WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/7214 E.  ,  2024/1196 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7214
Karar No : 2024/1196

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İnşaat Taahhüt Gıda Petrol Turizm Emlak Gayrimenkul San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara ili, Mamak ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle 1.434.852,95-TL stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali ile mevzuata aykırı olarak fazla tahsil edildiği ileri sürülen 1.200.000,00-TL'nin ödendiği tarihten itibaren amme alacaklarına uygulanan oranda faiziyle iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın cephelerinin iki ayrı yola isabet ettiği, bu yollardan birinin 10 metrelik servis yolu olduğu, parselin karşı cephesinin ise park alanına isabet ettiği, parselin ana arterin servis yolu ve ana yol kısımlarının her ikisinden de yararlandığı dikkate alındığında, bütün bu hususların parselin ve üzerinde inşa edilen yapının değerini artıran faktörler olduğu; doğu cephesinde bulunan 15 metrelik yolun yarısının hesaplamaya dahil edildiği, yoldan yararlanan taşınmaz sahiplerinden teknik alt yapı katılım bedeli alınması hususunda belediye meclisinin yetkili kılındığı, yapı izni verilmesi için teknik alt yapı katılım bedelinin ödenmiş ya da taahhüt edilmiş olması gerektiği de dikkate alındığında, davacı şirket adına hesaplanan stabilize yol teknik altyapı katılım bedelinde ve dayanağı Belediye Meclisi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olması sebebiyle davacıya iade edilmesi gereken bir bedelin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Temyize konu kararda 3194 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 2464 sayılı Kanunun 86. ve devamı maddelerinde yer alan emredici hükümleri dikkate alınmak yerine dava konusu Belediye Meclis kararında yer alan düzenlemelere göre karar verildiği, taşınmazın cephe aldığı 10 metrelik yol üzerinden yol harcamalarına katılım payı hesaplanması gerekirken yolun yanındaki yeşil alan ve 40 metrelik yolun da hesaplamaya dahil edildiği, dava konusu bedelin 2464 sayılı Kanuna aykırı olarak hesaplandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi gereğince Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunan 12 metre ve üzeri genişlikteki imar yollarına ilişkin olarak parsel cephesine isabet eden yol alanı hesabı ve stabilize yol teknik alt yapı bedeli hakkında bazı hususların Kanun ve yönetmeliklerde bulunmadığından bahisle anılan Kanun'un 23. maddesine göre tahakkuk edilen stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeline ilişkin olarak uygulamaya yönelik bir takım kurallar getirilmiş olup; anılan kararın (b) maddesinde; "İmar parselinin karşı cephesinde, ada/parsel kaydı olup olmamasına bakılmaksızın Park, Yeşil Alan, Orman, A.O.Ç. arazisi, Spor alanı, Rekresasyon alanı, Çocuk bahçesi, Oyun alanı, Pazar alanı, Belediye hizmet alanı, İbadet yeri, Okul yeri, Eğitim alanı, Kreş, Teknik altyapı alanı, Otopark, Tolu taşıma yeri, Sosyal Kültürel tesis alanı, Terminal alanı bulunması halinde imar yolunun tamamı bu parsle tahakkuk edilerek bedelinin alınması" ve (e) maddesinde "İmar parsellerinin cephesinde bulunan ana arter yol, yeşil bant, servis yolu vb. Unsurlarla ayrılmış ise bu parselden hem servis yolunun hem de ana yolun katılım bedelinin alınması" yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.
Davacı şirket tarafından, Ankara ili, Mamak ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz nedeniyle tahakkuk ettirilen 1.434.378,28-TL (13.474,67-TL damga vergisi dahil olmak üzere) stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeli 01/12/2018 tarihinde ödenmiştir.
