1992 tarihinde onaylandığı,
3- Bu plana dayalı olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının 15.07.1994 tarihinde onaylandığı,
4- 31.08.1992 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının 20.09.2004 ve 24.01.2006 tarihlerinde revize edildiği,
5- Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınca 1/25.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Revizyonunun 16.05.2007 tarihinde onaylandığı,
6- Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınca 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 14.07.2008 tarihinde onaylandığı, bu plana karşı açılan davada, planın … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği,
7- 1/5000 ölçekli Taşpınar Köyü Ağaçlandıracak Alan 1. Bölge Nazım İmar Planının 10.03.2008 tarihinde ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise 15.12.2008 tarihinde onaylandığı, anılan planların ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği,
8- 1/5000 ölçekli Taşpınar (Gölbaşı) Yumrubel Tepe Ağaçlandırma Alanı (I. Bölge) Nazım İmar Planının 22.08.2008 tarihinde onaylandığı,
9- Alana yönelik 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının 01.09.2010 tarihinde onaylandığı, bu planın da ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2013 tarih ve E:2013/2355 K:2013/6035 sayılı kararı ile onandığı,
10- Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınca 07.10.2010 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi İlave Çevre Düzeni Planının ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 24/05/2016 tarih ve E:2012/2069, K:2016/3081 sayılı kararı ile onandığı,
11- 1/5000 ölçekli Taşpınar (Gölbaşı) Ağaçlandırılacak Alan 1. Bölgeye ait Nazım İmar Planının 16.03.2011 tarihinde onaylandığı, bu planın da ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2013 tarih ve E:2013/2355 K:2013/6035 sayılı kararı ile onandığı,
12- 24.02.2014 tarihinde 1/25.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planının onaylandığı ve yapılan itirazlar sonucunda … tarih ve … sayılı kararla 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin yapıldığı, bu planın da ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ve ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararları ile iptaline karar verilerek, kararların Danıştay Altıncı Dairesinin 21/02/2018 tarih ve E:2015/9430 K:2018/1431 sayılı ve 21/02/2018 tarih ve E: 2015/9454 K:2018/1430 sayılı kararları ile onandığı,
13- 1/50.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planının 18.09.2017 tarihinde onaylandığı,
14- 1/50.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin 13.03.2018 tarihinde onaylandığı,
15- 1/50.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin 16.03.2020 tarihinde onaylandığı,
16- 1/50.000 ölçekli Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planının 18.09.2017 tarihinde onaylandığı, bu planın görülmekte olan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile "bakılan davada, davacı Çankaya Belediye Başkanlığı'nca dava konusu edilen planın sadece Çankaya ilçe sınırlarını kapsayan alana yönelik açılmış olması karşısında, davacı istemini aşacak şekilde İdare Mahkemesince planın tümünün iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemekle birlikte,mahkemenin davanın esası yönünden vermiş olduğu kararın, bu aşamada istinaf incelemesi yapılmadan, usul ekonomisi ve adil yargılama hakkı açısından yargısal güvencelerin korunmasına dönük olarak kesin olarak kaldırılması gerektiği" gerekçesiyle kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2020 tarih ve E:2020/5633 K:2020/10572 sayılı kararı ile " dava konusu çevre düzeni planının tümüne karşı açılan davada, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle dava hakkında karar verilmesi gerekirken dava dosyasının mahkemesine geri gönderilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2020 tarih ve E:2020/5633, K:2020/10572 sayılı bozma kararına uyularak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesine ilişkin 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9/d maddesinde ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan, çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı toprak ve su alanlarını, biyolojik çeşitliliğin, doğal kaynakların ve bunlarla ilgili kültürel kaynakların gelecek kuşaklara ulaşmasını emniyet altına almak üzere gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla, Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak tespit ve ilân etmeye, bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plân ve projelerin hangi bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu ifade edilmiş, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 103. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde, "19/10/1989 tarihli ve 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile verilen görevleri yapmak," Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmış, 383 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Kurulmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 1'inci maddesinde; "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı 2872 sayılı Çevre Kanununun 9 uncu maddesine göre 'Özel Çevre Koruma Bölgesi' olarak ilân edilen ve edilecek alanların sahip olduğu çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak, bu alanların koruma ve kullanma esaslarını belirlemek, imar plânlarını yapmak, mevcut her ölçekteki plân ve plân kararlarını revize etmek ve re'sen onaylamak üzere Çevre Bakanlığına bağlı ve Tüzel Kişiliğe sahip Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığının kurulması ile bu Kurumun teşkilât ve görevlerine ilişkin esasları düzenlemektir.
