Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/3273 E. , 2024/23 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/3273
Karar No : 2024/23
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) …Belediye Başkanlığı/…
2- (DAVACI) …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İli, Osmangazi İlçesi, … ada …parsel sayılı taşınmaza ilişkin düzenlenen … tarih ve … sayılı imar durum belgesi ile dayanağı Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Bağlarbaşı Hamitler 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park ve yol kullanımında, üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise park ve konut kullanımında kaldığı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı 27.03.2002 tarihinde onaylanıp yürürlüğe girdikten sonra, 1/5000 ölçekli nazım imar planının 17.07.2008 tarihinde onaylandığı ve yürürlüğe girdiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının bulunmadığı, dava konusu plan değişikliği öncesinde yürürlükte olan Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Bağlarbaşı ıslah imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazın B-2 konut alanında kaldığı, ancak ıslah imar planının Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ve Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile uygulamasının durdurulduğunun anlaşıldığı, 27/03/2002 tarihli 1/1000 ölçekli Bağlarbaşı Hamitler Uygulama İmar Planı sınırları içinde yer alan dava konusu taşınmazda park yapılmak suretiyle donatı alanının arttırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte park alanı olarak planlanan taşınmazda mevcut yapı olması nedeniyle mülkiyet hakkınının korunmadığı, 1//1000 ölçekli uygulama imar planı onaylandığı dönemde 1/5000 ölçekli nazım imar planının bulunmamasının mülga ‘Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 6. maddesine aykırı olduğu gerekçeleriyle, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin plan kademelenmesi, şehircilik ilkeleri, planlama esasları açısından uygun görülmediği tespitlerine yer verildiği ancak davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planının yürürlükte olduğu ve söz konusu planda uyuşmazlık konusu taşınmazın, 200 kişi/ha yoğunlukta sağlıklaştırılacak konut alanında kaldığı bu nedenle üst ölçekli planlara aykırı olduğu ve park alanı olarak planlanan parselde mevcut yapı olması nedeniyle mülkiyet hakkınının korunmadığı dava konusu planın plan kademelenmesine şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda, dava konusu 27.03.2002 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davacıya ait taşınmazın kısmen park kısmen yol kullanımında kaldığı, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında da davacıya ait parselin kısmen park kısmen konut kullanımında kaldığı, her ne kadar nazım imar planı sonradan yürürlüğe girmiş olsa da üst ölçekli nazım imar planı ile alt ölçekli uygulama imar planının uyumlu hale getirildiği görüldüğünden, plan hiyerarşisine uygun olduğu anlaşılan davacıya ait parselin park alanı gösterilmesine ilişkin imar durum belgesi ve dayanağı uygulama imar planında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı, nazım imar planında konut alanında kalan kısmın uygulama imar planında yaya yolu niteliğinde yol alanında kalmasında plan hiyerarşisine aykırılık bulunmadığı ancak uygulama imar planının kabul edildiği tarihte yürürlükte olan Plan Yapımına ait Esaslara Dair Yönetmelik uyarınca plan değişikliği ile çıkmaz sokak ihdas edilemeyeceği düzenlemesine yer verildiği, imar durumunun alındığı tarihte yürürlükte bulunan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca imar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemeyeceği düzenlemesine yer verildiği, planın kabul edildiği tarih itibarıyla çıkmaz yol ihdas edilmesine olanak bulunmamasına rağmen sonradan yürürlüğe giren mevzuat hükmü ile dönüş kurbu olan çıkmaz sokak yapılabilmesi olanağı sağlandığı anlaşıldığından, en son imar durumunun düzenlendiği tarih itibarıyla meri olan Yönetmelik hükmüne aykırı olan yol düzenlemesinin bu yönüyle imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline yönelik Mahkeme kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun uygulama imar planının park alanına ilişkin kısmı ile imar durumu yönünden kabul edilmesine ve kaldırılmasına, anılan kısımlar yönünden davanın reddine, uygulama imar planının yaya yoluna ilişkin kısmı yönünden ise yukarıda belirtilen gerekçe ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Mahkeme kararında park alanı olarak planlanan taşınmazda mevcut yapı bulunması ve mülkiyet hakkının korunmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin park alanına ilişkin kısmının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yapıldığı tarih itibarıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planının mevcut olmadığı, planın iptaline karar verilmesi gerektiği, mevcut yapısının ve mülkiyet hakkının korunması gerektiği ileri sürülerek redde ilişkin kısmının kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından, üst ölçekli plan ile dava konusu plan arasında herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığından temyize konu kararın lehine olan kısımının onanması, aleyhe olan kısmının ise bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMLARIN ÖZETİ :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından … tarih ve … sayılı yazı ile taşınmazına yönelik davalı idareden 1/1000 ölçekli uygulama imar planının talep edildiği,… tarih ve … sayılı Osmangazi Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazısı ekinde anılan taşınmaza yönelik … tarih ve … sayılı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı örneğinin gönderildiği, dava dilekçesinin incelenmesinden de taşınmazın 2002 tarihinde yapılan plan değişikliğiyle ada bazında park alanına alındığı, değişiklikten