Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/104 E. , 2023/9655 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/104
Karar No : 2023/9655
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Kısmen dava konusu işlemlerin iptali, kısmen davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin bölümüne karşı davalılarca yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çiğli Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce düzenlenen … tarih ve … sayılı İmar durum belgesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığın … tarihli, … sayılı işlemi ile onaylanarak 13/02/2017-14/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının ve anılan Bakanlığın … tarihli, … ve … sayılı işlemi ile onaylanan ve 13/02/2017-14/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1. Bölge (Merkez ve Çevresi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ile 2. Bölge (Kıyı Kesimi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parsel yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parselin de içerisinde bulunduğu alanda kentsel planlama standartların çok üzerinde “Ticaret Alanı” plan kararı öngörülmüş olmasının, ticaret alanlarına ilişkin arzın, talebin çok üzerinde kalması olasılığını da birlikte getirdiği; dava konusu imar planı kararları ile bu alanlarda konut yapımına olanak sağlanmamış olmasına bağlı olarak, bu alandaki mülkiyet sahiplerinin mağduriyetlerinin söz konusu olabileceği ve bu durumun planlamanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu anlaşıldığından dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının ve 1. Bölge (Merkez ve Çevresi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının şehircilik ve korume ilkelerine, planlama esaslarına, imar ve koruma mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğunun anlaşıldığından anılan nazım ve uygulama imar planı ile bu planlara dayanılarak düzenlenen dava konusu imar durum belgesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı; dava konusu 2.Bölge (Kıyı Kesimi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının, üst ölçekli plan kararlarına ve plan hükümlerine uyarlık sağladığı, önceki imar planının iptaline karar verilmesi nedeniyle ... Mahallesinin koruma ve kullanma dengesi sağlanarak planlama yapılması gerekliğinin oluştuğu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerinin dikkate alındığı, arazinin coğrafi durumu, topoğrafik özellikleri, jeolojik yapısı ve eko sistem özellikleri dikkate alınarak hazırlanan planda jeolojik açıdan gerekli önlemlerin alınması hususuna plan hükümlerinde yer verildiği, arazinin düz topoğrafyası nedeniyle yerleşime uygun olduğu, planlama alanı için belirlenen nüfus ve yapı yoğunluğunun orta seviyelerde olması nedeniyle doğal çevre ve mevcut durum özellikleri gözetildiğinde dava konusu imar planının, planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar ve koruma mevzuatı ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın 2.Bölge (Kıyı Kesimi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına ilişkin kısmının reddine, diğer işlemlere ilişkin bölümünün iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü:
Duruşma istemi yerinde görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Konum olarak, batısında Çamaltı Tuzlası, güneyinde Gediz Deltasının doğal bitki örtüsü, güneybatısında ... Doğal Yaşam Parkı, doğusunda Çiğli Askeri Hava Üssü ve tarım alanları, kuzeyinde tarım alanları bulunan İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesini kapsayan 557,30 hektar büyüklüğündeki alanın tamamı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 22/08/2016 tarihinde onaylanan jeolojik-jeoteknik etüt raporuna göre önlemli alan (ÖA-1.1. ve ÖA-5.1.) kapsamında kalmaktadır.
02/07/2001 tarihinde İzmir 2. No.lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 10064 sayılı kararı ile İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... beldesi doğal sit alanı sınırları belirlenmiş olup söz konusu alanın tamamı 3. Derece Doğal Sit Alanı kapsamında bulunmaktadır (yeni sit statüsü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenmiştir).
06/11/2006 tarihinde mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından ... planlama alanının batı kesiminde Çamaltı Tuzlası tarafında kalan kıyı kenar çizgisi onaylanmıştır. 30/05/2011 tarihinde ise Bayındırlık ve İskan Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünce imar pafta sisteminde onaylanmış olan kıyı kenar çizgisinin ülke koordinat sisteminde güncel halihazır haritalara aktarım işlemi onaylanmıştır.
