WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/9096 E.  ,  2023/7903 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9096
Karar No : 2023/7903

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Hatay İli, … Mahallesi, … mevkii, … parsel sayılı taşınmaz için verilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatı ile dayanağı … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 27/02/2018 tarih ve E:2016/11534, K:2018/1580 sayılı bozma kararına uyularak; davanın yapı ruhsatına yönelik kısmının ehliyet yönünden reddi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik kısmının süre aşımı nedeniyle reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Antakya Belediye Başkanlığı tarafından; Savunma verilmemiştir.
Müdahil tarafından; Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 02/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY(X) : Dava, Hatay İli, … Mahallesi, …, … parsel sayılı taşınmaz için verilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatı ile dayanağı … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/05/2014 tarihli, E:2013/594, K:2014/4092 sayılı bozma kararına uyularak, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu plan değişikliği ile blok nizamda ve 8 katlı yapılaşma koşulları oluşturulduğu, dava konusu işlem öncesinde alanda yürürlükte olan TAKS=0,40, E=2,80, hmax=serbest yapılaşma koşulunun parsel bazında yapılan plan değişikliği ile bozulduğu, plan değişikliği ile çevresinden farklılaşan bir plan kararı alındığı, söz konusu düzenlemenin, yapılaşmada blok nizam kararı daha fazla oturma alanı kullanılabilmesine olanak sağladığı için yapılaşma ve nüfusta yoğunluk artışı anlamına da geldiği, TAKS değeri 0,40 olarak kullanıldığı durumda, parsel bazında 3,20 emsal değeri kullanılabilmesinin mümkün hale geldiği, dava konusu taşınmaz ve yakın çevresinde planlanan veya doğal verilerden kaynaklı olarak yoğunluk değişimini gerektiren bir unsur bulanmadığı, dava konusu plan değişikliği ile, dava konusu taşınmaz ve yakın çevresinde "A-4", "E=2,80, TAKS=0,40, Hmax=serbest" ve "ÖBL-8" gibi çok farklı yapılaşma koşullarının öngörüldüğü ve öngörülerin herhangi bir gerekçesi veya açıklamasının bulunmadığı, dava konusu işlem ile ÖBL-8 yapılaşma koşulu getirilen taşınmazların daha önce E=2,80 yapılaşma koşullu alanlar içerisinde dağınık bir durumda olduğu, E=2,80 yapılaşma koşullu alanları dışında ise, A-4 kat öngörüldüğü, özellikle konut alanlarında herhangi bir gerekçe ve kurala bağlı olmadan öngörülen birbirinden farklı yapılaşma koşullarının şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, dava konusu plan değişikliği ile yeşil alan, eğitim, sağlık gibi diğer sosyal ve teknik donatılar yönünden bir düzeneme bulunmadığı, dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin ve buna uygun olarak düzenlenen yapı ruhsatının şehircilik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare ve davalı yanında müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 27.02.2018 tarihli, E:2016/11534, K:2018/1580 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta, dava konusu parsel için verilen yapı ruhsatı yönünden bir değerlendirme yapıldığında, davaya konu edilen yapı ruhsatına ilişkin yapının, bir beldede veya kentte yaşayan tüm insanları veya büyük çoğunluğunu etkileyecek ölçüde önemli bir inşaat olmadığı, yalnızca yapıdan doğrudan etkilenme durumunda olan komşularının veya aynı sokak yahut aynı mahalledeki insanların hukuki ve kişisel menfaatlerini etkileyebileceği, bu noktada da davacı odanın davaya konu yapı ile ilgili olarak anlatılan şekilde herhangi bir hukuki, kişisel ve güncel bir menfaatinin söz konusu olamayacağının açık olduğu, kaldı ki; davacı odanın yapının yapıldığı … Mahallesi ile ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanununun 13. maddesi kapsamında bir hemşehri hukukunun bulunmadığının da açık olduğu, düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planına karşı dava açma süresinin uygulama işlemi niteliğindeki yapı ruhsatının öğrenilmesi ile tekrar başlayacağı açık olmakla birlikte, davacı odanın yapı ruhsatına karşı zaten dava açma ehliyeti bulunmadığından, yapı ruhsatına dava açma ehliyeti bulunmayan odanın imar planına karşı açtığı bu davada yapı ruhsatının uygulama işlemi kabul edilerek dava açma süresinin ihya edilmesi mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu … parsel sayılı taşınmaz için verilen yapı ruhsatı bakımından davanın ehliyet yönünden reddi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte iken işin esasına girilerek dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen mahkeme kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu kararın bozulduğu İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak; davanın yapı ruhsatına yönelik kısmının ehliyet yönünden reddi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik kısmının süre aşımı nedeniyle reddi yolunda karar verildiği anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır.
2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptallleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu gözönüne alınmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı oda tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmaz için verilen yapı ruhsatının öğrenilmesi üzerine, süresinde anılan yapı ruhsatı ile birlikte dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin de iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İfa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerde görevli bulunanlar, belde sakini sıfatıyla ayrı ayrı dava açabileceklerine göre, bu kişiler tarafından kurulan ve yürütülen şubeler de doğrudan imar planına ve bu plan uyarınca düzenlenen yapı ruhsatına dava açabilecektir.
Bu durumda, davacı odanın, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunu ileri sürerek düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planına karşı dava açması ve bu planlar uyarınca düzenlenen uygulama işlemi olan ruhsatın da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesi nedeniyle dava konusu işlemlerle meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabul edilerek, dava konusu işlemler hakkında işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.