WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/12450 E.  ,  2023/7850 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/12450
Karar No : 2023/7850

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …-…
VEKİLİ : … Genel Müdürü, …
2- …Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU:Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parsellerde yer alan davacıya ait taşınmazların da içinde bulunduğu alanın, kentsel dönüşüm projesi kapsamında Şahinbey Belediyesi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/10/2012 tarihli, 28434 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 10/09/2012 tarihli, 2012/3706 sayılı Bakanlar Kurulu kararının davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2018 tarih ve E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla kesin olarak onanması ve bu kararın davacıya tebliği üzerine, taşınmazın erken tahliye edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 70.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi zararın 02/12/2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın üzerinde işyerlerinin ve konutların bulunduğu, anılan işyerlerin işletildiği, konutların kiraya verildiği, 07/10/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 10/09/2012 tarihli, 2012/3706 sayılı mülga Bakanlar Kurulu kararıyla anılan taşınmazın davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildiği, sonrasında … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen … tarih ve E:… D.İş, K:…, E:… D.İş, K:…, E:… D.İş, K:… ve … tarih ve E:… D.İş, K…. sayılı kararlarla taşınmazlara acele el konulmasına karar verildiği, Şahinbey Belediye Başkanlığının 06/03/2017 tarihli yazısıyla davacıdan taşınmazların tahliyesinin istenildiği, davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından açılan bedel tespiti ve tescili istemli davalarda ise, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla …ada, … parsel ile … ada, … ve …parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacının payları için belirlenen bedelin tespitine ve tapu kayıtlarının iptali ile belediye adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, … ada, … parsele ilişkin olarak açılan davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, 10/09/2012 tarihli, 2012/3706 sayılı mülga Bakanlar Kurulunun acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada ise, dava konusu işlemin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2018 tarih ve E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla kesin olarak onanması üzerine, haksız yere yapılan erken tahliye nedeniyle taşınmaz üzerinde yer alan işyerinin işletilemediği ve kiraya verilemediği ve zarar gördüğünden bahisle, şimdilik 70.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

…NIN SAVUNMASI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın tahliyesinin, el koyma davasının sonucunda mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, taşınmazın bedelinin davacıya ödendiği belirtilerek davacının maddi ve manevi zararının söz konu olmadığı savunulmuştur.

