Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1593 E. , 2025/105 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1593
Karar No : 2025/105
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılması istemiyle yapılan 20.07.2017 tarihli teklifinin reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin dayanağı ... Belediyesi Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikleri ile alanda parselasyon yapılmasına dair ...tarihli, ... sayılı ... Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bakımından; müellifin dava konusu planların yapımına yeterliliğinin bulunduğu, imar planı değişikleri ile mevcut planın aksayan yönlerinin düzeltilmesi ile üst ölçekli plan uyumunun sağlanmasının amaçlandığı, dava konusu taşınmaz için belirlenen sosyal kültürel tesis alanı, park alanı ve imar yolu kullanımlarının üst ölçekli plan hükümlerine aykırı olmadığı, aksine planların kademeli birliği ilkesinin gereği olduğu, Bozüyük ilçesinde öngörülen hızlı tren hattı ve istasyonuna göre mevcut planın yeniden kurgulanmasında zorunluluk oluştuğu, DSİ görüşü kapsamında mevcut planın değiştirilmesinin gerektiği, yani plan değişikliğini zorunlu kılan şartların oluştuğu, planlarla öngörülen gelişme yapısının Bozüyük ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alındığı, işlemin davacının parseli yönünden imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, üst ölçekli plan hükümlerine, plan ana kurgusu ve bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olduğu, parselasyon işlemi bakımından ise kök parselinin müstakil mülkiyet yapısı ve kadastral konumu dikkate alınmadan, mevzuattaki sınırlamaya rağmen teknik zorunluluk hali gerçekleşmeksizin tam mülkiyet yapısı parçalanarak, hisseli ve eşdeğer olmayan yerden tahsislendirildiği, parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle imar planları bakımından davanın reddine, parselasyon bakımından ise dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; tarafların aleyhlerine olan kısımlar bakımından karşılıklı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davalı idareninin parselasyon işleminin iptaline ilişkin kısmı bakımından istinaf isteminin; bilirkişi raporunda davacıya yapılacak tahsisin tek veya iki parsele müstakil olarak yapılabileceği, kök parsele uzak tahsis yapıldığına yönelik tespite ilişkin somut veriye dayanılmadığı, tamamıyla varsayımsal bir görüşe dayandığı, parselasyonun dayanak 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, düzenleme sınırında mevzuata aykırılık bulunmadığı, DOP ve KOP hesabının mevzuata uygun olduğu, davacının taşınmazının imar planında kamusal kullanımda kalması nedeniyle yerinden tahsis yapılamadığı, KOP parseli dışında 1 adedi hisseli, 2 adedi müstakil olmak üzere konut ve konut+ticaret kullanımlı parsellerden tahsis yapıldığı, imar planı notları gereğince 500 m²nin altında imar parseli oluşturulamaması ve alanda tahsis imkanı bulunmayan geniş kamusal kullanımlı alanların bulunması nedeniyle teknik zorunluluklar dikkate alınarak yapılan tahsislerin dağıtım ve tahsis ilkelerine aykırılığının ortaya konulamaması karşısında, dava konusu imar uygulaması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının istinaf istemine konu edilen kararın davanın reddine ilişkin kısmı bakımından ise davacının istinaf dilekçesinde yer verilen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müstakil taşınmaz var iken dava konusu parselasyon işlemi sonrası 4 ayrı taşınmazdan hisseli tahsis yapıldığı, verilen imar parsellerinin kadastral parsele eşdeğer olmadığı, imar planlarının planlama ilke ve esaslarına aykırı olduğu iddiası ile temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin imar planlarına ilişkin kısmının reddi ve anılan kısmın onanması, parselasyona ilişkin kısmının kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... ili, ... ilçesi, ... Mevkii, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alan ... Belediyesi Meclisinin... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli ilave revizyon nazım ve 1/1000 ölçekli ilave revizyon uygulama imar planı ile ayrık nizam 3 katlı konut alanı, park alanı, yol alanı olarak belirlenmiş, mevcut planın totografik yapıya uygun olmaması, kadastral durum ve mevcut yapılara dikkat edilmemesi, hızlı tren projesi sonrasında alanda yeni fonksiyonlara ihtiyaç duyulduğundan bahisle uyuşmazlık konusu alanda ... Belediyesi Meclisinin... tarihli, ... sayılı kararıyla1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikleri onaylanmış, anılan değişiklik ile dava konusu taşınmazlar sosyal kültürel tesis alanı, park alanı ve yol alanı olarak belirlenmiştir.
... Belediye Encümenin ... tarihli, ... sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmış, anılan parselasyon işlemi ile 6357 m2 yüzölçümlü 89 sayılı davacının müstakil kadastal parselinden DOP ve KOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan imar hak edişleri 1903 m2 yüzölçümlü ... ada,... parsel sayılı taşınmazda 205,72 m2 hisseli, 1448,30 m2 yüzölçümlü ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda müstakil, 1567,90 m2 yüzölçümlü ... ada, ... parselde müstakil olarak dağıtım yapılmıştır.