önceki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında B-2 kat konut alanında kaldığı ve imar planına dayanılarak taşınmazda bina yapıldığı, bölgede park alanı ihtiyacının bulunmadığı çevrede park alanlarının bulunduğu, imar planından kaynaklanan kısıtlama nedeniyle taşınmazını kullanamadığı iddialarıyla imar durum belgesi ve dayanağı 27/03/2002 tarihli 1/1000 ölçekli Bağlarbaşı Hamitler Uygulama İmar Planının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında: "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dilekçesinin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu yapılan işlemlere yönelik davacının yakınmasının taşınmazında planlanan park alanından kaynaklanan mülkiyet hakkının ihlal edilmesine ilişkin olduğu, İdare Mahkemesince davacının itirazları gözetilerek keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ve dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde taşınmazda planlanan park alanına ilişkin değerlendirmeler yapılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş olup park alanına ilişkin yapılan tespitlerle dava konusu işlemlerin iptaline yönelik kararın istinaf başvurusuna konu edilmesi neticesinde de Bölge İdare Mahkemesince davacının herhangi itirazı bulunmayan yol alanına ilişkin istinaf incelemesinde bulunularak iptal kararı verildiği, park alanına ilişkin ise Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin planlama süreci incelendiğinde dava konu uygulama imar planından önce taşınmazın bulunduğu alanda Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Bağlarbaşı Islah İmar Planının bulunduğu söz konusu planda uyuşmazlık konusu taşınmazın B-2 Kat konut alanı olarak planlı olduğu, plan paftasının incelenmesinden de binanın plana işlenmiş olduğu yapılan keşif neticesinde de taşınmazın 828,35 m2 büyüklüğünde olduğu ve üzerinde 1 katlı 110 m2 büyüklükte konut kullanımlı yapı olduğu tespit edilmiş, bilirkişilerce de dava konusu planın yapıldığı tarih itibarıyla üst ölçekli planın bulunmadığı değerlendirilmesine yer verilmişse de Mahkemece yapılan değerlendirmede davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planının dava konusu planın yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olduğu söz konusu planda uyuşmazlık konusu taşınmazın 200 kişi/ha yoğunlukta sağlıklaştırılacak konut alanında kaldığı anlaşılmış daha sonradan Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında da davacıya ait parselin kısmen park kısmen konut olarak gösterildiği görülmüştür.
Dairemizce yukarıda tespit edilen hususlar doğrultusunda ve davacının da dava konusu işlemlere karşı ileri sürdüğü hukuka aykırılık iddiaları gözetilmek suretiyle Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile uygulama imar planının park alanına ilişkin kısmı ile imar durumu yönünden Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi, uygulama imar planının yaya yoluna ilişkin kısmı yönünden ise belirtilen gerekçeyle istinaf talebinin reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/01/2024 tarihinde, kesin olarak, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):Dava, davacının taşınmazına yönelik talep ettiği imar durum belgesi üzerine taşınmazının park alanı olarak planlandığından bahisle önceki uygulama imar planında konut alanı olarak planlı olduğu ve bu plana dayanılarak yapılaştığı dava konusu imar planının mülkiyet hakkını ihlal ettiğinden bahisle imar durum belgesi ve dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümlenebilmesi açısından mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış bilirkişilerce dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı 27.03.2002 tarihinde onaylanıp yürürlüğe girdikten sonra, 1/5000 ölçekli nazım imar planının 17.07.2008 tarihinde onaylandığı ve yürürlüğe girdiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının bulunmadığı tespitlerine yer verilmiş, davalı idare vekilince anılan rapora 2008 yılından önce de taşınmazın bulunduğu bölgede nazım imar planlarının bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmış Mahkeme tarafından bu doğrultuda Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanmış 1/5000 ölçekli nazım imar planının yürürlükte olduğu ve söz konusu planda uyuşmazlık konusu taşınmazın 200 kişi/ha yoğunlukta sağlıklaştırılacak konut alanında kaldığından üst ölçekli planlara aykırı olması ve park alanı olarak planlanan parselde mevcut yapı olması nedeniyle mülkiyet hakkınının korunmaması sebebiyle plan kademelenmesi, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anılan kararın istinaf başvurusuna konu edilmesi neticesinde Bölge İdare Mahkemesince yapılan değerlendirmede Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında da davacıya ait taşınmazın kısmen park kısmen de konut kullanımında kaldığı, her ne kadar nazım imar planı sonradan yürürlüğe girmiş olsa da üst ölçekli nazım imar planı ile alt ölçekli uygulama imar planı uyumlu hale getirildiğinden plan hiyerarşisine uygun olduğu, davacıya ait taşınmazın park alanı gösterilmesine ilişkin imar durum belgesi ve dayanağı uygulama imar planında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı görülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı" hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması aşamasında, dava dosyasında dava konusu uygulama imar planının dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığından bilirkişi heyetince bu hususa dayalı olarak rapor düzenlendiği, oysa nazım imar planı olduğu bilgisi dava dosyasına ulaştıktan sonra bu yeni duruma göre bilirkişilerden ek rapor alınmadığı, mevcut haliyle nazım imar planında genel olarak uygunluk görülebilse de çıkmaz sokak oluşturulması hususun da değerlendirilmediği, bu yönleriyle dava dosyasının eksik incelendiği anlaşılmakta olup bu sebeple temyize konu kararın belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!