Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7801 E. , 2023/6975 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7801
Karar No : 2023/6975
DAVACI : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1) …/...
2) … İdaresi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu alana ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazların değerlendirilmesine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararında imar planı değişikliklerine yönelik itirazların değerlendirilmesi ile birlikte yeni imar planlarının onayının yapıldığı, yeni bir imar planı hazırlanması ile mevcut bir imar planında değişiklik yapılmasına yönelik süreçlerin birbirinden oldukça farklı olduğu, onaylanan yeni planların askı işlemleri yapılmaksızın bu planların yürürlüğe girmesi mümkün olmadığından, dava konusu imar planlarının imar mevzuatına aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, davacının dava açmada hukuki menfaatinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı, esas, plan değişikliklerinin imar mevzuatına, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Dava, Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planlarının askıyla çıkması üzerine davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiği, anılan itirazın değerlendirildiği 09/07/2021 tarih ve 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile ise sadece itirazların reddedilmediği, alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritalar üzerine hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verildiği ve anılan kararın 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı ancak ilan ve askıya çıkarılmasına ilişkin işlemlerin tesis edilmediği görülmektedir.
Dava konusu 09/04/2021 tarih ve 3806 sayılı kararla onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planların ilanı sırasında bu kapsamda 11. madde uyarınca itiraz yolunun kapalı olduğunun belirtilmediği görüldüğünden, davacının planlara 11. madde uyarınca itiraz edebileceği açıktır. Davacı tarafından da askı süresi içinde itiraz edilmiş ve dava konusu 09/07/2021 tarih ve 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesinin yanında, alana ilişkin mevcut imar planları yargı kararıyla iptal edildiğinden 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, 09/07/2021 tarihli işlemin askı süresinde yapılan itirazların reddine yönelik olmadığı yeni bir plan onayı niteliğinde olduğu, onaylanan imar planlarının da bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken anılan planların askıya çıkarılmaması nedeniyle tüm planlama sürecinin usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği anlaşıldığından dava konusu planlama işleminin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'NUN DÜŞÜNCESİ :
Dava, Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmeleri açısından Devlete, işlemlerinde ilgili kişilere hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtme yükümlülüğü getirilmiştir.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanununun 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu hükmüne yer verilmiş, 11. maddesinde ise dava açmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesinin üst makamdan üst makam yoksa işlemi tesis eden makamdan istenilmesine izin veren idari başvuru yolu öngörülmüş, söz konusu idari başvurunun ise dava açma süresini durduracağı ve kalan sürede dava açabileceği belirtilmiştir.
İmar planlarına karşı askıda yapılan itirazın 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında bir başvuru niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Ancak nitelikleri gereği bazı idari işlemlere karşı yasalarla özel dava açma süreleri getirilmiş ve bu kapsamda, Kanunun 20/A maddesinde ivedi yargılama usulüne tabi işlemlere karşı dava açma süresinin genel dava açma süresinden farklı olarak 30 (otuz) gün olduğu ve Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla ivedi yargılama usulüne tabi işlemlerin ilgililere bildirilmesi sırasında, söz konusu işleme karşı 30 gün içinde dava açılması gerektiğinin ve dava açmadan önce 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun işlemeye başlayan dava açma süresini etkilemeyeceğinin işlemde açıkça belirtilmesi Anayasanın 40/2 maddesi uyarınca bir zorunluluktur.
3194 sayılı İmar Kanunun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinin dava konusu işlem tarihindeki halinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun Ek 3. maddesinde; "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir ve yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü öngörülmüştür.