Davacı tarafından, stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile mevzuata aykırı olarak fazla tahsil edildiği ileri sürülen 1.200.000,00-TL'nin ödendiği tarihten itibaren amme alacaklarına uygulanan oranda faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun yapı izni verilebilmesi için bu sahaların imar planı ve parselasyon planlarının yapılarak yetkili kurullarca tasdik edilmiş olması, ayrıca plan ve bölge şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapısının yapılmış olmasının şart olduğu belirtildikten sonra; ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi, teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptırılanlara veya parselleri hizasına rastlayan ve Yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25 peşin ödeyip, geri kalan %75 ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verileceği, alınan bu paraların teknik alt yapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verileceği, hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleyici işlem tesis edebilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının parselinin doğusunda yer alan 15 metrelik yolun yarısının hesaplandığı, güney cephesinde bulunan ana arter yolun yeşil bant ve servis yolu gibi unsurlarla ayrılması nedeniyle 10 metrelik servis yolunun ve parselin karşı cephesinde park alanı bulunması nedeniyle de 40 metrelik yolun tamamının hesaplamaya dahil edildiği ve bu durumun davalı idarece savunma dilekçesinde dava konusu Meclis Kararının (b) ve (e) maddelerinin uygulanmasından kaynaklandığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Dava konusu … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı incelendiğinde, stabilize yol teknik altyapı bedeli hakkında mevzuatta düzenleme bulunmayan konularda uygulamaya ilişkin hükümlere yer verildiği, bu hükümlerin genel, nesnel ve soyut kurallar niteliğinde olduğu gözetildiğinde anılan işlemin düzenleyici işlem özelliği taşıdığı anlaşılmaktadır.
Temyize konu kararda ise; uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak teknik alt yapı bedelinin hesaplanmasında uygulanan … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararının davacının taşınmazı hakkında uygulanan maddelerine yönelik açıkça bir tespite ve üst hukuk normlarına uygunluğu konusunda değerlendirmelere yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, uygulama işlemi niteliğindeki stabilize yol teknik alt yapı bedeli tahsil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olan düzenleyici işlem niteliğindeki … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı hakkında eksik inceleme ve değerlendirmelere yer verildiği anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Temyize konu karar, tahsil edilen stabilize yol teknik alt yapı bedelinin iadesi istemi yönünden incelendiğinde;
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasında, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış alanlarda yapı izni verilebilmesi bu alanda parselasyon işleminin ve teknik altyapının yapılmış olması şartına bağlanmış, anılan maddenin 2. fıkrasında ise istisnai olarak imar planında beldenin inkişafına ayrılmış ve parselasyonu yapılmış olmakla beraber teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25'ini peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Bu madde kapsamında, yapı ruhsatı düzenlenmesi aşamasında ruhsat talebinde bulunanlardan teknik alt yapı bedeli istenebilmesi için yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ruhsatlandırılması istenen taşınmaza ait teknik alt yapının tamamlanmamış olması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece taşınmazın güneyinde bulunan 40 metrelik yolun 2000 yılından önce alt ve üst yapı çalışmalarının tamamlandığının bildirildiği, ancak 10 ve 15 metrelik yolun çalışmalarının tamamlandığı tarihin ise tam olarak anlaşılamadığı, taşınmazın inkişaf alanında bulunup bulunmadığına ilişkin bilginin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın inkişaf alanında kalıp kalmadığı, parselasyon işleminin yapılıp yapılmadığı ve 40 metrelik yol dışında hesaplamaya dahil edilen diğer yolların tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının araştırılması suretiyle, anılan taşınmazdan 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca teknik alt yapı bedeli tahsil edilip edilemeyeceği sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca; İdari Dava Dairesince yeniden yapılacak yargılama safhasında davacı tarafından iadesi talep edilen bedelin hangi ödeme kalemlerinden oluştuğu ve içerisinde damga vergisinin bulunup bulunmadığı hususlarının da irdelenerek buna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının (b) maddesinin iptali istemiyle açılan başka bir dosyada verilen davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Dairemizin 16/01/2024 tarih ve E:2023/7936, K:2024/345 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiş olup İdari Dava Dairesince yeniden yapılacak tahkikat sonucu anılan düzenlemenin uyuşmazlıkta uygulandığının tespiti halinde belirtilen karar sonucu verilecek kararın da dikkate alınması suretiyle bu dava hakkında karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.