Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1915 E. , 2024/1194 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1915
Karar No : 2024/1194
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İnşaat Taahhüt Gıda Petrol Turizm Emlak Gayrimenkul San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının (e) maddesinin iptali ile fazla tahsil edilen bedelin iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2464 sayılı Kanunun 86. maddesi gereğince yol harcamalarına katılım payının yol bakımı ve tadilatı için alındığı ve çalışma maliyetlerinin yola cephesi bulunan gayrimenkullerin vergi değerlerine göre hesaplandığı, taşınmazın maliklerinden alındığı ve mevcut yolun iyileştirilmesi halinde 15 metreyi geçen kısımlar için alınabileceğinin düzenlendiği, davaya konu işlemin dayanağı Meclis kararının 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi gereğince alınan stabilize yol teknik altyapı bedeline ilişkin olduğu, yola döşenen tüm altyapıyı (su arkları, dökülen zift, kaldırımlar) ve üstüne döşenen asfaltı kapsadığı, yol ilk yapıldığında yoldan yararlanacak yapı maliklerinden alındığı ve 2464 sayılı Kanunda öngörüldüğü üzere herhangi bir metre bazında sınırlamanın olmadığı, uyuşmazlıkta da 3194 sayılı Kanunun uygulanması gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi uyarınca tahakkuk ve tahsil edilen dava konusu stabilize yol teknik alt yapı bedelinin miktarı ve hesaplama yöntemi yönünden de mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde belirlenen koşulların bulunmaması nedeniyle teknik alt yapı bedeli alınamayacağı, şartların oluşması halinde ancak 2464 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yol harcamalarına katılım payı alınabileceği, servis yolu veya yeşil bandın bulunmasının taşınmaz malikinin kendi tasarrufunda bulunmadığı, bu durumun imar planından kaynaklandığı, bu nedenle dava konusu Meclis kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi gereğince Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunan 12 metre ve üzeri genişlikteki imar yollarına ilişkin olarak parsel cephesine isabet eden yol alanı hesabı ve stabilize yol teknik alt yapı bedeli hakkında bazı hususların Kanun ve yönetmeliklerde bulunmadığından bahisle anılan Kanun'un 23. maddesine göre tahakkuk edilen stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeline ilişkin olarak uygulamaya yönelik bir takım kurallar getirilmiş olup; anılan kararın (e) maddesinde "İmar parsellerinin cephesinde bulunan ana arter yol, yeşil bant, servis yolu vb. Unsurlarla ayrılmış ise bu parselden hem servis yolunun hem de ana yolun katılım bedelinin alınması" yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.
Davacı şirket tarafından, Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle tahakkuk ettirilen 350.915,40-TL (damga vergisi hariç) stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeli tahakkuk ettirilmiş olup; 25/12/2019 tarihinde 86.673,32-TL (damga vergisi hariç) ve 31/01/2020 tarihinde 98.481,18-TL ödenmiştir.
Davacının, stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile fazladan ödenen bedelin iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun yapı izni verilebilmesi için bu sahaların imar planı ve parselasyon planlarının yapılarak yetkili kurullarca tasdik edilmiş olması, ayrıca plan ve bölge şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapısının yapılmış olmasının şart olduğu belirtildikten sonra; ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi, teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptırılanlara veya parselleri hizasına rastlayan ve Yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25 peşin ödeyip, geri kalan %75 ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verileceği, alınan bu paraların teknik alt yapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verileceği, hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının (e) maddesinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleyici işlem tesis edebilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı incelendiğinde, stabilize yol teknik altyapı bedeli hakkında mevzuatta düzenleme bulunmayan konularda uygulamaya ilişkin hükümlere yer verildiği, bu hükümlerin genel, nesnel ve soyut kurallar niteliğinde olduğu gözetildiğinde anılan işlemin düzenleyici işlem özelliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda yer alan yolun tamamı üzerinden stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu kararda ise; uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak teknik alt yapı bedelinin hesaplanmasında uygulanan … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararının davacının taşınmazı hakkında uygulanan maddelerine yönelik açıkça bir tespite ve üst hukuk normlarına uygunluğu konusunda değerlendirmelere yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, uygulama işlemi niteliğindeki stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan düzenleyici işlem niteliğindeki 14/07/2015 tarih ve 1498 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı hakkında eksik inceleme ve değerlendirmeler sonucu karar verildiği anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Temyize konu karar, tahsil edilen stabilize yol teknik alt yapı bedelinin iadesi istemi yönünden incelendiğinde;
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasında, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış alanlarda yapı izni verilebilmesi bu alanda parselasyon işleminin ve teknik altyapının yapılmış olması şartına bağlanmış, anılan maddenin 2. fıkrasında ise istisnai olarak imar planında beldenin inkişafına ayrılmış ve parselasyonu yapılmış olmakla beraber teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25'ini peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Bu madde kapsamında, yapı ruhsatı düzenlenmesi aşamasında ruhsat talebinde bulunanlardan teknik alt yapı bedeli istenebilmesi için yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ruhsatlandırılması istenen taşınmaza ait teknik alt yapının tamamlanmamış olması gerekir.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın inkişaf alanında kalıp kalmadığı, parselasyon işleminin yapılıp yapılmadığı ve alt yapı yatırımlarının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının araştırılması suretiyle, anılan taşınmazdan 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca teknik alt yapı bedeli tahsil edilip edilemeyeceği tespit edilerek ulaşılan sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!