Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/305 E. , 2023/9889 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/305
Karar No : 2023/9889
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana İli, Çukurova İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın sağlık tesis alanı olan fonksiyonunun ticaret-konut alanı olarak değiştirilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile son halini alan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlıkta dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; taşınmazın bulunduğu alanı da kapsayan yürürlükteki bir diğer üst ölçekli plan olan Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onanan ve Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kesinleşen Adana Büyükşehir Belediyesi 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda davaya konu taşınmazın bulunduğu alanın “yüksek yoğunlukta (400 kişi/ha ve üzeri) kentsel meskûn konut alanı” olarak gösterildiği, davaya konu taşınmazın bulunduğu bölgenin 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ana plan kararları çerçevesinde meskûn konut alanı olarak gösterildiği, planın detaylarının ise ilgili ölçek olan 1/5.000 nazım imar planına bırakıldığı ve kullanım detaylarının alt ölçekli planlarda verileceğinin plan notlarında açık bir şekilde ifade edildiği, bu anlamda davaya konu planının dayanağı olan üst ölçekli nazım imar planına aykırı olmadığı, plan değişikliğinin plan ana kararlarını ve sürekliliğini bozmadığı, bölgede ek nüfus artışı getirmediğinden sosyal ve teknik altyapı alanlarını azaltmadığı ayrıca şahıs mülkiyetindeki taşınmazlar kamulaştırılamayacağı için imar planlarında değişikliğe gidilmesi yönündeki gerekçenin nesnel bir geçerliğinin olduğu, taşınmazın yer aldığı bölgede (hizmet etki alanı içerisinde) başka sağlık tesisleri alanı da yer aldığından alanda sağlık tesisi ihtiyacının bulunmamasının bilimsel bir geçerliliği bulunduğu, sonuç olarak, dava konusu taşınmazın yer aldığı bölgede çok sayıda sağlık tesisi alanının mevcut olduğu, alanda yapılaşmaların büyük oranda tamamlandığı, … ada … sayılı parselde özel hastane alanının mevcut olduğu, genel anlamda ticari alan kullanımına yönelik bir değişiklik söz konusu olduğunda bölgeye ek nüfus artışı getirmediği, dolayısıyla donatı alanlarının standartlarında azalmaya da sebebiyet vermeyeceği, bu nedenle dava konusu plan değişikliğinin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde yer verilen hükümlere aykırılıklar içermediği, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan gerekçeli görüşleri de bir bütün olarak dikkate alındığında, nazım imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyiz istemine konu kararda, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu plan değişikliğinde sağlık tesis alanı fonksiyonunun kaldırılmasına karşın eşdeğer alan ayrılmadığı, sosyal donatı alanının azaldığı, sağlık tesis alanlarının yeterli olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadan karar verildiği, asgari alan büyüklüklerinin hesaplanmadığı, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, "sağlık tesis alanı" fonksiyonunda olan davaya konu parselin, plan değişikliği ile ticaret ve konut alanı fonksiyonuna dönüştürüldüğü, plan değişikliğinin parsel bazında yapıldığı ve sağlık tesis alanı kaldırılırken bölgedeki nüfüs ve gelecekteki nüfus öngörüleri de değerlendirilerek sağlık tesis alanlarının yeterli olup olmadığı yönünde yeterli araştırma yapılmadığı, sağlık il müdürlüğünün özel sağlık tesisleri hakkındaki yazısı dışında sağlık tesis alanında plan değişikliği yapılmasını zorunlu kılan hususlar ile ticaret ve konut kullanımını gerektiren sebeplerin somut olarak ortaya konulamadığı bu bağlamda plan değişikliği gerekçesinin yeterli olmadığı, ticaret+konut alanı kullanım kararının konut kullanımı itibarıyla alana ilave nüfus getireceğinden artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılmadığı, dava konusu değişiklikle sosyal ve teknik alt yapı alan standardının düşürüldüğü dikkate alındığında dava konusu plan değişikliğinde planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adana İli, Çukurova İlçesi, … Mahallesi, … ada, …,…,… parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanın Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan ve anılan meclisin … tarih ve … sayılı kararı ile kesinleşen Adana Kuzey ve Batı Metropolitan Alanlar (Çukurova 2. Planlama Bölgesi) 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda "sağlık tesisleri alanı" olarak planlandığı, … parsel sayılı taşınmazda özel hastane bulunduğu, … parsel sayılı taşınmazın sağ ve sol yanında konumlanan davacının hisseli malik olduğu … ve … sayılı parsellerde ise yapı bulunmadığı, Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün bilâ tarihli yazısında; Adana ilinde özel sektör payının hedeflenenin üzerinde olduğundan yeni özel sağlık kuruluşuna Adana ilinde ihtiyaç duyulmadığı, özel sağlık kuruluşu açılacak iller listesinde Adana ilinin yer alamadığının belirtildiği, anılan yazıya istinaden Adana ilinde yapılabilecek sağlık tesisi alanının yatak kapasitesinin