Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/3372 E. , 2024/1667 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/3372
Karar No : 2024/1667
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Valiliği (… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 22/05/2018 tarih ve E:2014/10747, K:2018/4972 sayılı bozma kararına uyularak; ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 15.10.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli Eyüp Işıklar - İhsaniye Köyleri Nazım İmar Planının; mülkiyeti hazineye ait İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırlan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu nazım imar planının 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman alanı dışına çıkartılan taşınmazları kapsamasına rağmen, taşınmazların bu vasfının korunmasına dair ve Anayasanın ilgili maddesinde belirtilen orman alanı dışına çıkartılma amacına uygun kullanım kararları içermediği, üst ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planına uygun olmadığı anlaşılmış bu nedenle de bilirkişi raporunda yer alan tespitlere itibar edilmeyerek, dava konusu nazım imar planında anılan parsel açısından, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, nitekim yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin de bu yönde olduğu iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 10/07/2018 tarihli, 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. maddesi uyarınca, Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup anılan Genel Müdürlük aynı Kararnamenin 99. maddesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, Hazineye ait taşınmazlara ilişkin olarak İstanbul Defterdarlığı yerine, İstanbul Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti hazineye ait İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, "belediye hizmet alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 24.12.2012 - 24.01.2013 tarihleri arasında askıya çıkarıltılan 15.10.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli Eyüp Işıklar - İhsaniye Köyleri Nazım İmar Planı'nın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesinde: "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne; "Orman köylüsünün korunması" başlıklı 170. maddesinde ise: "Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi ise: "... 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları orman sınırları dışına çıkartılır." hükmüne amirdir.
Anayasa Mahkemesinin 27.9.1995 tarihli, E:1995/13, K:1995/51 sayılı, 30.3.1993 tarihli, E:1992/48, K:1993/14 sayılı, 23.1.2002 tarihli, E:2001/382, K:2002/21 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Anayasanın 169. maddesine göre orman sınırları dışına çıkarma sonucu elde edilen alanların sadece Anayasanın 170. maddesinde öngörülen orman köyleri halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilebileceği açıktır.
Ayrıca, imar mevzuatında 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların planlamaya tabi tutulmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşik içtihatları gereği 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman alanı dışına çıkartılan taşınmazların plan kapsamına alınması halinde bu vasfının korunması suretiyle ve orman alanı dışına çıkartılma amacı çerçevesinde planmalarının yapılması gerektiği kabul edilmektedir.
Öte yandan, 6831 sayılı Orman Kanununun 7. maddesinde, 2. maddenin (B) bendi uygulamalarının orman kadastro komisyonlarınca yapılacağı belirtildikten sonra, orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin nasıl yapılacağı da Kanunun devam eden maddelerinde düzenlenmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’ nun 8. maddesinde, “İmar planlarının Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planlarından meydana geldiği; mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, Belediye Meclisi’nce onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren Belediye Başkanlığı’ nca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edileceği” kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;
