WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/10125 E.  ,  2023/7708 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10125
Karar No : 2023/7708

TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ :Av. …

KARŞI TARAF :1-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı
2-(DAVACI) … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Uşak ili, Karahallı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında akaryakıt ve LPG istasyonu kullanımı getirilen taşınmazda akaryakıt istasyonu yapıldıktan sonra imar planının yargı kararıyla iptal edilmesi ve istasyonun kapatılması nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini talebiyle yapılan 22/03/2017 tarihli başvurunun reddine dair … günlü, … sayılı işlemin iptali ile 400.000-TL maddi, 100.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, ihale kapsamında taşınmazı satın alan davacı şirketin, söz konusu taşınmaza akaryakıt istasyonu yaparak faaliyete geçirdiği, faaliyetin, davalı idare tarafından hukuka aykırı olarak imar planı fonksiyonu belirlenmesi ve mevzuatta belirtilen mesafe şartını gözetmeden söz konusu yerin satışının yapılmasından kaynaklı olarak sonlandırıldığı, zira davacı şirketin taşınmazına ilişkin olarak yapılan plan değişikliklerinin ve yapı ruhsatlarının hukuka aykırı bulunarak yargı kararıyla iptal edilmesi karşısında, taşınmazı iyiniyetle satın alan davacının faaliyetinin, idarenin hatalı işlemleri nedeniyle durdurulması söz konusu olduğundan bu işlemden doğan zararların da davalı idarece karşılanması gerektiğinde duraksama bulunmadığı, bu sebeple, davacının zararlarının tazmini istemiyle 22.03.2017 tarihli dilekçe ile idareye yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile 163.173,60-TL binanın değeri, 16.959,10-TL müştemilatın değeri, 43.092,00-TL akaryakıt servis alanı yapısı (kanopi) değeri, 131.237,08-TL kilit parke bedeli, 31.772,96-TL yakıt tankı deposu değeri, 351.023,86-TL arsa değerinin hesaplandığı, iş yerinin akaryakıt inşaatı ve çevre düzenlemesi dışında kalan demirbaş alımı, resmi kurum harç ödemeleri ve faturalandırılmış harcama bedelinin 44.037,25-TL olarak hesaplandığı, sonuç olarak davacının uğramış olduğu zarar miktarının 781.295,85-TL olarak tespit edildiği, buna göre bilirkişi raporu ile yapılan tespit ve hesaplamalar doğrultusunda, davacının dava dilekçesindeki talebiyle bağlı kalarak 400.000,00-TL tazminat bedelinin davalı idarece davacıya verilmesi gerektiği; yoksun kalınan karın tazmini isteminin incelenmesinden, uyuşmazlıkta, davacı şirketin davalı idarenin hatalı işlemlerinden kaynaklı olarak iş yerinin kapatılmasından dolayı uğranılan somut, kesin ve ispatlanabilen zararlarının tazminin istenebileceği, ancak henüz doğmamış ve doğması muhtemel zararlar ile doğmuş olması kuvvetle muhtemel olmakla birlikte belli bir miktar olarak ispatlanamayan zararların tazminine karar verilemeyeceğinden davacının yoksun kaldığı kar miktarının tazmini talebinin yerinde görülmediği; tesisin kapatılması nedeniyle işten çıkarılan iki işçinin kıdem ve ihbar tazminatı yönünden yapılan incelemede, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazınıp kazanmadıkları ve işçilere haksız ödendiği düşünülen bu tazminatların geri alınıp alınamayacağı İş Mahkemelerinde irdelenebilecek hususlar olduğu, bu nedenle iş yerinin kapatılması nedeniyle işten çıkarılan iki işçinin kıdem ve ihbar tazminatının yapılan tazminat hesaplamasına dahil edilmesi talebinin yerinde olmadığı; önceki davalarda davacı şirketin müdahil olarak katlanmış olduğu harç ve vekalet ücretlerinin tazmini istemi yönünden yapılan incelemede, müdahil olarak kabul edilen davanın taraflarınca yapılan masraflara (yargılama giderlerine) davanın görüm ve çözümünde yetkili ve görevli mahkemece karar verileceği, bu nedenle davacı şirketin daha önceki yargılama aşamalarında müdahil olarak katlandığı yargılama giderlerinin görülen davalarda karara bağlandığı anlaşıldığından, davacının bu tazmin isteminin de yerinde görülmediği; yapılan sözleşmeler nedeniyle ödenecek cezai şartların hesaba dahil edilmesi istemine gelince, idari işlemlerden kaynaklı olarak ortaya çıkan somut zararların dava konusu edilebileceği, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı cezaların