WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/10656 E.  ,  2024/53 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10656
Karar No : 2024/53

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesindeki Kadastro tespiti ile tescil harici bırakılan 2.370,10 m2'lik taşınmazın paftasında "N" harfi ile gösterilen kısmının 3194 sayılı kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon ile maliye hazinesi adına ihdas edilmesinin kabulü yönündeki Manavgat Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın uygun bulunması yolundaki Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ...sayılı kararına karşı davacılar tarafından yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararı ile anılan kararın uygun bulunmasına yönelik Antalya Büyükşehir Belediyesi Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacılar tarafından, tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın tapusunun kendi adlarına tescili istemiyle açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile taşınmazın "davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verildiği görülmekte ise de, mülkiyete ilişkin bahsi geçen kararın parselasyon işleminde göz önünde bulundurulabilmesi için kesinleşmesi gerektiği buna karşılık anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu dikkate alındığında dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Taşınmazların mülkiyeti hakkında ihtilaf bulunduğu, adli yargıda tapu iptal ve tescil davasının dikkate alınarak tapu kayıtlarında davaya konu parsellerde davalı olarak gösterilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
... Belediye Başkanlığı tarafından; Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesindeki Kadastro tespiti ile tescil harici bırakılan taşınmazın paftasında "N" harfi ile gösterilen 2.370,10 m2'lik kısmının 3194 sayılı kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon ile maliye hazinesi adına ihdas edilmesinin kabulü yönündeki Manavgat Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın uygun bulunması yolundaki Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı davacılar tarafından yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararı ile anılan kararın uygun bulunmasına yönelik Antalya Büyükşehir Belediyesi Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi ile görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) fıkrasında; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin 3. fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Yukarıda yer verilen kanun maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerince belirlenmektedir.
Ancak, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ki, bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkileyecektir.
Her ne kadar çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüş ise de bu kapsamda bulunmayan bir alanda imar planının iptali istemiyle dava açabilmek için komşu, bitişik parsel maliki ya da en azından mahalle sakini olmak gerekmektedir.
Yine, imar mevzuatına göre parselasyon işlemi, imar planlarındaki arazi kullanım kararlarının hayata geçirilmesi amacıyla mevcut tapu kayıtları esas alınarak arsa ve arazilerin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar uygulamasıdır.
Parselasyon işlemi ile kadastral mülkiyet dokusu imar planlarında belirlenen kullanım kararlarına göre yeniden düzenlemeye tabi tutulmakta olup kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değildir. Bu nedenle, doğrudan mülkiyet hakkına yönelik sübjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işlemine karşı komşu parsel maliki, belde sakini, yatırımcı kuruluş vb sıfatlarla dava açılması mümkün olmayıp ancak parsel maliklerince dava açılabilir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacılar, Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesinde Kadastro tespiti ile tescil harici bırakılan 2.370,10 m2'lik taşınmazın paftasında "N" harfi ile gösterilen kısmının malik sıfatı ile zilyedi olduklarını, taşınmazın adlarına tapuya tescili istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında tescil davası açtıklarını belirterek görülmekte olan davayı açmıştır.
Davaya konu edilen taşınmazlarla herhangi bir mülkiyet bağının bulunmayan davacılar tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasında verilen "taşınmazın davacılar adına kayıt ve tesciline" yolundaki kararın ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıların parsel maliki olmadıkları ve taşınmazların henüz adlarına tescil edilmediği anlaşıldığından, Manavgat Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın uygun bulunması yolundaki Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ...sayılı kararına karşı davacılar tarafından yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararı ile anılan kararın uygun bulunmasına yönelik Antalya Büyükşehir Belediyesi Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali talebiyle açılan davada tapu maliki olmayan davacıların ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, ... İdare Mahkemesinin davanın reddi yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararında isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/01/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.