WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/5068 E.  ,  2024/1324 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/5068
Karar No : 2024/1324

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, … Mahallesi, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Ortahisar İlçesi 1.Etap Doğu Planlama Bölgesi 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planının onaylanmasına ilişkin Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararının ve bu plana karşı yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu parsellere getirilen kullanım kararı açısından dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planın dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planı kararlarıyla çelişmediği, dava konusu planlarla öngörülen gelişme yapısının Ortahisar ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, önceki plana göre donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda açık ve yeşil alanlar dışında diğer donatı alanlarına Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrıldığı, bu nedenle planlama alanında donatı dengesinin sağlanamayacağı ve bölgede yaşayanlara sunulan hizmet kalitesinin yetersiz olacağı, donatı miktarı açısından önceki plandaki olumsuzlukların dava konusu planda da devam ettiği, özellikle gelişme konut alanlarında öngörülen donatı alanları açısından dava konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, taşkın alanlarının çevresinde bir koruma bandı oluşturularak yapılaşma dışı tutulmasının önemli olduğu, dava konusu ... ve ... sayılı parsellerin yer aldığı alanda yeşil ve açık alan kullanımlarının öngörüldüğü, bu kapsamda dava konusu parselin bir kısmına park alanı kullanımının getirildiği, planlama alanının bu bölümünün kendine özgü jeolojik yapısı ve yapılaşma açısından elverişsiz olmaları nedeniyle yapılaşma dışı tutulması ve bu tür alanların yeşil alan sisteminin bir parçası olarak kurgulanmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından doğru bir yaklaşım olduğu, bölgedeki kullanımların ana ulaşım aksı ile bağlantısını sağlaması ve servis imkanı sağlaması nedeniyle davacı parselinin bir kısmını içine alan 20 metrelik imar yolunun bölgedeki ulaşım sisteminin belli bir hiyerarşi içinde ve bütünlük sağlayacak şekilde oluşturulması için gereklilik olduğu, dava konusu ...ve...parsel sayılı taşınmazların da içinde yer aldığı bölgede dere yatağı dışında büyük bir alanın rekreasyon alanı olarak düzenlenmesinin gereğinden fazla bir alanın açık ve yeşil alan kullanımı altında düzenlenmesinin kamu kaynaklarının israfına yol açacağı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlem ile parsellere getirilen rekreasyon alanı kullanım kararının imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Nüfusun gelişme dinamiği ve donatı dengesi dikkate alınarak planlama yapıldığı belirtilerek temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan Ortahisar İlçesi 1. Etap Doğu 1/5000 ölçekli revizyon+ilave nazım imar planı 05.03.2018-03.04.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 23.03.2018 tarihinde anılan plana yapılan itirazın … tarih ve … tarihli Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile reddi üzerine, 14.11.2018 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, imar planlarına, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında itiraz için 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir süre getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir.
Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının 05.03.2018-03.04.2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 23.03.2018 tarihinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 02/06/2018 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, anlaşıldığından, izleyen 60 gün içinde, son günün adli tatil süresine denk geldiği de dikkate alınarak, en son 07/09/2018 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 14/11/2018 tarihli dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 01/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarih ve E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, bakılan davada süre aşımı bulunduğundan, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.