Kurumun yönetimine ve işletilmesine dair temel ilkeler şunlardır:
a) Milletlerarası koruma sözleşmeleri ve Çevre Mevzuatı da dikkate alınarak Bölgedeki koruma ve kullanma esaslarını tesbit etmek ve yeni düzenlemeler yapmak.
b) Bölgenin bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı doğrultusunda korunması için her türlü icraatta bulunmak, araştırma ve incelemeleri yapmak ve yaptırmak, gerektiğinde tüm kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili dernekler ve milletlerarası kuruluşlarla işbirliği sağlamak." hükmüne yer verilmiş, 2. maddesinde de Bakanlar Kurulu'nca ilân edilen ve ilân edilecek "Özel Çevre Koruma Bölgeleri" hakkında ve bölgede yapılan tahsisler, verilmiş ön izinler ile mevcut her ölçekteki plân kararları konusunda bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 3. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde bu KHK'da geçen "Bölge" deyimi, "Bakanlar Kurulu tarafından kara ve deniz sınırları belirtilen Özel Çevre Koruma alanı" olarak; "Hassas Zon" deyimi ise "Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan ve Başkanlıkça düzenlenen plânlarda özel işaretlerle gösterilen; niteliğine göre tesbit edilen tedbirlerle zaman, mekan ve faaliyet türleri açısından çok kısıtlı kullanımlara izin verilen ve gerekli sayı ve nitelikte özel personel tarafından kontrol edilen doğal rezerv alanı" olarak tanımlanmış; 10. maddesinin (b) bendinde "Bölge ile ilgili her ölçekteki yeni plân ve projeyi re'sen onaylamak", Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'nın görev ve yetkileri arasında sayılmış; 19. maddesinde "Bölgede yapılacak her türlü yapı ve tesis Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde Başkanlığın iznine ve denetimine tâbidir." denildikten sonra koruma ve yapılaşma esasları belirlenmiş; bu Kanun Hükmünde Kararname'nin tatbik edildiği bölgede uygulanmayacak kanunların belirlendiği 25. maddesinde 3194 sayılı İmar Kanunu'na yer verilmemiş; 26. maddesinde diğer kanunların bu Kanun Hükmünde Kararname'ye aykırı hükümlerinin Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, "çevre düzeni planı; varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." şeklinde tanımlanmıştır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; çevre düzeni planı, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla üretilmiş birer belge niteliğinde olan imar planları mevzuatta ve yargı içtihatlarında yöre halkının sağlığını ve çevreyi korumak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını, iyi yaşama düzenini, çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve şehir verilerine göre oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel fonksiyonlar arasında mevcut ve sağlanabilecek olanlar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için varsa kadastro durumu da işlenmiş, onaylı haritaların kopyaları üzerine nazım plan ve uygulama planı olarak düzenlenip onaylanmış metinler olarak tanımlamaktadır.
İmar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esaslarının yanısıra "kamu yararı" ilkesinin de gözetilmesi zorunludur. İmar planlarında çok büyük zorunluluk olmadıkça değişiklik yapılmaması imar planı yapımı aşamasında gözetilecek önemli kriterlerden birisidir. Ancak, kamu yararının gerektirmesi halinde plan değişikliği yapılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur.
