Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1802 E. , 2024/1193 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1802
Karar No : 2024/1193
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İnşaat Taahhüt Gıda Petrol Turizm Emlak Gayrimenkul San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali ile fazla tahsil edilen 381.004,84-TL'nin ödendiği tarihten itibaren amme alacaklarına uygulanan oranda faiziyle iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın cephelerinin iki ayrı yola isabet ettiği, bu yollardan birinin 10 metrelik servis yolu olduğu, doğu cephesinde bulunan yolun karşısında kentsel çalışma alanı kullanımında bulunan parselin karşı cephesinin ise park alanına isabet ettiği, parselin ana arterin servis yolu ve ana yol kısımlarının her ikisinden de yararlandığı dikkate alındığında, bütün bu hususların parselin ve üzerinde inşa edilen yapının değerini artıran faktörler olduğu, yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden teknik alt yapı katılım bedeli alınması hususunda belediye meclisinin yetkili olduğu, mevzuatta yapı izni verilmesinin koşulu olarak teknik alt yapı katılım bedelinin ödenmiş ya da taahhüt edilmiş olması gerektiğinin öngörüldüğü de dikkate alındığında, davacı şirket adına hesaplanan yol teknik altyapı katılım bedelinde ve dava konusu belediye meclis kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; aynı yol üzerinde bulunmakla birlikte daha önce yapılaşması tamamlanmış parsellerden yapı ruhsatı verildiği sırada alınan teknik altyapı bedelinin, sonradan yapılaşmaya giden parsellerden yapı ruhsatı alındığı sırada bölgede yapılaşmanın tamamlanmış olduğu gerekçesiyle alınmamasının eşitlik ilkesiyle de bağdaşmayacağı, bu durumda, yapı ruhsatının düzenlenmesi sırasında gayrimenkulün sahibi olan davacı şirketçe yaptırıldığı yolunda bir iddia da bulunmayan teknik altyapıdan (parsel kenarındaki yollardan) dolayı davacıdan stabilize yol teknik altyapı bedeli istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararda 3194 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 2464 sayılı Kanun'un 86. ve devamı maddelerinde yer alan emredici hükümleri dikkate alınmak yerine dava konusu belediye meclis kararında yer alan düzenlemelere göre karar verildiği, dava konusu bedelin 2464 sayılı Kanuna aykırı olarak hesaplandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi gereğince Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunan 12 metre ve üzeri genişlikteki imar yollarına ilişkin olarak parsel cephesine isabet eden yol alanı hesabı ve stabilize yol teknik alt yapı bedeli hakkında bazı hususların Kanun ve yönetmeliklerde bulunmadığından bahisle anılan Kanun'un 23. maddesine göre tahakkuk edilen stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeline ilişkin olarak uygulamaya yönelik bir takım kurallar getirilmiştir.
Davacı şirket tarafından, Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle tahakkuk ettirilen 402.711,24-TL stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeli 26/11/2019 tarihinde ödenmiştir.
Davacı tarafından, stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali ile fazla tahsil edilen 381.004,84-TL'nin ödendiği tarihten itibaren amme alacaklarına uygulanan oranda faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun yapı izni verilebilmesi için bu sahaların imar planı ve parselasyon planlarının yapılarak yetkili kurullarca tasdik edilmiş olması, ayrıca plan ve bölge şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapısının yapılmış olmasının şart olduğu belirtildikten sonra; ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi, teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptırılanlara veya parselleri hizasına rastlayan ve Yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25 peşin ödeyip, geri kalan %75 ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verileceği, alınan bu paraların teknik alt yapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verileceği, hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleyici işlem tesis edebilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dava konusu … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı incelendiğinde, stabilize yol teknik altyapı bedeli hakkında mevzuatta düzenleme bulunmayan konularda uygulamaya ilişkin hükümlere yer verildiği, bu hükümlerin genel, nesnel ve soyut kurallar niteliğinde olduğu gözetildiğinde anılan işlemin düzenleyici işlem özelliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın kuzeyinde ve doğusunda yer alan yolun tamamı üzerinden stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu kararda ise; uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak teknik alt yapı bedelinin hesaplanmasında uygulanan … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararının davacının taşınmazı hakkında uygulanan maddelerine yönelik açıkça bir tespite ve üst hukuk normlarına uygunluğu konusunda değerlendirmelere yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, uygulama işlemi niteliğindeki stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan düzenleyici işlem niteliğindeki … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı hakkında eksik inceleme ve değerlendirmelere yer verildiği anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Temyize konu karar, tahsil edilen stabilize yol teknik alt yapı bedelinin iadesi istemi yönünden incelendiğinde;
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasında, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış alanlarda yapı izni verilebilmesi bu alanda parselasyon işleminin ve teknik altyapının yapılmış olması şartına bağlanmış, anılan maddenin 2. fıkrasında ise istisnai olarak imar planında beldenin inkişafına ayrılmış ve parselasyonu yapılmış olmakla beraber teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25'ini peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Bu madde kapsamında, yapı ruhsatı düzenlenmesi aşamasında ruhsat talebinde bulunanlardan teknik alt yapı bedeli istenebilmesi için yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ruhsatlandırılması istenen taşınmaza ait teknik alt yapının tamamlanmamış olması gerekir.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın inkişaf alanında kalıp kalmadığı, parselasyon işleminin yapılıp yapılmadığı, yolların ve teknik alt yapının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının araştırılması suretiyle, anılan taşınmazdan 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca teknik alt yapı bedeli tahsil edilip edilemeyeceği sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının (b) maddesinin iptali istemiyle açılan başka bir dosyada verilen davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, Dairemizin 16/01/2024 tarih ve E:2023/7936, K:2024/345 sayılı kararıyla hukuka aykırı bulunarak bozulmuş olup İdari Dava Dairesince yeniden yapılacak tahkikat sonucu anılan düzenlemenin uyuşmazlıkta uygulandığı tespit edildiği takdirde yeniden verilecek olan kararda bu hususun da dikkate alınması gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklama ile reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!