Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4692 E. , 2023/9125 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4692
Karar No : 2023/9125
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF : I-(DAVALI) … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Sarıçam İlçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1.Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (YHGS) ilan edilen alan sınırları içerisinde yer aldığı, 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının onama sınırları dışında olduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli planı niteliğinde olan 1/100.000 ölçekli Adana-Mersin Çevre Düzeni Planında taşınmazın bulunduğu alanın Adana Seyhan Baraj Gölü YHGS ilan edilen alanı içerisinde kentsel gelişme alanı olarak planlandığı, taşınmazda getirilen fonksiyon kararlarının planların kademeli birlikteliği ilkesine ve plan hiyerarşisine uygun olduğu, baraj gölünün ortasına uzanan bölgedeki konut gelişme alanlarının düşük yoğunluklu (50 kişi/ha) olarak öngörülmesinin ve 1500 m2'lik parsel ifraz şartı getirilmesinin, planın doğal alanların korunmasına yönelik yapılış amacıyla tutarlı olduğu, dava konusu parselin bulunduğu alan için "Afet Tehlikeli ve Önlemli Alanlar" başlığı altında öngörülen "Jeolojik Sebeplerle Yapı Yasaklı Alan" kararının, parselin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 04/02/2013 tarihinde onaylanan jeolojik ve jeoteknik etüt raporunda "Uygun Olmayan Alan -2.3" olarak gösterilmesinden kaynaklandığı, davacı tarafından hazırlatılarak dosyaya sunulan ve Adana Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 18/04/2018 tarihinde onaylan Soilteknik jeolojik ve jeoteknik etüt raporunda davacıya ait taşınmazın "Önlemli Alanlar 2.1: Önlem Alınabilecek Nitelikte Stabilite Sorunlu Alanlar (ÖA-2.1)" olarak gösterilerek yerleşime uygun olmayan alan dışında kaldığının belirtildiği, ancak, davaya konu imar planı Adana Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığınca hazırlanarak 07/08/2017 tarihinde onay için Bakanlığa sunulduğundan dava konusu planın, Bakanlıkça alınan 04/02/2013 tarihli jeolojik-jeoteknik etüt raporuna göre incelenerek 29/05/2018 tarihli bakanlık oluru ile onaylandığı, bu nedenle davaya konu nazım imar planının hazırlanmasında, ilgili kurum görüşleri ve teknik uzmanlık gerektiren jeolojik-jeoteknik verilere, planlama esaslarına, plan yapım tekniklerine ve kamu yararına uygun olduğu neticesine varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parselde yapılaşma koşullarının E:0,40'tan E:0,15-0,30'a düşürülmesinin uygun olmadığı, taşınmaza ilişkin olarak hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 18/04/2018 tarihinde onaylanan jeolojik etüt raporuna göre alanın yapı yasaklı olmasına gerek olmadığı, önlemli alan olarak planlanmasının mümkün olduğu, hukuka aykırı olan davaya konu imar planının iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin, taşınmazın 50 kişi/hektar (düşük) yoğunluklu gelişme konut alanında kalan kısmı yönünden reddine, kararın anılan kısmının onanmasına, taşınmazın jeolojik sebeplerle yapı yasaklı alanda kalan kısmı yönünden kabulüne, temyize konu kararının anılan kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı davalı olarak belirlenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adana ili, Sarıçam İlçesi, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alan, Bakanlar Kurulunun … sayılı kararı ile Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası ilan edilmiş ve 05/10/2006 tarih ve 26310 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde kalan alanlarla ilgili olarak Orman Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü … Şube Müdürlüğü tarafından, Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının Yönetim ve Gelişme Planının hazırlanmış ve akabinde Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası olarak ilan edilen alan sınırları içerisinde kalan planlı alanlara yönelik, Yönetim ve Gelişme Planı doğrultusunda yeni bir imar planının hazırlanması gerekliliğinin ortaya çıkması üzerine alanda Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …, …, …, …, … ve … sayılı kararları ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı onaylanmıştır.
Anılan nazım imar planının, İdare Mahkemelerinde açılan çok sayıda davada iptaline karar verilmesi üzerine Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli 5. Etap Nazım İmar Planında, davaya konu taşınmaz 100 kişi/hektar yoğunluklu gelişme konut alanı olarak planlanmıştır.
Daha sonra, davaya konu taşınmazın da içerisinde bulunduğu Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahasına ilişkin bütüncül bir plan hazırlanarak Adana Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletilmiş, davaya konu taşınmazın 50 kişi/hektar (düşük) yoğunluklu gelişme konut alanı ve jeolojik sebeplerle yapı yasaklı alan olarak planlandığı sözü edilen plan, 644 sayılı KHK'nın 13/A maddesi uyarınca Bakanlığın … tarih ve … sayılı davaya konu işlemi ile onaylanmıştır.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesin 1. fıkrasında; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır." hükmüne yer verilmiştir.