3194 sayılı İmar Kanunun yukarıda belirtilen ek.3 maddesinde, 24.07.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle özelleştirme idaresince onaylanan planların 3194 Kanunun 8. Maddesinde yer alan ilan ve askıya dair hükümlerden muaf tutulmasını öngören hükmün, 28/12/2011 tarih ve 28156 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş olup, özelleştirme idaresince yapılan nazım ve uygulama imar planlarının da, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen kurallara göre askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanıp Cumhurbaşkanlığının 09/04/2021 tarih ve 3806 sayılı kararıyla onaylanarak, 10/04/2021 tarih ve 31450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 28/04/2021 - 28/05/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılan, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine, askı süresinde 18/05/2021 tarihinde, davacı tarafından itiraz edildiği, 09/07/2021 tarih ve 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 09/04/2021 tarih ve 3806 sayılı karar ile onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verildiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planlarının askıyla çıkması üzerine davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiği, anılan itirazın değerlendirildiği 09/07/2021 tarih ve 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile ise sadece itirazların reddedilmediği, alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritalar üzerine hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verildiği ve anılan kararın 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, mevzuat gereği bu planın ilgili yerlerde 1 aylık süre ile askıya çıkarılarak ilan edilmesi yapılan itirazların karara bağlanması sonucunda kesinleştirilmesi gerekirken ilan ve askıya çıkarılmasına ilişkin işlemlerin tesis edilmediği görülmektedir.
Dava konusu 09/04/2021 tarih ve 3806 sayılı kararla onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planların ilanı sırasında 11. madde uyarınca itiraz yolunun kapalı olduğunun belirtilmediği görüldüğünden, davacının planlara 11. madde uyarınca itiraz edebileceği açıktır.
Davacı tarafından da askı süresi içinde itiraz edilmesi üzerine alana ilişkin mevcut imar planları yargı kararıyla iptal edildiğinden 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği görülen 09/07/2021 tarihli işlemin sadece askı süresinde yapılan itirazların reddine yönelik değil yeni bir plan onayı niteliğinde olduğu, onaylanan imar planlarının da bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken anılan planların askıya çıkarılmaması nedeniyle planlama sürecinin usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği anlaşıldığından dava konusu planlama işleminin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY : Özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanıp Cumhurbaşkanlığının 09/04/2021 tarih ve 3806 sayılı kararıyla onaylanarak, 10/04/2021 tarih ve 31450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 28/04/2021 - 28/05/2021 tarihleri arasında askıya çıkarılan, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine, askı süresinde 18/05/2021 tarihinde, davacı tarafından itiraz edilmiştir.
Bunun üzerine 09/07/2021 tarih ve 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 09/04/2021 tarih ve 3806 sayılı karar ile onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verilmiştir.
1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 09/07/2021 tarihli, 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinin dava konusu işlem tarihindeki halinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun Ek 3. maddesinde ise: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir ve yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükümleri yer almaktadır.
Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunun yukarıda belirtilen ek.3 maddesinde, 24.07.2008 tarih ve 5793 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle özelleştirme idaresince onaylanan planların 3194 Kanunun 8. Maddesinde yer alan ilan ve askıya dair hükümlerden muaf tutulmasını öngören hükmün, 28/12/2011 tarih ve 28156 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 09/06/2011 tarih ve E:2008/87, K:2011/95 sayılı kararıyla; "Dava konusu kurallarla sözü edilen taşınmazlara ilişkin olarak İmar Kanununun 8. maddesindeki imar planlarının onaylanmasının ardından kamuoyuna mahalli araçlarla duyuru yapılarak aleniyetin sağlanması ve bu süre içinde yapılan itirazlar sonucunda kesinleşmesi yönteminden vazgeçilmekte, imar plânları ile bunlara bağlı parselasyon plânlarının Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanması ve Resmî Gazetede yayımlanmalarının ardından idari açıdan kesin ve uygulanması gereken bir işlem hâlini alması öngörülmekte, sözü edilen planlardaki yanlışlık ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla ilgililerce idareye başvurulması ve idarenin de itiraza konu işlemi kaldırarak ya da değiştirerek plânlardaki hukuka aykırılıkları giderebilmesinin yolu kapatılmaktadır. Bu durumda, ilgililerin bu taşınmazlara ilişkin imar planları ile bunlara bağlı parselasyon planlarındaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için yetkili ve görevli idari yargı mercilerine dava açmak dışında, bir başvuru imkânı kalmamaktadır. Kuralın imar plan ve değişikliklerini veya bunlara ilişkin onama işlemlerini askı sürelerine tâbi kılmamakla, yargı yolunu ve hak arama özgürlüğünün kullanılmasını zorlaştırdığı açıktır." gerekçeleriyle iptaline karar verilmiş olup, özelleştirme idaresince yapılan nazım ve uygulama imar planlarının da, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesinde belirtilen kurallara göre askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmesi gerektiğine duraksama bulunmamaktadır.