ödenmesi veya geri alınmasının ise adli yargı tarafından karara bağlanması gerektiğinden, yapılan sözleşmeler nedeniyle ödenecek cezai şartların tazminat hesabına dahil edilmesi talebinin yerinde görülmediği; davanın manevi tazminat ile ilgili kısmının incelenmesinden, dava konusu olayda, davacı şirket tarafından işletilen akaryakıt istasyonunun başından beri hukuka aykırı olan işlemler neticesinde işletildiği de göz önüne alındığında, işlem nedeniyle şirketin sonraki dönemlerde mesleki ve ekonomik değerlerinin zarara uğrayacağının kabulüne olanak bulunmadığından, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, 400.000,00-TL maddi tazminat isteminin kabulüne ve 400.000,00-TL maddi tazminat tutarının, 03/04/2017 günlü işlem tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, diğer istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davalı idarenin istinaf başvurusu ile davacının manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine, davacının maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun ise kabulüne, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat tutarı ve yargılama giderleri yönünden hükmün yeniden kurulmasına, davacının ıslah sonucu talep ettiği 781.295,85-TL maddi tazminat tutarının 683.501,81-TL'lik kısmının kabulü ile bu tutarın (400.000,00-TL'lık kısmının tazminat istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 03/04/2017 tarihinden, kalan 283.501,81-TL tazminat tutarının ise ıslah tarihi olan 07/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte) davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, davalı İdarenin hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacı şirketin ticari itibarının ağır şekilde zedelendiği, manevi tazminat şartları oluşmasına rağmen bunun reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, maddi tazminatın bilirkişilerce eksik hesaplandığı, ispat edilen diğer bazı hususlara ilişkin maddi tazminat talebinin reddedilmesinin usulsüz olduğu, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de yerinde olmadığı bu nedenlerle idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare vekili tarafından, dava konusu taşınmazın halen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında akaryakıt lpg istasyonu fonksiyonunda bulunduğu, bu hali ile davalı belediyenin kusuru bulunmadığı, tazminat ödemesinin hakkaniyete aykırılık taşıyacağı, idari yargıda ıslahın tahkikat aşaması sonlanana, nihai karar verilinceye kadar yapılabileceği, istinaf aşamasında davacının ıslah yoluna başvurmasının hukuken mümkün olmadığı halde istinaf aşamasında davacı tarafından yapılan ıslaha göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Kamu İhale Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu açısından, sözleşme aşamasına kadar İdare Mahkemeleri, sözleşme aşamasından sonraki aşamalarda ki uyuşmazlıkların adli yargı yargılama makamlarınca çözüme kavuşturması gerektiği davacı tarafın ihale şartnamesi ve sözleşmesindeki koşulların sonradan idare tarafından yerine getirilememesi nedeni ile iş bu davayı açtığı, dava öncesinde davalı belediyeye … tarihli … yevmiye sayılı ihtarname gönderilerek, esasen sözleşmenin feshini, ödediği bedelin iadesini ve sözleşme sonrasındaki yaptığı masrafların tazminini talep ettiği bu nedenle bakılan davanın adli yargının görevinde olduğu, hesaplanan tazminatın davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacak şekilde fazla hesaplandığı zira dava konusu taşınmazın mülkiyetinin halen davacı üzerinde olduğu bu nedenlerle idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı vekili tarafından, temyize konu idari dava dairesi kararına yönelik davacı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı vekili tarafından, temyize konu idari dava dairesi kararına yönelik davalı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Karahallı Belediye Meclisinin … tarihli … sayılı kararıyla kabul edilen, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında akaryakıt ve lpg istasyonu kullanımındaki Uşak ili, Karahallı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 35. maddesine göre açık artırma usulü ile ihaleye çıkarılmış; 21.05.2010 tarihindeki satışla 216.000,00 TL bedelle davacı şirket tarafından satın alınmıştır.
