WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/8653 E.  ,  2023/9123 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/8653
Karar No : 2023/9123

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ: Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Çukurova ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1.Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının ve plana askıda yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu nazım imar planı değişikliği ile dava konusu parselin orman alanı, park alanı ve jeolojik açıdan yasaklı alan içinde yeşil alan olarak planlandığı, taşınmazın park alanında kalan kısmı yönünden, rüzgarlı tepe mevkiinde bulunan alanda yamaç paraşütü yapıldığında alanın park alanı olarak kullanılmasının kent açısından olumlu olduğu kadar park fonksiyonunun plan bütünüyle de uyumlu olduğu, taşınmazın jeolojik alanda kalan kısmı yönünden, davaya konu nazım imar planı hazırlanırken veri olarak alınan 2013 tarihli jeolojik etüt raporuna uygun olduğu, taşınmazın orman alanında kalan kısmı yönünden ise, davaya konu planın orman kadastro haritasına uygun olarak ve ilgili kurum ve kuruluşlardan görüşler alınarak yapıldığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu parselin, zilyedi tarafından açılan tescil davası neticesinde taşınmazın tarla vasıfıyla, zilyet lehine tapuya tescil edildiği, bu kararın kesinleşmesiyle taşınmazın davacı tarafından önceki malikten satın alındığı, taşınmazın orman kadastro çalışmalarında hatalı olarak orman olarak belirlenmesi nedeniyle idareye çok sayıda başvuruda bulunularak orman sınırları dışına çıkarılmasının talep edildiği, ancak tescile ilişkin mahkeme kararı ve bilirkişi raporları depremde zayi olduğundan bilgi belge bulunamadığı belirtilerek davacının taleplerinin reddedildiği, sonrasında idare tarafından oluşturulan komisyonca yapılan 16/01/2018 tarihli incelemede, davacının haklılığının tespit edilmesine rağmen orman kadastro haritalarının düzeltilmediği ve dava konusu nazım imar planına da bu nedenle hatalı biçimde orman alanı olarak işlendiği, yeşil alanın da kaldırılması ve bu alanların konut veya ticaret olarak planlanması gerektiği, bu nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davaya konu nazım imar planına ilk askıda yapılan itirazların kısmen kabulü, kısmen reddi üzerine yeniden askıya çıkarılan nazım imar planı değişikliği üzerine süresinde açılan davada, taşınmazın park alanı ve jeolojik açıdan yasaklı alan içinde yeşil alan olarak planlanan kısmı yönünden davanın reddi yönündeki temyize konu kararın onanmasına; taşınmazın orman alanında kalan kısmı yönünden, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarında karşılanmadığı görüldüğünden uyuşmazlığın taşınmazın orman alanında kalan kısmı yönünden çözümlenebilmesi için öncelikle davacının orman kadastrosunun hatalı olduğuna ilişkin iddialarının açıklığa kavuşturulması gerektiği neticesine varıldığından kararın eksik incelemeye dayanan anılan kısmının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı davalı olarak belirlenerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adana ili, Çukurova ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmazının bulunduğu alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1.Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında, taşınmaza, orman alanı, park alanı ve jeolojik açıdan yasaklı alan içinde yeşil alan kullanımı getirilmiştir.
Anılan nazım imar planı değişikliğinin 07/06/2018-06/07/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılması üzerine davacı tarafından 26/06/2018 tarihinde, askıda yapılan itiraz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmiş ise de aynı işlem ile, askıda dava dışı şahıslar tarafından farklı parsellere ve plan notlarının bir kısmına yönelik olarak yapılan itirazların kabulüne karar verildiğinden anılan karar, kabul edilen itirazlar bakımından 26/02/2019-01/04/2019 tarihleri arasında tekrar askıya çıkarılmıştır.
Davalı idarenin, davacının itirazının reddine ilişkin cevabının davacıya tebliğ edilmesi üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı işlemlerinin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihindeki yürürlükteki halinde ise ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
İşlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan planlar olarak tanımlanmış, 8. maddesinde, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasıyla ilgili hükümlere yer verilmiştir.
Aynı Kanununun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, planların, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazların ve planların belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu, kesinleşen imar planlarının bir kopyasının, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderileceği düzenlemesi bulunmaktadır.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin, "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında; "Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir." hükmü, 6. fıkrasında; "İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır." hükmü, 7. fıkrasında; "Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, 07/06/2018-06/07/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilen dava konusu imar planlarına davacı tarafından askı tarihleri arasında 25/06/2018 tarihinde yapılan itirazın, askı süresini izleyen altmış gün içerisinde bir cevap verilmeksizin 04/09/2018 tarihinde reddedildiği, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 13/05/2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1.Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına askıda yapılan çok sayıda itirazın değerlendirildiği … tarih ve … sayılı işlem ile; davacının itirazının reddine karar verilmiş ise de dava dışı şahıslar tarafından yapılan birtakım itirazların kabul edilmesi üzerine anılan nazım imar planı değişikliğinin kabul edilen itirazlar bakımından 26/02/2019-01/04/2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı görülmektedir. Davaya konu nazım imar planı değişikliği, davacı parseli bakımından zımnen ret süresi sonunda kesinleştiğinden davalı idarenin bu sürelerden sonra tesis edilen davacının itirazının reddine ilişkin işleminin davacıya tebliğinin ya da dava dışı parsellere ilişkin olarak kabul edilen itirazlar üzerine nazım imar planı değişikliğinin yeniden askıya çıkarılmasının, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.
Bununla birlikte, taşınmaza ilişkin olarak, orman kadastro haritasında yapıldığı ileri sürülen hatanın düzeltilmesi istemiyle davacı tarafından, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında, her zaman davalı idareye başvurabileceği tabiidir.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.