WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/19462 E.  ,  2023/7275 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/19462
Karar No : 2023/7275

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, 1 Nolu … Mahallesi, … ada, … , … , … … sayılı parseller ile … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarihli, … sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ve parselasyonun dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, parselasyonun dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu ve plan kararlarına uygun imar parsellerinin üretildiği, dava konusu parseller de dahil düzenleme alanındaki parsellerin tamamından ikinci defa parselasyon yapılması nedeniyle yeniden düzenleme ortaklık payı kesinti yapılmadığı, davacıya fiili kullanım alanında oluşturulan … ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parselin tahsis edildiği, davacının özellikle yerinden tahsis yapılmadığını iddia ettiği … ve … sayılı parsellerin eşdeğer alan olan yandaki … sayılı parsel konumundan tahsis edildiği, … ada, … ve … sayılı parsellerin ise … ada, … sayılı parsel konumuna dağıtımının yapıldığı, yapılaşma hakkı açısından davacının herhangi bir kaybının bulunmadığı, … ada, … sayılı parselin 25 metrelik imar yoluna ve kavşağa denk gelmesi nedeniyle … ada, … sayılı parselden tahsis edilme zorunluluğunun doğduğu, 25 metrelik yola cepheli olarak tahsis yapıldığı, imar planı değişikliği ile kamusal alana isabet eden kısımların, imara uygun alanlardan tahsis edilmesinin mevzuat gereği olduğu, parselasyonda yoldan ihdas alanlarının doğrudan yola verildiği, kök tapudaki hisse yapısının korunduğu ve hisse çözümüne gidilmediği, düzenleme sınırının mevzuata uygun belirlendiği, parselasyonun dayanağı imar plan tadilatının da imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık içermediği, parselasyon teknik ve ilkeleri ile mevzuata uygun şekilde yapılan dava konusu parselasyonda ve dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İdare Mahkemesince, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davacının özellikle yerinden tahsis yapılmadığını iddia ettiği, … ve … sayılı parsellerin eşdeğer alan olan yandaki … sayılı parsel konumundan tahsis edildiği, … ada, … ve … sayılı parselin ise … ada, … sayılı parsel konumuna dağıtıldığı, yapılaşma hakkı açısından davacının kaybının olmadığı belirtilerek davanın reddine hükmedilmiş ise de; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, parselasyon sonucunda teknik veya hukuki bir engel bulunmaması durumunda mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsis sağlanmasının gerektiği, davacıya ait … ada, … ve … sayılı parsellerin, … sayılı parselden tahsis edildiği, davacıya taşınmazının bulunduğu yerde oluşturulan imar parselinde tahsis yapılması mümkün iken başka bir parselden tahsis yapıldığı, … ve … sayılı parsel yönünden düzenlemeyle oluşacak imar parselinin başka yerden verilmesini gerektirecek teknik zorunluluk bulunmadığı gibi, davacıya … ve … sayılı parsel yönünden aynı yerden yer verilmesine engel olacak başkaca bir durumun da davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, parselasyon ve parselasyona yapılan itirazın reddine dair işlemde hukuka uygunluk ve bu kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu parselasyon ve parselasyona yapılan itirazın reddine dair işlem yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parselasyonda davacıya imar planı kararlarının ve teknik koşulların elverdiği ölçüde kendi kök parsellerinin bulunduğu konumda oluşturulan imar parsellerinden tahsis yapıldığı, ancak davacıya ait parsellerinin kısmen yol ve kavşak alanında kalması nedeniyle en yakın alanda oluşturulan eşdeğer imar parsellerine kısmen kaydırma yapılması gerektiği, davacının evinin ve müştemilatının korunduğu, parsel alanları bir araya getirilerek oluşturulan müstakil bir imar adasının davacıya tahsis edilmesinin yapılaşma koşulları bakımından davacının lehine sonuçlar doğurmaya elverişli olduğu, plan kararları ve teknik zorunluluklar nedeniyle dava konusu parsellerin kök tapudaki hali ile korunması mümkün olmadığından uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, … Nolu … Mahallesi, … ada, … , … , … ve … sayılı parseller ile … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarihli, … sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ve parselasyonun dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Yasanın 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan hâlinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasanın 18.maddesinin 1.fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan hâlinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya Belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler Valilikçe kullanılır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar mevzuatına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde parselasyon işlemiyle amaçlananın; imar planı, plan açıklama raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak olduğu, ayrıca imar planına uygun parsellerin oluşturulması ile birlikte yol, yeşil alan gibi kamu alanlarının imar parsellerinde oluşan değer artışı karşılığında düzenlemeye giren parsel maliklerinden bedelsiz olarak alınarak kamunun eline geçmesinin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının, parselasyonun dayanağı niteliğindeki imar planına ilişkin kısmının temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti davacıya ait … ada, … , … , … ve … sayılı parseller ile … ada, … sayılı parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında E=1,20, Yençok=12,50 konut alanı ve kısmen yol alanında kaldığı, mülkiyeti dava dışı üçüncü kişiye ait olan 821,89 m2 alanlı … ada, … sayılı parselin ise imar planında yol ve kavşak alanına isabet ettiği, davacının malik olduğu 446,26 m2 yüzölçümlü … ada, … sayılı parselin söz konusu … sayılı parselin bitişiğinde konumlandığı, dava konusu … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararıyla yapılan parselasyon sonucunda; imar planı kararları gereği ortaya çıkan hukuki ve teknik zorunluluktan kaynaklı olarak … ada, … sayılı parsel malikine kök parselin bastığı alanda imar parseli oluşturularak tahsis edilmesine olanak bulunmadığı için kaydırma yapılarak davacının maliki olduğu ve toplamda 446,26+446,45=892,71 m2 yüzölçümlü … ada, … ve … sayılı parsellerin bastığı yerde oluşturulan ve 821,89 m2 alana sahip … ada, … sayılı parselde tahsis sağlandığı, davacıya ait … ada, … ve … sayılı parsellerin de yine kaydırma yapılarak davacıya ait … ada, … ve … sayılı parsellerin bastığı alanda oluşturulan … ada, … sayılı parsele tahsis edildiği, davacının … ada, … ve … sayılı parseller ile … da, … sayılı parseline ilişkin imar haklarının ise müstakil bir imar adası oluşturan … ada, … sayılı parselde toplandığı, davacıya ait bina ve müştemilatın da … ada, … sayılı parsel üzerinde korunduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava konusu parselasyonda davacı parsellerinin dağıtımına ilişkin herhangi bir aykırılık bulunmadığı gibi davacıya müstakil bir imar adasının tahsis edilmiş olması nedeniyle parselasyona tabi tutulan diğer parsel maliklerinden daha çok yarar elde etmesine olanak tanındığı da açıktır.
Öte yandan, davacı tarafından … ada, … ve … sayılı parsellerin bulunduğu alanda oluşturulan … ada, … sayılı parselin de kendisine verilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de parselasyona tâbi tutulan toplam parsel alanının buna elverişli olmadığı, diğer bir anlatımla … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parsele yapılan tahsislerden sonra ortada belirtilen alanda dağıtım yapılabilecek davacıya ait herhangi bir parsel alanının kalmadığı, kaldı ki … ada, … sayılı parselin imar haklarının kök parselde karşılanması olanaklı olmadığından en yakın ve eşdeğer parsele kaydırılmasının mevzuat gereği olduğu açık olup istemde hukuka uygun bir yön bulunmamaktadır.
İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda parselasyon ilke ve teknikleri ile imar planına ve mevzuata uygunluk yönlerinden yapılan ayrıntılı değerlendirmeler sonucunda herhangi bir aykırılık da tespit edilmediğinden Mahkemece davanın reddi yolunda karar verilmiştir.
Buna karşılık, yukarıda açıklanan ve bilirkişi raporunda da tespit edilen nedenlerle hukuki ve teknik zorunluluktan kaynaklı olarak gerçekleştirildiği anlaşılan dava konusu işleme ilişkin olarak Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; davacıya taşınmazının bulunduğu yerde oluşturulan imar parselinde tahsis yapılması mümkün iken başka bir parselden tahsis yapıldığı, … ve … sayılı parsel yönünden düzenlemeyle oluşacak imar parselinin başka yerden verilmesini gerektirecek teknik zorunluluk bulunmadığı gibi, davacıya … ve … sayılı parsel yönünden aynı yerden yer verilmesine engel olacak başkaca bir durumun da davalı idarece ortaya konulamadığı, gerekçesiyle iptal kararı verilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle kararda ve gerekçesinde isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının parselasyona ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına ve iptaline yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun, parselasyonun dayanağı olan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine; parselasyona ilişkin belediye encümeni kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin belediye encümeni kararına ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, işlemin anılan kısmının iptaline dair temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … . İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.