Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/217 E. , 2023/9255 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/217
Karar No : 2023/9255
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "kentsel yerleşik alan" kullanımından çıkarılarak "orman alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 07.07.2020 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın "orman alanı" olarak belirlenmesine yönelik 07.07.2020 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine karşı … tarihli, … sayılı dilekçe ile yapılan itiraz başvurusunun zımnen reddedildiği, taşınmaza yeniden 16.11.2015 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında öngörülen "kentsel yerleşik alan" fonksiyonu verilmesi gerektiğinden "orman alanı" fonksiyonunun kaldırılmaması halinde anayasal güvenceyle korunan mülkiyet hakkının zedeleneceğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği, ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı,esasa ilişkin olarak ise, dava konusu 07.07.2020 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine ait plan notları çerçevesinde, bu ölçekteki plan ile imar hakkı elde edilemeyeceği, taşınmaza "kentsel yerleşik alan" fonksiyonu verilmesi yolundaki talebin alt ölçekli imar planı kararlarıyla karşılanabileceği sebebiyle dava konusu imar planı değişikliğinin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu çevre düzeni planına ait plan notlarının 8.11.1 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak gösterilen alanların, devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, özel ormanlar ve muhafaza ormanları olup 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine tabi alanlar olduğu, 8.11.3 sayılı maddesinde, orman sınırları konusunda tereddüt oluşması durumunda veya imar planlarının yapımı sırasında orman kadastro sınırları esas alınacak olup ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğu, 8.11.5 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak belirlenmiş ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş veya tapuya tescil edilmiş parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla 8.7. tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, ancak, orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftcinin barınması amaçlı yapıların yer alabileceği, müştemilatların emsale dahil olduğu, bu alanlar için yapılaşma koşulunun ise minimum parsel büyüklüğü 5000 m², Emsal 0,05 hmax:2 kat maks inşaat alanının 250 m² olduğu, kurala bağlanmıştır.
Leke plan niteliğinde bulunan dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmayacağı gibi genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçeği plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu taşınmaz orman olarak gösterilmekle beraber statüsü orman olmayan alanların orman olarak kullanılamayacağı, bu alanlarda kalan özel mülkiyete konu taşınmazlar için tarım arazileri ile ilgili plan hükümlerinin geçerli olduğu, belli ölçüde yapılaşma olanağının sağlandığı, öte yandan kentsel gelişme alanlarını sınırlarının, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği ve bu planın onay tarihinden önce mevzuata uygun onaylanmış imar planları ile mevzii imar planlarının geçerli olduğunun kabul edildiği, dikkate alındığında dava konusu plan değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmediğinden davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın "orman alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 07.07.2020 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine yapılan itirazın zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarece her ne kadar davacıya ait parselin dava konusu plan onama sınırı içerisinde yer almadığı, davacı taşınmazının bulunduğu alanın 16.11.2015 onay tarihli 1/100.000 ölçekli planda " kentsel yerleşik alan" da kalmakta iken yapılan itirazlar üzerine, bölgenin yoğun ağaçlık dokuda olması, Bornova ilçesini kapsayan merkez kentte planlama nüfusuna yeterli kentsel gelişme alanının ayrılmış olması hususlarının dikkate alınarak 10.10.2018 onay tarihli plan değişikliği ile "orman alanı" olarak belirlendiği, bu değişiklikten sonra söz konusu bölgede herhangi bir değişiklik yapılmadığı bu nedenle davanın konusunun 10.10.2018 onay tarihli plan değişikliği olduğu ileri sürülmekte ise de davacı tarafından taşınmazları ile ilgili olarak 10.10.2018 onay tarihli plan değişikliğiyle alınan "orman alanı" kararının dava konusu plan değişikliğiyle kaldırılmamasına itiraz edilerek taşınmazın yeniden 16.11.2015 tarihli planda öngörülen " kentsel yerleşik alan" olarak belirlenmesi istemiyle askı süresi içinde dava konusu 07.07.2020 onay tarihli plan değişikliğine itirazda bulunulduğu ve 10.10.2018 onay tarihli değil 07.07.2020 onay tarihli plan değişikliğinin iptalinin istenildiği anlaşıldığından dava 07.07.2020 onay tarihli plan değişikliğine yönelik olarak incelenmiştir.
