WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/9044 E.  ,  2023/9642 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9044
Karar No : 2023/9642

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tur. İnş.taah. Tic. San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Çiğli İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, … ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda parselasyon düzenleme sahasının kabulüne ilişkin … tarihli ve … sayılı Çiğli Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile dava konusu parselasyonun dayanağı imar planlarına karşı davacı tarafından açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu parselin batısından geçen 20 metrelik taşıt yolunun alanın kuzeyinde önerilen sanayi alanlarına erişimi sağlamak amacıyla 2002 ve 2005 yıllarında onaylanan planlarda da önerilen bir yol olduğu, kıyı mevzuatı gereği 2002 ve 2005 yılı planlarında öngörülen güzergahtan farklı olarak sahil şeridinin gerisine kaydırılmış olan yolun güzergahının kıyı kenar çizgisini referans alarak oluşturulduğu, aynı zamanda söz konusu yolun dava konusu parselin bulunduğu kısımda güneyde yer alan ve bölgeyi çevre yoluna bağlayan 20 metre genişliğindeki … Caddesi ile kesiştiği, dolayısıyla sürekliliği olan 20 metrelik bu yolun güzergahının değiştirilmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamda dava konusu parselin bir kısmının 20 metrelik taşıt yoluna ayrılmasının planlama ilke ve esasları açısından bir zorunluluk oluşturduğu, her ne kadar tamamının iptali istemiyle Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davalarda Mahkemece 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptallerine karar verilmiş ise de bu kararların planlama alanının kuzey kesiminde halen tarımsal faaliyetlerin sürdürüldüğü kısımların üst ölçekli plana uygun şekilde tarımsal sürdürülebilirliğe olanak tanıyacak nitelikte düzenlenmediğinden bahisle dava konusu parsel dışında kalan bir alan ve hususla ilgili olarak verildiği, davacının parselinden daha önce düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi yapıldığı için yeni bir kesinti yapılamayacak ise de bu durumun parselin bir daha düzenleme sahasına alınamayağı anlamına gelmediği, ayrıca dava konusu belediye encümeni kararında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kıyı, koruma ve imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı bir husus bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hatalı bilirkişi raporuna göre ve eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usule ve hukuka uygun olan karara yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Konum olarak, batısında Çamaltı Tuzlası, güneyinde Gediz Deltasının doğal bitki örtüsü, güneybatısında ... Doğal Yaşam Parkı, doğusunda Çiğli Askeri Hava Üssü ve tarım alanları, kuzeyinde tarım alanları bulunan İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesini kapsayan 557,30 hektar büyüklüğündeki alanın tamamı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 22/08/2016 tarihinde onaylanan jeolojik-jeoteknik etüt raporuna göre önlemli alan (ÖA-1.1. ve ÖA-5.1.) kapsamında kalmaktadır.
02/07/2001 tarihinde İzmir 2. No.lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 10064 sayılı kararı ile İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... beldesi doğal sit alanı sınırları belirlenmiş olup söz konusu alanın tamamı 3. Derece Doğal Sit Alanı kapsamında bulunmaktadır (yeni sit statüsü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenmiştir).
06/11/2006 tarihinde mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından ... planlama alanının batı kesiminde Çamaltı Tuzlası tarafında kalan kıyı kenar çizgisi onaylanmıştır. 30/05/2011 tarihinde ise Bayındırlık ve İskan Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünce imar pafta sisteminde onaylanmış olan kıyı kenar çizgisinin ülke koordinat sisteminde güncel halihazır haritalara aktarım işlemi onaylanmıştır.
Alana yönelik Mülga ... Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile ... 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planları kabul edilmiştir. Ardından … tarih ve … sayılı ... Belediye Meclisi kararı ile ... Mahallesi 3. Derece Doğal Sit Alanına ilişkin Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonu kabul edilmiştir. Sözü edilen imar planlarının ...İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Plansız kalan İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, 3.Derece Doğal Sit Alanına ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/A maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığın 02/01/2017 tarihli, 18 sayılı işlemi ile onaylanarak 13/02/2017-14/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Aynı alana ilişkin 1. Bölge (Merkez ve Çevresi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 2. Bölge (Kıyı Kesimi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı da 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/A maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığın … tarihli, … ve … sayılı işlemleri ile onaylanarak 13/02/2017-14/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Söz konusu planlama alanına yönelik parselasyon düzenleme sahası Çiğli Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile kabul edilmiş ve ardından Çiğli Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen 254 sayılı parselasyon planı İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanmıştır.
Bunun üzerine Çiğli Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı işleminin dava konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, ulaşım, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerek çeşitli alanları arasında olan bağlantıları gözönüne alınarak hazırlanır.
Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma-kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığı ile planlanan yöredeki taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaçlar yönünden mevzuata, üst ölçekli planlara, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygunluk sağlayıp sağlamadığının detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta imar planlarının yapımında uyulması gerekli kuralları belirleyen imar mevzuatı uyarınca, dava konusu planlama alanının konumu ile ekolojik ve jeolojik açıdan taşıdığı özelliklerin dikkate alınması ve doğal sit alanı statüsünden kaynaklı olarak korunması gerekli alanlara ilişkin belirlenen ilkeler bağlamında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Böylelikle "doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin koruma ve kullanma dengesinin sağlanması" olanaklı olabilir.
