Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6245 E. , 2025/1879 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/6245
Karar No : 2025/1879
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ... Mirasçıları
1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ve ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan ve ... tarihli, ... sayılı Kaş Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile 1/500 ölçekli Kalkan Tarihi Kent Merkezi Koruma Geliştirme İmar Planının söz konusu parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda;dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi inclemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, planlama kademelenmesi açısından, plan kararlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, planlarda ölçekler arası hiyerarşik uyumun gözetildiği, uyuşmazlık konusu alanda plan çalışması yapılmasını zorunlu kılan nedenlerin bulunduğu ancak davacı tarafından parselinin satın alındığı 2008 yılında mevcut olan kazanılmış haklarının korunması gerektiği, uyuşmazlığa konu planlar ile davacı taşınmazının imar durumunda haksız kötüleşmeye neden olunduğu belirtilerek dava konusu imar planlarının hukuka uygun sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu alana imar planı ile getirilen kullanım kararlarının alanın kültürel konumu ve çevresi ile uyumlu olmadığı, dava dilekçesindeki yola ilişkin iddialar bakımından inceleme yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Kaş Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacı ...'nin davanın devamı sırasında 17.12.2020 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... vekili Av. ... tarafından Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden 26.04.2021 tarihinde dosyaya sunulan temyiz dilekçesinden davaya devam etmek istedikleri anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ..., ..., ..., ..., ...' nin davacı olarak alınması suretiyle gereği görüşüldü: gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Kaş İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevki, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile kısmen Kalkan kentsel sit sınırları içerisinde, kısmen de tescilli ... İlköğretim okulunun koruma alanında kalmaktadır.
Uyuşmazlık konusu alanda ilk olarak 1984 yılında İller Bankası tarafından planlama çalışmaları yapılmış, söz konusu planlamada taşınmazın büyük kısmı park ve otopark alanı, küçük bir kısmı ise ayrık nizam 2 kat yapı düzeninde karakteri korunacak alan ve idari tesis alanı olarak belirlenmiş, ardından Kalkan kentsel sit alanına yönelik ilk 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/500 ölçekli koruma amaçlı imar planları, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile uygun bulunmuş, aynı kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile plan revizyonu yapılmış, park-otopark alanı özel proje alanı olarak belirlenmiş ve otopark alanın yeri değiştirilmiş, idari tesis alanı kültürel tesis alanı olarak belirlenmiş, ayrık nizam 2 kat yapı alanı korunmuş, uyuşmazlık konusu taşınmazın 2008 yılında açık arttırma yolu ile satın alınmış ve taşınmaz satın alındığı tarihte 1200 m2'si konut alanı, yaklaşık 2265 m2'si özel proje alanı ve yaklaşık 232 m2'si kültürel tesis alanı, 500 m2'si yaya yolu olarak planlanmış, Kalkan Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım, 1/1000 ölçekli uygulama, 1/500 ölçekli imar planı değişiklikleri ile taşınmaz özel proje alanı, sosyal kültürel tesis alanı olarak belirlenmiş, davacı ... tarafından anılan planın iptali istemiyle açılan davada, alanın 1984 yılında karakteri korunacak alan olarak belirlendiği, sosyal kültürel tesis alanına yönelik bilimsel, somut gerekçe olmadığı, özel proje alanına yönelik plan notlarının koruma ilkeleri ile bağdaşmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay Altıncı Dairesinin 11/11/2019 tarihl, E:2015/1833, K:2019/10663 sayılı kararı ile onanmış, bunun üzerine Kaş Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı, Antalya Büyükşehir Belediyesinin ... tarih ... ve ... sayılı kararları ile onaylanan ve Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı karar ile uygun bulunan 1/1000 ölçekli ugulama ve 1/500 ölçekli planlar onaylanmış, ticaret alanında plan hükümlerine göre bodrum kat yapılamayacağı, eğimden dolayı kat kazanılamayacağı, taban alanında inşaat hakkının %30'unun kullanılabileceği ve ifraz edilemeyeceği, özel proje alanı-1 olan alanlarda herhangi bir yapılaşmaya konu olmayacak açık alan (Park, meydan, vb.) olarak düzenleneceği, özel proje alanı 2'de ise, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında hiçbir yapının yer almaması ve planın bu karar doğrultusunda hazırlanacağı düzenlenmiş, uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmı ayrık nizam 2 kat ticari alan, bir kısmı 7 metrelik yol, bir kısmı ise park alanı olarak belirlenmiş ve bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükteki şekliyle 5. maddesinde; "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir." hükmü yer almış; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde, "Kültür varlıkları, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır." şeklinde tanımlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı hâller" başlıklı 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; "Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi" başlıklı 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde, bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girmediğini mahkemeye bildirme yükümlülüğünün bulunduğu; "Bilirkişinin yetkileri" başlıklı 278. maddesinde, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürüteceği, bilirkişinin görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse, bu tereddüdünün giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebileceği; "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinde, bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 281. maddesinin 2.fıkrasında; "Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebileceği, 3.fıkrasında; mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği", 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunun 3/7.maddesinde de; "Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebileceği" düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak teknik verilerin elde edilmesini sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, tek başına hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan görülmekte olan uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması ve davaya konu imar planlarının yargısal denetiminin yapılması için, işin niteliği gereği heyet halinde çalışması uygun görülen bilirkişilerin, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve planlama alanının özellikleri gözetilerek uygun uzmanlık alanı dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Zira, uyuşmazlığın yeterli uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından önemli bir gerekliliktir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde taşınmaza verilen yapılaşma haklarının çevresindeki taşınmazlar ile karşılaştırıldığında eşitlik ilkesine aykırı olduğu, 1984 yılında karakteri korunacak alan olarak belirlendiği ve bu alanda değişiklik yapılmaması gerektiği, özel proje alanının planlama ilkelerine uygun olmadığı, uyuşmazlık konusu alana getirilen yolun taşınmazı böldüğü ve yolun devamlılığı olmadığı belirtilerek dava konusu işlemlerin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu karara esas alınan bilirkişi raporunda ise plan hiyerarşisi bakımından planların uygun olduğu ile sınırlı bir inceleme yapıldığı getirilen kullanım kararlarının imar mevzuatına, 1984 yılından gelen korunacak alan fonksiyonuna, planlama ilkelerine, kamu yararına uygun olup olmadığı yönünden ve yol fonksiyonunun ise trafik ve yaya güvenliği açısından irdelenmediği, yeterli değerlendirme ve inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlem ile tesis edilen plan değişikliğinin alanın korunacak karakteri davaya konu taşınmaz ve çevresine ilişkin ulaşım sistemi göz önünde bulundurularak şehircilik ilkeleri ve planlama esasları bakımından uygun olup olmadığına yönelik tespit ve değerlendirmeleri içeren, aralarında trafik ve ulaşım konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinin katılımıyla mahallinde yaptırılacak keşif ve sonucunda düzenlenecek raporun değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!