WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/15641 E.  ,  2023/9832 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/15641
Karar No : 2023/9832

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-: … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ..
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davalı idarelerce yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatının Mahkemece iptaline karar verilmesine rağmen yargı kararının uygulanmadığı ve davacının dairesinin değerinin altında satıldığı ileri sürülerek 100.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 246 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak 23.07.2009 onay tarihli, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ... İdare Mahkemesi'nin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline hükmedilmiş sonrasında … ada, … sayılı parsele yönelik mahkeme kararının gerekçeleri doğrultusunda 2577 sayılı Kanunun 28. maddesi uyarınca plansız kalan parsele ilişkin uygulama imar planı yapılmasında ve yeni yapılacak plan doğrultusunda … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 4. katta bulunan bağımsız bölümlere ilişkin işlem tesis edilmesinde Beşiktaş Belediye Başkanlığının hizmet kusurunun bulunduğu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı bakımından ise; iptaline karar verilen uygulama imar plan değişikliğinin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylandığı, iptal kararı sonrasında 246 ada, 4 sayılı parsele ilişkin Beşiktaş Belediye Başkanlığı tarafından yeni plan çalışması yapılmaması üzerine 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, Mahkemenin gerekçesi doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulama imar planının hazırlanması/hazırlatılması gerekirken hareketsiz kalması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu,
a)Davacının 100.000-TL maddi tazminat istemi bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı tarafından dava dilekçesinde tek başına tüm hisse malikiymiş gibi dairesinin 815.000,00-TL'ye satıldığının iddia edildiği ancak resmi senette davacının 1/2 hisse sahibi olduğu ve bu hissenin 150.000,00-TL'ye satıldığı anlaşıldığından davacı tarafından idarenin işleminden kaynaklı gerçek, miktarı belli, kanıtlanmış bir zararın ortaya konulamadığı, Mahkemeye sunulan beyan ile taşınmazın satış sözleşmesindeki beyanın çelişkili olduğu anlaşıldığından idarenin hizmet kusurundan kaynaklı zararın varlığının ortaya konulamadığı,

b)Davacının 100.000-TL manevi tazminat istemi bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı tarafından İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda devam eden inşaat ile ilgili 30.10.2008 tarihinde Beşiktaş Belediye Başkanlığı'na imar mevzuatına aykırı olarak yapılaşma olduğu yönünde şikayet dilekçesi verildiği, 19.11.2009 tarihinde anılan parsele ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin …. İdare Mahkemesi'nin … tarih, E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verilmesine rağmen dairesinin satıldığı 15.06.2017 tarihi itibariyle yargı kararının gereğinin yerine getirilmediği, bu durumun Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesi hükümlerine aykırı olduğu göz önüne alındığında takdiren 50.000,00-TL manevi tazminatın yargı kararı gereğince işlem tesis etmeyen davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerektiği,
sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının maddi tazminat isteminin reddine, Davacının 100.000,00-TL manevi tazminat isteminin; 50.000,00-TL'lik kısmının kabul edilerek dava(02.10.2017) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, manevi tazminatın 50.000,00-TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:
Davacı ile davalı idarelerin manevi tazminat istemi yönünden;
İdare Mahkemesi kararının tarafların istinaf istemine konu edilen "manevi tazminat"a ilişkin kısmının dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeler Dairece de uygun bulunmuş, istinaf dilekçelerinde yer verilen iddialar söz konusu kararın istinafa konu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının maddi tazminat istemi yönünden;
Olayda, davalı idarelerin hizmet kusuru işlediği sonucuna varılmakla birlikte bu kusur sonucunda davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğradı ise bu zararın miktarının tespitinin gerektiği, bu bağlamda Dairece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; … sayılı parselde yapılan binanın … sayılı parsel üzerindeki davacının dairesinde yer alan salonun ve balkonun bulunduğu güney/güneybatı cephesinin deniz manzarası görüşünü kapattığı, deniz manzarasının kalmadığı, iki bina arasında yaklaşık 10 metre olmasına rağmen bir duvar gibi yükseldiği, ayrık nizam konumundaki her iki bina arasındaki mesafeden dolayı ışık almasını engellemediği, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu adres çevresindeki emlak ofislerinden yapılan araştırmada … ada, … sayılı parsel üzerinde yeni binanın yapılmasından önce … ada, … sayılı parseldeki binanın 5. katındaki dava konusu 9 no'lu bağımsız bölümün değerinin 100.000,00 TL daha fazla olması gerektiği belirtildiğinden, deniz manzarasının kapatılması nedeniyle dairenin 100.000,00 TL'lik değer kaybına uğradığı, davalı idarelerin mahkeme kararlarına rağmen gereğinin yapılmaması sebebiyle hizmet kusuru işledikleri, bu kusur sebebiyle dairede 100.000,00 TL'lik değer kaybı olduğu, dairede davacının 1/2 hissesinin bulunması nedeniyle 50.000,00 TL'lik zarara uğradığı sonucuna varıldığından bu miktar yönünden davanın kabulü ile kalan 50.000,00 TL'lik yönünden ise davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak; Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmına karşı davacı ve davalıların yaptığı istinaf talebinin reddine, davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulüne, 50.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, 50.000,00 TL'lik maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının İddiaları; 1/1000 ölçekli uygulama imar planını yapan ve ruhsat düzenleyen idarenin Beşiktaş Belediye Başkanlığı olduğu, kendilerinini husumetten çıkarılmalarının gerektiği ileri sürülmektedir.