Uşak ili, Karahallı ilçesi, … Mahalle, … Caddesi mevkii, … ada … sayılı parsel üzerinde bulunan akaryakıt ve LPG istasyonunun işletmeciliğini yapan dava dışı şirket tarafından, uyuşmazlık konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu kurulmasına imkan veren, Karahallı Belediye Meclisi'nin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edilen,1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile … tarihli, … sayılı yapı ruhsatının iptali istemiyle dava açıldığı, ...İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, şehir içinde bulunan ve yol ve istikametleri aynı olan ... ada ve ... parselde kayıtlı akaryakıt ve LPG istasyonu ile 121 ada 95 sayılı parsel üzerinde bulunan akaryakıt ve LPG istasyonu arasında 850 metre mesafe bulunduğu, şehir içi yollarda aynı istikamette iki akaryakıt + LPG istasyonu arasındaki mesafenin 1 kilometreden az olamayacağı, Petrol Piyasası Kanunu, Petrol Piyasası Yönetmeliği ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliğinin yürürlükte olduğu dönemde verilen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile dayanağı Karahallı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan revizyon imar planının şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline hükmedildiği;
Anılan karar uygulanmayarak yapılan davalı Belediye Meclisinin … günlü, … sayılı imar planı tadilatına ilişkin kararının, … günlü ve … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile … tarih ve … sayılı (yeniden verilen) yapı ruhsatının ve … günlü ve … sayılı yapı kullanma izin belgesinin iptali isteğiyle açılan ikinci davada, ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu olayda davacı şirkete ait akaryakıt istasyonu ile diğer şirkete ait akaryakıt istasyonu arasında 1 km'den az mesafe olduğu gerekçesiyle ilgili ruhsatlar ve dayanağı meclis kararının iptaline karar verildiği, idare tarafından Mahkeme kararına uyularak işlem tesis edilmesi gerekirken, 05.03.2013 ve 04.06.2013 günlü meclis kararları ile 202 sayılı ada bazında plan tadilatı yapılarak 7 ve 10 metrelik yollar açıldığı, böylece ... ada … sayılı parselde bulunan akaryakıt istasyonuna giriş yolunun servis yolundan verilmesi sağlanarak davacı şirketle arasındaki mesafenin 1030 metreye çıkartıldığı anlaşılmakta ise de; yapılan bu düzenlemelerin iki akaryakıt istasyonunun güzergah üzerindeki yönünü değiştirmediği, "aynı yön" kavramı ile kastedilenin "yolun gidiş ya da geliş yönü olduğu" ve bu haliyle aynı gidiş yolu üzerinde bulunan iki akaryakıt istasyonundan birine servis yolu ile farklı giriş verilmesinin yönlerini değiştirmeyeceği, ilk alınan meclis kararı ile son yapılan değişiklikleri içeren meclis kararlarında akaryakıt istasyonunun aynı parsel üzerinde ve aynı güzergahta olduğu hususları göz önüne alındığında, ... Ltd.Şti'ne verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile dayanağı imar planlarında değişiklik yapılmasına ilişkin … günlü ve … sayılı meclis kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline hükmedildiği;
Sonrasında; ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu kurulmasına imkan veren, Karahallı Belediye Meclisinin imar plan değişikliği yapılmasına ilişkin … günlü … sayılı kararının alındığı, bu karar dayanak alınarak da … günlü … sayılı yapı ruhsatının, … günlü … sayılı yapı kullanma izin belgesinin ve … günlü … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, anılan işlemlerin iptali istemiyle açılan üçüncü davada, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasının açık hükümlerine göre yargı kararlarının yasada belirtilen sürede yerine getirilmesi gerektiği, ...İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ve ... İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararında davacı şirkete ait akaryakıt istasyonu ile diğer şirkete ait akaryakıt istasyonu arasında 1 km'den az mesafe olduğu gerekçesine dayanılmış olmasına karşın bu kararlara uyulmaksızın yapılan imar plan değişikliğine ilişkin Karahallı Belediye Meclisinin … günlü … sayılı kararının ve bu işlem dayanak alınarak tesis edilen … günlü … sayılı yapı ruhsatının, … günlü … sayılı yapı kullanma izin belgesinin ve … günlü … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının da hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline hükmedildiği;
