Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1422 E. , 2023/9279 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1422
Karar No : 2023/9279
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan Arnavutköy Merkez ve Çevresi 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin kabulüne ilişkin … tarihli, … sayılı Arnavutköy Belediye Meclisi kararı ile anılan kararın onayına dair … tarihli, … sayılı İstanbul Büyükşehir belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, planlamaya konu alandaki nüfus için gerekli olan dini tesis alanı ve kapasitesine ilişkin analiz, araştırma ve sonuçların bulunmadığı, alanın içinde nüfus ve yapı yoğunluğu artışının değerlendirilmediği, dava konusu parselin kuzeybatısında 22.000,00m²'lik cami alanı üzerinde bulunan caminin giriş kapısının, dava konusu taşınmaza 270 metre mesafede bulunduğu ve yaklaşık 50.000,00 kişilik bir nüfusun ibadet ihtiyacını karşılayacak nitelikte olduğu, dava konusu plan değişikliği ile öngörülen 380 kişi/ha nüfus yoğunluğu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 12. Maddesinde anılan caminin de içinde yer aldığı büyüklükteki semt camileri için öngörülen 400 metre yaya ulaşım mesafesinde kalan nüfus dikkate alındığında, alanda bulunan mevcut caminin kapasitesinin, etki alanında kalan nüfusun gerektirdiği ibadet alanı ihtiyacının üzerinde olduğu, dolayısıyla alanda yeni bir ibadet alanı ihtiyacının bulunmadığı, Arnavuköy Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün dosya içerisinde bulunan görüş yazısında yer alan ibadet alanı bulunmayan yerlerde yeni ibadet yeri oluşturulması yolundaki görüşü kapsamında değerlendirildiğinde yeni ibadet yeri ihtiyacının bulunmadığı bir alanda dava konusu plan değişikliği ile tesis edilen yeni ibadet alanının anılan kurum görüşüne de uygun olmadığı, imar planı değişikliğinin teknik ve nesnel gerekçelere dayandırılmadığı dikkate alındığında planlama esaslarına, planlama tekniklerine, kamu yararına, hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu ibadet alanının, 774 m2 büyüklüğünde mescit tarzında yapılmasının amaçlandığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. Maddesi uyarınca, küçük alan gerektiren mescit tarzı ibadet yerinin uygulama imar planı ile belirlenmesinin nazım imar planına aykırılık teşkil etmediği, 26. Madde uyarınca da sosyal donatıyı arttıran plan değişikliğinin yapılabileceğinin belirlendiği, ayrıca aynı yönetmeliğin 12. Maddesi uyarınca, parselin çevresinde yürüme mesafesinde 150 metre etki alanında bir ibadet(mescit) yerinin bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından parselin kuzey batı tarafında büyük bir camii alanı olduğu bu nedenle yeni ibadet yerine gerek olmadığı iddia edilmiş ise de; söz konusu camii alanının dava konusu parselin yürüme mesafesine uzak olduğu, ayrıca arada 20 metre bölünmüş yol bulunduğu, bu yoldan geçişin yayalar yönünden tehlikeli olabileceği bu nedenle belirlenen ibadet alanının konut alanlarının ortasında olanlara hizmet edecek şekilde tasarlandığı, ibadet yerinin, tescil dışı alan olması nedeniyle parselin kuzeyindeki yer esas alınarak belirlendiği ayrıca davacının parselinin yaklaşık 250 m2'sinin ibadet yeri olarak ayrıldığının anlaşıldığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının parselinin bir kısmının ibadet yeri olarak ayrılmasına yönelik dava konusu imar planı değişikliğinin mevzuata, planlama ve şehircilik ilkelerine uygun olarak yapıldığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu taşınmaza çok yakın konumda 50.000 kişi kapasiteli büyük bir caminin bulunduğu, bilirkişi raporunda dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun net bir şekilde ortaya konulduğu, işlemde kamu yararı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Arnavutköy Belediye Başkanlığının Savunması; Taşınmazın bölgedeki talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda bölgedeki nüfusa hizmet edecek sosyal donatı alanı olarak belirlendiği, işlemde kamu yararı bulunduğu, taşınmaza 150 metre mesafede başka bir mescit bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının Savunması: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan Arnavutköy Merkez ve Çevresi 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliğinin kabulüne ilişkin … tarihli, … sayılı Arnavutköy Belediye Meclisi kararı ile anılan kararın onayına dair … tarihli, … sayılı İstanbul Büyükşehir belediye Meclisi kararı ile daha önce tamamı konut alanında kalan taşınmazın bir kısmı camii alanı olarak belirlenmiş, söz konusu imar planı değişikliği 06.08.2018-06.09.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından anılan imar planı değişikliğine askı tarihleri içerisinde 14.08.2018 tarihinde yapılan itirazın zımnen reddi üzerine 05.11.2018 bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir. Aynı Kanunun 8.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde de; imar planının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğunun sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyece yapılacağı ve yaptırılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 12. Maddesinde; ".....Ayrıca imar planlarında; dini tesislerden küçük cami takriben 250 metre, orta (semt) cami takriben 400 metre mesafe dikkate alınarak yaya olarak ulaşılması gereken hizmet etki alanında planlanabilir. Mescitler ise yerleşik veya hareketli nüfusa göre takriben 150 metre hizmet etki alanında yapılabilir." hükmü, 24. Maddesinde; "......Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." kuralı, 26. Maddesinde; "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz......." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planı, insan, toplum, çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum yaşamını yakından etkileyen, fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturarak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amacıyla hazırlanır ve ancak koşulların zorunlu kıldığı hallerde ve zamanda yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir.