Dosyanın aynı konuda açılan diğer dava dosyalarındaki bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesinden; 14.08.2009 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 26.12.2012 tarihli, E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın tümünün iptaline karar verilmesi üzerine İzmir- Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının … tarihli, … sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylandığı, anılan plana yönelik, askı sürecindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında … tarihli, … sayılı Bakanlık oluru ile İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının yeniden onaylandığı bu plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının (…, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı paftaları ve plan hükümleri) 16.11.2015 tarihinde onaylandığı, söz konusu planın … tarihinde … sayılı plan paftasında, 10.04.2018 tarihinde ... sayılı plan paftası, … sayılı plan paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapıldığı, ... plan paftasına ilişkin yapılan bir diğer değişikliğin 25.07.2018 tarihinde onaylandığı, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği …, …, …, …, …, …, …, …, … Plan Paftaları, Lejant Paftası, Plan Hükümleri, Plan Açıklama Raporu, Plan Değişikliği Gerekçe Raporu ve eki 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 10.10.2018 tarihinde, … Plan Paftası ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 07.11.2018 tarihinde, …, … Plan Paftaları ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 97. maddesi uyarınca 17.11.2018 tarihinde, … Plan Paftası ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 15.11.2019 tarihinde, …, … Plan Paftaları ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 20.12.2019 tarihinde, … Plan Paftası ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 19.02.2020 tarihinde, … Plan Paftası, Plan Açıklama Raporu ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu) 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 08.05.2020 tarihinde, …, … Plan Paftaları ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 20.05.2020 tarihinde, …, …, …, …, …, …, …, …, … Plan Paftaları, Lejant Paftası, Plan Hükümleri, Plan Açıklama Raporu ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 07.07.2020 tarihinde onaylandığı bu planda uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin bir düzenleme yapılmadığı; 20.08.2020 - 18.09.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılan plan değişikliği ile davacıya ait İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "orman alanı" olarak belirlendiğinden bahisle, davacı tarafından 08.09.2020 tarihli, 68236 sayılı itiraz dilekçesi ile söz konusu plan değişikliğine itiraz edilerek parsellerinin tekrar "kentsel yerleşik alan" kapsamına alınması yolundaki talebinin davalı idare tarafından altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerine 10.10.2018 onay tarihli plan değişikliğiyle alınan "orman alanı" kararının dava konusu plan değişikliğiyle kaldırılmamasının ve taşınmazın yeniden 16.11.2015 tarihli planda öngörülen " kentsel yerleşik alan" olarak belirlenmemesinin mülkiyet haklarına aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu plan değişikliğinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu çevre düzeni planının plan notlarının 7.1 sayılı maddesinde, bu çevre düzeni planının, plan hükümleri ve plan açıklama raporuyla bir bütün olduğu, 7.2 sayılı maddesinde, bu plandan ölçü alınarak uygulamaya geçilemeyeceği, bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanlarının, bu alanların tamamının yerleşime açılacağını göstermeyeceği, bu alanların sınırlarının, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda, bu planda ve plan hükümleri ekinde yer alan tabloda belirlenen hedef nüfus dikkate alınarak kesinleştirileceği belirtilmiş, 7.13 sayılı maddesinde bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planlarının, 7.14 maddesinde de bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planlarının geçerli olduğu, 8.1.1.1 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş alanların bütünü olduğu belirtilmiş; 4.49 sayılı maddesinde, orman alanları 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca saptanan ve saptanacak olan alanlar olarak tanımlanmış, 5.1.2 sayılı maddesinde orman alanlarının korunması koruma ilkeleri arasında sayılmış, 7.43 sayılı maddesinde, bu plan sınırları içindeki tüm orman sayılan yerlere ve orman alanlarına ilişkin konularda 6831 sayılı orman kanunu uyarınca uygulama yapılacağı belirtilmiş, 8.11.1 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak gösterilen alanların, devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, özel ormanlar ve muhafaza ormanları olup 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine tabi alanlar olduğu, 8.11.2 sayılı maddesinde, planlama bölgesi içindeki orman alanlarının, orman amenajman planları esas alınarak bu plana işlendiği, 8.11.3 sayılı maddesinde, orman sınırları konusunda tereddüt oluşması durumunda veya imar planlarının yapımı sırasında orman kadastro sınırları esas alınacak olup ilgili kurum görüşünün alınmasının şart olduğu, 8.11.5 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak belirlenmiş ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş veya tapuya tescil edilmiş parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla 8.7. tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, ancak, orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftcinin barınması amaçlı yapıların yer alabileceği, müştemilatların emsale dahil olduğu, bu alanlar için yapılaşma koşulunun ise minimum parsel büyüklüğü 5000 m², Emsal 0,05 hmax:2 kat maks inşaat alanının 250 m² olduğu, kurala bağlanmıştır.