Davacı tarafından 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının öncelikle doğal ve ekolojik koruma ilkelerine, buna bağlı olarak kamu yararı ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, özel çevre koruma alanına ilişkin hazırlanan bu planın sadece sınırları itibariyle değerlendirilemeyecek nitelikte önemli bir planlama alanı olduğu, Ankara kent ve bölge bütünü içerisindeki değerleri ile ele alınması gerekli olduğundan dava konusu planın bu kapsamda plan kararları üretmediği, dava konusu plan değişikliği ile bütünüyle alanın doğal ve ekolojik değerlerini tahrip edecek plan kararları geliştirildiği, söz konusu planın şehircilik ilkeleri, kamu yararı ve planlama esasları ile bağdaşmayan nitelikler taşıdığı iddialarıyla bakılan dava açılmıştır.
Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/50.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı plan hükümlerinin 5.18.1 sayılı plan notunda "Mutlak korunma alanları niteliğindeki alanlar; bu alanlar planda yapılaşma izni verilmeden doğal karakterin korunması, devamı ve geliştirilmesi şeklinde tanımlanmış olan ağaçlandırılacak alan, doğal karakteri korunacak alan, kuş üreme alanları, sulak alan, sazlık, bataklık, orman alanı, hassas alan, habitat ve biogenetik rezerv alanı gibi koruma alanı niteliğindeki araziler kesinlikle yapılaşmaya açılamaz. Satışa ve başka bir amaçla diğer bir kamu kuruluşuna dahi tahsise, takasa, devire, kiralamaya, irtifak hakkı ve üst hakkı tesise konu edilemez.", 5.18.3. sayılı plan notunda da "Bu planda ağaçlandırılacak alan olarak tanımlı alanlar; bölge üzerinde nadir, hassas, doğallık ve biyolojik çeşitlilik açılarından özel önem arz etmesi, florada biyolojik çeşitlilik kaybına yol açmaması amacıyla istilacı ağaç türlerinin ağaçlandırmada kullanılmaması; ağaçlandırmada bölgenin coğrafi iklim şartlarına uygun yöreye has yerli türlerin kullanılması ve Bakanlığın olumlu önemli görüşü alınması koşuluyla tahsis ve kiralamaya konu edilebilir. Ancak hiçbir suretle kamu yada özel ve/veya kurumlara satışı yapılamaz. " hükümleri yer almaktadır.
... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yerinde yapılan yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu şehir ve bölge planlama alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetince düzenlenen raporunda; "Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar ile II. ve III. sınıf tarım topraklarının bazı kesimlerinde özel-bağ bahçe şeklinde bir tanımlama ile yapılaşma koşullarının verilmesi buna karşın tarımsal kullanımın devamına ilişkin bir açıklamanın plan hükümlerinde yer almaması", "Hassas alanların, tarım alanlarının ve sevgi çiçeği yayılma alanı gibi korunan alanların", "Mogan Gölü’nün yakınında ticaret gibi işlevlerin varlığı yapı ve nüfus yoğunluğunu artıracağı, Kentsel ve bölgesel etki alanına sahip olan üniversite alanlarının bu bölgede yaklaşık 7 km aralıklarla konumlanması, bölgenin doğal karakterine yapı ve nüfus yoğunluğunu çekerek zarar vereceği", "hem Mogan Gölü’nün sahip olduğu ekolojik özellikler hem de çevresindeki mutlak tarım topraklarının varlığı bu bölgenin, koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanın dava konusu planda, planlama alanı içinde Ticaret-Turizm Alanları, Depolama Alanları ve Küçük Sanat Alanları gibi yapı ve kullanım yoğunluğu çekecek işlevlerin büyük çoğunluğunun tarım toprakları üzerinde yer seçtiği", "Mogan Gölü Sulak Alanı doğu ve batı yakasında yer alan ekolojik öneme sahip, kirlenme ve bozulmaya duyarlı olan