Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/9811 E. , 2023/7128 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9811
Karar No : 2023/7128
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ....
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Güney Antalya Turizm Alanı sınırları içerisinde yer alan Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... sayılı adalara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığınca 22.01.2018 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planı değişikliği ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu plan değişikliğiyle getirilen kullanım kararlarının üst ölçek plan kararlarına uygun olduğu, plan değişikliklerinin üst kademe plan kararlarının sürekliliğini, bütünlüğünü bozacak nitelikte olmadığı, kentin gelişimine paralel olarak kent bütününde kültürel tesis alanlarının yer almasının uygun bir planlama yaklaşımı olduğu, getirilen fonksiyonların sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte olduğu, teknik ve somut gerekçelerle söz konusu imar planı değişiklikliğinin yapıldığı, parselasyon işleminin değerlendirilmesinde ise, alanda DOP kesintisi yapılmadığı ve söz konusu parselasyon işleminin dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, düzenleme sınırının tespiti ve geçirilmesinin imar mevzuatı esaslarına uygun olduğu, düzenleme sonucu oluşturulan imar parsellerin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemlerin şehircilik ilkeleri, planlama esasları, planlama teknikleri ve kamu yararı açısından uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu uygulama imar planı değişikliği ile alanda yeşil alan kullanımının azalacağı ve inşaat yoğunluğunun artacağı, yaşam kalitesi ve kent estetiğinin olumsuz etkileneceği, ayrıca uygulama imar planı değişikilğine askıda itiraz edildiği fakat itirazlara cevap verilmeden parselasyon işleminin onaylandığı, yani kesinleşmemiş uygulama imar planı dayanak alınarak parselasyon işleminin onaylandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNLARI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Güney Antalya Turizm Alanı sınırları içerisinde yer alan Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... sayılı adaların bulunduğu alanda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığınca 22.01.2018 tarihinde 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri onaylanmış, uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alan açık spor tesis alanı iken anılan plan değişikliğiyle spor, kongre ve eğlence merkezi olarak planlanmış ve 02.02.2018-02.03.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı idare tarafından anılan planlara askıda itiraz edilmiş, davalı Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile itiraz reddedilmiş, 22.01.2018 tarihinde onaylanmış olan uygulama imar planı değişikliği dayanak alınarak 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca Antalya Büyükşehir Belediye Encümenin ... tarihli, ... sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu alanda parselasyon işlemi onaylanmış ve 17.03.2018-17.04.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı idare tarafından askı süresi içinde parselasyon işlemine itiraz edilmiş, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla itirazın reddi üzerine davacı Kemer Belediye Başkanlığı tarafından bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) fıkrasında; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin 3. fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmı yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın parselasyon işlemine ilişkin kısmı yönünden;
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerince belirlenmektedir.
İmar mevzuatına göre parselasyon işlemi, imar planlarındaki arazi kullanım kararlarının hayata geçirilmesi amacıyla mevcut tapu kayıtları esas alınarak arsa ve arazilerin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar uygulamasıdır.
Parselasyon işlemi ile kadastral mülkiyet dokusu imar planlarında belirlenen kullanım kararlarına göre yeniden düzenlemeye tabi tutulmakta olup kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değildir. Bu nedenle, doğrudan mülkiyet hakkına yönelik sübjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işlemine karşı komşu parsel maliki, belde sakini, yatırımcı kuruluş vb sıfatlarla dava açılması mümkün olmayıp ancak parsel maliklerince dava açılabilir.
Olayda, Maliye Hazinesi ve dava dışı 3. kişilere ait alan açısından esasen dayanak imar planlarına yönelik iddialar ile subjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işleminin iptalinin istenildiği, davacı idarenin davaya konu edilen taşınmazla herhangi bir mülkiyet bağının bulunmadığı ve dava konusu parselasyon işlemi ile kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin varlığını ortaya koyacak nitelikte bir iddiasının da bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, parsel maliki olmayan davacı idare tarafından, parselasyon işlemine karşı açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin kısmının ONANMASINA, parselasyon işlemine ilişkin kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!