Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/16619 E. , 2023/7173 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16619
Karar No : 2023/7173
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …2- … 3- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/09/2018 tarihli, E:2016/9128, K:2018/7069 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Adana ili, Seyhan ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel; … ada, …, … ve … parsel; … ada, … parsel; … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanın 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "yüksek yoğunluklu konut alanı" olan işlevinin "orta yoğunluklu konut alanı" olarak değiştirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; aynı taşınmazlara ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı aynı davacı tarafından açılan davada, 1/25000 ölçekli nazım imar planında yüksek yoğunluklu konut alanı olarak planlanmış olan taşınmazların 1/5000 ölçekli nazım imar planında orta yoğunlukta konut alanı olarak planlanmış olmasından dolayı 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1/25000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu gerekçesiyle 1/5000 ölçekli nazım imar planının taşınmazlara ilişkin kısmının iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E;… K;… sayılı kararının uygulanması amacıyla tesis edilen dava konusu işlem ile taşınmazların bulunduğu alanda ve çevresindeki konut alanlarında yoğunluk kararlarının neye göre belirlendiğinin belirsiz olduğu, bölgedeki konut alanlarında yoğunluk dağılımının doğal veriler ve ulaşım öngörülerinden bağımsız bir şekilde şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine, planlamanın hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine aykırı olacak şekilde oluşturulduğu, üst ölçekli imar planında herhangi bir kriter getirmeksizin, doğal veriler ve ulaşım öngörüleri gibi çevresel faktörler dikkate alınmaksızın sadece yoğunluk kararları açısından alt ölçekli plana uygun hale getirmenin Mahkeme kararının uygulaması niteliğinde kabul edilemeyeceği ve bu şekilde yapılan yoğunluk belirlemesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, davaya konu taşınmazların bulunduğu alanın yapılaşmış olması sebebiyle yeni donatı alanı ayrılacak alan bulunmadığı, bu sebeple davacı talebinin yerine getirilerek alanda yoğunluk artışı yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından; uyuşmazlık konusu taşınmazlardan 10526 ada, 10 parsel sayılı taşınmazda ilk olarak 21/05/2014 tarihinde hisse satın almak suretiyle hisseli malik olunduğu, daha sonra anılan taşınmazın diğer hisselerinin de peyderpey alınması neticesinde (son olarak 04/01/2017 tarihinde, taşınmazdaki Adana Büyükşehir Belediyesi hisselerinin de alınması ile) mahkeme kararı tarihi itibariyle tümüyle kendisinin malik olduğu, bu taşınmazda, görülmekte olan davanın açıldığı tarihte davacı hisseli malik ise de dava devam ederken malik sıfatını kaybetmesi nedeniyle bu parsel yönünden hukuken korunabilir bir menfaati bulunmadığı, kaldı ki taşınmazın zaten yüksek yoğunluklu konut alanı olarak planlandığı dava konusu nazım imar planına karşı açılan davada, kullanım kararının yüksek yoğunluklu konut olması gerekirken orta yoğunluklu konut alanı olarak planlanmasının uygun olmadığı yönünde iddialar ileri sürdüğünden davacının parsel numaralarını karıştırdığının ve bir anlamda kendi aleyhine dava açtığının anlaşıldığı, bu nedenle davanın anılan taşınmaza yönelik kısmının reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davalının temyiz isteminin … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın anılan kısmının bozulmasına, davalı idarenin diğer parsellere ilişkin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın anılan kısmının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacılar murisi Abdurrahman Tansu Say tarafından, görülmekte olan davanın da konusu olan Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel; … ada, …, … ve … parsel; … ada, … parsel; … ada, … parsel ve … ada … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planının onaylanmasına ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazların, 1/25.000 ölçekli nazım imar planındaki fonksiyonunun, yüksek yoğunluklu konut alanı olduğu, alt ölçekli nazım imar planlarının, imar hukuku ve planlama ilkeleri uyarınca ve plan hiyerarşisi gereği üst ölçekli planlara uygun olarak hazırlanması gerektiği dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu taşınmazların ölçekler arası tutarlılık sağlanmadan 1/25.000 ölçekli imar planına aykırı olarak orta yoğunluklu konut alanı olarak belirlenmesine ilişkin belediye meclisi kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan kararın onanmasına yönelik olarak Dairemizce verilen 06/10/2015 tarih ve E:2014/3850, K:2015/5561 sayılı karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 12/06/2019 tarih ve E:2016/913, K:2019/5520 sayılı karar düzeltme isteminin reddi yolundaki kararı ile ilk derece mahkemesince verilen karar kesinleşmiştir.