bölgelerde, yapılaşma baskısını ve araç ve insan yoğunluğunu artıracak kullanımların; dava konusu plan ile rekreasyon alanı, ticaret alanı, ticaret-turizm alanlarının, çevre düzeni planı değişikliğinde; ticari rekreasyon alanı, ticaret alanı lejantı ile yer alacağı", "içerisinde 2 tatlı su ekosistemini bulunduran Gölbaşı Özel Çevre Koruma Alanı peyzaj manzaralarına, tarım alanlarına, zengin kuş çeşitliliğine ve yaban hayatına sahiptir. Ancak dava konusu plan bölgenin kimliğiyle örtüşmeyen mevcut yapılaşmayı ve işlevleri sürdürdüğü, ek olarak bölgeye yapı ve nüfus yoğunluğunu artırıcı işlevler önerdiği" gibi değerlendirmelere yer verildiği, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu şehir ve bölge planlama alanında uzman 3 kişilik başka bir bilirkişi heyetince düzenlenen raporunda da; "özel şartlı bağ bahçe alanlarının tarımsal niteliğin korunmasından ziyade bölgede yapı ve nüfus yoğunuluğunun artmasına neden olduğu, dava konusu planda tarımsal niteliği korunacak alanlar ile II. ve III. sınıf tarım topraklarının bazı kesimlerinde özel bağ bahçe şeklinde bir tanımlama ile yapılaşma koşullarının belirlendiği buna karşın tarımsal kullanımının devamına ilişkin bir açıklamanın plan hükümlerinde yer almadığı", "doğal değerler açısından hassas olan Gölbaşı ÖÇK Bölgesinde 2014 yılından 2020 yılına kadar olan süreçte yapı ve nüfus yoğunluğunu artırıcı plan kararları alındığı," "hassas alanların, tarım alanlarının ve sevgi çiçeği yayılma alanı gibi korunak alanların yoğun olduğu batı yakasında Mogan Gölünün yakınında ticaret gibi işlevlerin yapı ve nüfus yoğunluğunu artıracağı," "hem Mogan Gölünün sahip olduğu ekolojik özellikler hem de çevresindeki mutlak tarım toprakların varlığı o bölgenin koruma kullanma dengesi gözetilmeden ticaret - turizm, depolama ve küçük sanat alanları gibi yapı ve kullanım yoğunluğunu artıracak işlevlerin verildiği," "Mogan Gölü sulak alanı doğu batı yakasında yer alan ekolojik alana sahip kirlenme ve bozulmaya duyarlı olan bölgelerde yapılaşma baskısı, araç ve insan yoğunlunun arttıracak ticaret alanı gibi fonksiyonların verildiği," yönünde tespitlere yer verilmiştir.
Bu durumda, Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/50.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının kapsadığı alanda Mogan ve Eymir Göllerinin bulunduğu, bu gölleri besleyen aküfer alanlarının yer aldığı, alanın değişik biyolojik unsurlar ve bitkisel çeşitlilik içerdiği, kendine özgü fauna ve floraya sahip olduğu ve aynı alan içerisinde Gölbaşı ilçesinin de bulunduğu hususları birlikte ele alındığında çevre düzeni planının hazırlanmasında alanın fiziki, sosyal yapısı ve arazi kullanımı konusunda alanında uzman ve üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan yeterli sayıda çevre mühendisi, ziraat mühendisi, biyolog, hidrolog ve şehir plancısından oluşan yeni bir bilirkişi kurulundan davacının iddiaları ile parsellere getirilen kullanım amacı ve yapılaşma koşullarının çevre düzeni koruma stratejilerine ve politikalarına uygun olup olmadığına dair alınacak rapor esas alınmak suretiyle alana ilişkin dosyaların bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu çevre düzeni planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve koruma ve kullanma ilkelerine uygun olup olmadığının davacı iddiaları ile birlikte incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi ile, anılan kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X) :Temyize konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.