Somut olayda, dava konusu planlama alanının büyük kısmının halihazırda tarım alanı olarak kullanıldığı, tamamının 3. Derece Doğal Sit Alanı kapsamında bulunduğu (yeni sit statüsü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenmiştir) ve planlama alanının oldukça küçük bir kısmının meskun yerleşik alan özelliği gösterdiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2023 tarihli, E:2020/10072, K:2023/9636 sayılı; 19/12/2023 tarihli, E:2020/10068, K:2023/9643 sayılı; 19/12/2023 tarihli, E:2020/7634, K:2023/9641 sayılı kararları ile dosyanın birlikte incelenmesinden; dava konusu uygulama imar planının dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı TMMOB Şehir Plancıları Odası (İzmir Şubesi) tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2023 tarihli, E:2020/10072, K:2023/9636 sayılı kararı ile; dava konusu nazım imar planının üst planı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/11/2015 tarihli işlemiyle onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle TEMA, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı tarafından açılan ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2016/2336 sayılı dosyasında görülen davada 24/05/2021 tarihli, K:2021/6643 sayılı karar ile ... gelişme alanlarına ilişkin kısmının iptaline karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2022/2503 sayılı dosyasında temyiz incelemesine devam edilen Dairemiz kararının ilgili kısmında özetle; "...ya yönelik olarak, davaya konu planın Plan Açıklama Raporu’nda, “Doğal Sit Alanı” sınırlarında bulunan bir bölgede niçin bu büyüklükte bir kentsel gelişme alanının önerildiğinin açıklanmadığı, K17 ve L17 sayılı plan paftalarında ...’nın mevcut yerleşik alan büyüklüğünden kat ve kat büyük bir kentsel gelişim alanının önerildiği, söz konusu bölgenin, çok çeşitli ve zengin, korunması gerekli doğal değerler barındıran eşsiz özelliklere sahip bir alan olduğu, bu tür bir bölge için getirilen bu büyüklükte bir kentsel gelişme alanı kararının, ancak planın koruma ilkeleri bağlamında titiz, bilimsel yöntem ve tekniklere dayalı analizler sonucunda ve alternatif gelişme alanları olmaması durumunda ve kamu yararı kararı sonrasında getirilebileceği, davaya konu planın Plan Açıklama Raporu’nda ... yerleşimi için önerilen kentsel gelişme alanının büyüklüğünün nasıl hesaplandığının, ve özellikle niçin çevresinde bunca doğal değer olan ve halihazırda tarım arazileriyle kaplı, “Doğal Sit Alanı” olan, “Sulak Alan Mutlak Koruma Bölge Sınırında” yer alan bir bölgede mevcut kentsel yerleşik alan büyüklüğünden daha fazla (veya hemen hemen aynı oranda) bir kentsel gelişme alanı lekesinin önerildiğinin gerekçelendirilerek açıklanmasının gerektiği, 04.04.2014 tarihinde yayınlanan 28962 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’nin 6. Maddesi’nin 1. fıkrasının “a” bendi gereği sulak alanların kirletilmemesi, doğal yapılarının ve ekolojik karakterinin korunması zorunlu olduğu aynı yönetmeliği, 20. maddesi, 1. Fıkrası uyarınca “mutlak koruma bölgesi sınırları için: “bu alanların zorunlu olmadıkça özel mülkiyete konu olmaması esastır” hükmünün yer aldığı bölgede bu büyüklükte bir kentsel gelişim alanı kararının doğal değerlerin korunmasını amaç edinen çevre düzeni planının koruma ilkeleri ile uyuşmadığı, planın bu kısmı koruma-kullanma dengesi bağlamında planlama ilke ve esaslarına uymayan plan kararlarını getirdiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçelerine yer verildiği, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ... gelişme alanlarına ilişkin kısmının iptal gerekçeleri dikkate alındığında, korunması gerekli doğal değerler barındıran alanda ...’nın mevcut yerleşik alan büyüklüğünden kat ve kat büyük bir kentsel gelişim alanı önerilmesinin koruma-kullanma dengesini bozucu ve planlama ilke ve esaslarına uymayan plan kararlarının üretilmesi sonucunu doğurur nitelikte olduğu, nazım imar planında yer alan yaklaşık 45 hektar büyüklüğündeki "ticaret alanı"nın, üst 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında "kentsel gelişme alanı" olarak tanımlanan alan içerisinde yer almasında da mevzuata uyarlık bulunmadığı, mevzuata, koruma ve şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna ulaşılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, 3.Derece Doğal Sit Alanına ilişkin 1. Bölge (Merkez ve Çevresi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 2. Bölge (Kıyı Kesimi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının tamamının iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası (İzmir Şubesi) tarafından açılan davalarda sonucu itibarıyla davanın reddi yolunda verilen kararların, dayanağı nazım imar planına karşı açılan davada Dairemizce verilen bozma kararının bu dosyalara olan etkisinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2023 tarihli, E:2020/10068, K:2023/9643 sayılı ve 19/12/2023 tarihli, E:2020/7634, K:2023/9641 sayılı kararları ile bozulmasına karar verildiği, uyuşmazlıkta dava konusu parselasyonun dayanağı olan uygulama imar planının bütününe karşı açılan davada Dairemizce verilen bozma kararlarından sonra verilecek karar sonucuna göre bu dosyada yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.