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanununun 7.maddesinde, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür."hükmü, 20/A maddesinin 2.fıkrasının (a) bendinde ise, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarına karşı açılacak davaların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usulde dava açma süresinin 30 gün olduğu (b) bendinde ise, bu Kanunun 11 inci maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda 09/04/2021 tarihli, 3806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planlarının askıyla çıkması üzerine davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiği, anılan itirazın değerlendirildiği 09/07/2021 tarih ve 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile ise sadece itirazların reddedilmediği, alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritalar üzerine hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verildiği ve anılan kararın 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı ancak ilan ve askıya çıkarılmasına ilişkin işlemlerin tesis edilmediği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan bilgi ve belgeler ile mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarının ilgili yerlerde 1 aylık süre ile askıya çıkarılarak ilan edilmesi gerekmekte olup bu süre içerisinde planlara itiraz edilebileceği ve yapılan itirazların karara bağlanması sonucunda imar planlarının kesinleşeceği açıktır.
Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.
İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. maddesinde genel dava açma süresi düzenlenmiş, 11. maddesinde ise dava açmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesinin üst makamdan üst makam yoksa işlemi tesis eden makamdan istenilmesine izin veren idari başvuru yolu öngörülmüş, söz konusu idari başvurunun ise dava açma süresini durduracağı ve kalan sürede dava açabileceği belirtilmiştir.
İmar planlarına karşı askıda yapılan bu itirazın 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında bir başvuru niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Ancak nitelikleri gereği bazı idari işlemlere karşı yasalarla özel dava açma süreleri getirilmiş ve söz konusu 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun dava açma süresini etkilemeyeceği düzenlenmiştir.
2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde öngörülen ivedi yargılama usulü de bu kapsamda yer almaktadır. Anılan maddede ivedi yargılama usulüne tabi işlemlere karşı dava açma süresinin genel dava açma süresinden farklı olarak 30 (otuz) gün olduğu ve Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla ivedi yargılama usulüne tabi işlemlerin ilgililere bildirilmesi sırasında, söz konusu işleme karşı 30 gün içinde dava açılması gerektiğinin ve dava açmadan önce 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun işlemeye başlayan dava açma süresini etkilemeyeceğinin işlemde açıkça belirtilmesi Anayasanın 40/2 maddesi uyarınca bir zorunluluktur.
Dava konusu 09/04/2021 tarih ve 3806 sayılı kararla onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli imar planların ilanı sırasında bu kapsamda 11. madde uyarınca itiraz yolunun kapalı olduğunun belirtilmediği görüldüğünden, davacının planlara 11. madde uyarınca itiraz edebileceği açıktır. Davacı tarafından da askı süresi içinde itiraz edilmiş ve dava konusu 09/07/2021 tarih ve 4258 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesinin yanında, alana ilişkin mevcut imar planları yargı kararıyla iptal edildiğinden 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, 09/07/2021 tarihli işlemin askı süresinde yapılan itirazların reddine yönelik olmadığı yeni bir plan onayı niteliğinde olduğu, onaylanan imar planlarının da bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken anılan planların askıya çıkarılmaması nedeniyle tüm planlama sürecinin usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği anlaşıldığından dava konusu planlama işleminin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim benzer uyuşmazlıklarda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/10/2022 tarihli, E:2022/2554 K:2022/2981 sayılı ve 19/10/2022 tarihli, E:2022/2553 K:2022/2980 sayılı kararları da bu yöndedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesi kapsamında kalan dava konusu işlemlerin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!