Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5191 E. , 2023/6790 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/5191
Karar No : 2023/6790
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Isparta ili, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin E:0.70 Hmax:15:50 olan yapılaşma koşullarının E:1.10 ve 9 kat olarak düzenlenmesi, artan yoğunluğa karşılık … mevkii … ada, … sayılı parselin arsa olarak devrinin yapılması ve … ada, … sayılı parsel, … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parselin sosyal donatı alanı olarak düzenlenmesi, … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parsellerin belediyeye arsa olarak bedelsiz devrinin yapılması ve sosyal tesis alanında kalan … ada, … sayılı parseldeki hissenin bedelsiz devredilmesi koşuluyla düzenlenmesine ve artan yoğunluğa karşılık sosyal donatı alanlarında değişiklik yapılmasına dair Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile yapılan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden, dava konusu Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, 15/11/2019-16/12/2019 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, uyuşmazlık konusu olayda, imar planı değişikliğine askı süresi içinde itiraz edilmediğine göre, plan değişikliğinin ilan tarihinin son günü olan 16/12/2019 tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde ve en son 14/02/2020 tarihine kadar dava açılması veya 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında idareye başvurusu yapılması gerekirken, bu süreler geçtikten sonra 05/10/2020 tarihinde açılan davanın süresinde açılmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 3194 sayılı İmar Yasasının 8.maddesi uyarınca, kesinleşen imar planlarına karşı herhalde 5 yıl içinde dava açılabileceği, dava konusu işlem öğrenilir öğrenilmez dava açıldığı ve davada süre aşımı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu imar planı değişikliğinin davacının menfaatini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı, Yasada belirtilen 5 yıllık sürenin menfaati ihlal edilen gerçek hak sahipleri için uygulanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usule ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmaktadır.
2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde; dilekçelerde gösterilmesi gerekli hususlar belirlenmiş, 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlem ile ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve mâkul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatları ile belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de, bu kapsamda bulunmayan bir alanlara ilişkin olarak imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için davacının dava açmakta menfaati olduğunu somut olarak ortaya koyması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, … ada … parselin E:0.70 Hmax:15:50 olan yapılaşma şartının E:1.10 ve 9 kat olarak düzenlenmesi, artan yoğunluğa karşılık aynı yerdeki başka parsellerin belediyeye bedelsiz devredilmesi koşulu ile yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dava konusu edildiği ve davacının davayı yalnızca belde sakini (Isparta il sınırılarında ikamet eden bir vatandaş) sıfatıyla açtığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresi sorgulandığında ikamet yerinin uyuşmazlık konusu taşınmazlara uzak bir konumda ve farklı mahallede yer aldığı, yine UYAP üzerinden Tapu Kadastro Bilgi Sistemindeki (TAKBİS) mal varlığı sorgulandığında ise uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu ya da yakın alanda üzerine kayıtlı bir taşınmazının bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, davacının, dava konusu işlemler ile doğrudan bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, Isparta ilinde yaşayan bir kişi olarak açtığı bu davadaki istemlerinin çevre, tarihi, kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar kapsamında da değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla bakılan davayı açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) : 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından; bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir.
Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine ilişklin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar dava konusu imar planı değişiklliklerine konu taşınmazın yer aldığı "Davraz Mahallesi" sınırları içerisinde davacının maliki olduğu taşınmaz bulunmamakta, ayrıca davacı aynı mahalle sınırları içerisinde ikamet etmemekte ise de davacı tarafından; … ada … parselin E:0.70 Hmax:15:50 olan yapılaşma şartının E:1.10 ve 9 kat olarak düzenlenmesi, artan yoğunluğa karşılık aynı yerdeki başka parsellerin belediyeye bedelsiz devredilmesi koşulu ile yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinde, artan yoğunluğa karşılık gereken sosyal donatı alanlarının ayrılmadığı, sosyal donatı alanlarının yeterli büyüklükte önerilmediği, kat artışına karşılık çekme mesafelerinin mevzuata aykırı şekilde düzenlendiği yolunda ileri sürülen iddialar ile açılmış olan bu davada dava konusu imar planlarının kamu yararını yakından ilgilendirdiğinin ve davacının anılan hususlara ilişkin dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu, bu itibarla temyiz isteminin, bakılmakta olan davada süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden incelenmesi gerektiği oyuyla davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yolundaki Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!