Alana yönelik Mülga ... Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile ... 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planları kabul edilmiştir. Ardından … tarih ve … sayılı ... Belediye Meclisi kararı ile ... Mahallesi 3. Derece Doğal Sit Alanına ilişkin Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonu kabul edilmiştir. Sözü edilen imar planlarının ...İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Plansız kalan İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, 3.Derece Doğal Sit Alanına ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/A maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığın … tarihli, … sayılı işlemi ile onaylanarak 13/02/2017-14/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Aynı alana ilişkin 1. Bölge (Merkez ve Çevresi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 2. Bölge (Kıyı Kesimi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı da 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/A maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığın … tarihli, … ve … sayılı işlemleri ile onaylanarak 13/02/2017-14/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Bunun üzerine anılan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1. Bölge (Merkez ve Çevresi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve 2. Bölge (Kıyı Kesimi) 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının dava konusu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Yasasının işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, çevre düzeni planı, ülke ve bölge kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen planlar olduğu, nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Genel planlama esasları" başlıklı 7.maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. d) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ile nazım imar planları üzerinden ölçü alınarak uygulama yapılamaz. e) Planlar, diğer kademedeki planların büyütülmesi veya küçültülmesi yolu ile elde edilemez. f) Doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin koruma ve kullanma dengesinin sağlanması esastır. g) Yapıların ve çevrenin kalitesinin artırılması için planlarda gerekli sağlıklaştırma ile ilgili kararlara yer verilir. ğ) Planlarda afet, jeolojik ve doğal veriler esas alınır. h) Planlarda, varsa mevcut geleneksel dokunun korunması esastır. ı) Ülke ve bölge düzeyinde karar gerektiren büyük projelerin mekânsal strateji planı veya çevre düzeni planında değerlendirilmesi esastır. i) Planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin biraraya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşur. j) Planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemler kullanılarak kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınması esastır. k) Planların iptal edilmesi halinde, daha önce alınan kurum ve kuruluş görüşleri ile birlikte yapılan analiz ve sentez çalışmaları yeni plan hazırlanmasında bu Yönetmelik kapsamında yeniden değerlendirilir. l) Planlar, çevresinde veya bitişiğinde yer alan mevcut planlar ile uyumlu hazırlanır. Korunacak alanların çevresinde yapılan planlar ise bu alanların hassasiyeti dikkate alınarak hazırlanır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, ulaşım, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerek çeşitli alanları arasında olan bağlantıları gözönüne alınarak hazırlanır.
Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma-kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığı ile planlanan yöredeki taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaçlar yönünden mevzuata, üst ölçekli planlara, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygunluk sağlayıp sağlamadığının detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta imar planlarının yapımında uyulması gerekli kuralları belirleyen imar mevzuatı uyarınca, dava konusu planlama alanının konumu ile ekolojik ve jeolojik açıdan taşıdığı özelliklerin dikkate alınması ve doğal sit alanı statüsünden kaynaklı olarak korunması gerekli alanlara ilişkin belirlenen ilkeler bağlamında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Böylelikle "doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin koruma ve kullanma dengesinin sağlanması" olanaklı olabilir.
