WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/4343 E.  ,  2024/613 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/4343
Karar No : 2024/613

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Mudanya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel (eski … ada, … parsel) sayılı taşınmazı kapsayan alanda Mudanya Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Güzelyalı Revizyon Uygulama İmar Planının, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Güzelyalı Revizyon Uygulama İmar Planının ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilen 21.03.2013 onay tarihli dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının ise anılan iptal kararının gerekçeleri doğrultusunda kabul edildiği, bu plan ölçeğinde yapılan düzenlemelerin plan ana kararlarını ve bütünlüğünü bozmayacağı, üst ölçekli planlarda herhangi bir değişikliği zorunlu kılmadığı ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturmadığı, dava konusu 28.07.2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan açıklama raporunda parselin imar planındaki konut alanı kullanımının park alanı olarak değiştirilmesini zorunlu kılan nedenlerin ortaya konulduğu, kot farkının fazla olması ve üzerinden geçen yolun eğime paralel olarak planlanması nedeniyle yapılaşma imkanı olmayan parselin yol ve park alanı olarak düzenlenmesinin teknik açıdan bir sorun oluşturmayacağı, daha önce yürürlükte olan imar planları ile verilen yapılaşma koşullarının davacıya müktesep hak kazandırmayacağı, dava konusu 28.07.2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının; şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun ve uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun hatalı ve hukuka aykırı olduğu, planlama alanında kendilerinden önce bina yapan şahıslara avantaj sağlandığı, bina yapmayan parsel maliklerinin ise mağdur edilerek adeta cezalandırıldığı, bölgede yapılaşmanın büyük ölçüde tamamlanmış olması nedeniyle yapılacak parselasyonda kendilerine başka bir yerden imara uygun parsel verilme imkanının bulunmadığı, parselin tamamının kamulaştırılması halinde ise kamuya fazlaca maliyet yükleneceğinden dava konusu işlemde kamu yararı da bulunmadığı, park alanı ve yolda kalan parseli ile ilgili olarak plan notu eklenerek İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılacağının belirtilmesi gerektiği, planlama hiyerarşisine uyulmadan başka bir ifade ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmadan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapıldığı, yeşil alanların kullanılabilir bir alan olması gerektiğinden kot farkının fazla olduğu (aşırı eğimli) parselin yeşil alan ve yol olarak planlanmasının imar mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz, 12.07.2007 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Güzelyalı Revizyon Uygulama İmar Planında; ''blok nizam 3 kat konut alanı'', dava konusu 21.03.2013 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 28.07.2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; park ve yol alanı, dava konusu 23.07.2015 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise park alanı olarak planlanmıştır.
12.04.2013 - 12.05.2013 tarihleri arasında askıya çıkarılarak 21.03.2013 tarihinde onaylanan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına davacı tarafından askı tarihleri arasında, 09.05.2013 tarihinde yapılan itiraz, Mudanya Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmiştir.
12.08.2015 - 10.09.2015 tarihleri arasında askıya çıkartılarak 28.07.2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planına davacı tarafından askı tarihleri arasında, 10.09.2015 tarihinde yapılan itirazlar ise Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Daha sonra davacı tarafından Mudanya Belediye Başkanlığı'na yapılan 24.07.2017 ve 25.07.2017 tarihli başvurular ile; taşınmazının 21.03.2013 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park ve yol alanında kaldığı belirtilerek, plan değişikliğine esas belediye meclis kararlarının, eski imar planı örneğinin, imar komisyon raporunun, plan açıklama raporunun ve dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planının tarafına verilmesi istenilmiş, Mudanya Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı cevabı yazısının 10.08.2017 tarihinde davacıya tebliği üzerine, davacı tarafından dava konusu imar planı değişikliklerinden söz konusu yazı ile haberdar olduğu belirtilerek 02.10.2017 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının 21.03.2013 tarihinde onaylanan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yaptığı itirazının reddedildiği Mudanya Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile başka şahıslar tarafından yapılan itirazların bir kısmının kabulüne karar verildiği, bu kararın Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile değiştirilerek onaylandığı, yine davacının 28.07.2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik itirazlarının reddedildiği Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile başka şahıslar tarından yapılan itirazların bir kısmının kabulüne karar verilerek, kabul edilen itirazlar doğrultusunda planlarda değişiklik yapıldığı ve değişen kısımlara ait alanların 06.04.2016-05.05.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihindeki yürürlükteki haliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihindeki yürürlükteki halinde ise ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin, "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında; "Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir." hükmü, 6. fıkrasında; "İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır." hükmü, 7. fıkrasında; "Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde 14/6).
İmar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda imar planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde dava açılması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu imar planlarına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, bu planlara yönelik dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda; dava konusu 21.03.2013 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına davacı tarafından askı tarihleri arasında, 09.05.2013 tarihinde yapılan itirazın, son ilan tarihi olan 12.05.2013 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedildiği kabul edilerek, bu plana karşı en son bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde dava açılması, yine dava konusu 28.07.2015 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planına davacı tarafından askı tarihleri arasında, 10.09.2015 tarihinde yapılan itirazın askı süresini izleyen 60 günlük zımni ret süresi içerisinde Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile reddedildiği görülmüş ise de bu kararın tebliğine ilişkin bilgi ve belge dosyada bulunmadığından, davacı lehine yapılacak yorumla davacının askı süresi içerisinde yaptığı itirazın son ilan tarihi olan 10.09.2015 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedildiği kabul edilerek, en son bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerektiğinden, bu süreler geçirildikten sonra 02.10.2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacının dava konusu imar planlarına yönelik itirazlarının reddedildiği belediye meclis kararları ile başka şahıslar tarafından yapılan itirazların bir kısmının kabulüne karar verildiği görülmekte ise de, yapılan bu değişikliklerin davacı taşınmazını kapsamadığı anlaşıldığından, itirazların kabul edilen kısımlarına yönelik Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin yukarıda açıklanan 33. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yeniden yapılacak askı-ilan işlemlerinin davacı açısından yeni bir dava açma süresi başlatmasına olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan, davacı tarafından dava konusu imar planlarına yönelik bilgi ve belge verilmesi istemiyle Mudanya Belediye Başkanlığı'na yapılan 24.07.2017 ve 25.07.2017 tarihli başvurulara cevaben yazılan 04.08.2017 tarihli cevabın, düzenleyici işlem niteliğinde bulunan imar planlarının uygulama işlemi niteliğinde bulunmaması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava açma süresini canlandırması olanaklı değildir. Zira İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir. 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği de açık olduğundan, davacının itirazının reddedildiği Mudanya Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararının davacıya tebliğinin 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyecektir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ve davacı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden davanın süresi konusunda temyize konu kararda herhangi bir gerekçe ve açıklama bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince süre hakkında bir hüküm tesis edilmediği görülmüştür.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava açma süresi geçirilerek açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiştir.
Bu durumda karar bozularak Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere iade edilmesi gerekmektedir. Aksi halde Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi yerine karar verilmiş ve ısrar hakkı önlenmiş olacaktır.
Bu itibarla, Mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurularının Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği oyuyla, anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.