Bunun üzerine, davalı idare tarafından söz konusu mahkeme kararının uygulanması amacıyla, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda 1/25.000 ölçekli nazım imar planının kabul edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Adana Belediye Meclisi kararı ile dava konusu taşınmazların geneli orta yoğunluklu konut alanı olarak belirlenmiştir. Bu karara karşı yapılan itirazın … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile reddedilmesi üzerine, 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve itirazın reddine yönelik kararların iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu' nun 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen sübjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden;
İdari işlemler aleyhine açılacak iptal davalarının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan dava açma ehliyetinin, davanın açıldığı tarihten başlamak suretiyle davanın her aşamasında mevcut olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu edilen parsellerden, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel, … ada … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada, bahsi geçen parseller ile davacılar arasındaki mülkiyet ilişkisinin devam ettiği, tapu kaydı sunulmayan … ada, … ve … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlarda da halihazırda hissedar oldukları, dava konusu parsellerden … ada, … parsel (yeni … parsel) sayılı taşınmazın ise davacılar lehine tapu kaydına rastlanamadığı gibi UYAP sisteminde yapılan araştırma neticesinde; parselde yapılan imar uygulamasının 23/10/2015 tarihinde tapuya tescil edildiği, bu tarih itibariyle taşınmazın Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın (117/1067 hisse ile), ...'ın (926/1067 hisse ile) ve ...'nın (24/1067 hisse ile) mülkiyetinde bulunduğu, davacıların murisinin dava tarihi itibariyle … ada, … parsel sayılı taşınmazda malik olup olmadığı hususu dosya kapsamından tespit edilemiyor ise de dava açılırken malik olduğu varsayımı halinde dahi tapu kayıtlarından, en geç 23/10/2015 tarihi itibari ile mülkiyet ilişkisinin kalmadığının açıkça anlaşıldığı, hissedar ...'ya ait hissenin … tarih ve … yevmiye sayılı, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait hissenin de … tarih ve … yevmiye sayılı satış işlemleri ile ...'a devredilmesi ile 04/01/2017 tarihi itibari ile davalı yanında müdahil ...'ın taşınmazın müstakil olarak maliki haline geldiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının, temyize konu karar tarihi itibari ile … ada, … parsel (yeni … parsel) sayılı taşınmaz yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığından davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında isabet bulunmamaktadır.
Kararın diğer parsellere ilişkin kısmı yönünden;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan, davalının temyiz isteminin … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısım yönünden oybirliğiyle, BOZULMASINA,
3. Davalı idarenin diğer parsellere ilişkin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın anılan kısmının oyçokluğuyla, ONANMASINA ,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 05/10/2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY (X): Dava, Adana ili, Seyhan ilçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel; … ada, …, … ve … parsel; … ada, … parsel; … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanın 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "yüksek yoğunluklu konut alanı" olan işlevinin "orta yoğunluklu konut alanı" olarak değiştirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararının ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "İmar planı ilkeleri" başlıklı 21.maddesinde, "(6) Onaylı jeolojik-jeoteknik veya mikro bölgeleme etüt raporu bulunmayan alanlarda imar planları hazırlanamaz. (7) İmar planına esas onaylı jeolojik-jeoteknik etüt veya mikro bölgeleme raporlarındaki yerleşime uygunluk durumu haritalarına uyulması zorunludur. İmar planlarının hazırlanmasında, varsa öncelikle mikro bölgeleme etütleri, yoksa yerleşim alanının planlanmasına yönelik uygun jeolojik-jeoteknik etütler kullanılır." hükmüne, aynı Yönetmeliğin "Nazım imar planı" başlıklı 23.maddesinde de; "Nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: b) Jeolojik, jeomorfolojik, hidrolojik ve hidrojeolojik yapı. (...) v) Doğal afet tehlikeleri ve kentsel riskler, varsa risk yönetimi ve sakınım planları." kuralı yer almıştır.
Bu kapsamda, imar mevzuatına tanımlanan her kademedeki plan için, plan ölçeğiyle uyumlu nitelikte Jeolojik Etüt, Jeolojik-Jeoteknik Etüd ve Mikro Bölgeleme Etüt raporlarının hazırlanması ve sonuçlarının ilgili idarece plan kararlarına yansıtılması planın hazırlık çalışmaları sırasında mutlaka yapılması gerekli olan çalışmalardandır.
Uyuşmazlıkta ise; deprem bölgesi olduğu bilinen Adana ilinde gerçekleştirilen dava konusu plan değişikliğinde, yoğunluk ve nüfusa ilişkin değerleri etkileyecek plan kararlarının alındığı, ancak dosya kapsamından, alanda Jeolojik Etüt, Jeolojik-Jeoteknik Etüd çalışması yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından temyize konu kararın, dava konusu işlemin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle onanması gerektiği oyuyla, kararın 10526 ada, 10 parsel sayılı taşınmaz dışındaki kısmına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!