Bu kez, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu kurulmasına imkan veren, Karahallı Belediye Meclisinin imar plan değişikliği yapılmasına ilişkin … günlü … sayılı kararının alındığı, bu karar dayanak alınarak da, … günlü … sayılı yapı ruhsatının, … günlü … sayılı yapı kullanma izin belgesinin ve 19.08.2016 günlü işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, dava dışı şirket tarafından anılan işlemlerin iptali isteniyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin … tarihli E:… sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi sonucunda davalı idare tarafından davacı şirkete … tarihli … sayılı yazı ile iş yerinin kapatılması için 15 gün süre verildiği, davacı tarafından … tarihli, … sayılı yazı ile söz konusu iş yerinin kapatıldığının davalı idareye bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından 22.03.2017 tarihinde idareye başvuru yapılarak sözleşme gereği yükümlülüğün (idarece) yerine getirilmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiği belirtilerek, ihale bedeli, taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen imalatlar, plan tadilatları aşamasında ödenmiş planlama bedelleri, proje ücretleri, harçlar ve masrafları, yargı harç ve vekalet ücretleri, EPDK nezdinde yapılan ödemeler ve harçlar, iş takip ve yol masrafları, geleceğe yönelik ticari kazanç kayıplarının tazminin istenildiği, söz konusu başvurunun davalı idarenin … tarihli … sayılı işlemiyle reddedildiği, anılan işlemin iptali ile 400.000,00 TL'si maddi, 100.000,00 TL'si manevi olmak üzere toplam 500.000,00-TL tazminatın işlemin reddi tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun ''İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı'' başlıklı 2. maddesinin değişik 1. numaralı bendinde; ''a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.'' idari dava türleri olarak sayılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14.maddesinin 3.fıkrasının 3.bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; aynı Kanunun 15. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünde reddine karar verileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare hukukunda istikrar kazanmış içtihatlara göre, idarenin kamu gücünü kullanarak gerçekleştirdiği bir ihaleye ilişkin sözleşmenin taraflarca imzalanmasından sonraki süreçte iki taraf arasındaki ilişki, karşılıklı edimlerin yerine getirilmesinden ibaret olup; sözleşmede öngörülen yükümlülükler ile sözleşmenin sona erdirilmesi, yenilenmesi gibi tasarruflardan doğabilecek uyuşmazlıkların Borçlar Hukuku hükümleri çerçevesinde adli yargı yerinde dava konusu edilmesi gerekmektedir.
İhale mevzuatına dayanılarak sözleşme aşamasına kadar idarece alınan kararlar ve yapılan işlemler ise idari niteliktedir. İhale kararı alınması, ihale şartlarının tespiti, şartnamenin hazırlanması, tahmini bedel tayini, ihale komisyonun teşkili, ihalenin ilanı, tekliflerin değerlendirilmesi, ihale kararı, komisyonun ihaleyi yapıp yapmamakta serbest olması, ihale kararının onayı ve iptali gibi tüm hazırlıkların, idarenin, yasanın verdiği yetkiye dayanılarak gerçekleştirdiği tek yanlı ve buyurucu nitelikte bir dizi işlemler olduğu görülmektedir. Bu nedenle bu tür işlemlere karşı açılacak davalar idari yargının görevinde olup sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar ise adli yargının görevine girecektir.
Uyuşmazlık Mahkemesi, benzer konulara ilişkin olarak önüne gelen uyuşmazlıklarda; sözleşme aşamasına kadar kanuna dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerinde görülmesi gerektiği yolunda pek çok karar vermiştir. (20/02/2017 tarihli ve E.2016/91, K.2017/3; 24/12/2018 tarihli, E.2018/865, K.2018/865; 24/02/2020 tarihli, E.2019/859, K.2020/162; 30/05/2022 tarihli ve E.2021/622, K.2022/347 sayılı kararlarında olduğu gibi.)
Uyuşmazlıkta davacı tarafından dava açılmadan önce davalı idareye gönderilen 22.03.2017 tarihli 282 yevmiye sayılı ihtarneme ile sözleşmenin feshedildiği belirtilerek, sözleşme gereği yükümlülüğün (idarece) yerine getirilmediğinden bahisle ihale bedeli, taşınmaz üzerinde gerçekleştirilen imalatlar, plan tadilatları aşamasında ödenmiş planlama bedelleri, proje ücretleri, harçlar ve masrafları, yargı harç ve vekalet ücretleri, EPDK nezdinde yapılan ödemeler ve harçlar, iş takip ve yol masrafları, geleceğe yönelik ticari kazanç kayıplarının idareden istenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, ihalenin kesinleşmesi ve sözleşmenin akdedilmesinden sonraki aşamada idare ile yüklenici arasındaki sözleşmenin ifası sırasında ve taahhüt edilen edimin ifasından doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün ise özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerine ait olduğu genel kabulü doğrultusunda, dava konusu talebin ihale sonucunda imzalanan sözleşmenin feshine ilişkin olması nedeniyle bakılan davada adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.