Beşiktaş Belediye Başkanlığının İddiaları;1/1000 ölçekli uygulama imar planını İstanbul Büyükşehir Belediyesinin onayladığı, zararın oluşmadığı, yapının yıkımının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, … Mahallesi, … Sokak, … ada, … parsel sayılı, … numaralı Onur Apartmanının … numaralı bağımsız bölümünün 1/2 hissesini 18.08.1994 tarihinde satın aldığı, 30.10.2008 tarihinde Beşiktaş Belediye Başkanlığı'na 246 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapımı devam eden inşaatla ilgili imar mevzuatına aykırı olarak yapılaşma olduğu yönünde şikayet dilekçesi verdiği, bu dilekçeye verilen yanıtta inşaatın ruhsat ve eklerine uygun olarak devam ettiğinin bildirildiği, davacı tarafından 05.11.2009 ve 06.11.2009 tarihlerinde davalı idarelere … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde ilave kat çıkıldığı gerekçesiyle şikayet dilekçesi verilmesi sonrasında, Beşiktaş İlçesi, Yıldız mahallesi … pafta … ada … parsel sayılı taşınmaza ilişkin 23.07.2009 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatı ve dayanağı 16.05.2005 onay tarihli, 1/5000 ölçekli Beşiktaş Dikilitaş Balmumcu Nazım İmar Planının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında açılan davada Mahkemenin … tarih, K:… sayılı kararıyla; ''dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının dava konusu taşınmaz açısından, şehircilik ilkeleri planlama esaslarına ve hukuka uygun olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar plan tadilatının ise taşınmaz açısından şehircilik ilkeleri planlama esaslarına ve hukuka uygun olmadığı'' gerekçesiyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline, davanın 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik kısmının reddine karar verildiği ve bu karara karşı yapılan temyiz kanun yolu başvurusunun Danıştay Altıncı Dairesi'nin 05.05.2014 tarih, E:2012/1484, K:2014/3481 sayılı kararıyla reddedildiği, sonrasında davacı tarafından davalı idarelere 28.06.2017 tarihinde yapılan başvuruyla evinin İstanbul Boğazı manzarasının 23.07.2009 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği sebebiyle kaybolduğu, evini değerinden daha düşük fiyata satmak zorunda kaldığı, bu sebeple 385.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 485.000,00-TL zararının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun davalı belediyeler tarafından reddedilmesi üzerine 100.000-TL maddi, 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 200.000,00-TL tazminatın davalı idarelerden müşterek müteselsil olarak tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü; 138. maddesinin 4. fıkrasında ise "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü mevcuttur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde ise, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez" hükmüne yer verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun ''Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları'' başlıklı 7/b maddesinde; ''Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye (…)(3) sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe (…)(2) belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Kamu kurum ve kuruluşları mevzuatla uhdelerine tevdi kılınan kamu hizmetlerini gereği gibi yapmakla yükümlüdürler. İdarelerin bu yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi yahut hiç işlememesi sonucunda bir zararın meydana gelmesi durumunda idarenin hizmet kusuru ilkesi gereğince bu zararı tazmin yükümlülüğü bulunmaktadır.
İdarelerin bir zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi zararın varlığına, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olabilmesine ve zararla idari işlem veya eylem arasında illiyet bağı bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesine bağlıdır.
Hizmet kusuru kavramı genel anlamıyla bir kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişindeki aksaklık, eksiklik ve bozuklukları ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, Kanunlarla kendisine görev olarak verilen kamu hizmetinin işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, gerekli organizasyonu sağlamak, denetimleri yapmak ve önlemleri almakla yükümlü olan idarelerin, bu yükümlülüklerini gereği gibi ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan aksaklık, aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik hallerinde idarenin hizmet kusurunun varlığı kabul edilmektedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluk halleri, uygulama süreci içinde giderek artmış ve yaygınlaşmışsa da bu haller günümüz öğreti ve içtihatlarında da hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi ve hiç işlememesi şeklinde üç ana başlık halinde toplanmaktadır. Hizmetin kötü işlemesi, hizmetin gereği gibi yapılmamış olması, hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin geç işlemesi, hizmetin belli bir çabukluk içinde ve zamanında yerine getirilmemesi, beklenen ölçü ve süratin gösterilmemesi, hizmetin hiç işlememesi de idarenin yükümlü ve görevli kılındığı hizmeti yerine getirmemesi, hareketsiz kalması olarak tanımlanmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 30.10.2008 tarihinde Beşiktaş Belediye Başkanlığı'na … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapımı devam eden inşaatla ilgili imar mevzuatına aykırı olarak yapılaşma olduğu yönünde verilen şikayet dilekçesine verilen yanıtta inşaatın ruhsat ve eklerine uygun olarak devam ettiğinin bildirildiği, 05.11.2009 ve 06.11.2009 tarihlerinde yine davalı idarelere … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde ilave kat çıkıldığı gerekçesiyle verilen şikayet dilekçesi sonrasında davacı tarafından, Beşiktaş İlçesi, … mahallesi ... pafta … ada … parsel sayılı taşınmaza ilişkin 23.07.2009 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatı ve dayanağı 16.05.2005 onay tarihli, 1/5000 ölçekli Beşiktaş Dikilitaş Balmumcu Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan dava devam ederken Beşiktaş Belediye Başkanlığı tarafından bina için … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı yapı tadilat ruhsatları ve … tarihli, … sayılı yapı kullanma izin belgeleri düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, ruhsatsız yapılaşmanın bildirilmesine rağmen harekete geçmeyen, dayanak imar planı dava konusu edildiğinde de dava devam ederken yapı tadilat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi düzenleyen idarenin Beşiktaş Belediyesi olması nedeniyle anlatılan süreçte belirtilen işlemlerin tesis etmesinin ve bu işlemlere herhangi bir katılımı olmayan dolayısıyla hizmet kusuru bulunmayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hasım mevkiinden çıkarılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X) :Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği oyuyla Dairemizin çoğunluk kararına katılmıyorum.