Çevre düzeni planı kararları, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Stratejik mekânsal planlama, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım olmayıp fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir. Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Dolayısıyla, dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir.
Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.
Bu amaç çerçevesinde, Çevre Düzeni Planı ölçeğinde hangi usül ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Ayrıca, bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz.
Dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olamayacağı, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde, koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gerektiği alanlarda, yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçeği plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görülmüştür.
Bu itibarla davaya konu taşınmaz orman olarak gösterilmekle beraber statüsü orman olmayan alanların orman olarak kullanılamayacağı, bu alanlarda kalan özel mülkiyete konu taşınmazlar için tarım arazileri ile ilgili plan hükümlerinin geçerli olduğu, belirli oranda yapılaşma hakkının sağlandığı, öte yandan kentsel gelişme alanlarını sınırlarının, alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler doğrultusunda kesinleştirileceği ve bu planın onay tarihinden önce mevzuata uygun onaylanmış imar planları ile mevzii imar planlarının geçerli olduğunun kabul edildiği, dikkate alındığında dava konusu planda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 19.07.2007 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Danıştay Altıncı Dairesinin 09/12/2009 tarih ve E:2007/10509, K:2009/11751 sayılı kararıyla "2872 sayılı Yasanın 9.maddesinde bölge ve havza bazında hazırlanacak planların yapılmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak bir Yönetmelikle belirleneceğinin kurala bağlanmasına karşın, işlem tarihinde böyle bir Yönetmelik çıkarılıp, planın hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmeden tesis edilen işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle" tümünün iptaline, bu iptal kararı üzerine hazırlanan 14/08/2009 tarihli, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa-Kütahya çevre düzeni planının da Danıştay Altıncı Dairesinin 26.12.2012 tarihli, E:2010/786, K:2012/8225 sayılı kararıyla planın yine tümünün iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar üzerine İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) 23/06/2014 tarihli, 9948 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı oluru ile onaylanmış, bu plana askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonrasında ÇDP … tarihli, … sayılı Bakanlık oluru ile yeniden onaylanmıştır. Anılan plana yönelik askı süreci içerisindeki itirazların değerlendirilmesi sonrasında da İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (…, …, …, …, …, …, …, …, … paftaları ve plan hükümleri) 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesi uyarınca 16.11.2015 tarihinde onaylanmış, bu planın 27.01.2017 tarihinde … plan paftasında, 10.04.2018 tarihinde ... plan paftası, ... plan paftası ve bazı plan hükümlerinde değişiklik yapılmış, ... plan paftasına ilişkin yapılan değişiklik 25.07.2018 tarihinde onaylanmış ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği (…, …, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plan paftaları, lejant paftası, plan hükümleri, plan açıklama raporu, plan değişikliği gerekçe raporu ve eki) 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 10.10.2018 tarihinde, ... Plan Paftası ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 07.11.2018 tarihinde,..., ... Plan Paftaları ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 97. maddesi uyarınca 17.11.2018 tarihinde, ... Plan Paftası ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 15.11.2019 tarihinde, ..., ... Plan Paftaları ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 20.12.2019 tarihinde, ... Plan Paftası ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 19.02.2020 tarihinde, ... Plan Paftası, Plan Açıklama Raporu ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu) 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 08.05.2020 tarihinde, ..., ... Plan Paftaları ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 20.05.2020 tarihinde, ..., …, ..., …, …, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Plan Paftaları, Lejant Paftası, Plan Hükümleri, Plan Açıklama Raporu ve Plan Değişikliği Gerekçe Raporu 1. No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca 07.07.2020 tarihinde onaylanmıştır.
İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "kentsel yerleşik alan" kullanımından çıkarılarak "orman alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 07.07.2020 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği 20.08.2020 - 18.09.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır. Bu plan değişikliğine karşı 08.09.2020 tarihli, 68236 sayılı dilekçe ile yeniden 16.11.2015 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında öngörülen "kentsel yerleşik alan" belirlenmesi amacıyla davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine, "orman alanı" fonksiyonunun kaldırılmaması ve taşınmazın yeniden "kentsel yerleşik alan" olarak belirlenmemesi halinde anayasal güvenceyle korunan mülkiyet hakkının zedeleneceğinden bahisle dava konusu işlemin iptali iptali istemiyle bakılan davanın açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 5.maddesi; "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.", "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35.maddesi; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.", "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56.maddesi; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir." ve "Konut hakkı" başlıklı 57.maddesi; "Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler." kurallarını hüküm altına almıştır.
644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden: Süreaşımı itirazına ilişkin olarak, üzerinde plan değişikliği yapılması istenen 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğin 07.07.2020 tarihinde onaylanarak 20.08.2020 tarihinden itibaren otuz gün süre ile askıya çıkarıldığı, 18.09.2020 tarihinde askıdan indirildiği, davacı tarafından askı süresi içinde 08.09.2020 tarihinde plan değişikliği talebiyle itirazda bulunulduğu, itirazın zımnen reddi üzerine askıdan indirilme tarihinden itibaren yasal süresi içinde 04.01.2020 tarihinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden süreaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden: Anayasanın 35. maddesinde mülkiyet hakkı, miras hakkıyla birlikte bir temel hak olarak güvence altına alınmıştır. Mülkiyet hakkı kişiye, başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı veren bir haktır. Devlet, mülkiyet hakkına istisnaen ancak kamu yararı amacıyla ve kanuna uygun olarak müdahale edebilir.
Davaya konu çevre düzeni planına ait plan notlarının 8.11.1 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak gösterilen alanların, devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar, özel ormanlar ve muhafaza ormanları olup 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine tabi alanlar olduğu, ifade edilmiştir. Bu hükme göre, özel mülkiyete tabi dava konusu taşınmazın İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında orman olarak gösterilen alanlardan olmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar dava konusu çevre düzeni planına ait plan notlarının 8.11.5 sayılı maddesinde, bu planda orman alanı olarak belirlenmiş, ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla 8.7. tarım arazileri plan hükümlerinin geçerli olduğu, ancak, orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftcinin barınması amaçlı yapıların yer alabileceği, müştemilatların emsale dahil olduğu, bu alanlar için yapılaşma koşulunun ise minimum parsel büyüklüğü 5000 m², Emsal 0,05 hmax:2 kat maks inşaat alanının 250 m² olduğu, kuralı bulunsa da, bu kural Anayasanın 35. maddesiyle koruma altına alınarak temel çekirdek haklardan kabul edilen ve dahi istisnaen sınırlandırılabilen mülkiyet hakkına ilişkin düzenlemeyle bağdaşmamaktadır. Zira, bu hüküm ile sınırlı yapılaşma şartlarıyla mülkiyet üzerinde tasarrufa izin verilmektedir.
Diğer yandan, Orman Genel Müdürlüğünden uyuşmazlık konusu alanın 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sınırları içinde olup olmadığı sorulmuş, Dairemizin 05/07/2023 tarihli ara kararına verilen 30/10/2023 tarihli cevaba göre ise dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, Orman Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kalması sebebiyle dava konusu İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "orman alanı" olarak gösterilmesinin hukuki bir zorunluluk olmadığı izahtan varestedir.
İmar hukukunda "planların kademeli birlikteliği" olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uygun olması zorunludur. Varsa çevre düzeni planlarının da bu hiyerarşiye dahil olduğu ve alt ölçekli bütün planlar yönünden bağlayıcı olduğu konusunda da duraksama bulunmamaktadır.
Planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde, her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içerdiği bilinmekle birlikte üst ölçekli planlarının; yoğunluğu belirlemeye ve alanda yapılacak uygulamaları gerçekleştirmeye daha yaklaşan alt ölçekli imar planlarını yönlendirici bir tarafının bulunduğunu da göz ardı etmemek gerekmektedir. Dava konusu çevre düzeni planına göre taşınmazın "orman alanında" bırakılması, daha sonra yapılacak olan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında taşınmaz üzerinde yapılaşmaya yönelik fonksiyonlar verilerek yerleşime açılması durumunda planların kademeli birlikteliği ilkesini zedeleyerek plan hiyararşisi zincirini bozacağından dava konusu plan değişikliğine ilişkin başvurunun zımnen reddine dair işlemde, bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 07.07.2020 onay tarihli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğine yapılan itirazın zımnen reddine dair dava konusu işlemin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL tarihli yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!