"Mülkiyeti hazineye ait İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı taşınmazın tapu sorgulama siteminde (https://parselsorgu.tkgm.gov.tr) yapılan incelemede 2.886,38 m2 büyüklüğünde “tarla” vasfında olduğunun tespit edildiği, dava konusu parselde bir adet kulübenin bulunduğunun tespit edildiği, 15.12.2012 onaylı 1/5000 ölçekli Eyüp Işıklar- İhsaniye Köyleri Nazım İmar Planı sınırları içerisinde kaldığı, dava konusu planın yapıldığı alana ilişkin daha önce herhangi bir imar planın bulunmadığı, bu nedenle dava konusu nazım imar planının “yeni plan” niteliğinde olduğunun görüldüğü, 15.06.2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı sonrasında, dava konusu parselin bulunduğu alanda alt ölçekli planların yapımı gerekli olduğu ve bu doğrultuda dava konusu nazım imar planının hazırlandığı ve onaylandığı, parselin 15.10.2012 onaylı 1/5000 ölçekli Eyüp Işıklar- İhsaniye Köyleri Nazım İmar Planı’nda “belediye hizmet alanı” fonksiyonunda kaldığı, planda belediye hizmet alanı “…sosyal tesis, halk eğitim, belediyeye ait kültürel tesisler, kütüphane, bilgi- beceri- meslek edindirme kursları gibi eğitim ve kültür yapıları, belediyeye ait idari birim şubeleri, muhtarlık gibi yönetim yapıları, semt ölçeğinde küçük ölçekli sağlık tesisleri ve belediye hizmet birimleri…”ni içerebilecek şekilde tanımlandığı, bu içeriğin, Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik (dava konusu plan onay tarihinde geçerli olan yönetmelik) kapsamında sosyal ve teknik altyapı alanı olarak değerlendirildiği, bu kapsamda söz konusu belediye hizmet alanının sosyal ve teknik altyapı alanını artırıcı bir niteliğe sahip olduğu, ayrıca bu kullanımların kısmen ulaşım talebi oluştururken, konut birimini içermemesi nedeniyle insan yoğunluğuna herhangi etkisinin bulunmadığı, dava konusu parsele yönelik fonksiyonların tam olarak, uygulama ölçeği olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı sonrasında netleşeceği, dava konusu parselin üst ölçekli plan olan 15.06.2009 onay tarihli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında "tarımsal niteliği korunacak alanlar" ve "kırsal yerleşim alanı" fonksiyonunda kaldığı, anılan İstanbul Çevre Düzeni Planındaki arazi kullanım kararlarının şematik olduğu hususunun söz konusu çevre düzeni planın 8.2.2. maddesi hükmü ile vurgulandığı, bu madde uyarınca dava konusu nazım imar planında söz konusu parsele verilen "belediye hizmet alanı" fonksiyonunun alt ölçekli planlarda belirtilebileceği, bu nedenle dava konusu nazım imar planının üst ölçekli plan kararlarına uygun olduğu, söz konusu … ada … parselin orman vasfında olmadığı, orman sınırları dışına çıkarma işlemine tabii tutulmuş olup, mevcut durumu 6831 sayılı Orman Kanunun “2/B” vasfında olan orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, parsele verilen “belediye hizmet alanı" fonksiyonu ...sosyal tesis, hak eğitim, belediyeye ait kültürel tesisler, kütüphane, bilgi-beceri-meslek eddirme kursları gibi eğitim ve kültür yapıları, belediyeye ait idari birim şubeleri, muhtarlık gibi yönetim yapıları, semt ölçeğinde küçük ölçekli sağlık tesisleri ve belediye hizmet birimleri.. şeklinde farklı teknik ve sosyal altyapı alanlarını tek bir lejantta tanımlandığı, bu durum planlama ilkeleri açısında bir muğlaklık taşısa da... dava konusu planın nazım imar planı olması nedeniyle net fonksiyonların alt ölçekli uygulama imar planında belirleneceği, fonksiyonun yer seçiminin uygun olduğu, sonuç olarak İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı taşınmazın kapsamında dava konusu 15.10.2012 onaylı 1/5000 ölçekli Eyüp Işıklar- İhsaniye Köyleri Nazım İmar Planı’nın üst ölçekli plana, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve tekniklerine uygun olduğu kanaatine varıldığı" tespitlerine yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar, İdare Mahkemesince, dava konusu nazım imar planının 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman alanı dışına çıkartılan taşınmazları kapsamasına rağmen, taşınmazların bu vasfının korunmasına dair ve Anayasanın ilgili maddesinde belirtilen orman alanı dışına çıkartılma amacına uygun kullanım kararları içermediği, üst ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planına uygun olmadığı anlaşıldığı, bu nedenle de bilirkişi raporunda yer alan tespitlere itibar edilmeyerek, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu nazım imar planının iptaline karar verilmiş ise de; Dairemizce yapılan değerlendirmede yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda yukarıda yer verilen tespitlerin hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu nazım imar planının ilgili parsel yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kentsel yerleşmenin mevcut ve gelecekteki durumuna uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunamamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 11/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!