Davacı tarafından, 20.07.2017 tarihli dilekçe ile uyuşmazlık konusu alanda 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılması talep edilmiş, bunun üzerine davalı idarenin 02.08.2017 tarihli işlemi ile uyuşmazlık konusu alanda parselasyon yapıldığı, taşınmazın sosyal donatı alanı, park, yol alanı olarak ayrıldığı belirtilmiş, bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyize konu kararın imar planına ilişkin kısmının incelenmesinden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın imar planına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın parselasyona ilişkin kısmının incelenmesinden ;
3194 sayılı Kanunun 18. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyeler ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağılımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar sahanın arsaların düzenlenmeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçmemek üzere düzenleme ortaklık payı olarak düşülebileceği, düzenleme ortaklık paylarının düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamayacağı, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınamayacağı, ancak bu hükmün o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmeyeceği, üzerinde bina bulunan hisseli parsellerin şuyulandırmanın sadece zemine ait olup, şuyunun giderilmesinde bina bedelinin ayrıca dikkate alınacağı düzenleme sırasında plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapının ancak bir imar parseli içinde bırakılabileceği, bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapıların kamulaştırılmadıkça yıktırılamayacağı, 19. maddesinde de; kesinleşen parselasyon planlarının tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderileceği hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca çıkarılan ve dava konusu parselasyon işleminin onaylandığı tarihte yürürlükte olan İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 'İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar' başlıklı 10. maddesinde; "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır, c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir. Hisselendirme, imar ada veya parselin yüzölçümü payda kabul edilerek, hisse sahiplerine ait düzenleme ortaklık payları çıkarıldıktan sonra kalan yüzölçümü miktarı hisse kabul edilerek kat mülkiyeti uygulanmak üzere yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Parselasyonda, kök parsellerin bulunduğu yerde oluşturulan imar adalarına öncelikle kendi altlıklarından tahsis yapılması dağıtım ilkelerinin bir gereği olup şayet uygulama imar planında imar parseli oluşturulması mümkün olmayan alanlarda kalan (örneğin; umumi hizmet veya umumi tesis alanı) taşınmaz malikleri bulunuyorsa bu hisselerin parselasyon işlemi ile mümkün olduğunca taşınmazların yakınında oluşturulan, eşdeğer nitelikteki imar parsellerinden tahsis edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının kadastral parselinin sosyal donatı alanında kaldığı, bu nedenle kadastral parselin bulunduğu alandan dağıtım yapılamadığı ve davacının 6357 m2 yüzölçümlü ... sayılı kadastal parselinden DOP ve KOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan toplam imar hak edişinin 1903 m2 yüzölçümlü ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda 205,72 m2 hisseli, 1448,30 m2 yüzölçümlü ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda müstakil, 1567,90 m2 yüzölçümlü ... ada, ... parselde müstakil olarak dağıtıldığı, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda eşdeğer alandan tahsis yapılmadığı tespitlerine yer verildiği, bunun üzerine Mahkemece somut olarak nerelerden dağıtım yapılacağının sorularak ek rapor istenilmesine üzerine bilirkişilerce somut olarak tespit yapamayacakları belirtilerek, ada ve parsel bazında gösterim yapılamayacağı yönünde rapor düzenlendiği, bunun üzerine temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında bilirkişi raporunun varsayıma dayandığı bu nedenle hükme esas alınmaması gerektiği ve davacının hisselendirilmesinin dağıtım ilke ve esaslarına uygun olduğu belirtilerek parselasyon işleminin iptaline karar verildiği, ancak dosyada bulunan dağıtım cetvelleri ve parselasyon haritası incelendiğinde, davacının kadastral parselinin çevresinin E:1.20, yükseklik serbest yapılaşma koşullarına sahip olduğu, davacıya tahsis edilen imar parsellerinin ise E:0.90 yükseklik serbest TAKS:0,30, KAKS:0,90 yapılaşma koşullarına sahip olduğu görülmekte, bu duruma ilişkin ise bilirkişiler ve Mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dosyada bulunan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu dağıtım ve hisselendirmenin uygunluğu yönünden hükme esas alınabilecek nitelikte yeterli tespit içermediği, Mahkemece de bu hususun açıklığa kavuşturulması amacıyla yeterli araştırmanın yapılmadığı, yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak davacıya daha az sayıda taşınmazda ve daha yakın imar parselinde hisselendirilme yapılabilmesinin mümkün olup olmadığı bu bağlamda yapılan tahsisin teknik, bilimsel gerekçesinin bulunup bulunmadığı, fiili veya hukuki bir imkansızlıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulmasından sonra yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, imar planları bakımından davanın reddi, parselasyon işlemi bakımında ise dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun imar planları bakımından reddi, parselasyon işleminin iptaline ilişkin kısmı bakımından kabulü ile anılan kısım bakımından Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararının parselasyon işlemine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin imar planlarına ilişkin kısmının reddine, parselasyon işlemine ilişkin kısmının kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının parselasyon işlemine ilişkin kısmının BOZULMASINA, imar planlarına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım bakımından yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/01/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!