Bununla birlikte imar planları arasında bir hiyerarşi düzeni kurulmuş olup, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına uygun olarak hazırlanacağı, bir alt planın bir üst plana aykırı olamayacağı tartışmasız olup ayrıca imar planları ülke bölge kent verilerine göre konut çalışma, ulaşım gibi, kentsel işlevler ve sosyal ve kültürel gereksinimler var olan yada sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi biçimde yerine getirmek ve belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin gelişmesi de göz önünde bulundurularak 15-20 senelik perspektifler dahilinde hazırlanır ve koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve zamanda yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir.
Öte yandan, yukarıda yer verilen yönetmelik hükümleri ile idareye, sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar bakımından imar planı tadilatı yapma konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan söz konusu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirmesinden; olayda, davalı idarece Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. ve 26. maddeleri kapsamında sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar bakımından tanınan düzenleme yetkisine dayanılarak, davacıya ait parselin bir kısmı ile bir kısım tescil dışı alan olan toplam 774 m2 büyüklüğünde mescit tarzı ibadet alanı yapılması amacıyla ibadet alanı fonksiyonuna ayrıldığı anlaşılmış ise de plan hiyerarşisi açısından anılan büyüklükteki bir alanın 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmadan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile düzenlenmesinde mevzuata, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyarlık görülmemiştir.
Ayrıca; dava konusu parsel ile aynı hizmet etki alanında 270 metre mesafe uzaklıkta 22.000,00m²'lik alan üzerinde bulunan yaklaşık 50.000,00 kişilik caminin etki alanında kalan nüfusun gerektirdiği ibadet alanı ihtiyacının üzerinde olduğunun, dolayısıyla alanda yeni bir ibadet alanı ihtiyacının bulunmadığı idare mahkemesince tarafından yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile sabittir.
Öte yandan; Arnavutköy Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün dosya içerisinde bulunan görüş yazısında yer alan ibadet alanı bulunmayan yerlerde yeni ibadet yeri oluşturulması yolundaki görüşünün spesifik bir görüş olmadığından kurum görüşünün bulunduğundan da bahsedilemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde, kesin olarak, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 12. Maddesinde; ".....Ayrıca imar planlarında; dini tesislerden küçük cami takriben 250 metre, orta (semt) cami takriben 400 metre mesafe dikkate alınarak yaya olarak ulaşılması gereken hizmet etki alanında planlanabilir. Mescitler ise yerleşik veya hareketli nüfusa göre takriben 150 metre hizmet etki alanında yapılabilir." hükmü, 24. Maddesinde; "......Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." kuralı, 26. Maddesinde; "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz......." hükmü yer almaktadır.
İmar planı, insan, toplum, çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum yaşamını yakından etkileyen, fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturarak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amacıyla hazırlanır ve ancak koşulların zorunlu kıldığı hallerde ve zamanda yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir.
Öte yandan, yukarıda yer verilen yönetmelik hükümleri ile idareye, sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar bakımından 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatı yapma konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan söz konusu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Bu minvalde ile daha önce tamamı konut alanında kalan davacı taşınmazının bir kısmının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine gerek olmadan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile camii alanı olarak belirlenebileceği açık olmakla birlikte dosyadaki onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği paftasının tetkikinden camii kullanımı ile konut kullanımı arasında yol, park gibi iki fonksiyonu bir birinden ayıran bir kullanım öngörülmeden konut ve camii kullanımının bitişik iç içe geçecek şekilde düzenlendiği görülmüştür. Bu durum şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğundan temyize konu dava dairesi kararının bu gerekçe doğrultusunda bozulması oyu ile Dairemizin kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!