… BELEDİYE BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : İdarelerince açılan el koyma davasında, taşınmaz için mahkemece belirlenen bedel davacının hesabına bloke edildiği, davacı tarafından iddia edildiği şekilde acele kamulaştırma işleminden dolayı herhangi bir zararın meydana gelmediği, işlemlerin mevzuata uygun şekilde tesis edildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Bakılan davanın konusu olan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen acele el koyma davasının akabinde gerçekleştirilen tahliye nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararının tazmini istemi, 2575 sayılı Kanunun 24. maddesinde tahdidi olarak sayılan ilk derece mahkemesi olarak Danıştayın karara bağlayacağı işlemler kapsamında olmadığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümü görevi, 2576 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca idare mahkemelerine ait olduğu dikkate alındığında, davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, … Mahallesinde, 10/09/2012 günlü, 2012/3706 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazlar arasında yer alan, … ada, … parsel ve .. ada, … ve ..parsel sayılı davacıya ait taşınmazların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin acele el koyma kararlarına dayanılarak tahliyesinden sonra acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararının yargı kararı ile kesin olarak iptali üzerine, taşınmazdan tahliye edilmesi nedeniyle uğranıldığı öne sürülen şimdilik 70.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 06/03/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsil edilerek ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu, 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait uyuşmazlığa konu taşınmazların kentsel dönüşüm projesi kapsamında kalması nedeniyle acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/10/2012 günlü, 28434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/09/2012 günlü, 2012/3706 sayılı Bakanlar Kurulu kararının alındığı, bu karara dayanılarak davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından taşınmazlara el konulmasına karar verilmesi istemiyle açılan davalarda, … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen … günlü, E:… D.İş, K:…, E:… D.İş, K:…, E:… D.İş, K:… ve … günlü, E:… D.İş, K…. sayılı, taşınmazlara acele el konulması kararlarına dayanılarak … günlü, … sayılı yazıyla taşınmazların 7 gün içerisinde tahliyesinin istenildiği, bu süre içerisinde tahliyenin gerçekleşmemesi nedeniyle 31/03/2017 tarihinde tahliye yönünde tekrar yazı yazıldığı ve davalı idarenin savunmasından, taşınmazların davacı tarafından 29/04/2017 tarihine kadar boşaltılarak belediyeye teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Bu arada, 10/09/2012 günlü, 2012/3706 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada Danıştay Altıncı Dairesi'nin 11/12/2017 günlü, E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararıyla dava konusu işlemin davacı taşınmazları yönünden iptaline karar verilmiş, karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/10/2018 günlü, E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Diğer taraftan, Şahinbey Belediye Encümeninin … günlü, … sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle dava açılmadığı, aralarında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle davalı belediye tarafından bedel tespiti ve tescil istemiyle açılan davalarda … Asliye Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:…, K:.. sayılı kararıyla …ada, … parsel ile … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacının payları için belirlenen bedelin tespitine ve tapu kayıtlarının iptali ile belediye adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, …ada, … parsele ilişkin olarak açılan davanın …. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği görülmektedir.
Olayda acele kamulaştırma kararının yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunan işlemin uygulanması nedeniyle doğan zararların tazmini gerekmektedir.
Bu durumda, davacıya ait uyuşmazlığa konu taşınmazların acele el koyma kararlarına dayanılarak tahliye edildiği tarih ile taşınmazların bedel tespiti ve tescil istemiyle açılan davalarda Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tescil kararına ilişkin 11/10/2018 tarihi arasında, … ada, …parsele ilişkin olarak ise bedel tespiti ve tescil davası derdest olduğundan bu husus da dikkate alınarak davacının uğradığı zararın tespit edilebilmesi amacıyla, taşınmazların tahliyesine kadar yürütülen faaliyet nedeniyle elde edilen kazanç, taşınmazlarda kiracıların bulunduğu belirtildiğinden, buna ilişkin kira sözleşmeleri ile maddi zararın saptanmasına yönelik her türlü bilgi ve belgenin davacı iddiaları ve davalıların savunmaları da değerlendirilerek saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda konunun çözüme kavuşturulmasının teknik bilgiyi ve hesap incelemesini gerektirmesi nedeniyle, uyuşmazlığın bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, 70.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra düzenlenecek olan rapor sonucuna göre esas hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, …Mahallesi, …ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parsellerde yer alan davacıya ait taşınmazların da içinde bulunduğu alanın, kentsel dönüşüm projesi kapsamında Şahinbey Belediyesi tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/10/2012 tarihli, 28434 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 10/09/2012 tarihli, 2012/3706 sayılı Bakanlar Kurulu kararının davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2018 tarih ve E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla kesin olarak onanması ve bu kararın davacıya tebliği üzerine, erken tahliye edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 70.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi zararın 02/12/2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmış, "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarardan sorumlu tutulmasını gerektiren kuramlardan birisi hizmet kusurudur. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
İdarenin tazminle yükümlü tutulması, ancak bir maddi zararın kesin olarak ortaya çıkmış, belirgin hale gelmiş olması halinde mümkündür. Kişinin isteği dışında maddi varlığında meydana gelen kayıp ve eksiklikler ile çoğalma olanağından yoksunluk olarak tanımlanan maddi zarar, henüz kesin olarak ortaya çıkmamış, belirgin hale gelmemiş ise, bu aşamada idarenin tazmin yükümlülüğüne gidilmesine olanak bulunmamaktadır.
Hukuka aykırılığı yargı yerince saptanan işlemlerden dolayı kişilerin uğradığı zararların tazmininin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğunda kuşku yoktur.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait taşınmazların da içinde bulunduğu alanın, kentsel dönüşüm kapsamında kalması nedeniyle Bakanlar Kurulunun 10.09.2012 tarihli, 2012/3706 sayılı kararıyla acele kamulaştırılmasına karar verildiği, anılan Bakanlar Kurulu kararına dayalı olarak açılan el koyma davalarında, asliye hukuk mahkemesince acele el koyma kararları verilmesi üzerine, Şahinbey Belediye Başkanlığının 06/03/2017 tarihli yazısıyla davacıdan taşınmazların tahliyesinin istenildiği, akabinde 29/04/2017 tarihinde tahliyelerin gerçekleştirildiği, Bakanlar Kurulunun 10.09.2012 tarihli, 2012/3706 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 11/12/2017 tarih ve E:2016/13810, K:2017/10497 sayılı kararıyla iptal edildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2018 tarih ve E:2018/2122, K:2018/3950 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun anılan kararının 15/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, kamulaştırma süreci içerisinde davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında ise, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla … ada, … parsel sayılı taşınmazın davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına tesciline; … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla … ada, … sayılı parsel ile …ada, … ve … sayılı parsellerin davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmesi üzerine, davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazlardan erken tahliye edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 70.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi zararın 06/03/2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Bakanlar Kurulu kararının iptaline karar verilmiş ve hukuka aykırılığı yargı yerince ortaya konulan işlem nedeniyle davacının taşınmazlarından erken tahliye edildiği görülmüş ise de; yargı yerince acele el koyma kararları verilmeden önce, taşınmaz malın tespit edilen bedelinin malik adına depo edilmesinin zorunlu olduğu, olayda da … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 51.779,00-TL bedelin … tarihinde, E:… D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 283.697,92-TL bedelin … tarihinde, E:… D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 10.944,00-TL bedelin … tarihinde, E:… D.İş sayılı dosyasında takdir edilen 173.600,47-TL bedelin 03/01/2017 tarihinde davacı adına açılan banka hesabına depo edildiği, daha sonra davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı tarafından açılan bedel tespit ve tescil davalarında da, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, … ada, … sayılı parsel ile … ada, … ve … sayılı parsellerin davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına kesin olarak tesciline ve kamulaştırma bedelinin fazla belirlenen kısımlarının davalı Şahinbey Belediye Başkanlığına iadesine; … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ise, … ada, … sayılı parselin davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına kesin olarak tesciline ve bilirkişilerce tespit edilen 192.544,42-TL bedelin, bakiye kalan 18.943,95-TL'lik kısmının davacıya ödenmesine karar verildiği, davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında, kamulaştırma bedelinin bir kısmını tescil kararından önce peşin alan davacının herhangi bir maddi zarara uğramadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, idare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekmekte olup; uyuşmazlıkta, davacının tahliye edildiği tarih itibarıyla acele kamulaştırma işleminin ayakta olduğu, bir idari işleme dayalı olarak alınan acele el koyma kararına istinaden davacının taşınmazından tahliye edilmesinin davacıyı ağır bir elem ve üzüntüye sevk etmesinin mümkün olmadığı, her ne kadar sonradan bu işlemin yargı yerince iptaline karar verilmiş ise de; bu iptal kararından önce olağan kamulaştırma sürecine dayalı, taşınmazın davalı Şahinbey Belediye Başkanlığı adına tescil edildiği görüldüğünden, davacıya manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, benzer uyuşmazlıkta Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 25/04/2022 tarih ve E:2021/2823, K:2022/1620 sayılı karar da bu yöndedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Peşin alınan …-TL nisbi harçtan …-TL maktu harcın mahsubu sonucu geriye kalan …-TL harcın davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.