dolduğu gerekçesiyle Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "sağlık tesis alanı" fonksiyonunda kalan … parsel sayılı taşınmazın fonksiyonunun "ticaret konut alanı" olarak değiştirildiği anılan plan değişikliğine karşı başka şahıslar tarafından yapılan itirazlar üzerine Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla itirazların kısmen kabulü ve kısmen reddi ile kabul edilen itiraz doğrultusunda aynı adada yer alan davacının da hisseli malik olduğu 6 sayılı "sağlık tesis alanı" fonksiyonunda kalan parselin fonksiyonunun da "ticaret konut alanı" olarak değiştirildiği, anılan karar ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin son halini aldığı ve anılan plan değişikliğinin 24/01/2017-25/02/2017 tarihleri arasında askıda ilan edildiği ve yapılan itirazın reddedilerek plan değişikliklerinin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine yapılan itirazların incelenmesi sonucu Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile itirazların kısmen kabulü ve kısmen reddi üzerine son halini alan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin Adana İli, Çukurova İlçesi, … Mahallesi, 6307 ada, 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; "Nazım imar planları; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan planlar olarak" tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 8. maddesinin (b) fıkrasında ise; "İmar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planlarından meydana geldiği, mevcut ise bölge ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı ve yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, onay tarihinden itibaren Belediye Başkanlığı'nca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, Belediye Başkanlığı'nca Belediye içinde incelenerek kesin karara bağlayacağı onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu" hüküm altına alınmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "(1)İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
(2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
(3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için:
a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır.
b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.
c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; imar planları arasında bir hiyerarşi düzeni kurulduğu ve bir alt planın bir üst plana aykırı olamayacağı tartışmasız olup, imar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Bu ölçütlere göre hazırlanan imar planlarının zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebileceği göz önüne alındığında; bu kapsamda yukarıda belirtilen kriterler dikkate alınarak sağlık alanı olarak planlanmış bir alanın fonksiyonunun değiştirilmesi aşamasında daha önce var olan ihtiyacın ortadan kalkmasının nedenlerinin kesin ve kabul edilebilir verilerle açıklığa kavuşturulması, gelecek nüfus öngörüleri, bölgenin genel ihtiyaçları da dikkate alınarak yapılacak detaylı araştırma ve analizler sonucu elde edilen veriler ışığında plan değişikliği yapılmasına ilişkin gerekçelerin ortaya konulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Adana İli, Çukurova İlçesi, … Mahallesi, … ada, …,…,… parsel sayılı taşınmazların 1/5000 ölçekli nazım imar planında sağlık tesisleri alanı fonksiyonunda kaldığı, dava konusu plan değişikliği ile tamamı sağlık tesisleri alanında kalan adada bulunan … parsel sayılı taşınmazın fonksiyonunun ticaret konut alanı olarak değiştirildiği, anılan değişikliğe … parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan itiraz üzerine sağlık tesisleri alanında … 6 parsel sayılı taşınmazın da fonksiyonunun ticaret konut alanı olarak değiştirildiği, plan açıklama raporunda anılan plan değişikliğinin, Adana ilinde özel sağlık kuruluşlarına ihtiyaç bulunmadığı yönündeki Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün yazısına istinaden yapıldığının belirtildiği, anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda, "sağlık tesisleri alanı" fonksiyonunda olan davaya konu parselin, plan değişikliği ile "ticaret ve konut alanı" fonksiyonuna dönüştürüldüğü, plan değişikliğinin parsel bazında yapıldığı ve sağlık tesis alanı kaldırılırken bölgedeki nüfus ve gelecekteki nüfus öngörüleri de değerlendirilerek sağlık tesis alanlarının yeterli olup olmadığı yönünde araştırma yapılmadığı, sağlık il müdürlüğünün yazısının özel sağlık tesislerine ilişkin olduğu, bu yazı dışında bir kamusal alan olan sağlık tesis alanında plan değişikliği yapılmasını zorunlu kılan hususlar ile ticaret ve konut kullanımını gerektiren sebeplerin somut olarak ortaya konulamadığı, bu bağlamda plan değişikliğinin zorunlu olduğuna ilişkin gerekçenin yeterli biçimde ortaya konulmadığı, kaldırılan sosyal donatı alanı yerine eşdeğer alan ayrılmadığı, ticaret konut alanı kullanım kararının konut kullanımı itibarıyla alana ilave nüfus getireceğinden artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılmadığı, dava konusu değişiklikle sosyal ve teknik alt yapı alan standardının düşürüldüğü dikkate alındığında dava konusu plan değişikliğinde planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!