WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/10325 E.  ,  2023/7118 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10325
Karar No : 2023/7118

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Zeytinburnu Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla tadilen onaylanan ... plan işlem numaralı 1/1000 ölçekli uygulama imar plan tadilatının İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi ... Mahallesi ... pafta,.. ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E: ... K: ... sayılı kararında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak ve yerinde dönüşüm sağlamak üzere Zeytinburnu İlçesi ... ,...,... sayılı adaların tamamı ve ... adanın bir kısmı arasındaki imar yolları birleştirilerek imar artışı olmadan sahada mekânsal ve yapısal değişim ile dönüşüm sağlanmasının hedeflendiği, imar planı değişikliği ile; konut alanı büyüklüğünde değişiklik olmadığı, altyapı ve üstyapı maliyeti olan yol alanlarının 3.370 m2 alansal büyüklükten 2.280 m2’ye indirgendiği ve bu yol akslarıyla optimum ulaşım hizmetinin ifa edilebileceği, yeni yol alanından sonra ortaya çıkan 1.090 m2 (3.370-2.280=1.090) alanın ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısındaki “altyapı ve sosyal donatı alanları ihtiyacı gözetilerek fonksiyon değişiklikleri yapılabileceği” şeklindeki ifadeleri doğrultusunda donatı iyileştirmesi kapsamında kamuya hizmet edecek park ve meydan olarak düzenlendiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin bir üst ölçekli planının 23.03.2007 tarihli 1/5000 ölçekli Zeytinburnu Nazım İmar Planında uyuşmazlık konusu alanın 400 kişi/ha yoğunlukta konut yerleşme alanları lejantında kaldığı, planlama esasları arasında bulunan plan pafta, rapor ve plan notlarının bütün olma şartının yerine getirildiği ve bu unsurların birbirini tamamladığı, panda belirlenen amaç ve hedeflerin çözümüne yönelik müdahaleler; donatı alanlarının arttırılması, planlama alanında bölge kavramının net bir şekilde okunması ve sağlıklı mekânlar oluşturulmasına yönelik olarak kararların alındığı, bu nedenle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin üst ölçekli planlara uygun olduğu, mevcut duruma nazaran donatı standartlarında iyileştirme yapılması amaçlanarak bölgede yaşayan nüfusa hizmet edecek donatı alanlarının oluşturulmasının amaçlandığı anlaşıldığından işlemin planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul ve yasaya uygun olmayan idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, Usul ve yasaya uygun olan idari dava dairesi kararının onanması gerektiği belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde kesin olarak, oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X): T.C. Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve soysal bir hukuk devleti olduğu temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiş, Mülkiyet Hakkı başlıklı 35. maddesinde, "Herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükümleri yer almıştır.
Hukuk devleti insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Devletin veya bir kamu tüzel kişisinin kamu yararı amacıyla aldığı bir taşınmazı daha sonra imar planı değişikliği ile kamu yararına kullanma amacı dışında kendi özel mülkü olarak tescil ettirmesi temel insan haklarından olan mülkiyet hakkına keyfi bir şekilde el konularak bireylerin sahip oldukları taşınmazları üzerinde özgürce tasarruf etmelerinin engellenmesi, mülkiyet haklarının ellerinden alınması hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
Herkes, yasal şekilde elde ettiği mülküne sahip olma, kullanma, elden çıkarma ve miras bırakma hakkına sahiptir. Bunların kaybı karşılığında zamanında adil bir tazminat ödenmesi koşulu ile kamu menfaati nedeniyle veya yasada öngörülen koşullar çerçevesinde yapılması dışında hiç kimsenin elinden mülkü alınamaz. Mülkün kullanımı, kamu menfaati için gerekli olduğu ölçüde yasa ile düzenlenebilir.
Öte yandan Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokol’ün 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden yerinde yaptırılan keşif ve birilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda "1/1000 ölçekli uygulama imar planında : "2-Bu adalar arasındaki yollar deplase edilecektir. 3-Plan değişikliği onama sınırı içinde meri imar planındaki blok oturumları ve yol alanının alansal büyüklüğü korunarak yapılan yol deplasesi neticesinde ihdas ve tevhide ilişkin uygulamada bedel söz konusu olmadan trampa- takas işlemi yapılacaktır...5-Kamu eline geçmesi gereken donatılar kamu eline geçmeden uygulama yapılamaz.6-Açıklanmayan hususlarda meri uygulama imar planı, genel plan notu tadilatları, imar yönetmeliği ve 15.11.2014 tasdik tarihli plan notu hükümleri geçerlidir." şeklinde plan notlarının yer aldığı, plan değişikliği onama sınırı içerisinde yeni uygulama modeli çerçevesinde ada bazında toplu uygulama yapılması ile yeni imar adası oluşacağından, planlama alanındaki bir kısım ara yolların kapanması ve imar adasına katılması sonucunda, birleştirilecek parsellerin yapılaşma koşullarının bir önceki plan şartlarından yararlanarak yeni plan ile imar artışı olmadan sahada mekânsal ve yapısal değişim ile dönüşümü sağlamak gibi tasarım hedeflerinin dava konusu plan değişikliği ile belirlendiği buna karşın 06.12.2007 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan notlarından alan içerisindeki ... parselin yararanabileceği ve ... parselin tevhidi neticesinde 2000 m2'den büyük parsel (-5230m2) oluşması sebebiyle alansal '%25 artış görüleceği, sonuç olarak, plan değişikliği ile plan onama sınırı içinde yeni tanımlanan yol, park ve meydan alanı altında kalan şahıs mülkiyetindeki blok nizam yapılaşma haklarına sahip parsellerin imar haklarının, planlama alanı içerisinde kalan ve kapatılan yol alanları ile trampa-takas işlemleri ile gerçekleşeceği öngörülmektedir." "tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Plan onama sınırı içinde yeni tanımlanan yol, park ve meydan alanı altında kalan şahıs mülkiyetindeki blok nizam yapılaşma haklarına sahip parsellerin imar haklarının, planlama alanı içerisinde kalan ve kapatılan yol alanları ile trampa-takas işlemleri ile sağlanacağına ilişkin plan notunun vatandaşın mülküne idari işlemle doğrudan müdahale etme sonucunu doğuracağı açık olup, bu durum, mülkiyet hakkının kanunla sınırlanabileceğini düzenleyen Anayasanın 35.maddesine aykırılık teşkil edecektir.
Öte yandan planlama alanında tevhid neticesi oluşan %25 artış nedeniyle nüfus artışına bağlı olarak donatı alanı yetersiz hale geleceğinden dava konusu uygulama imar planı tadilatının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla davanın reddine ilişk,n mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.