09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/A-c maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde: "Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararlarını belirlemek ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, onaylamak, uygulamak veya uygulanmasını sağlamak." Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 10/07/2018 tarihinde 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde de benzer düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Anılan Kararnamenin "Teşkilat" başlıklı 98. maddesinde, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşacağı ifade edilmiş, "Hizmet Birimleri" başlıklı 99. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü sayılmış ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü başlıklı 109. maddesinde ise; "(1) Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: ..c) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararlarını belirlemek ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, onaylamak, uygulamak veya uygulanmasını sağlamak, ç) Tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik ve kentsel sitler ile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde koruma ve kullanma esaslarını ilgili bakanlıkların görüşünü alarak belirlemek ve bu alanların kısmen veya tamamen hangi idarelerce yönetileceğine karar vermek, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak ve onaylamak.." hükmü getirilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "İmar planı ilkeleri" başlıklı 21.maddesinde, "(6) Onaylı jeolojik-jeoteknik veya mikro bölgeleme etüt raporu bulunmayan alanlarda imar planları hazırlanamaz. (7) İmar planına esas onaylı jeolojik-jeoteknik etüt veya mikro bölgeleme raporlarındaki yerleşime uygunluk durumu haritalarına uyulması zorunludur. İmar planlarının hazırlanmasında, varsa öncelikle mikro bölgeleme etütleri, yoksa yerleşim alanının planlanmasına yönelik uygun jeolojik-jeoteknik etütler kullanılır." hükmüne, aynı Yönetmeliğin "Nazım imar planı" başlıklı 23.maddesinde de; "Nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: b) Jeolojik, jeomorfolojik, hidrolojik ve hidrojeolojik yapı. (...) v) Doğal afet tehlikeleri ve kentsel riskler, varsa risk yönetimi ve sakınım planları." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, taşınmazın "50 kişi/hektar (düşük) yoğunluklu gelişme konut alanında" kalan kısmı yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu kararın, taşınmazın 50 kişi/hektar (düşük) yoğunluklu gelişme konut alanında kalan kısmı, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamıştır.
Temyize konu kararın, taşınmazın "jeolojik sebeplerle yapı yasaklı alanda" kalan kısmı yönünden;
İmar mevzuatında tanımlanan her kademedeki plan için, plan ölçeğiyle uyumlu nitelikte jeolojik etüt, jeolojik-jeoteknik etüd ve mikro bölgeleme etüt raporlarının hazırlanması ve sonuçlarının ilgili idarece plan kararlarına yansıtılması planın hazırlık çalışmaları sırasında mutlaka yapılması gerekli olan çalışmalardandır.
Uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın, Bakanlar Kurulunun 13/09/2006 tarih ve 10966 sayılı kararı ile Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası ilan edildiği, bu alanda yapılacak planlara altlık olmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 04/02/2013 tarihinde jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun onaylandığı, anılan raporda, taşınmazın jeolojik sebeplerle yapı yasaklı alan olduğu tespitine yer verildiği, bu rapor gözetilerek Adana Büyükşehir Belediyesince hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının 644 sayılı KHK'nın 13/A maddesi uyarınca onaylanmak üzere 07/08/2017 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulduğu, davacı tarafından hazırlatırılaran jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun ise Adana Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 18/04/2018 tarihinde onaylandığı, davacı tarafından hazırlatılarak Bakanlıkça onaylanan anılan raporda ise davacı taşınmazının önlem alınabilecek nitelikte stabilite sorunlu alanlardan olduğu tespitinde bulunulduğu, uyuşmazlık konusu nazım imar planının ise bu tarihten sonra 29/05/2018 tarihli bakanlık oluru ile onaylanarak yürürlüğe girdiği, diğer bir deyişle, davaya konu planın Bakanlıkça onaylandığı tarihte, dava konusu parsel bakımından birbiriyle çelişkili tespitler içeren iki adet onaylı jeolojik ve jeoteknik etüt raporu bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için uyuşmazlık konusu parsele ilişkin olarak, dava konusu planın yapımında hangi jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun esas alınması gerektiği hususunun netleştirilmesini teminen alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın anılan kısmında isabet bulunmadığı neticesine ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin taşınmazın jeolojik sebeplerle yapı yasaklı alanda kalan kısmı yönünden kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin taşınmazın 50 kişi/hektar (düşük) yoğunluklu gelişme konut alanında kalan kısmı yönünden reddine, kararın anılan kısmının ONANMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!