Somut olayda, dava konusu planlama alanının büyük kısmının halihazırda tarım alanı olarak kullanıldığı, tamamının 3. Derece Doğal Sit Alanı kapsamında bulunduğu (yeni sit statüsü Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenmiştir) ve planlama alanının oldukça küçük bir kısmının meskun yerleşik alan özelliği gösterdiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2023 tarihli, E:2020/10072, K:2023/9636 sayılı kararı ile dosyanın birlikte incelenmesinden; dava konusu uygulama imar planının dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı TMMOB Şehir Plancıları Odası (İzmir Şubesi) tarafından açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 19/12/2023 tarihli, E:2020/10072, K:2023/9636 sayılı kararı ile; dava konusu nazım imar planının üst planı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16/11/2015 tarihli işlemiyle onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle TEMA, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı tarafından açılan ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2016/2336 sayılı dosyasında görülen davada 24/05/2021 tarihli, K:2021/6643 sayılı karar ile ... gelişme alanlarına ilişkin kısmının iptaline karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2022/2503 sayılı dosyasında temyiz incelemesine devam edilen Dairemiz kararının ilgili kısmında özetle; "...ya yönelik olarak, davaya konu planın Plan Açıklama Raporu’nda, “Doğal Sit Alanı” sınırlarında bulunan bir bölgede niçin bu büyüklükte bir kentsel gelişme alanının önerildiğinin açıklanmadığı, … ve … sayılı plan paftalarında ...’nın mevcut yerleşik alan büyüklüğünden kat ve kat büyük bir kentsel gelişim alanının önerildiği, söz konusu bölgenin, çok çeşitli ve zengin, korunması gerekli doğal değerler barındıran eşsiz özelliklere sahip bir alan olduğu, bu tür bir bölge için getirilen bu büyüklükte bir kentsel gelişme alanı kararının, ancak planın koruma ilkeleri bağlamında titiz, bilimsel yöntem ve tekniklere dayalı analizler sonucunda ve alternatif gelişme alanları olmaması durumunda ve kamu yararı kararı sonrasında getirilebileceği, davaya konu planın Plan Açıklama Raporu’nda ... yerleşimi için önerilen kentsel gelişme alanının büyüklüğünün nasıl hesaplandığının, ve özellikle niçin çevresinde bunca doğal değer olan ve halihazırda tarım arazileriyle kaplı, “Doğal Sit Alanı” olan, “Sulak Alan Mutlak Koruma Bölge Sınırında” yer alan bir bölgede mevcut kentsel yerleşik alan büyüklüğünden daha fazla (veya hemen hemen aynı oranda) bir kentsel gelişme alanı lekesinin önerildiğinin gerekçelendirilerek açıklanmasının gerektiği, 04.04.2014 tarihinde yayınlanan 28962 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’nin 6. Maddesi’nin 1. fıkrasının “a” bendi gereği sulak alanların kirletilmemesi, doğal yapılarının ve ekolojik karakterinin korunması zorunlu olduğu aynı yönetmeliği, 20. maddesi, 1. Fıkrası uyarınca “mutlak koruma bölgesi sınırları için: “bu alanların zorunlu olmadıkça özel mülkiyete konu olmaması esastır” hükmünün yer aldığı bölgede bu büyüklükte bir kentsel gelişim alanı kararının doğal değerlerin korunmasını amaç edinen çevre düzeni planının koruma ilkeleri ile uyuşmadığı, planın bu kısmı koruma-kullanma dengesi bağlamında planlama ilke ve esaslarına uymayan plan kararlarını getirdiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçelerine yer verildiği, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ... gelişme alanlarına ilişkin kısmının iptal gerekçeleri dikkate alındığında, korunması gerekli doğal değerler barındıran alanda ...’nın mevcut yerleşik alan büyüklüğünden kat ve kat büyük bir kentsel gelişim alanı önerilmesinin koruma-kullanma dengesini bozucu ve planlama ilke ve esaslarına uymayan plan kararlarının üretilmesi sonucunu doğurur nitelikte olduğu, nazım imar planında yer alan yaklaşık 45 hektar büyüklüğündeki "ticaret alanı"nın, üst 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında "kentsel gelişme alanı" olarak tanımlanan alan içerisinde yer almasında da mevzuata uyarlık bulunmadığı, mevzuata, koruma ve şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği sonucuna ulaşılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Bu durumda, uyuşmazlıkta dava konusu edilen ve yine uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının da dayanağı olan nazım imar planının bütününe karşı açılan davada Dairemizce verilen bozma kararından sonra verilecek karar sonucuna göre bu dosyada yeniden bir karar verilmesi gerektiği tabiidir.
Bu itibarla, Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararının iptale ilişkin bölümüne yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!